Peder Samaan köyden köye dolaşarak insanları Şeytan'dan korumak için dua etmekte, onları ruhani hastalıklarından korumaktadır. Bir sonbahar gecesi Peder Samaan yol kenarındaki hendekte bir çığlık duyar ve yaralı adam çaresizce yardım ister fakat Peder yardım etmekte kararsız kalır, karşısındaki kişinin Şeytan'ın olduğunu farketmiştir. Kitap bence oldukça ilginç, çok farklı bakış açısı var. Düşündüren farklı bir kitap :)
Onu gerçekten tanıyor muyuz ? Varlığının ürkütücülüğü kadar, yokluğunun sonuçlarını hiç düşündük mü ? Yaratıcı "ben burdayım" dese ödül ve cezanın bir anlamı kalır mıydı ?
ŞeytanHalil Cibran · Zeplin Kitap Yayınları · 2020524 okunma
Cibran bu kitabında; insanın inanç teorisi üzerinden hareketle yaşam kriterini eleştirmiştir. Çünkü inancın aslında bir inançsızlık doğuracağını şeytanın ağzından kurmuş olduğu cümlelerle söyletmektedir. Ve devam eden içeriklerde insanın neliği ve olması gerektiği, toplum ve özbenlik sorunu hakkında da açıklamalar sunarak içeriğin muhtevasını genişleterek açıklamasının sac ayaklarını güçlendirmiştir. Böylelikle eserin hep kökleri hem de dalları çok sağlam bir şekilde kendini okuyucunun zihin tarlasına tohumlarını bırakmaktadır.
ŞeytanHalil Cibran · Zeplin Kitap Yayınları · 2020524 okunma
İlk defa Halil Cibran okudum. Çok beğendim gerçekten. Kitap, şeytanın bir din adamıyla arasında geçen kısa ama etkileyici bir sohbeti anlatıyor. Şeytanın din adamını manipüle etmesi ve onsuz hiçbir işe yaramayacağını aklına sokması çok iğneleyici bir anlatımdı. Ben bayağı sevdim. Diğer kitabına da başlayacağım şimdi.
#kitapyorumum
Kitabın Adı: Şeytan
Yazarın Adı: Halil Cibran
Yayınevi: Zeplin Kitap
Sayfa Sayısı: 56
Yazarın daha önce de kitaplarını okumuştum ama bu kitabı daha farklıydı.
Bu kitapda hikaye ve şiir yer almaktadır.
Kitaba ismini veren Şeytan hikayesi bir pederin köy köy dolaşıp insanlara Şeytanı anlatan Peder Samaan'ın hikayesini anlatmaktadır.
Umarım sizler de bu kitabı beğenirsiniz..
Kitapla kalın...
Tüm kitabı tek bir konu üzerine diye düşünmüştüm.Ama maalesef değilmiş.İçinde birden fazla öykü var.Bana göre en anlamlı olan ilk öyküydü.Yine de eseri okuduğuma memnunum.
ŞeytanHalil Cibran · Zeplin Kitap Yayınları · 2020524 okunma
Çeviri daha iyi olsaydı sanırım daha güzel bir okuma deneyimi olurdu benim için. Yedi bölümden oluşan bir kitap; öykü, deneme ve şiir karışık bir şekilde yer alıyor.
İlk bölüm Şeytan, kitabın en uzun kısmını oluşturan bir öykü. Şeytanın ağzından niçin gerekli olduğu anlatılıyor. Ayrıca çocukların Efes’te, Antakya’da şeytan için kurban edilmesinden bahsediliyor.
Yurttaşlar: Şiir şeklinde yazılmış sorgulama ve eleştiriler içeren bir bölüm.
Size İnanıyorum: Lübnan asıllı Amerikalılara övgüler içeren iki sayfalık bir bölüm.
Senin Fikrin ve Benimki: Kendi bakış açısını ve karşısındakinin bakış açısını kıyaslayan bir (nevi) savunma yazısı. Benim fikrimin gerçek kahramanları olarak örnek verdiği birkaç isimden bazıları şunlardı: Ebu Talip, İmam Gazali, Celaleddin Rumi.
Sende Bir Lübnan Var, Bende Bir Lübnan Var: Adı üstünde bir yazı. Lübnan için kendisinin olumlu görüşleri ve karşısındakinin farklı görüşlerini kıyaslıyor.
Geçmiş ve Ulus: Genç bir kızın geçmişle konuşmasını anlatan kısacık bir öykü.
Ney: İki sayfalık kısa bir şiir.
Yine bir Halil Cibran kitabı ile sizlerleyim birbiyle alakası olmayan tamamen bağımsız ve kopuk 7 hikayeden oluşuyor kitap.
1.Şeytan
2.Tarih ve Ulus
3.Yeni Hudutlar
4.Size İnanıyorum
5.Senin Lübnan'ın Başka Benimki Başka
6.Senin Fikrin ve Benimki
7. Ölüler Benim Halkım
Halil Cibran'ı tam olarak beğendim mi beğenmedim mi bilemiyorum. Deli kitabını okuduğumda çok beğenmiştim ama genel olarak okuduğum diğer kitapları ve buna Ermiş(en popüler kitabıdır) de dahil beğenemedim. Sanırım yazar bana hitap etmedi. Ama elimde bir kitabı daha var onu da okuduktan sonra bu yazarı okumanın pişmanlığını kamçılayıp tekrar yorumumu yazacağım. Ben beğenmedim ama belki size hitap eder. Çerezlik bir kitap okumak istiyorum diyorsanız eğer aradığınız yazar ve kitapları. Şimdiden iyi okumalar
İnsanlar Peder Samanı sprituel ve dini konularda liderleri gibi görüyorlardı. Çünkü kendisi bir uzmandı. Bağışlana bilir ve ölümcül günahlar konusunda derin bilgileri olan , cennet , cehennem ve arafın sırlarına vakıf biriydi.
***
Ben Şeytanım !
***
Zamanın başlanğıcının ilk saatinde insan oğlu güneşe baktı ve kolları açarak ilk defa gök yüzünün ardında çok ulu , sevgi dolu ve iyilik sever bir Tanrı var dedi. İnsan oğlu büyük ışık küresine arkasını döndü ve toprak üzerindeki gölgesini gördü ve yer yüzünün derinliklerinde kötülüğü seven karanlık bir iblis var dedi.
***
Lavisin nağılı
Lavis muzip şekilde onaylayarak : İnsan Tanrısının rüyalarımda bana ilettiği her şeyi uyandığımda size ileticem ve sadece onun dediklerini aktarıcağımdan emin ola bilirsiniz - dedi.
***
Bahtarın üsyanı
... o an Tanrıların tanrısı cennetin derinliklerindeki tahtından kalktı ve kılıcını çekti. Güneşi kendine kalkan olarak aldı ve sonsuzluğu her köşesiyle sallayan sesi ile bağırdı : Ey kötü isyancı ! Karanlığın ve acının var olduğu kasvetli dünyaya in ! Güneş küllerinde sönene ve yıldızlarda un ufak olana kadar orda sürgünde kalıcaksın !
O anda Bahtar üst dünyadan tüm kötü ruhların bulunduğu alt dünyaya indi. Ondan sonra da babasını ve kardeşlerini seven her ruhu tuzağa düşürücegine hayatının sırları üzerine yemin etti.
O zaman kötü Tanrının adı Bahtar mı?
Lavis cevap verdi : Adı üst dünyadayken Bahtardı ama alt dünyaya geldikde sırası ile şu isimleri aldı : Balzabl , Satanail , Balya , Zamiel , Ahriman , Mara , Abdon , İblis ve sonunda da meşhur olan Şeytan !
***
Neden Şeytan Tanrılardan nefret ettiği kadar İnsanlardan da nefret ediyor ki?
Lavis hemen cevap verdi : İnsanlardan kardeşlerinin soyundan olduğu için nefret ediyor.
***
Şeytanın nağılı
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.