Raşömon ve Diğer Öyküler

8,8/10  (10 Oy) · 
16 okunma  · 
8 beğeni  · 
545 gösterim
Bu kitaptaki hikâyeler, Ryunosuke Akutagava'nın öykülerinden bir seçmedir. Büyük bir ustalıkla yazdığı çeşitli biçim ve içerikteki öyküleriyle kendinden sonra gelen kuşaklara örnek olmuştur.

Japon film yönetmeni Akira Kurosawa, kitaba adını veren öyküyü "Çalılıklar Arasında" isimli öyküyle birleştirerek Raşomon ismiyle sinemaya uyarladı ve 1951 yılında Venedik Uluslararası Film Festivali'nde birincilik ödülünü kazandı.

"Akutagava, ilk hikâyesi olan "Raşamon"da işinden atılmış bir uşaktan bahseder. Uşak, Raşomon kulesinde, peruk yapmak için ölü bir kadının saçlarını yolmakta olan yaşlı bir cadaloz görür. "yaşamak için bunu yapmaya mecbur olduğumu bilseydi, belki bana kızmazdı" diyerek durumu açıklamaya çalışır yaşlı cadı. Uşak alaycı bir şekilde "Yaa, öyle mi? O zaman hırsızlık yapma sırası bende. Yapmazsam ben de açlıktan öleceğim" der ve elbiselerini üstünden çıkarıp alarak kadını bir tekmeyle kokmuş cesetlerin arasına yuvarlar.

Akutagava'nın yaratmış olduğu ırz düşmanları, katiller ve fanatikler üzerine hiçbir zaman merhamet güneşi doğmaz; çünkü yazar, tıpkı başı dumanlı Fuji dağı gibi insanların aczine uzaktan ve soğuk bakmaktadır. Ölümünden birkaç ay önce yazmış olduğu şiirde yazarın nihilizmi çok çarpıcı bir biçimde gözlenmektedir.

Çiçekli palmiyeler ve bambuların bağrında,
Kapatmış gözlerini sanki uyuyor Buda...
Yol boyunca uzanmış incirlikler içinde,
Kuruyan dallar gibi çoktan can vermiş İsa...
Bize de geldi sıra, kavuşmak var uykuya,
Bir dekorun önünde yaşam denen oyunda.."
-Time, 29 Aralık 1952-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2010
  • Sayfa Sayısı:
    239
  • ISBN:
    9786054238323
  • Çeviri:
    Oğuz Baykara
  • Yayınevi:
    Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
tabula rasa 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"... hakikati söylemek, en uç biçi­miyle, yaşam ve ölüm “ oyunu” nun bir parçası sayılır."

Bu eser icin inceleme yazmak istemiyorum aslında ama Raskolnikov'un mekanik bir elle olay mekanına çekilmesi gibi dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum. Çığlıklar evreni, böyle söylersem sopayla kovalanırım buna eminim :) dün bu kitabı bitirip kafamda okumaya başlamıştım. Bir müddet usul usul işlesin çarklar dedim lakin pek mümkün olmadı. Birkaç gün öncesinde neden bu kadar acımasız, bungun, zalim olduğumuzu düşünüp haklı sebeplerle kendimi bir güzel kandırmıştım."Dünya kirletilmişse,
Üstünüze sıçramış
Bir şey vardır mutlaka.", demişti şair. Benimki veya sizinki diye ayırma gereği duymuyorum üstelik, bu kadar da pişkinim. edersem, neden zalimiz, neden etrafımızı dört bir yandan saran ölümden farkımız yok? Bitik adam' da geçiyordu galiba, yeni tanıştığımız insanlara kötü özelliklerimizi anlatmalıyız diyordu. Yarattıklarımızın yanında yıktıklarımızı da kabul etmediğimiz güne kadar kötücül kalacağız. Kendimize olan nefretimizi başka bağırsaklarda taşındığına inandıkça. Bir yaşam sinekçiği gevezeliğine devam ederken nerdeyse geberip gitmeme sebep olacak bir kaza ürkütmedi beni, hatta manyakça düşüncelerimin doğrulandığına kanıksamış bir ifadeyle yolu izledim. Elbette yalan söylüyordum, kim bilir kaçıncı kez.
"Hayatının tehlikeye atıldığı bir parrhesia oyununu kabul ettiğin zaman, kendi kendinle özgül bir ilişkiye girmiş olursun: Hakikatin söylenmemiş halde kaldığı bir hayatın güvencesi altında kalmaktan-sa, hakikâti söylemek uğruna ölümü göze almış olursun. Tabii ki ölüm tehdidi Öteki’nden gelir; dolayısıyla da Öteki ile belli bir iliş­kinin kurulmuş olması gerekir. Ancak parrhesiastes öncelikle kendi­siyle özgül bir ilişki kurmayı seçmiştir: Kendisine karşı sahtekârlık yapan bir canlı varlık değil, bir hakikat anlatıcısı olmayı kendisi için daha uygun görmüştür."

Evet, bir hikaye katletici olarak işte; dedim ürkütücü olan bu, binlerce kez olanın bir kez daha olması. Blanqui el sallıyor yıldızlardan:"Şu anda Fort du Taureau’nun bir hücresinde yazmakta olduğumu, bir kez yazdığım gibi sonsuzluğa değin yazacağım: elimde kalem, bir masa başında ve şu andakilere tıpatıp benzeyen koşullar altında. Bu, herkes için böyledir... Öteki ben’lerimizin sayısı, zaman ve uzam içersinde sonsuzdur... Bu öteki ben’ler kanlı canlıdırlar, başka deyişle pantolonları ve paltoları, ceketleri ve boyun bağları vardır. Bunlar birer hayalet değil, ama sonrasız kılınmış gerçekleme diye adlandırdığımız, her toprakta hapsolmuş konumdadır ve her ölenle yok olup gider. Dünyanın her yerinde sürekli olarak aynı dram, aynı dar sahne üstünde aynı dekorlar, kendi büyüklüğünün sarhoşluğu içersinde başı dönmüş, köpürüp duran bir insanlık..." Soğuk bir katilin adım adım takibindeki kurbanı sadece kendimiz sanmamız. Cehennem tablosundan fırlamış arabalardan biri yalnızca bizi kavurup, kül edecek sanıyoruz, ıztırabımız bu. Sözün aşamadığımız kıyısı. Sözü sana, bana katıp edip imgeyi bin parçaya bölerken tutunduğumuz şey bu.
Evet, kestik. Sıcak bir yaz günü, mutfakta elimde bıçakla es kaza kendimi deşiyordum, küçük bir sıyrıkla atlattığım bu durum tersine dönse dışardan nasıl görünürdü acaba diyerek üçüncü gözle hikayemi bıçağa anlattırmıştım. Bu defa elinde bıçakla gezinen ben değilim yazar, tuhaf tesadüf oldu.
Çalılıklar arasında öyküsünde, herkes kendi seçenekleri arasında en uygun olanı arar, yangının ulaşamayacağı en uzak noktaya mevzilenir ama öykü karakterlerinin de bizim de unuttuğumuz belki de unutmaya çabaladığımız bir şey var. Söz bir alevdir, ve tutuşturduğu her kıvılcımda dilimizin ucunda çiçeklenenleri alır götürür. Dilin ucunda palazlanan kuşlar habercisidir azabın. Konuşmak, anlatmak suskunluğunu doğurmaktır biraz, kendinden bir parça kesmek. Ormanda yaşanan kılıçlar savaşıdır, dillerinden akan kanlarla gerçeği katleder her hikaye anlatıcı, benim şu anda yaptığım gibi. Ama burada gerçeği olduğu gibi aktaran tek karakter yazar, evet o da bir karaktere dönüştü artık. Hikayeyi o yazdığı için değil, gerçeği bildiği için hiç değil. Sözü dilin ucuna gelmeden ruhunda gizlediği için. Bunu yapmasa gecenin bir yarısı dehşet içinde sonsuzluğa futursuzca attığı ağa dolaşmış bulamazdım kendimi. gene kendimi yalanlamış ve söylediklerimin çoğunu inkar etmiş olacağım ama bunda benim bir suçum yok. Yazar, o biliyor her şeyi. Ona sorun. Yüzyıllık uykusundan uyanıp sizi bulur, inanın bin yıl geçse de bulur. Tüm öyküler hareket ediyor, onları yaşamın içinde aramanıza gerek yok dikkatlice seyredin, karşınızdalar.
Unutma konusuna gelince, unutmadan yaşamak mümkün mü , gerçekten bunu başarabilir miyim, hiç bilmiyorum. Öteki ve ben hakikati biliyor ve unutmayı seçiyoruz.

hana 
09 Ara 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bu kitap yüreğimde çok derin yaralar açmış bir kitaptır. İçinde Ryunosuke Akutagawa'nın çeşitli öyküleri bulunmakta, son bölümlerde ise kendi gözlemleriyle bir nevi hayatını anlatmaktadır-ki beni en çok yıkan kısımda bu bölümler olmuştur. Özellikle "Çarklar" isimli hikayesini herkes okumalı ve bu yazarın daha da tanınması lazım. Okuyunuz, okutturunuz.

Okan Bayram 
08 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

İçinde çok güzel öyküler olan bir kitap. Özellikle Raşomon, Cehennem Tablosu, Çalılıklar Arasında ve Vagon hikayeleri çok hoşuma gitti. Kitabın en çok hosuma giden yanı ise hikayelerin içine gizlenmiş yazarın hayata dair görüşleri. İlk hikayelerde bunu açıkça belli etmese de sonraki hikayelerde bu çok hissediliyo, yazarın karamsar hayat görüşü can sıkıyor.

Kitaptan 10 Alıntı

Gamize 
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Her zaman duygularının tutsağı olan insan gerçeği körler ülkesindeki gibi el yordamıyla arayacak ama hiçbir zaman bulamayacaktır."

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Sayfa 232)Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Sayfa 232)
Okan Bayram 
08 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hiçbir nedeni olmadığı halde mi? Hayır... Geçim derdiyle didinmekten bıkmış olan bu adamı, şimdi de yine yolunun üstünde aynen yıllar önce olduğu gibi, karanlık ormanlar ve dik yokuşlar bekliyor...

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Vagon)Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Vagon)
Okan Bayram 
08 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Benim için adam öldürmek öyle sizin düşündüğünüz kadar önemli bir olay değil ki! Hem bir kadını elde etmeye kalkarsanız, adamını mutlaka temizlemeniz gerekir... Ama ben adam öldürürken yalnız belimdeki kılıcı kullanırım. Ya siz?... Siz gücünüzü kullanırsınız nüfuzunu kullanırsınız, paranızı kullanırsınız, iyilik yapacakmış gibi tatlı tatlı konuşan riyakar dilinizi kullanırsınız... Kurbanlarınızın kanı akmaz, turp gibi yaşamaya devam ederler. Ama buna rağmen onları katletmişsinizdir... İşlenen suçun vahametini bir düşünün! Hangimiz daha büyük günahkarız? Siz mi, yoksa ben mi?

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Çalılıklar Arasında)Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Çalılıklar Arasında)
Okan Bayram 
08 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yine aynı anda etrafımdaki her şey bana yalan, sahte ve asılsız gibi gelmeye başlamıştı. Siyaset, ticaret, sanat, bilim... Kısacası her şey şu korkunç yaşantımızı kamufle eden çok renkli bir göz boyasından başka bir şey değildi... Nefes alamıyor, boğulacak gibi oluyordum... Taksinin penceresini sonuna kadar açtım ama yüreğimin sıkışması yine geçmedi...

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Çarklar)Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Çarklar)
Okan Bayram 
 08 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mekanı cennet olan ulu Peygamberimiz Hz. İsa benim içimi de biliyor dışımı da. Bu nedenle benden şefaatini esirgemeyecektir. Yoksa şehir karakolunda görev yapan ahlak zabıtasından ne farkı kalır ki?...

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Çinli İsa)Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Çinli İsa)
Okan Bayram 
08 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ne kadar gözü pek olursa olsun, silahını elinden aldın mı herkes kuzu kesilir.

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Çalılıklar Arasında)Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Çalılıklar Arasında)
tabula rasa 
09 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsanların doğasında birbiriyle çelişkili iki duygu vardır. Başkasının felaketine gülecek insan kuşkusuz düşünülemez. Ancak, dara düşen bir insanın tam sorununu halledip düze çıkmaya başladığı an, onun bu rahatlığının karşısındaki insana battığı, onun bu mutluluğunun karşısındaki insanı rahatsız ettiği durumlar da vardır. Hatta gözlemcilerin, beladan yakasını kurtaran insanlar hakkında ‘Keşke aynı belaya uğrasa!’ diye temenni ettikleri bile olur. Karşısındakine gizli gizli düşmanlık bile duyarlar.

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke AkutagavaRaşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava
Okan Bayram 
 08 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Süratle aşağı kayarlarken önlerindeki manzara ikiye bölünerek yanlarından hızla arkaya akıyordu. Ryōhey, yüzüne vuran akşam meltemiyle kendinden geçmiş sevinçten uçuyor gibiydi.

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Vagon)Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava (Vagon)
tabula rasa 
09 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

La Mort....... Ölüm....... Korkmaya başlamıştım... Önce ablamın kocasını bulup götüren ‘ölüm’, demek şimdi fellik fellik beni arıyordu... Ama burada bir tuhaflık vardı. Aradan bir müddet geçince halime güldüm. Bu gariplik neden ileri geliyordu, ben de bilemiyordum... Epey zamandan beri yapmadığım bir işi yaptım; aynanın karşısına geçip suratıma baktım... Bu surat da bana sırıtıyordu... Kendi görüntüme bakarken ‘ikinci ben’imi hatırladım. Fakat çok şükür aynada, Almanların Doppelgeanger dedikleri ‘ikinci ben’ime, yani ‘ikinci kişiliğim’ olması gereken bir başka görüntüme rastlamamıştım... Şu anda Amerikan sinemasında aktör olan arkadaşım K.’nın karısı, bir defasında benim de İkizimi Tokyo Kraliyet Tiyatrosu’nun koridorlarında görmüştü. Sonra da bana,

— Sizi geçen gün tiyatroda gördüm. Selamlamaya fırsat bulamadığımdan dolayı özür dilerim...
dediği zaman bayağı afallamıştım.

Yine bir gün, bacağı sakat bir çevirmen arkadaşım vefatından önce, benim ‘ikinci ben’imi Ginza’daki tütüncüde gördüğünü söylemişti... Demek ki, ‘Ölüm’ gelecek bile olsa bana değil ‘ikinci ben’ime gelecekti...

Raşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke AkutagavaRaşömon ve Diğer Öyküler, Ryunosuke Akutagava