Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·94 syf.··
2021 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 18:39
ALDIRMA KÖNÜL ALDIRMA BAŞIN ONE EYILMESIN ALDİRMA KÖNÜL ALDIRMA AĞLADIĞIN DUYULMASIN ALDIRMA KÖNÜL ALDİRMA bu şehirden bir parça idi her kese meslehet bılırem her kes oxusun meslehet.
ŞiirleriSabahattin Ali · Maviçatı Yayınları · 201927,5bin okunma
İnceleme
7/10
·94 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 23:10
Onu sadece romanlarıyla tanıyanlar için bu kitap, bambaşka bir kapı aralıyor. Çünkü burada karşımıza çıkan Sabahattin Ali; daha kırılgan, daha içe dönük ve çok daha derin bir ruh haliyle konuşuyor. Kitapta yer alan şiirlerde en çok hissedilen şey; yalnızlık, aşk, umutsuzluk ve hayata karşı duyulan ince bir sitem. Ama bu sitem hiçbir zaman gürültülü değil. Daha çok içten içe büyüyen, sessiz ama etkili bir yankı gibi. Özellikle aşk şiirlerinde kullanılan dil o kadar sade ki, insan okurken kendi duygularını buluyormuş gibi hissediyor. Şiirlerin bir diğer dikkat çeken yönü ise doğayla kurulan bağ. Rüzgar, dağlar, yollar… Hepsi sadece birer detay değil, şairin iç dünyasının bir yansıması gibi kullanılmış. Bu da şiirleri sadece okunur değil, aynı zamanda hissedilir kılıyor. Genel olarak bu kitap, derin duygulara dokunmayı sevenler için oldukça etkileyici. Eğer satır aralarında kaybolmayı, biraz durup kendinle yüzleşmeyi seviyorsan, bu kitap sana çok şey hissettirebilir. Bana kalırsa bu şiirler, insanın içinde uzun süre kalıyor… Okuduktan sonra bile kolay kolay çıkmıyor.
Duygu ve Düşünce
ŞiirleriSabahattin Ali · Maviçatı Yayınları · 201927,5bin okunma
7/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 18:20
Kült birçok şiiri olsa da kesinlikle roman ve hikayeleri daha güzel. İlk sayfalarda hissedilen tasavvuf etkisi, devamında kendisini farklı bir şekle bırakıyor ki bu şaşırtıcı bence. Yayınevi yüksek oranda kaliteli basmıştı kitabı (maalesef çok kötü bastığı bir kitaba da denk gelmiştim). Okunur ama kesinlikle önce romanlarını, sonra öykülerini tavsiye ederim. Tşk.
ŞiirleriSabahattin Ali · Maviçatı Yayınları · 201927,5bin okunma
SABAHATTİN ALİ ŞİİR
Puan vermedi·94 syf.·
Beğendi
·
2019 24. kitabı
Yazdığı şiirlerin yaşadıklarının ürünü olduğu hemen hissettiriyor kendini. Yaşadığı aşkı Çocuklar Gibi şiiriyle; tutsaklık yıllarını Hapishane Şarkısı l-ll-lll-lV-V şiirleriyle harikulade bir şekilde duygularını ifade etmiş. Kitabı okurken günümüz şarkıların bir çoğunun Sabahattin Ali'nin şiirlerinin bestelenmesiyle oluştuğunu görüyoruz. "Aldırma Gönül Aldırma, Çocuklar Gibi, Kara Yazı, Göklerde Kartal Gibiydim, Geçmiyor Günler Geçmiyor..." gibi şiirleri bestelenmiştir. Dipnot:Ahmet Kaya daha çok Sabahattin Ali'nin şiirlerini bestelemiştir. Dipnot: Sabahattin Ali'nin soyadı Ali değil Alı'dır. Ali özel isim olduğu için Alı soyadı verilmiş ona.
Şiir
ŞiirleriSabahattin Ali · Maviçatı Yayınları · 201927,5bin okunma
9/10
·161 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2025 21:46
Sabahattin Ali ... Çok okuduğum, çok sevdiğim bir yazar. Romanlarında işlediği aşk, özlem ve ayrılık temalarını şiir kitabında da ele almış. Kitabı okuduktan sonra insan ruhunu ve duyguları derinden anladığını ve ifade ettiğini görüyorsunuz. Özellikle ayrılık şiirlerinde sadece bir insandan ayrılmak değil, hayallere, umutlara duyulan veda etkileyici bir şekilde hissettirilmiş. Şiirleri okurken hayatınızda benzer şeyler yaşadığınızın farkına varıyorsunuz. Bu yüzden tüm okurların okumasını kesinlikle tavsiye ediyorum. İyi okumalar... Bütün Şiirleri
1000Kitap
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma
7/10
·161 syf.··
2024 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 03:10
Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm olan Dağlar ve Rüzgar çok güzeldi. Burada ki şiirlerin büyük bir kısmı şarkı yapılmış. Dilimizden düşmeyen o çok sevdiğimiz şarkılar meğerse Sabahattin Ali imzası taşıyormuş. Bu yüzden ilk bölümü sevdim. Fakat sonrası sanki aynı kişinin elinden çıkmamış gibiydi. Bir kere şiirlere yansıyan fikirler çok başkaydı. Sanki Sabahattin Ali sürekli daldan dala atlamış ve hangisinde kalacağına karar verememiş gibiydi. Ve sonlara doğru okuduğumdan hiç bir şey anlamamaya başladım. Mesela; Çün şimdi o yâr-i gâre dûrum Bi-şüphe melûl ü bî-huzûrum Ama yinede güzel bir deneyim oldu benim için. İlgililere tavsiye ederim. İyi okumalar...
Şiir
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma
Şiir
10/10
·161 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:32
Sabahattin Ali daha çok öykü ve romanlarıyla tanınsa da şiirlerinde de aynı içtenliği, yalnızlığı, toplumsal duyarlılığı ve aşkın hüzünlü yüzünü görmek mümkündür. Sabahattin Ali'nin "Bütün Şiirleri", bir şairin duygularını, bir dönemin kırgın ruhunu satırlara taşıyan güçlü bir eserdir. Bu kitapta aşk, hasret, gurbet, özgürlük özlemi ve insanın kendi içindeki yalnızlığı iç içe geçiyor. Şair, yalın fakat derin bir anlatımı tercih ederek, okuruyla doğrudan bir bağ kuruyor. Dizeler ilerledikçe bireysel acıların toplumsal yaralarla birleştiği görülüyor; şiirler sadece duygusal bir anlatım olmaktan çıkıp, insanın varoluş mücadelesine dönüşüyor. Sabahattin Ali'nin şiirlerinde en çok dikkat çeken unsur, umutsuzluğun içinde bile sönmeyen bir yaşama direncinin hissedilmesidir. "Bütün Şiirleri", bir şairin kaleminden dökülen dizelerden çok, kırılmış ama teslim olmamış bir ruhun sessiz günlüğü olarak hafızada yer eden değerli bir eserdir.
1000Kitap
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma
Puan vermedi·161 syf.·
2024 69. kitabı
Nefesin esen rüzgârda, Saçların savrulan karda, Yerde, gökte, bulutlarda, Ararım nazlı gülümü... Karanlık göklerde aysın, Kurak ovalarda çaysın, Bir tek inandığım şeysin, Uzattım sana elimi...
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma
•SABAHATTİN ALİ - BÜTÜN ŞİİRLERİ•
6/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2025 08:03
Sabahattin Ali'nin, "Hapishane Şarkısı 5" ismiyle yazdığı şiirinin,"Aldırma Gönül" diye dinlediğimiz türkü olduğunu biliyor muydunuz? (⁠◍⁠•⁠ᴗ⁠•⁠◍⁠) ◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉ Bu eser,Sabahattin Ali'nin farklı dönemlerde yazdığı şiirlerinin bir araya getirildiği bir eserdir. Sabahattin Ali'nin "Bütün Şiirleri" kitabı, şairin erken dönem şiirlerinden, daha olgunluk dönemi eserlerine kadar bir nevi kronoloji sunar. Böyle bir terim var mı bilmiyorum ama,şairin belli dönemlerini anlatan,şiirsel bir otobiyografik eser de diyebiliriz. Şair,şiirlerinde genellikle çok yalın ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Açıkçası bir çok şiiri, hayatının bazı dönemlerinin şiire çevrilmiş hâli gibi geldi. Hiç kolay bir hayat yaşamamış olan şair,şiir diliyle okurlarıyla dertleşmiştir çoğu zaman..Şiirler, şairin iç dünyasına açılan bir pencere niteliğindedir. Şairin dünyasını bütünlükle görmek açısından güzel olduğunu söyleyebilirim. Lakin,modern şiirin,zihinsel kazıya sebep olan dizelerinden sonra,bu şiirleri okumak,benim ruhumda çok fazla yer bulmadı. Elbette ruhuma dokunan dizeler vardı ama bütün olarak baktığımda bu dizelerin,benim açımdan az olduğunu söyleyebilirim .Yahya Kemal Beyatlı'nın, Kendi Gök Kubbemiz kitabındaki şiirleri de,aynı tarzda yazılan eserler olmasına rağmen, dizelerin arkasındaki derinlik, ruha verdiği tazelik ve coşku, beni etkilemişti. Bu eserdeki şiirlerde aynı duyguyu çoğunlukla hissedemedim. Ama şairi şiir diliyle tanımak güzeldi. Peki sadece şairin iç dünyasına mı ayna tutuyor şiirler? Elbette o kadar değil. Bu şiirler,sadece bir şairin değil, aynı zamanda bir dönemin ruhunu, şairin toplumsal kaygılarını da yansıtıyor. Şair,kafiyeli-uyaklı,dörtlüklerden oluşmuş şiir kalıbıyla, toplumsal durumları şiir diline dökmüştür. Bir dönemin ruhunu, şiirsel
Şiir
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Hayy Kitap · 201927,5bin okunma
Söz'ün şiirlerin mükemmelidir...
Puan vermedi·161 syf.··
2024 26. kitabı
Sabahattin Ali deyince aklımıza yazarın hikayeleri, öyküleri gelir. Her kitabı çok değerli ve Özel olmasına rağmen Kürk Mantolu Madonna başkadır çoğumuzun gözünde. Bütün Şiirleri kitabında yazarımızın edebiyata adım atmasının şiirle başladığını okuyorum. Sabahattin Ali şiirlerinde genelde yaşanmışlıkları konu alır. Şiirlerin her mısrasın da acısını, hasretlerini, hüzünlerini, sevdalarını, sitemlerini ve umutlarını okurken iliklerimize kadar hissetmemek mümkün değil. Sabahattin Ali' nin şiirleri aslında birçok sanatçı tarafından bestelenerek şu anda severek dinlediğiniz müzikler olarak ruhumuza sesleniyor. Özellikle Sezen Aksu'nun söylediği şarkılarda bunu doya doya hissediyoruz. Şiir okumayı seven değerli şiir severler Sebahattin Ali'nin şiirleri kitabını okuyabilirler. Hem okumasını hem dinlemesini sevdiğim bir şiir bırakıyorum keyifli okumalar. Söz'ün şiirlerin mükemmelidir, Senden başkasını seven delidir, Yüzün çiçeklerin en güzelidir Gözlerin bir bilinmez diyar gibi... Başını göğsüme yasla sevgilim, Güzel saçlarında dolansın elim, Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim, Sevişen yaramaz çocuklar gibi...
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.