·
Okunma
·
Beğeni
·
3385
Gösterim
Adı:
Son Yaprak
Baskı tarihi:
1 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054985968
Orijinal adı:
The Last Leaf
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Antik Kitap Yayınları
Baskılar:
Son Yaprak
Son Yaprak
Son Yaprak
Son Yaprak
Son Yaprak
“Sue ertesi sabah bir saatlik uykudan uyandıktan sonra Johnsy’nin kapalı perdeye dalmış olduğunu gördü.

‘Perdeyi aç, görmek istiyorum’ dedi Johnsy fısıltıyla.

Yorgun Sue emre itaat etti.

Ama hayret! Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen upuzun gece boyunca aralıksız yağan yağmur ve şiddetle esen rüzgârdan sonra, bir asma yaprağı hâlâ yerinde duruyordu. Asma ağacının son yaprağıydı. Sapına yakın tarafları hâlâ koyu yeşil kalmakla birlikte, testere ağzı gibi tırtıllı kenarlarına ölümün ve çürüyüşün sarı rengi gelmiş olan yaprak, yerden beş altı metre yükseklikteki bir dala cesurca asılmış duruyordu.”

Kısa öykü dalının büyük ustası, “beklenmedik sonlarla” biten öykülerin yazarı O. Henry, hemen her öyküsünde hayatlarımızın ne kadar ironik olduğunu vurur yüzümüze. Aslında öykülerinin şaşırtıcı finalleriyle olduğu kadar kurduğu karakterlerin insani duyarlılıklarıyla da hatırlanmaya değerdir.
144 syf.
İlk olarak, kesinlikle herkesin okumasının gerektiğini düşündüğüm bir kitap. İçinde kesit kesit, kısa kısa hikayelerden oluşmuş. İlk başta kitabın klasik bir 100 Temel Eser olduğunu düşünmüştüm. Ama okuduğum zaman farklı dünyalar, farklı kapılara giriş yaptım. Olayların başlangıçları, ve tabii ki bitişleri insanı hayrete düşürecek kadar şaşırtıcı. Sadece hikayelerin sonunda "keşke gerisinde ne olduğunu da öğrenebilseydik" diyorsunuz. Olayların nasıl bittiğini öğrendikten sonra -genellikle ailelerin- yaşamlarının nasıl olduğunu merak ettim. Sizinle etkilendiğim hikayeden kısa bir kesit paylaşarak, incelemeyi bitireceğim; Uzun sarı saçlı kadın, eşinin parasının az olduğunu bildiğinden, düşünüp taşındı. Ve binanın yanındaki kuaföre gitti. Saçlarını kestirdi, ve sattı. Kasabanın altını üstüne getirdi, ve sonunda aradığı hediyeyi aldı. Bir saat askılığı. O akşam eşi eve girdiğinde çok şaşırdı. Uzun bir sessizlikten sonra birbirlerine hediyelerini uzattılar. Adam, kadının uzun zamandır çok istediği mücevherli tokaları almıştı. "Olsun, saçım çabuk uzar canım" dedi, kadın. Kadının aldığı hediyeye eşinin karşılığı ise şu oldu: "Ben bu tokaları almak için ne yazık ki saatimi sattım." İkisi arasında kısa bir tebessüm oldu. "Birbirleri için en iyi hediyeyi almak isteyen harika bir çift"...
144 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Kız saçlarını satar ve sevgilisi için saat hediye alır.sevgilisi de onun için saatini satar ve kenarları taşlarla süslü tarak alır.. hikayelerin sonları şaşırtıcı ve çok güzel...
144 syf.
·7/10
Kısa kısa öykülerden oluşan ve bu öykülerin sonunu tahmin edemeyeceğiniz bir kitap. Klasiklere girmişse okunması gerektiğini düşünüyorum. En güzel hikayelerinin son yaprak ve müneccimler armağanı olduğunu düşünüyorum. Toplumsal konular ele alınmış ve aile hayatlarından kesitler sunulmuş. Tavsiye ederim.
144 syf.
Yazarın okumuş olduğum ilk kitabı. Hikayelerinin hayatın içinden ve ders verici nitelikte olması hoşuma gitti. Sayfa sayısının az ama içeriğinin fazla olduğunu belirtmek isterim. Okumadıysanız eğer listenizde bulunması ve okunulması gereken bir kitap.
Keyifli okumalar.. :)
Merve Kaya ©
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
İlk önce şunu belirteyim ki öykü türüne pek aşina olmadığımdan dolayı okuyup anlamada birazcık sorun yaşadım. Ama sonları ilginç ve tebessüm ettiren çeşitli öykülerden oluşmuş kısa soluklu farklı ve hoş bir kitap.
144 syf.
"Hayret ! Bütün gece devam eden yağmur ve şiddetli rüzgara rağmen, dalda bir tek yaprak kalmış. Yerden 5,6 metre yükseklikte, bir dala mucizevi olarak asılı kalmış..."




Evet bu hikaye çoğunuza tanıdık gelecek, bu hikayede çok ciddi hasta olan ve pencerenin önündeki sarmaşık yapraklarının tamamının döküldüğünde öleceğine inanan ,genç bir bayan ve bir de aşağı katta yaşayan , yaşlı yetenekli bir ressam var. Yağmurlu ve fırtınalı bir gün sonrası o ressam , zatüreden ölür ve kız sabah o kalan tek yaprağı görünce birden canlanır, iyileşeceğine inanmaya başlar ve gerçekten de durumu iyileşir ... Evet nasıl oldu da o son yaprak orada kaldı? Evet anladınız sebebini...

Sonra bir bildik hikaye daha size, birbirine delice aşık , ama çok yoksul bir karı koca. Evlilik yıldönümleri için kadın, o ipek gibi uzun güzel saçlarını keser satar , kocasının çok sevdiği saatine zincir almak için; kocası da karısına gümüş tarak, toka seti almak için ne yapar? Tabi ki tahmin ettiniz...

İşte okuduğum bu güzel kitapta bulunan tanıdık hikayelerin sahibi O. Henry.Gerçek adı William Sydney Porte ve genelde şaşırtan sonların adamı olarak biliniyormuş. Gerçekten her hikayesinin sonunda bir şaşkınlık yarattı bana da Çok akıcı, unutulmaz tasvir gücüne sahip bir anlatımı vardı hikayelerin...
144 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
O. Henry'nin farklı finalleriyle şaşırtan hikayelerinden oluşan "Son Yaprak," hemen hemen her yaştan okurun okuyabileceği keyifli bir eser. Her öykü, farklı sonu ile dikkat çekerken; ilerleyen hikayeler için bu durum, olumsuz etki doğurabiliyor. Hikayelerin giriş ve sonuç bölümüne odaklanıp; gelişme bölümünde sıkılabiliyorsunuz.
Yaşama sevincini anlatan "Son Yaprak",
gerçek sevgiyi hatırlatan "Müneccimler Armağanı",
değişmeyen huylarımızı aktaran "Harlem'de Bir Trajedi",
hayatın ve insanların mekanikliğini anlatan "Sarkaç",
en değişik finali ve dostluk üzerine olan "Yirmi Yıl Sonra",
zamane çocuklarının komedisini ta o dönemde yansıtan "Kızıl Reisin Fidyesi",
son olarak keyifli bir komedi öyküsü olan "El Falı"; kitapta beğendiğim öyküler...
128 syf.
·Beğendi·8/10
Günaydın dostlar bu sabah kalemiyle ve kendisiyle ilk kez tanıştığım(daha önce ismini hiç duymamıştım) O.Henry'nin Son Yaprak isimli öykü kitabının yorumuyla geldim. Evet yazarla tanışma kitabım oldu. Öykü okumayı çok sevdiğimi her fırsatta söylerim. Bu kitapta yer alan 14 öykünün hepsini çok sevdim. İnsan olan her yerde yaşanan duyguları öyle güzel aktarmış ki insan okurken mutlaka kendinden bir şeyler buluyor. Aşk, sevgi, dostluk, ihanet, kibir, mutluluk, hüzün, hastalık vb. tüm duygular sarıp sarmalıyor. Özellikle Noel Armağanı öyküsünü çok sevdim. Öykü seviyorsanız okuyun tavsiyemdir.
144 syf.
·Beğendi·10/10
İnsanlar umumiyetle aruz ettikleri şeylere inanırlar. Onları inandıkları şeylerden vazgeçirmek her zaman mümkün olmayabilir. O zaman onları inandıkları saçma şeylerden vazgeçeremezseniz, inandıkları şeyleri değiştirin.
144 syf.
·1 günde·2/10
Kısa ve güzel hikayelerden oluşmuş bir kitap. Kitabın ilk hikayesi Son Yaprak ile başlıyor. Asma ağacının son yaprağına bağlı olan bir ölüm kalım çabasına değiniyor.
144 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitaptaki hikayeler birbirinden bağımsız ama çok etkileyici dikkat çekici sonlara ters bir köşe yapmanıza olarak sağlıyor kısa kısa ve akıllıca yazılmış bir baş yapıt
144 syf.
Birden ortaya çıkan bir fırtına, ayakta kalan tek bir ağaç ve ona tutunan tek bir yaprak. Penceresinden her sabah yaprağın düşmediğini görünce sevinen bir kahraman ve tahmin edilmeyen son.
"Beklemekten yoruldum. Düşünmekten yoruldum. Her şeyi bırakıp o zavallı yorgun yapraklardan biri gibi süzüle süzüle gitmek istiyorum."
Bir insan ne istediğini biliyorsa ve istediği bu şeyi elde edebiliyorsa,
kırk milyon doları olan bir adamdan ne farkı var?
Beklemekten yoruldum. Düşünmekten yoruldum. Her şeyi bırakıp o zavallı yorgun yapraklardan biri gibi süzüle süzüle gitmek istiyorum

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Son Yaprak
Baskı tarihi:
1 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054985968
Orijinal adı:
The Last Leaf
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Antik Kitap Yayınları
Baskılar:
Son Yaprak
Son Yaprak
Son Yaprak
Son Yaprak
Son Yaprak
“Sue ertesi sabah bir saatlik uykudan uyandıktan sonra Johnsy’nin kapalı perdeye dalmış olduğunu gördü.

‘Perdeyi aç, görmek istiyorum’ dedi Johnsy fısıltıyla.

Yorgun Sue emre itaat etti.

Ama hayret! Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen upuzun gece boyunca aralıksız yağan yağmur ve şiddetle esen rüzgârdan sonra, bir asma yaprağı hâlâ yerinde duruyordu. Asma ağacının son yaprağıydı. Sapına yakın tarafları hâlâ koyu yeşil kalmakla birlikte, testere ağzı gibi tırtıllı kenarlarına ölümün ve çürüyüşün sarı rengi gelmiş olan yaprak, yerden beş altı metre yükseklikteki bir dala cesurca asılmış duruyordu.”

Kısa öykü dalının büyük ustası, “beklenmedik sonlarla” biten öykülerin yazarı O. Henry, hemen her öyküsünde hayatlarımızın ne kadar ironik olduğunu vurur yüzümüze. Aslında öykülerinin şaşırtıcı finalleriyle olduğu kadar kurduğu karakterlerin insani duyarlılıklarıyla da hatırlanmaya değerdir.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0