Nietzsche’nin Karışık Kanılar ve Özdeyişler (1879) kitabı, İnsanca, Pek İnsanca serisinin ikinci cildi, devamıdır. İlk kitap onun Schopenhauer ve Wagner etkisinden kopuşunu, metafizik ve romantik düşüncelerden uzaklaşıp daha aydınlanmacı, rasyonalist bir bakışa geçişini temsil ediyordu.
Bu ikinci cilt ise o yeni bakış açısının daha keskin ve daha kısa aforizmalar halinde sürdürülmüş hâlidir.
Konular yine çok çeşitlidir (felsefe, ahlak, din, toplum, sanat, bilgi, insan psikolojisi…)
Nietzsche’nin bu kitabında Voltaire gibi Fransız Aydınlanmacılarının etkisi açıktır. Schopenhauerci karamsarlıktan ve Wagnerci sanat metafiziğinden uzaklaşıp, daha serin kanlı bir felsefeye yönelir.
Bu eserle beraber metafizikten kopuş tamamlanmıştır ama henüz yaşamı olumlayan felsefesine rastlanmaz.
Kısaca Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Nietzsche’nin insan düşünce ve davranışlarını metafizik perdeler olmaksızın, psikoloji, toplum ve bilim üzerinden çözümlemeye çalıştığı bir aforizmalar kitabıdır.
Nietzsche’nin önsözünden biraz bahsetmek istiyorum…
Nietzsche, insanın ancak susmaması gereken yerde konuşması gerektiğini söylüyor. Kendi yazılarında hep ben vardır, yani onun yaşadığı, çektiği, mücadele ettiği şeyler. Ancak bu anlatı doğrudan değil, daima bir mesafe ve iyileşme süreci sonrası ortaya çıkar. Yani bir şeyi yaşarken değil, ondan uzaklaşıp iyileştikten sonra yazabilir. Bu nedenle eserlerinin hepsi, aslında geriye dönük, geçmişte bıraktığı yaşantılara dair bir bakıştır.
Örneğin Zamana Aykırı Bakışlar yazıları, daha da öncesine, Tragedya’nın Doğuşu dönemindeki ruh hâline dayanır. Strauss’a saldırısında gençliğinde hissettiği Alman kültür dar kafalılığına duyduğu öfkeyi ifade eder. Tarihin Yaşama Zararı kitabında ise tarihsel hastalıktan çekmiş, ama bundan iyileşmeye başlamış