Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Haziran 2020
İlk Yayın Tarihi:
11 Eylül 2003
Yayınevi:
Dergah Yayınları
ISBN:
9789759952730
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·224 syf.·
2026 2344. kitabı
Nurettin Topçu’nun Psikoloji kitabı, modern deneysel psikolojiden çok ahlak, irade ve ruh merkezli bir insan anlayışına dayanır. Topçu, insanı yalnızca davranış ve reflekslerle açıklayan pozitivist psikolojiyi yetersiz bulur; insan ruhunun derinliğini, vicdanı, sorumluluğu ve manevî boyutu merkeze alır. Kitapta psikoloji, bir teknik ölçüm alanı değil, insanı anlamaya yönelik felsefî bir çaba olarak ele alınır. İrade, şahsiyet, benlik, karakter ve ahlak kavramları öne çıkar. Topçu’ya göre insan, çevrenin ürünü değil; değer üreten, seçim yapan ve isyan edebilen bir varlıktır. Bu yönüyle eser, psikoloji ile ahlak felsefesi arasında köprü kurar. Psikoloji, insan ruhunu makine gibi değil, anlam arayan bir varlık olarak görmek isteyen okurlar için kısa ama derinlikli bir metindir.
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2017 201. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2017 11:34
Büyük münevverin ilk baskısı 1949 ' da yapılmış, liseler için yazılmış bir ders kitabı. Günümüz psikoloji kitaplarından farkı gibi geldi bana. Duygu hayatı, bilgi hayatı ve irade hayatı olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Bir fikir kitabındaki kadar altı çizilecek bölüm bulunmakla birlikte sıkıldığım bölümler de vardı. Psikolojiye ilgi duyanlara önerilebilecek bir eser. İyi okumalar
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
9/10
·224 syf.·
Beğendi
·
2021 13. kitabı
Bi muhteşem kitabın daha sonuna geldim.kitaptan bahsedecek olursam tam bir psikoloji ders kitabı gibi.. Psikoloji ile ilgili terimler filan var kelime haznenizi genişletir.. Şunu söylemlek gerekir ki psikoloji sevmiyorsanız okumanız imkansız,sıkılırsınız..yazarın dilinden konuşmak gerekirse "çok işlenmiş, sağlam bir üslup taşıyan Bir eser" (sf 205). Nurettin Topçu adlı yazarımızın kalemine, emeğine sağlık. Diğer kitapları gibi bu da harika bir eser olmuş.. kitabı okumayı düşünen arkadaşlara şimdiden iyi okumalar dilerim..
Edebiyat
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
10/10
·224 syf.··
2021 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 12:41
Nurettin Topçu farkıyla ancak bu kadar güzel bir eser ortaya çıkabilirdi. İncelemeye geçmeden önce peşin peşin ifade edeyim eğer psikoloji sevmiyorsanız bu kitap sizin için bir şey ifade etmez ve okurken sıkılırsınız bu yüzden tavsiye de etmem. Ama eğer psikolojiye biraz ilginiz varsa kesinlikle çok keyif alarak okuyacağınızı düşünüyorum. Kitaba gelecek olursak üç bölümde ele alınmış. Psikolojinin tarifi, metodları, konusu ile başlangıç yapılıp daha sonra alışkanlıklar, ruhsal hayat, heyecan, ihtiras, algı, zeka, benlik, şahsiyet, karakter, hayalgücü gibi mühim konular ele alınmış ve bu konular ele alınırken başka görüşlere, kişilere boğmadan sade, anlaşılır ve doyurucu bilgiler verilmiş. Kitabı bu kadar sevmemin nedeni okuduğum diğer psikoloji kitapları gibi yabancı yazarların görüşlerine az yer verilip kavramlar üzerinde daha fazla durulmasıdır. Bu da bakış açısını fazlasıyla genişletiyor. Ki zaten bu kavramlar bizim hayatımızın her anında karşımıza çıkan kavramlar bu yüzden bile okunması, bilinmesi ve neler ifade ettiğinin anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca verdiği günlük hayattan örneklerle fazlasıyla pekiştiriyor kavramları. Son olarak dili kesinlikle ağır değil gayet anlaşılır bir şekilde yazılıp, rahatlıkla okunabilecek bir eser. Tavsiye ederim..
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2023 80. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2023 17:51
Yayinevinin/yayincinin onsozunden anlaşıldığı kadariyla uzunca bir sure liselerde ders kitabı olarak okutulmus bir kitap. Hangi yillarda okutuldugunu ayrica arastirmadim. İnceleme yazan bazı arkadaşların gözünden kaçmış sanırım bu durum, bu yüzden bazı eleştirilerde bulunmuslardir. Hepimizin malumudur ders kitaplarinin sıkıcılığı. Merhum Nurettin Topçu, bu eserinde psikolojinin temel kavramlarını (lise seviyesinde) anlatmakta/incelemektedir. Katilmasa da bazi görüşleri nakletmektedir, yer yer de tenkide tabi tutmaktadır. Peki 1950lerin bir lise ders kitabini niçin okumalı o zaman? Psikoloji okumanın faydasi, karar veya davranislarimizin altindaki nedenleri bilmemizdir. Sadece kendimizin değil diger insanlarin da. Dolayısıyla daha mantikli ve dogru hareket edebilmek için karar almadan ve harekete gecmeden kararımızı gözden gecirmemize imkan tanir. Psikolojinin temel kavramlarindan haberdar olmadan da bu analizi yapmamiz oldukca zordur. Nurettin Topçu gibi yetkin birinden okumak bir ayrıcalıktır bence. Günümüz ders kitaplarinin böyle yetkin kişilere yazdırılması dilegiyle...
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
Puan vermedi·224 syf.
Kitabı yarım bırakma sebebim bana göre fazlasıyla akademik bir dille yazılmış olması. Eğer bir psikoloji yada sosyoloji öğrencisi olsaydım eminim zevkle okuyacağım bir kitap olurdu. Nurettin Topçu saygı duyduğum ve fikirlerini önemsediğim bir yazar. Kitabı dingin bi kafayla okuduğumda anlayacağım çok şey vardı. Ki başı yerleri ilgimi çekti de... Özellikle alışkanlık konusu ilgimi cezbedenlerden. Biz alışkanlığımızı yararlı ya da zararlı diye ikiye ayırırken aslında alışkanlık kavramının psikolojiyle çok derinden ilgisi olduğunu görebiliyoruz. Şöyle bir tabir vardı. Alışkanlıklarımız olmasaydı ruhsal hayatımız çöküntüye uğrardı. Ve biz konuşamaz kekelerdik, yürüyemez emeklerdik. İnsanın iradesinin ele alındığı bir kısımda ise beni düşündürmeye sevk eden bir yazı okumuştum. İrademiz sayesinde başımıza bir olay geldiğinde buna o an tepki vermeyebiliriz fakat başka bir zaman diliminde ya da bizce zamanı geldiğinde desem daha doğru olur bu olaya irademizle tepki veririz. İhtilaller isyanlar bu durumdan doğar.
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2012 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2012 01:40
Terimlerin çokluğu biraz sıksa da bunun gerekli olduğuna inanıyorum,Zaten psikolojiyi tek bir kitapla çözmekte hayal ürünü olsa gerek.İkinci kez okuduğumda çok şey yakalayacağıma inanıyorum.
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
7/10
·224 syf.··
2025 66. kitabı
·
191 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 00:00
Topçu'nun lise müfredatı için hazırladığı bu ders kitabı, insan zihnini ve davranışlarını biyolojik veya toplumsal temellerinden ziyade idealist bir çerçevede ele alır. İnsan psikolojisini üretim ilişkilerinden ve maddi çevreden yalıtarak onu evrensel, değişmez bir manevi töz üzerinden tanımlamaya çalışır. Eser, dönemin sağ muhafazakâr entelijansiyasının bilime ve pozitif psikolojiye karşı geliştirdiği metafizik savunma hattının tipik bir örneğidir. Ruhsal süreçleri ahlaki bir tekamül ve ilahi bir nizam arayışı olarak formüle eden bu yaklaşım, bireyin toplumsal krizler karşısındaki tepkilerini nesnel bir analizden uzaklaştırır. Türkiye'deki eğitim tarihini ve muhafazakâr düşüncenin insan doğasını nasıl kurguladığını anlamak için incelenebilecek, dönemsel bir ideoloji belgesidir.
1000Kitap
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
8/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2018 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2018 00:00
Nurettin Topçu gibi, kendisini bilime ve insanlığa adamış, toplumsal dahinin kitabı okunmaz mı? 1949 yılında ders kitabı olarak hazırlanan bu eser, psijolojik kelime ve kavramları tanımlıyor.
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma
9/10
·210 syf.··
2017 32. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2017 20:22
Psikoloji insan ruhunun görünmez taraflarını öyle bir şekilde anlatıyor ki, insan insan olduğu için ALLAHA şükür ediyor.İnsan ruhunun derinliklerini, iyi taraflarını idrak ediyor.
PsikolojiNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020368 okunma

Yazar Hakkında

Nurettin TopçuYazar · 27 kitap
Nurettin Topçu, 1909 yılında İstanbul’da doğdu. Asıl adı Osman Nuri Topçu’dur. Nurettin Topçu’nun babası Topçuzâde Ahmet Efendi Erzurumlu, annesi Fatma hanım ise Eğinlilidir. (Erzincan’ın Kemaliye ilçesinin eski adı) Topçu ailesi Topçuzâdeler diye tanınmaktadır. Dedesi Osman Efendi, Erzurum’un Ruslar tarafından işgali sırasında Türk ordusunda topçuluk yapmıştır, bu lâkap da oradan gelmektedir. Eğitimi Nurettin Topçu, öğrenim hayatına altı yaşında Bezmiâlem Velide Sultan Mektebi’nin ana kısmında başladı. İlkokulu Büyük Reşid Paşa Numûne Mektebi’nde okudu.İlkokuldan sonra Vefa İdadisi’nde öğrenimini sürdüren Nurettin Topçu, birinci sınıfta iken babasını kaybetmiştir. Lise tahsilini İstanbul Lisesi’nin Edebiyat Bölümü’nde pekiyi derece ile tamamlamıştır. (1927-28) Mehmet Akif’in medeniyet telakkisini kavramış ve ilmini almak için Akif’in oğlu Asım’ı niçin Batı’ya göndermiş olduğunu idrak etmiş olan Nurettin Topçu, daha iyi bir eğitim alabilmek için Avrupa’da tahsil görmek gerektiğinin farkında olarak liseyi bitirdikten sonra kendi imkanlarıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın açmış olduğu Avrupa imtihanlarına girmiş ve kazanmıştır. Fransa’nın Türkiye’deki liselerin denkliğini kabul etmemesinden dolayı Topçu buradaki eğitimine Paris’teki Bordeaux Lisesi’nde başlamıştır. İki sene sonra Strazbourg’a giden (1930) Topçu, burada üniversite tahsiline başlamış; psikoloji ve güzel sanatlar, genel felsefe ve mantık, çağdaş sanat tarihi, sosyoloji ve ahlak, ilk zaman sanat ve arkeolojisi dersleri almıştır. Strazbourg’da tamamladığı doktorasını 1934 yılında Sorbonne Ünivesitesi’nde vermiştir. Sorbonne Üniversitesi’nde okuyan ilk Türk öğrenci olmuştur. Çalışması Sorbone Üniversitesi Felsefe Jürisi tarafından yılın en başarılı doktora tezi seçilir. Üniversitenin geleneklerine göre birinci olan öğrenciler mutlaka ödüllendirilir. Bunun üzerine yetkili Profesör, Nurettin Topçu’nun yanına gelerek durumu anlatır ve ödül olarak neyi istediğini sorar: - Efendim, bir altın saat mi? Amerika veya Kuzey Avrupa’ya bir mavi yolculuk mu? Hangisini tercih edecekseniz onu alacaksınız veya o ülkeye ziyarete gideceksiniz! Nurettin Topçu, kararlı ve gayet kendinden emin bir şekilde bu soruya şöyle cevap verir: - Hiçbiri değil! - O zaman ne istiyorsunuz? - Sorbonne Üniversitesi’nin giriş ve çıkış kulelerinde yirmi dört saat ay-yıldızlı Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum! - Derhal bu isteğiniz yerine getirilecektir! Nurettin Topçu kendine yapılan teklife verdiği cevabı duyan herkes hayret ve hayranlık içinde kalmıştır. Vatan ve bayrak sevgisinin gurbet illerde okuyan bir öğrencinin yüreğinde böylesine yüceldiği az görülmüştür. Ayrıca bu olay, onun düşünce yapısını, vatan ve millet sevgisi ile hayat felsefesini yansıtan önemli bir ayrıntıdır. Öğretmenliği Avrupa’dan döndükten sonra 1935 yılında Galatasaray Lisesi’nde felsefe öğretmenliğine başladı. Topçu İzmir’de öğretmenliğinin henüz daha dördüncü yılında, Türk düşünce tarihinde önemli bir yeri olan “Fikir ve Sanatta Hareket Dergisi”ni yayınlamaya başlar. (1939) Denizli’den sonra İstanbul’a tayin edilen Topçu, Haydarpaşa Lisesi, Vefa Lisesi, Robert Koleji, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Lisesi’nde öğretmen iken yaş haddinden emekli olmuştur. Nurettin Topçu, Bergson’dan hareketle hazırlamış olduğu Sezgiciliğin Değeri isimli çalışmasıyla İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde doçent ünvanı almıştır. Milletimizin son dönemde yetiştirmiş olduğu önemli fikir ve aksiyon adamlarından biri olan Nurettin Topçu’nun hayatını, sık sık idealize ettiği mesuliyet duygusunun yoğun baskısı altında Anadolu’da Türk Milletinin yeniden dirilişinin ilham kaynaklarını arayacak, münevver bir zümre meydana getirmeye çalışmıştır. Bu münevver kadroyla aklın saltanatını yönetimde, eğitimde, sanatta ve bilimde hâkim kılacak bir “Türk Rönesansı”nı gerçekleştirme çabası içerisinde olmuştur. Hayatı, bunun mücadelesi ile geçmiştir. Ahlâk alanında doktora yapmış olan Topçu, imanlı, ahlâklı debdebeden ve gösterişten uzak hayatı, doğru bildiğini söylemekten ve yaşamaktan çekinmeyen tavizsiz karakteri ile örnek bir şahsiyettir. Ömrünü her an büyük mahkemenin huzurundaymış gibi hesap vermeye hazır, hiçbir otoritenin etkisinde kalmaksızın milletinin meseleleriyle ve ahlâk dersi vermekle geçmiştir. Sınıfta, öğretmenler odasında, sokakta, camide, evde, konferans salonunda, kısacası hayatın her alanında ve her aşamasında… Kendisine maddenin ve servetin fethini değil, ruhların fethini gaye ettiği gibi, insanlara da onu hedef olarak göstermiştir. Felsefeden sanata, dinden ekonomiye ve eğitime kadar pek çok sahada kendine has tahlilleri, bakış açıları ve önerileri olan Topçu, hem Batı’yı çok iyi tahlil eden, gözlemleyen ve Batı düşüncesini bilen hem de ailesi ve muhiti dolayısıyla geleneksel yapı ve değerleri tanıyan, bilen ender düşünürlerden biridir. Birçok kaynaktan etkilenmiş olan Topçu’nun eserlerinde bu etkilerin izlerini görmek mümkündür. Başlıca Eserleri Yarınki Türkiye, İslam ve İnsan, Ahlak Nizamı, İradenin Davası, Mehmet Akif, Felsefe, Büyük Fetih, Devlet ve Demokrasi, Sosyoloji