Adı:
Safahat
Baskı tarihi:
1 Mart 2008
Sayfa sayısı:
510
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055948184
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tablet Kitabevi
İstiklal Marşı Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklâl! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakkın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri toprak! diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım, Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklâl
1088 syf.
"Safahat kelimesi, görünüşler, manzaralar demektir.Fatih Câmi'i, Hasta, Küfe... gibi " hayattan manzaralar" ı ihtivâ eden bu manzûmelerin bulundukları ilk cilde "Safahat" adı verilmesinin sebebi budur.

Mehmet Akif ERSOY Türk edebiyatında daha çok şair ve vaiz kimliğiyle tanınmıştır. Ancak o hemen hemen edebiyatın her sahasında eser vermiştir. En önemli eseri "Safahat" isimli şiir kitabıdır. Bu kitap yedi bölümden oluşmaktadır.Yedi kitabın ilk altısının bütün baskıları İstanbul'da yedinci kitabındaki ise Kahire'de yapılmıştır.

Safahat aslında Mehmet Akif'in ilk şiir kitabının adıdır. Daha sonra diğer şiirleri de aynı kitapta yedi bölüm halinde basılmıştır:
l-Safahat, 2- Süleymaniye Kürsüsünde, 3-Hakkın Sesleri, 4Fatih Kürsüsünde, 5-Hatıralar, 6- Asım, 7- Gölgeler.

Safahat: Birinci kitaptır. 44 şiir ve 3084 mısradan oluşur. 1908-1911 yılları arasında yazılmıştır. Tarihi ve sosyal manzumelerdir. Bazı manzum tasvirleri ve İstibdadı kötüleyen şiirleri içine alır.

Süleymaniye Kürsüsünde: Tek şiirdir. 1002 mısradır. Uzunca bir vaaz şeklindedir. İlimde, sosyal hayatta olayları iyi takip eden ulemadan bir şahsın Müslüman cemaate söylediği nutuklardır. Burada olayları ve gelişmeleri İslam'a göre yorumlamaktadır. Bu vaiz, İslam'ı, Batı'yı ve hayatı gerçek anlamda kavramış bir kişidir. Şiirde yer yer realist özelliklerin hakim olduğu tasvirler, tablo şiir unsurları göze çarpmaktadır.

Hakkın Sesleri: 1912-1913 yılları arasında yazılmıştır. 10 şiir ve 482 mısradan oluşur. Bu bölüme "Hakkın Sesleri" isminin verilmesi, şairin Kuran-ı Kerim'den bazı ayetler veya Hadisleri şiirlerinin başına alıp; kendi zamanını ve döneminin olaylarını bunlara göre yorumlamasından ileri gelir.
Hakkın Sesleri Mehmet Akif'in en sıkıntılı ve ıstıraplı olduğu, Türk milletinin büyük katliamlara uğradığı, Balkan Savaşlarının olduğu dönemde yazılmıştır. Şiirlerde Mehmet Akif buhran ve isyan içindedir.

Fatih Kürsüsünde: 1913-1914 yılları arasında yayımlanmıştır. Tek şiirdir. "İki Arkadaş Fatih Yolunda" ve "Vaiz Kürsüde" başlıklı iki bölümden meydana gelir. Şiir 1692 mısradan oluşmaktadır.

Hatıralar: 1913-1915 yılları arasında yazılmış 10 manzumeden oluşur. Mehmet Akif'in Berlin ve EI-Uksur seyahatlerini anlatan hatıralardır.

Asım: Bu eser ancak 1923'te yayımlanmıştır. Tek bir şiirdir. 2292 mısradan ibarettir. Bu eser şaire büyük bir şöhret kazandırmış, muhavereli manzum hikaye tarzında' yazılmış bir eserdir. Eser baştan sona kadar karşılıklı konuşma şeklinde devam eder. Konuşmalar, Hocazade (Mehmet Akif), Köse İmam (Mehmet Akif'in sevdiği dostlarından Ali Şevki Hoca, Asım (Köse İmam'ın oğlu) ve Emin (Hocazade'nin oğlu) arasında geçmektedir.

Gölgeler: 1933 yılında Kahire'de basılmış, 41 şiir ve 1374 mısradan oluşmaktadır. Bu bölümde 1918- 1933 yılları arasında yazılmış şiirler yer almaktadır. Mehmet Akif'in küçük, derin tesirli şiirleri, kıtaları, Bülbül, Leyla, Gece, Secde , Hicran gibi şiirleri, Safahat İçin, Kendim İçin, Resmim İçin gibi derhal dillerde kalacak kadar etkili ve güzel şiirler bu son ciltte yer almıştır.

(Mehmet Akif ERSOY, İstiklal Marşı'nı Türk Milleti'nin milli marşı olarak görmüş ve Türk Milleti'nin malı olarak gördüğünden diğer şiirlerinden ayrı tutmuş ve kendisine ait bir eser olarak görmediğinden, Safahat'ındaki yedi bölümden herhangi birisinde de yayımlamamıştır.)

Safahat 'ının ilk şiirinde " Ağlarım, ağlatamam, hissederim söyleyemem..." diye terennüm başlayan büyük şair, eserini, yine gözyaşları ile bir vedâı andıran şu mısralarla bitirir:

Harîm-i kalbime indim mi, titrerim tir tir,
Adım başındaki iz, çünkü bir gurûb izidir.
Evet, gurûb izi, lâkin, adem misâli derin,
Tulû'u mahşere kalmış batan güneşlerimin...
1088 syf.
·8/10
Okuduğum yaşlarda anlayamadım birçok kelime barındıran kafiyesine bazen hayran kaldığım bazen anlayamadığım bir eserdi. Tekrar okuduğumda ise hayran kalarak okuduğum ve bazen yer yer ezberime bile aldığım bir kitap oldu. Hayatınızda bir kere olsun okumalısınız bana kalırsa.
  • Çile
    9.1/10 (1.530 Oy)1.765 beğeni5.417 okunma4.665 alıntı33.252 gösterim
  • Dede Korkut Hikâyeleri
    8.3/10 (494 Oy)458 beğeni3.015 okunma212 alıntı10.398 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (1.282 Oy)1.280 beğeni5.334 okunma2.258 alıntı29.536 gösterim
  • Nutuk
    9.7/10 (2.617 Oy)2.777 beğeni7.173 okunma2.088 alıntı43.843 gösterim
  • Çöle İnen Nur
    9.1/10 (711 Oy)949 beğeni2.113 okunma2.081 alıntı22.157 gösterim
  • Otuz Beş Yaş
    8.6/10 (680 Oy)702 beğeni2.746 okunma2.472 alıntı14.104 gösterim
  • Diyet
    8.1/10 (203 Oy)190 beğeni1.656 okunma22 alıntı3.839 gösterim
  • Pembe İncili Kaftan
    7.9/10 (252 Oy)215 beğeni2.250 okunma20 alıntı5.684 gösterim
  • Aşk-ı Memnu
    7.9/10 (612 Oy)586 beğeni3.642 okunma466 alıntı18.530 gösterim
  • Monna Rosa
    8.9/10 (418 Oy)539 beğeni1.531 okunma558 alıntı9.582 gösterim
1088 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı okurken dalıp gidecek , okudukca okumak isteyeceksiniz .
Mehmet Akif ERSOY ' un ince düşüncelerini okumak insana inanılmaz bir zevk veriyor . Tüm okurseverlere tavsiye ederim
- Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, Günler şu heyulayı da er geç silecektir, Rahmetle anılmak ebediyet budur amma, Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir.. - Mehmet Akif Ersoy – Safahat
160 syf.
·4 günde·8/10
Okunması gereken bir kitap

Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Bükülmüş beller, incelmiş boyunlar, kaynamaz kanlar,
Düşünmez başlar, aldırmaz yürekler, paslı vicdanlar

Mehmet Akif Ersoy
1088 syf.
·Beğendi·10/10
Elimde iki cilt şeklinde mevcut bu eser. Şiirlerin bi orjinal halleri bi de sadeleştirilmiş halleri var kitapta.
Gerçekten okurken emek isteyen eserlerden ve bence Türk Edebiyatı'nın baş yapıtlarından. Anlam yoğunluğu , dil yapısıyla kusursuz bi örgü var şiirlerde. Eserin özetini zaten Mehmet Akif şu dizelerle kendi yapmıştır fazla söze daha ne hacet ...

Safahât'ımda, evet, şi'r arayan hiç bulamaz;
Yalınız, bir yeri hakkında "hazin işte bu!" der.
Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!
1088 syf.
·Beğendi·10/10
Çok güzel bir kitap. Herkesin bilmesi gereken bilmeyenlerin öğrenmesi gereken muhteşem detaylar barındırıyor. Akif dede her zaman ki gibi mükemmel bir iş çıkarmış
1088 syf.
·Beğendi·10/10·
İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy'un değerli eserlerinden birisi olan "Safahat' Mehmet Akif Ersoy'un bu kitabında o dönemin çok güzel yönlerine yer verilmiş Hüsn-i talil yaparak anlatılmış. Lisanı hakikati biraz ağır olsa da bir kaç şiir okuduktan sonra alışmaya başlıyorsunuz.Safahat ayrı ayrı görünsede aslında bir bütünü oluşturuyor. Hayatın sıkıntılarını, koşuşturmasını anlatan bir eser. Eski Türkçe ile yazılı basım olduğu için müstehcen bir eser oluşturmuş . Tek kelimeyle muazzam bir eserdir.Safahat bir insanın hayatını anlayabileceginiz, halet-i ruhiyesine ışık tutabilecek fikir mücadelesi vermiş hayatın gerçeğini kendi lehine çevirerek içinde yaşanılmışları yansıtan bir kitap....Keyifli okumalar diliyorum
1088 syf.
·Beğendi·10/10
Akif'in yazdıkları; bir şairin, bir münevverin, bir düşünürün,bir dehânın yazabileceği şeylerin çok ötesinde.Eğer dünyada şiir ya da şairlik diye bir şey varsa, Akif onlardan çok yukarılarda,çok ilerilerde bir yerde.Bu...Bu olsa olsa ilahi bir ilham,ilahi bir inayet,ilahi bir maharettir...
526 syf.
·Puan vermedi
her edebiyat ehlinin defalarca okuyup sindirmesi gereken eserdir. üstat mehmet akif ersoy'un ülke insanını, kültürünü, yaşayışını, derdini, kederini, mutluluğunu muhtecem seviyede bir kaliteyle tasvir ettiği ulu eserdir. kelimelere olan hakimiyeti ve şiir tadında bir eserdir efendim
1088 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Kitabın sunuş bölümünde de belirtildiği gibi, Osmanlı'nın son 200 yılında Müslümanların yaşadığı travmayı hâlâ hissediyoruz. Zaman zaman kendimize olan güvenin sarsıldığı milletçe umutsuzluğa kapıldığımız anlar olmuyor değil.
Şimdi de öyle bir dönemden geçiyoruz...
Biz dünya tarihinde yaptıkları ile yapacaklarının teminatı olan bir milletiz...
Öyleyse Dünyanın önde gelen devletleri için potansiyel bir tehdidiz...
Benim anlamadığım bu dünya herkese yetecek kadar büyük, sonrası? 2 m. toprak...
M.Akif ERSOY şiirlerinde hep kendine güveni vurgulamış,
Bizde eksik olan güveni... Kendimize güvenmek etrafındakine güvenmekle alakalı Şimdi bize bir bakın, artık kimseye güveni olmayan bir grup ucubeye döndük. Etrafımızda guvenecek kimse kalmayınca kendimize guvenimiz de sarsıldı hâliyle... At izinin, it izine karıştığı şu ortamda akıl sağlığımıza dikkat edip sağlıklı kararlar alabilmek dileğiyle...
Azim sahibi insan için neymiş uzak, neymiş yakın?

Hangi korkunç şey var ki insandan korkmasın?
Mehmet Akif Ersoy
Sayfa 58 - Akçağ Yayınları 11.Basım
Kiminin saygıyla anılan hatırası kalır,
Kiminin bir yığın iyiliği,

Kiminin de bıraktığı yegâne hatıra,
Böyle bir hüzün dolu gölge olur!
Mehmet Akif Ersoy
Sayfa 158 - Akçağ Yayınları 11.Basım
Vazgeçmiş olsaydı aramaktan, ne bulurdu?
Elbet biri candan, biri canandan olurdu!
Mehmet Akif Ersoy
Sayfa 96 - Akçağ Yayınları 11.Basım
Ey hatırasıyla kaldığım yar,
Artık aramızda bir cihan var!
Sen gökte safa-güzin-i didar,
Ben yerde azab içinde bizar!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Safahat
Baskı tarihi:
1 Mart 2008
Sayfa sayısı:
510
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055948184
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tablet Kitabevi
İstiklal Marşı Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklâl! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakkın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri toprak! diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım, Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklâl

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları