Derleyen:
Didem Ünal
Tasarımcı:
Emir Tali
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
450
Basım Tarihi:
2018
İlk Yayın Tarihi:
Haziran 1998
Yayınevi:
Everest yayınları
ISBN:
9786051852539
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·450 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Sabah oldu. Uyandınız. Akşamdan rahat ve güzel bir uyku çekmişsiniz. Vücudunuz esnek ve ruhunuz huzurlu. Yani mutlusunuz. Hemen kalktınız ve kendinize güzel ve sizi rahatsız etmeyecek bir kahvaltı hazırladınız. Kahvaltınızı yaparken biraz sosyal medyada dolaşıp günün popüler haberlerine bakıp, sevdiğiniz haberlere göz gezdirdiniz. Hava sıcak ve akşamdan terlemişsiniz, ılık bir duş aldınız. Balkondan dışarıya bakıp, biraz kitap okudunuz; yanında bir bardak çay ya da bir fincan kahve. Kitap okumanın verdiği huzurla vücudunuzdaki stresin azalması ve duygularınızdaki gevşemeyle birlikte kendinizi daha hümanist hissederek barış, huzur ve kardeşlik içeren paylaşımlar yaptınız sosyal medyada; kendinizi sorumlu hissederek. Sonra evde sıkıldınız çünkü siz huzurluydunuz ama biliyordunuz ki ülke olarak mutsuzdunuz ve kendinizi yaşamış olduğunuz sahil kenarı kasabasının deniz kenarına atarak yürüyüşe çıktınız. Kulaklıkta hafif tempo ama manalı şarkılar. Yüzünüzde güleç bir ifade. Biriyle temas edecek olsanız, -bazen bir kahve aldığınız çalışan bazen de o kahve sırasında bekleyen müşteri olabilir- gayet nazik ve insancılsınız. Birkaç manzara fotoğrafı -kahvenizi aldığınız ünlü markanın logosu görünmeli- ve manalı sözler içeren paylaşımlar. Aynı döngünün güneşin batışına yakın bir saatte çıkıp, tekrarlandığını da hayal edebilirsiniz. Ama yaşamak için para kazanmak zorundasınız ve para kazanmak için çalışmak. Bütün gün her şey güzeldi. Gayet insancıl, nazik ve mutluydunuz. Bir parça entelektüel olduğunuz da söylenebilir. Hatta Cumhuriyetçi, hürriyetperver ve küresel postmodern bir insansınız. Ama… Sosyolojik olarak kendini millet kabul eden insan topluluğunun bir parçasısınız; bu parçanınsa büyük bir kısmı kendilerini yönetmesi, koruması ve refah bir yaşam sürmelerini sağlaması için
Edebiyat
OyuncuErhan Bener · Everest yayınları · 201836 okunma
7/10
·450 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2021 18:59
Tanınmış bir yazar olan Kerim Turgut, yirmi yıldır özyaşam öyküsünü yazmaktadır. Erhan Bener aslında, büyük ölçüde kendi yaşamını kitaptaki Kerim Turgut'un yazdığı kitapla anlatmış. Türkiye'nin siyasal çalkantılarına yer verilmiş de olsa temelde bir özyaşam öyküsü bu kitap. Okurken, yazarın kendisini Zeusvari bir tanrısallık içinde hissettiğini, kendisine aşırı önem atfedip çevresindeki onu sevenleri birer figüran olarak gördüğünü, özellikle eşine büyük haksızlık ettiğini düşündüm. Kerim Turgut'u karakter olarak sevemedim.
OyuncuErhan Bener · Everest yayınları · 201836 okunma
Oyuncular ve kostümleri
8/10
·450 syf.··
Beğendi
·
2021 518. kitabı
Erhan Bener, çoğu eserindeki bu romanında da bireyin karanlık yönlerine eğiliyor. Bu kez baş karakterimiz Kerim Turgut, evli ve çocuklu biraz yazar... Kerim Turgut, Erhan Bener'in kendisine bir roman karakterinde verdiği isim. Bener'le benzeşen pek çok yanı var dolayısıyla roman otobiyografik bir özellik taşıyor. Oyuncu'da romandaki yazarın yani Kerim Turgut'un başladığı ancak bir türlü bitiremediği romanın ismi... Bener, Kerim Turgut'un şapkasına giriyor ve kendine, oynadığı büyük küçük oyunlara bakıyor. Oyuncu, kişinin gerçek benliği ile 'gösterdiği benliği' arasında zıtlaşmayı, bu ikisi arasındaki uyuşmazlığın hangi yollardan geçtiğini sorgulatıyor. Kerim Turgut, aslında hepimizin birer oyuncu olduğunu söyleyerek kostümlerimizin gülünçlüğünü yüzümüze vuruyor.
Edebiyat
OyuncuErhan Bener · Everest yayınları · 201836 okunma
Puan vermedi
Yine Erhan Bener yine mükemmel bir kitap. Mühim not: Bu roman 1981 yılında sansürlü bir şekilde yayımlandı ve yazar daha sonraki baskılarda düzenlemeler yaptı. Bende ilk baskısı olduğu için okudum, ben ettim siz etmeyin. "Oyuncu" Bener'in çokça otobiyografik özellikler barındıran bir romanıdır. Hatta bazı durumlarda sadece Bener'in yaşamındaki insanların isimleri değişmiş gibi hissettim. Eserin konusu sıradan denebilir ama Bener'in biçim ve zamanı kullanış şekli ve psikolojik tahlilleri romanı bambaşka bir yere taşımış. Konusu ise şöyle: Kerim Turgut siyasi geçmişi olan bir yazardır. Bir yandan ailesi ile diğer yandan evlilik dışı ilişki kurduğu Günseli ile ikili bir yaşamı vardır. Hayatındaki kadınlarla ve başkalarıyla kurduğu ilişkilerde kendisini bir oyuncu gibi hisseder. Bu insanlara karşı farklı personalar geliştirir ve bunu "Oyuncu" adlı romanında anlatmak ister, bu onun son romanı olacaktır. Eserdeki anlatı, sık sık geriyedönüşlerle genişler. Bu şekilde roman, 30'ların sonunda başlayıp 80'lere kadar uzanan bir aile ve ülke tarihi hüviyetine bürünür. Aslında eserdeki vaka zamanı çok kısadır. Kerim Turgut bir kalp krizi geçirir ve komaya girer. Bu süre boyunca, sevgilisi Günseli onun "Oyuncu" adlı tamamlanmamış romanını ve notlarını okur, biz de karakterlerin geçmişini bu şekilde öğreniriz. Eserde çok fazla konu işlenmektedir. En önemli konu "persona ve öteki" meselesidir. Solun kendi içinde hesaplaşması, cinsiyet eşitsizlikleri, cinsel ve toplumsal tabular eserde önemli yer tutan konulardır. Özellikle, eserde geriyedönüşler çok yaratıcı tekniklerle yapılmış. Roman bu açıdan çok dikkat çekici. Ben Erhan Bener'in her kitabını öneriyorum. Kendisi edebiyatımızın en ama en görmezden gelinen yazarı olabilir. Son olarak güzel kitaplar okuyun, güzel kitaplarla
OyuncuErhan Bener · Everest yayınları · 201836 okunma
9/10
·342 syf.··
Beğendi
·
2017 12. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2017 00:00
hepimiz mi oynuyoruz.. evet.. evimizde.. ilişkilerimizde.. erhan bener türk edebiyatına psikolojik çözümlemeyi ilk sokan yazarlarımızdan.. kalemine sağlık..
OyuncuErhan Bener · Remzi Kitabevi · 200036 okunma

Yazar Hakkında

Erhan BenerYazar · 37 kitap
Erhan Bener, Türk yazar ve bürokrattır. Türkiye'nin ilk fen doktorlarından Raşit Bener'le Mediha Hanımın oğlu, felsefeci Cemil Sena OngunCemil Sena Ongun'un yeğenidir. Ayrıca kendisi gibi yazar Vüs'at O. BenerVüs'at O. Bener'in kardeşi, Yiğit BenerYiğit Bener'in babasıdır. Türk edebiyatının 1950 kuşağı yazarlarındandır. Roman, öykü, anı, deneme ve tiyatro oyunları yazarlığının yanı sıra, çocuk kitapları, radyo oyunları ve senaryolar yazdı, çeviriler yaptı. Eserleriyle çok sayıda ödül kazandı. Böcek, Sisli Yaz, Ölü Bir Deniz ve Yalnızlar romanları sinemaya aktarıldı. Böcek filmi, 32. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü'ne değer görüldü. YAŞAMI; 1929 yılında Lefkoşa'da doğdu. Babası Türkiye'nin ilk fen doktorlarından Mustafa Raşit Bey, annesi Mediha Hanım'dır. Babasının Kıbrıs Türk Lisesi'nde fen bilgisi öğretmenliği yaptığı sırada doğdu. Ailenin ikinci çocuğu idi. Ağabeyi öykücü Vüs'at O. Bener onun yetişmesinde etkili oldu. Amcası felsefeci Cemil Sena Ongun ise çocukluk ve gençlik yıllarında değil ama sonraki yıllarda onun düşüncelerinde etkili oldu. Kız kardeşi Bilge, kendisinden on yıl sonra doğdu. Ortaöğrenimini, öğretmen olan babasının sık sık görev yerinin değişmesinden ötürü Anadolu'nun çeşitli il ve ilçe merkezlerinde tamamladı. İlkokul yıllarından itibaren yazarlığa heves duydu. Öğrenimi sırasında en uzun süre kaldığı yer olan Kayseri'de geçirdiği yıllar, düşünsel ve edebi yaşamında önemli yeri oldu. İlk şiirleri ve ilk öyküsü Küçük İstasyon, Kayseri Halkevi Dergisi olan Erciyes'te yayımlandı. 1948'de Sesler adlı şiir kitabını babası Kayseri'de kendi bütçesinden karşılayarak bastırdı. 1946 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1950 yılında mezun oldu. Üniversite öğrenimi sırasında edebiyat tutkusu devam etti. Öğrenciliği sırasında iki roman yazdı ve Ahmet Halit Yaşaroğlu'na başvurarak yayımlatmak istedi ancak o yaşta bir gencin bu tarz romanlar yazamayacağı gerekçesiyle reddedildi. 1950'de Maliye Bakanlığı'na memur olarak girdi; müfettiş yardımcılığı, hesap uzmanlığı ve hazine genel müdür yardımcılığı, kambiyo kontrol dairesi başkanlığı görevlerinde bulundu. Bu dönemde maliye üzerine eserler yazdı. Uzman yardımcısı olduğu üç yıllık dönemde görevi gereği Anadolu kentlerinde gezdi, işinden arta kalan zamanı yazarak değerlendirdi. Bu dönemin ürünü olarak ilk romanı Acemiler'i 1952 yılında yayımladı. Ardından Yalnızlar romanı, Bülent Ecevit'in arka kapak yazısı ile Ulus gazetesinde tefrika edildi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1956'da lisans diploması aldı. 1957'de Neşecan Otyam ile evlendi. 1957'de staj için bir yıllığına Brüksel'e gönderildi. İlk çocuğu Yiğit Bener, Brüksel'de bulundukları sırada doğdu. Erhan Bener bu görev sırasında katıldığı Expo’58'e ilişkin izlenimlerini Batıdan başlığıyla bir yıl boyunca Varlık dergisinde yayımladı. Avrupa Yazarlar Birliği'nin Roma'daki genel kuruluna katılarak birçok batılı yazarla tanıştı. 1963-1966 ve 1969-1973 yıllarında Paris'te, önce Türkiye Büyükelçiliği maliye müşaviri daha sonra da OECD Türkiye Daimi Temsilciliği başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Ara Kapı adıyla 1961'de yayımladığı romanı ilk yurtdışı görevi sırasında 1965'te Fransızcaya çevrilerek Le Chat et la mort adıyla yayımlandı; Fransız-Türk Kültür Cemiyeti Büyük Roman Ödülü'ne değer görüldü (Fransızca baskısı sonrasında yazar, eserinin ismini Kedi ve Ölüm olarak değiştirmiştir). 1966'da ilk yurtdışı görevinden sonra edebiyat çalışmalarına ara verdi. 1966'da yayımlanan Baharla Gelen romanından sonra 1977'ye kadar eser yayımlamadı. İkinci çocuğu Yaprak, 1967'de Ankara'da doğdu. 1975'te, Emekli Sandığı genel müdürüyken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı; 1990 yılına kadar özel sektörde danışmanlık, 1992-1994 arasında avukatlık yaptı. Emeklilik yaşamında yazarlığını sürdürdü ve siyasetle uğraştı. İlk siyasi deneyimi, 1975'te CHP'ye üye olması idi. Parti ile aynı çizgideki Özgür İnsan dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. İkinci siyasi deneyimi ise 1999 yılında ÖDP'ye üye olmasıdır. Bener, bu partiden Ankara 1. Bölge milletvekili adayı oldu. Emekli olduktan sonra edebiyat alanındaki ilk çalışması, bürokrasi yaşamındaki gözlemlerine dayanan Bürokratlar adlı öykü kitabı oldu. Eser önce Milliyet gazetesinde tefrika edildi ve büyük ilgi gördü.[6] Ardından Yalnızlar romanını yeniden yazdı. Eser, Tuncer Baytok tarafından televizyona uyarlandı; dokuz bölümlük dizi olarak çekildi. Bener, eski kitaplarının yeni baskıları ile birlikte art arda eserler yayımladı ve birçok edebiyat ödülüne değer görüldü. 1980 Askeri Darbesinin ardından yazdığı Oyuncu (1981), Böcek (1982) ve Ortadakiler (1988) romanlarında toplumsallığa daha yoğun vurgu yaptı. Ölü Bir Deniz (1983) romanı 1989'da Atıf Yılmaz tarafından; Böcek (1982) adlı roman ise 1995'te Ümit Elçi tarafından sinemaya uyarlandı. Böcek filmi, 32. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film, 9. Altın Koza Film Festivali'nde En İyi İkinci Film seçildi. 8 Aralık 2007'de Ankara'da öldü.