Adı:
Sünger Avcısı
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059115926
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fabula Kitap
Baskılar:
Sünger Avcısı
Sünger Avcısı
Sünger Avcısı
Panait Istrati Istrati Sünger Avcısı’yla Adrien Zograffi’nin maceralarını anlatmayı sürdürüyor. Adrien bu sefer Yunanistan’dadır. Bir gün limanda dolaşırken bir adamla karşılaşır ve adam ona iş teklifinde bulunur: Suriye kıyılarında çıkılacak sünger avcılığı işi. Adrien için bu bir iş teklifinden ziyade bir serüven teklifidir. Fakat Adrien’ın serüveni, sünger avcılığı işiyle sınırlı kalmayacaktır.
136 syf.
·7/10
Kitabın başlangıcında, Istrati hikayelerinin kahramanı tabi çoğu kez; Adrian Zografi nin kendisi olduğunu açıklıyor.
Bu kitapta beş ayrı konu öykü lendirilmiş., Her biri yazarın yaşamında bilhassa gençlik dönemlerinde , serseriliği ni, maceralarını ( bu kitaptaki macera konuları memleketinden uzaklarda yaşadıkları üzerine kurulu.) ele almış
Bunlardan Dostlukla Bir Tütüncü Dükkanı Arasında öyküyü ayrı koyarsak şu ana kadar okuduğum hikayelerinden daha zayıf kalmış olduğu kanısına eriştim.
Yazar tüm hikayelerinde olduğu gibi burada da dostluk, arkadaşlık, özgürlük kölelik gibi temaları tüm kalbinin duyumsarlığı ile işlemiş...
Yazarımızın her zaman olduğu gibi, bir anlatı şeklinde kaleme aldığı konularda, anlatım yeteneğini, başarısını yürekten alkışlamakla beraber, Tüm fikirlerine katılmanın mümkün olmadığını itiraf etmeliyim. Hep, her zaman iyi dostların serseri ruhların, bir nevi dünya veya düzen tanımazlar arasındaki oluşacağı gibi bir kanıyı yaratmasını örnekleyebilirim.
Ayrıca güzel, tanımlamalar, tasvirler, açıklamalar var... var ama.... Bilhassa bir konunun fikri açıklamalarında felsefik bakışla birlik de o kadar derine dalıyorki konu kayboluyor adeta ve siz anlatılanı ne verildiğini düşünmekten aklınızda sonun da bir şeyin kalmadığını görüyorsunuz. Ne gibi?
Çok susadınız ısısız bir yerde yalnız başınasınız, suya gereksiniminiz var bakıyorsunuz ilerilerde bir kuyu. Vardınız başına Salladınız kovayı kuyu ya salıyorsunuz da bir türlü kova suya erişmiyor, eriştikten sonrada çek allah çek. suya kavuştuğunuzda yorgun ve bitkin siniz . Kendi kendinize soruyorsunuz " ya hu ben yorulduğum dan mı, yoksa susadığım için mi çekmiştim bu suyu. Evet susuzum ama bu kez de hem susuz hemde yorgunum." böyle bir şey...Açıklamaları
Ama ben yinede seviyorum Istrantiyi, seviyorum Adrian ı ve o ad altında yaşamışlığı nın hikayelerini.
Benim ki haddime değil ustaları eleştirmek. sadece düştüğüm durumun açık ifadesi sadece...
Bolca okumalar diliyorum efendim...
136 syf.
·8/10
Dostluk ve serserilik kavramlarını irdeleyen hikayelerden kurulu okunası bir eser. Soğan kokan bir bıçakla ekmek kesilip kesilmeyeceğini biliyor musunuz?
128 syf.
·9/10
Panait Istrati'ni, Sünger Avcısı adı altında çıkan bu kitabına ismini veren hikaye dışında , Bakar, Dostlukla Bir Tütüncü Dükkanı Arasında , Ölümsüzlük ve Sotır adlı hikayeleri mevcut.
Istrati'nin benim için en önemli yanı karakterleri Dostoyevski'ye benzer biçimde tanımlaması .
Hikayelerinde ilginç bulduğum diğer bir yan ise, geçtiği zaman ve coğrafya .
Örnek : On altı yıl önce , Yunanistan'a gitmek ,için Mısırda'ki İskenderiye kentinden Arcadia gemisine binmiştim.
İtalyan - Türk Savaşı sırasıydı. Çanakkale boğazı kapalıydı. Gemide atletik yapılı melez bir Peruluyla tanıştım .İşsizliğe mahkum edilmiş bir atletizim hocası...

Böyle bir hikaye nasıl ilginç olmaz ?

Diğer ilginç özelliklerinden biri ise "Dostluk" konusuna kafayı takması . Yüzelerce yazar bilirim, dostlukla ilgili üç beş satır yazar ama Panait bu konuda çok özel ...
Hikayelere gelince sünger avcısı bana yarım kalmış bir hikaye gibi geldi ancak yine mesajlar sağlam ;
Bizimle oyun oynayan olayların anlamını kavramaya yeltendiğimde sık sık hayatın yaratıcısının bir beyinsiz olduğu kanısına varıyorum. Yeryüzünü, yeraltını ve suları yığınla aptalla doldurmuş olmasını yine de affedebilirim : Gücü çok olanın saçmalıkları çok olur . Ama yarattıklarını kendi doğalarına hiç uymayan bir yaşam sürmeye zorlaması, işte bu kabul edilmez.
İşte onun yaptığı budur . Balıkları yeryüzüne fırlatır ve şöyle der ,”Ağaçlara tırmanın ve karnınızı doyuracak bir şeyler arayın!” Kuşlara şu emri verir : “Okyanusun dibine gidin, orada yaşayacaksınız.”

Ölümsüzlük ise, mükemmel bir hikaye , insanlar bu dünyadan gelip geçiyor. Kalıcı bir şeyler bırakmalıyım diyen ve ardından,
Sanat felsefe , bunlar büyük adamlar tarafından yaratılmış ve zevk alsınlar diye ruhlarına sunulmuş güzelliklerdir. Zor iş bu . İşte bu yüzden atlet olmaya karar verdim .’ Bir olimpiyat oyununda birincilik alırsam , toplumumuz ben öldükten sonra büstümü diker.” Bu da bir nevi izdir, bir nevi ölümsüzlüktür.”
diyen sığ bir adam..
Ve sonuncu hikaye Satır bence en güzeli.
"Özgürlük" ve "Dostluk" ile ilgili çok güzel yorumların yapıldığı kısa bir hikaye,
"İnsanlar ancak kenedininkiyle ortak olan felaketlere ortak olan felaketlere duyarlı ve yardıma hazırdırlar. İyi kalpli bir tüccara bir dostunu kaybettiğinden bahsedersen , sana bir dostuna yüz frank verip geri alamadığından beri dostluğa inanmadığı cevabını duyabilirsin. Ve dünya tüccarlarla doludur."

"Turnalar ideal bir topluluk oluştururlar . Sürülerin her biri kendi iradesine göre hareket eder, yiyip yememek, uyuyup uyumamak , bir veya iki ayak üstünde durmak konusunda özgürdürler ve yalnızca tek bir emir bilirler: Aşk.
Sıcak ülkelere gitme emri , kendine o cinsin dehasını taşıyan tarafından verilir ve o , geniş açıyla kurulan konvoyun her zaman başında olur."
“Gerçi bu, bir kürek mahkûmu işiydi, ama ‘güzeli öpmeyen, sümüklüyü öper’ derler bizde. Helyopolis’te bu ‘sümüklü’yü bulmaya ve ister istemez öpmeye gittim.”
Panait Istrati
Sayfa 31 - Varlık Yayınları, 2013.
“Utanç, onur adı verilen toprakta yetişen bir çiçektir, ama onur, ancak olması gereken yerde bulunur.”
Panait Istrati
Sayfa 24 - Varlık Yayınları, 2013.
Melankoliklerin intiharları mayıs ayında ekime oranla daha yaygındır. Neden diyecek olursanız, doğanın yeniden canlanışı onların karanlık düşüncelerinin gökyüzüyle bağdaşmaz.
Panait Istrati
Sayfa 136 - Kavis Yayınevi
“Boşuna uğraşmak insanın ruhunu tüketir. Önüne geçilmez bir felaketi kabul ettiğimiz zaman güçlü oluruz.”
Panait Istrati
Sayfa 32 - Varlık Yayınları, 2013.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sünger Avcısı
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059115926
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fabula Kitap
Baskılar:
Sünger Avcısı
Sünger Avcısı
Sünger Avcısı
Panait Istrati Istrati Sünger Avcısı’yla Adrien Zograffi’nin maceralarını anlatmayı sürdürüyor. Adrien bu sefer Yunanistan’dadır. Bir gün limanda dolaşırken bir adamla karşılaşır ve adam ona iş teklifinde bulunur: Suriye kıyılarında çıkılacak sünger avcılığı işi. Adrien için bu bir iş teklifinden ziyade bir serüven teklifidir. Fakat Adrien’ın serüveni, sünger avcılığı işiyle sınırlı kalmayacaktır.

Kitabı okuyanlar 82 okur

  • Kronik Kitapkolik

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0