Gençler, öğrenciler, dil zenginliği kazanmak ve yaşamın çıplak gözle zor görülebilen inceliklerini öğrenmek için büyük dil ustamız AZİZ NESİN’in bu romanını mutlaka okumalılar. Lisedeyken okumuştum, bu sabah elime alıp solgun sayfalarında yeniden gezindim. Aynı heyecanla o eski günlerime gittim. O zamankinden çok farklı tatlar aldım bu kez ki gezintimde...
Bir yazar ağır cezaevi koşullarında böyle büyük bir romanı nasıl üretir, şaştım kaldım bir kez daha.
Siz de okurken çok şaşacaksınız...
Dünyanın hiçbir ülkesinin yazarı, biz Türklerin yüzlerine Aziz Nesin kadar güzel tebessümler koyamaz.
Halkının çoğunluğuna aptal dediğine bakmayın, bu romanında o dediğinin tam tersini belgeleriyle kanıtlıyor aslında. O halkını çok seven ve halkının erdemlerini çok iyi bilen bir yazarımızdı.
Tek YolAziz Nesin · Cem May Yayınları · 1982592 okunma
Hayatı için “tek yol buydu “diyen diyenler adına örnek sayılabilecek bir kitap .Sahtekar olmayı hiç istemediğini söylediği halde bütün hayatı boyunca bu yoldan farklı bir yolda ilerlemeyen bir insanın yaşam öyküsü bu kitap.Bu kadarı da olamaz dediğiniz bir hayat ,ama anlatılan gerçek bir yaşam.
Ama kitabın sonunda bu yaşamın sahibi olan kişi, gerçekte en çok kendisini dolandırdığını kabul edince rahatladığım kitap
Tek YolAziz Nesin · Cem May Yayınları · 1982592 okunma
Sade ve anlaşılır bir dil ile yazılmış.Usta bir kalem.İlk okuduğum kitaplardan biri.1984 yılında okudum.Zevkle okuduğum bir kitaptı.Hayatın içinden bir hikaye.
Tek YolAziz Nesin · Cem May Yayınları · 1982592 okunma
Aziz Nesin'den okuduğum ilk kitap olan ve etrafımdaki herkese tavsiye edeceğim o kitap "Tek Yol". Aslında Aziz Nesin'i okumaya Zübük ile başlamak istiyordum. Hem en çok duyulan kitabı olduğundan dolayı hem de ekranlarda defalarca kez yayınlanan filminden dolayı ama farklılık olmasını isteyerek Tek Yol ile başladım.
Aziz Nesin, maalesef ki toplumumuzun önyargı ile yaklaştığı bir yazar. Ama kitabı okuduktan sonra neden böyle olduğunu daha iyi anladım. İnsanımızın kendisine bile söyleyemediği şeyleri yazılarında o kadar güzel bir dille anlatıyor ki hak vermeden edemiyorsunuz. O kadar akıcı bir şekilde yazmış ki sanki roman okumuyor da o anı yaşıyor gibi hissettim.
Kitap, kahramanı sabıkalı bir sahteci olan Paşazade'den ve Paşazadenin başından geçen olaylardan bahsediyor. Paşazade defalarca kez hapse girip çıkmış, sürekli bu yola onu başkalarının ittiğini söyleyen biri. Başından geçen olayları Aziz Nesin'e anlatıyor Aziz Nesin de aklında kaldığı şekilde bunları yazıyor ama bir sorun var. Bu adam bu hikayeleri uyduruyor mu? Çünkü öyle şeyler anlatıyor ki, insan bunların gerçek olabileceğine inanamıyor. Her şey çok güzelken bir anda Paşazade yakalanmış ve hapse götürülmüş oluyor. Hep de senin başına mı geldi bunlar diye soruyorlar tabi. Ben de düşünmeden edemedim gerçekten bir insan bu kadar bahtsız olabilir mi?
Anlatılan hikayelerin içeriğine baktığımda aslında o günden bu güne kadar hiçbir şeyin değişmediğini de anlamış oldum. Toplumumuz çok yozlaştı diye eleştirdiğimiz ne varsa aslında o zamanlardan beri süregelen şeylermiş ve hiç gelişememişiz. Aziz Nesin bunları çok güzel bir şekilde anlatmış. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum.
Toplumsal yozlaşmanın belli başlı örnekleri oldukça eğlenceli ve düşündürücü şekilde ele alınmış..
Yazar toplumsal sorunları teker teker Paşazede karakteri üzerinden ele alıyor. Sahte şeyhler, üfürükçü hocalar, sözde Atatürk'çüler gibi bir çok sorun anlatılıyor. Üryani Hazretleri hikayesi en komik olanıydı. Gözümden yaş geldi bey ile şeyhin diyaloglarında. Hikayeler biraz daha az sayıda olsa daha keyifli ve etkili olabilirdi..
Klasik bir Aziz Nesin romanı. Toplumsal meseleler uçlarda ele alınıyor. Oldukça eğlenceli ve düşündürücü. Tavsiye olunur..
"Bütün konuşmalarında Tek Yol, onun haklılığına uydurduğu bir gerekçeydi.." s.276
Hepimiz Aziz Nesin’in Zübük kitabını biliriz. En azından filmini izlemişizdir. Bu kitapta aynı Zübük ve Aziz Nesin’in diğer kitapları gibi sisteme, bozuk düzene mizahsal bir bakış açısıyla yazılmış. Filmi yapılmadı diye biliyorum, yapılsa ve yine başrollerde Şener Şen’i görsek fena olmazdı. Paşazade olarak bilinen ve toplum tarafından “Tek Yol”u sahtekarlık yapmak olan bir kahramanımız var. Paşazade’nin başından geçen olaylarda ne kadar yozlaşmış olduğumuzu, aslında sahtekar olanın biz olduğunu görüyoruz. Son derece akıcı ve sade bir dille ve Aziz Nesin ‘in kendine özgü üslubuyla kah gülerek, kah hüzünlenerek okuyacaksınız. Keyifli okumalar.
Tek YolAziz Nesin · Nesin Yayınları · 2015592 okunma
Paşazade, elli yaşın üstünde sabıkalı bir sahteciydi. Tek yol olarak sahteciliğe kendini itildiğine kendini bile kandırmış bir sahteciydi.
Aziz Nesin kendine özgü dil ve anlatımıyla hapishane hayatı, adalet sistemine ve Türk halkına eleştirileri ele alır.
Aziz Nesin'in abartılı olayları ve mizahi dili ile akıp giden bir eser.
Keyifli okumalar
Aziz Nesin , sadece yazdıkları ile değil, fikirleri, mücadele ettiği değerleri, iyilikleri ve yiğitliği ile her zaman taht kurmuştur gönlümde.
2019 yılı itibariyle, çocuklara yapılan eziyetler, pislikler düşünüldüğünde,onun çocuklar için yaptıkları taktire şayandır. Herkes malını, mülkünü betona, arsaya, taşınmazlara gomerken,o sağlığında Nesin vakfini kurmuş (1972) kimsesiz çocuklari hayata kazandırmıştır. Onun kurduğu bu vakıf, bugün sayısı yüzleri bulan kimsesizlere yuva oluyor hala. Gördünüz mü bilmem, Selçuk'ta müthiş bir yaz kampı var. Matematik köyü adında. Tek kelimeyle müthiş bir iş çıkarıyorlar. Tabii böyle yerler çok sınırli. Tamamen bağışlarla dönen bir vakıf. Ana sermayesi Nesin kitaplarınin telifi. Böyle olunca da insan daha çok okunsun istiyor aziz Nesin'in kitaplarını. Hem karşılığında müthiş bir edebiyat keyfi alıyorsunuz. Düşünüyorsunuz, sorguluyorsunuz, fikir üretiyorsunuz ve ayrıca gülmekten karnınızı agritiyorsunuz. Daha ne olsun. Zaten sizden istenen de bunlar. Eğer,düşünmüyorsanız, sorgulamiyorsaniz ne işe yarar ki edebiyat.
Gelelim, Tek Yol 'a. Herşeyden önce bu kitap bir roman. Nesin'in az sayıdaki romanlarından biri. Hikayenin gerçek olduğunu söylüyor Nesin önsözde. Baş karakter 'pasazade'nin cezaevinde tanışmış olduğu gerçek bir kişi olduğunu söylüyor. Paşazade sahtecilikten sabıkalı, cezaevine defalarca kez girip çıkan, ama hepsinde bu yola itildiğini soyleyen,kendisinin doğrudan yana oldugugunu, namuslu olduğunu, insanların onu kötü olmaya zorladıklarini söyleyen askeri okuldan atılma bir kişi.
Paşazade cezaevinde anlatıyor, Nesin dinliyor. Zaman zaman şüpheye düşüyor, uyduruyor mu diye? Çünkü öyle şeyler anlatıyor ki gerçek olması imkansız.
"Hep te senin başına mı geldi bunlar?" diye soruyorlar. Öyle ya bu kadar kismetsiz, bahtsız adam
TEK YOL
Aziz Nesin tartışmasız çok iyi bir yazar. Bu kitap beklentimi karşılamadı.
Hiç kuşkusuz hikaye türünü daha iyi yazdığı ortada... Çoğu kitabını okudum ve çok severek okudum. Ancak bu kitabı başarılı bulmadım.
Yaşadığı dönemde ben inanmıyorum. Her insan seçimlerinde özgürdür. Çocuklarımı da seçimlerinde özgür bıraktım. Bir oğlum Müslüman demişti. Bir çok hayat görüşünü beğendiğim bir şahsiyet...
Muh te şem.bir Aziz baba klasiği.yazilar, üslup ayni. soylememe bile gerek yok.etkileyici, sürükleyici, düşündürücü, taşlayıcı..ne ararsan var malumunuz.no spoiler :) kahramanın adı Paşazade.oyle guzel anlatti ki bu zatı, cidden sempati duydum.internette şöyle bi araştırdım hatta.olur ya belki bi yerlerde resmi falan vardır. Ama cık ! Yok! Bulamadim.Kitaba dair pek bisey yazmak istemiyorum ama bi söz var kitapta resmen vurdu beni:Atatürkçüyüz elhamdülillah!
Gelelim Aziz babaya. Islamiyetin icinde bu denli sıkı yetişmiş, hatta hafız olmuş, Kurani Kerim'i ezbere bilen bir adamın bi zaman sonra aynı İslamı alaya alip dalga geçmesi, dahası tüm dinleri reddedip ateist olması hayli ironik.neden bi insan yolunu degistirir? Pardon nasıl değiştirir boylesine zıdda? anlamıs degilim :@ Yine de Aziz Nesin okumaya devam.herkese de tavsiye ederim on numara!
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.