Tell the Wolves I'm Home

·
Okunma
·
Beğeni
·
6673
Gösterim
Adı:
Tell the Wolves I'm Home
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
355
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781447202134
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tell the Wolves I'm Home
Dil:
İngilizce
Yayınevi:
Pan
Baskılar:
Kurtlara Söyle Eve Döndüm
Tell the Wolves I
There's only one person who has ever truly understood 14-year-old June Elbus, and that's her uncle, the renowned painter, Finn Weiss. Shy at school and distant from her once inseparable older sister, June can only be herself in Finn's company; he is her godfather, confident, and best friend.
512 syf.
·Beğendi·6/10
Öncelikle kitap bir edebiyat harikası değil bunu bilmeniz gerekir. Ama akıcı bir kitaba ihtiyacınız varsa, yolculukta ya da uzun süredir yaşadığınız okuyamama durumundan çıkmada size yardımcı olabilir. Sayfalar su gibi akıp gidiyor. Ve sımsıcak bi hikayesi var. Öncelikle kıskançlığın ve bencilliğin de AIDS gibi bir hastalık olduğunu öğretiyor bize, hatta daha da kötü bir hastalık. Ve sürekli sevdiği insanları kaybeden küçük bi kızın hikayesini anlatıyor. Asla insanların onun hakkında gerçekten ne hissettiğini anlayamadığını düşünen bi kızın. Yalnızca mutsuz insanların ölümden korktuğunu öğretiyor. Eğer mutluysan ve yaşamında sadece dünyanın en iyi insanları varsa bugün ölmenin senin için hiçbir sakıncası olmayacağını. Aslında öylesine okumuş gibi görünürken ve dilini de oldukça basit bulurken şu an ne çok şey öğrendiğimi gördüm. Neyi nerden öğreneceğinizi asla bilemezsiniz. Okumak istiyorsanız başlayın, pişman olmayacaksınızdır.
512 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Hayatımda hiçbir kitap beni böyle hüzünlendirmedi. Okurken ağladığım sayılı kitaplar arasındadır. Çok fazla övüldü bu yüzden nedense hep okumayı erteledim ama şimdi son sayfayı çevirip kitabı kapattığımda Finn,Toby, June bütün hayatım boyunca benimle kalacaklar. Kitabın size verebileceği en güzel şey bu; hiç tanışmadığınız dostlarınız olacak.

Yazar umarım biiiir sürü eser verir bize ve hepsini böyle büyülenerek okuruz. Gerçekten çok beğendim. Eğer sizi içine hapsedecek, tahmin edilemez ama bir o kadar karşınıza çıkabilecek olaylarla işlenen bir kitap arıyorsanız hemen Kurtlara Söyle Eve Döndüm kitabını almalısınız.
512 syf.
·Puan vermedi
"Eğer çok param olsaydı dönümlerce orman satın alırdım.Etrafına bir duvar örer, içinde sanki başka bir zamandaymış gibi yaşardım.Belki orada benimle yaşayacak birini daha bulurdum.Şimdiki zamana ait hiçbir şeyden söz etmeyecek birini"
512 syf.
·3 günde
Öncelikle kitabı anlatamayacağımı biliyorum ve bu yazdıklarımın bin katının içimde olduğunu belirtiyorum :)
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve sanırım zaten yazarın başka bir kitabı da yok.Kitap benim okuduğum ilk gerçek anlamda kalın kitaplardandı ve ve ve okurken ağladığım ilk kitaptı ne kadar ağladığımı ben bile hatırlamıyorum ah Toby ah.
Kitaptaki hiçbir karakteri asla unutamayacağımı biliyorum :)
Konuya geçelim June adında bir kızın dayısından hoşlanmasıyla hemen ardından dayısının AIDS ten ölmesi ile devam eden ve sonrasından June’ın dayısının erkek arkadaşıyla(Toby)arkadaşlığını hatta belki aşkını anlatıyordu.Dayının yani Finn’in ölmeden önce June ve ablasına çizdiği resmin her yerde konu olması ile devam ediyordu pek spoiler vermek istemiyorum o yüzden detaylandırmayacağım Biraz karakter incelemesi yapayım
Toby en sevdiğim karakterlerdendi o saflığı çok acıtıyordu.
June en az Toby kadar masumdu
Finn kitapta pek yer verilmiyor ama o da sevdiğim karakterlerden oldu
~~~~~~~~~
“Kusursuzluğun dayanılmaz hafifliği Toby Ve Finn”
sanırım başka bir kitaba ait ama olsun buraya da yakıştı
512 syf.
·Beğendi·10/10
Herkes burda yeni kitap arayisina girerken ben eskiyi yad ediyorum galiba. Adini ilginc bulup basladigim sonrasinda birakamadigim bir kitap bazi konularda ön yargilarimi kiran bir kitap okuyanlarin begenmesi dilegiyle
512 syf.
·9 günde·7/10
' Kurtlara Söyle Eve Döndüm '  kitabın adı çok orjinal geldiği için başladığım kitaplardan biri. Kitabı okurken hep isminin kitaba kattığı gizemin olay örgüsüne yansımasını bekledim ama isimle ilgili beklentim yüksek olduğundan hüsrana uğradım biraz. Kitap bir edebiyat harikası değil , yazarın ilk kitabı olmasının izlerini taşıyor.  Öyle aman aman bi olay örgüsü yok ama kitap gayet akıcı,  okutuyor kendini. Kitapta olayı anlayıp ve karakterleri tanımaya başladığımda kitabı bitiremeyebilirim diye düşünmüştüm çünkü kitapta kızın dayısına aşık olması , dayısının ilişkisi falan bana saçma geldi ki ben mantığıma yatmayan olayların içine çekilemiyorum. Ama buna rağmen okutuyor. Diğer incelemeleri okuduğumda çok duygusal olduğunu çok etkilendiklerini yazmış sayın okurlar fakat bende aynı etkiyi bıraktığını söyleyemem. Sebebi yine olaya çekilelememem olabilir tabiki. Dediğim gibi aman aman bir basyapıt değil fakat sıkılmadan okuyabileceğinizi düşünüyorum. Kitabın karakterinin dediğinin aksine 'hayatı kitap yerine film olsaymış da sinemadan çıkmadan izlermişim.'
512 syf.
·8/10
Çok ilginç bir kitaptı.Öyle içinde çok fazla olay da yoktu.June'un dayısının ölümünün ardından geçen zamanı ve June ve ablası Greta arasındaki ilişkiyi anlatıyordu.Ben kendi adıma içinde benden birşeyler buldum abla-kardeş arasındaki ilişki çok sağlam olmasa da güzeldi .Karakterler gerçekten orijinaldi.Ne çok sevdiğimi ne de sevmediğimi söyleyebileceğim bir kitaptı.Fakat sonuna kadar okudum.Güzel bir sonla bittiği için mutluyum...
512 syf.
Çok fazla abartılan kitaplardan biri.Kitaplarda sık sık ağlayan biri olmama rağmen okurken gözüm bile dolmadı.Belkide herkes çok çok beğenip ağladığından beklentimi çok yüksek tutmuştum ancak karşılamadı.Evet farklı bir içeriği var.LGBT temalı bir kitap olay akışı çok güzel işlenmiş.
512 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Lgbti temalı içten, sımsıcak bir romandı. Olayların basit görünen fakat karmaşık ilerleyen yapısı gerçek hayatı yansıtır nitelikteydi. Beğendiğim bir okuma oldu :)
512 syf.
·Puan vermedi
Okuduğum yorumlardan etkilenip aldığım büyük bir hevesle başladığım kitap hiç beklentimi karşılamadı abartıldığı kadar değil . Sayfaları saydım resmen ama Greta ve june ilişkisini merak ettiğimden bitirdim.
512 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Sıradanbir aile hayatı bu kadar gerçek anlatılır. Bir bilgi yığını sırasıyla ve özeliyle çok güzel bir șekilde kaleme alınmış. Bu roman kesinlikle sıradanlığı ortadan kaldırır nitelikte.
"Sanırım ben hikayesinin nasıl sonuçlanacağını öğrenmeyi beklemek zorunda olmayan sayılı insanlardan biriyim. Hayatım bir film olsaydı şimdiye çoktan sıkılıp sinemadan çıkmış olurdum."
Bence insanlar kendilerine olabildiğince yakın birilerini arıyor. Kendi düşünce biçimini tam olarak anlayan birilerini.
Birbirlerini sevmek için seks yapmak zorunda olmayan insanları hayal ediyorum. Seni yalnızca yanağından öpecek insanları.
Belki de sonsuza kadar asla sahip olamayacağım insanlara aşık olmak kaderimdi. Belki de sırada, aynı çaresizliği bana tekrar tekrar hissettirmeyi bekleyen, sahip olamayacağım birçok insan vardır.
''Sanırım ben hikayesinin nasıl sonuçlanacağını öğrenmeyi beklemek zorunda olmayan sayılı insanlardan biriyim.Hayatım bir film olsaydı şimdiye kadar çoktan sıkılıp sinemadan çıkmış olurdum.''
Carol Rifka Brunt
Sayfa 305 - June ve Toby konuşurken

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tell the Wolves I'm Home
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
355
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781447202134
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tell the Wolves I'm Home
Dil:
İngilizce
Yayınevi:
Pan
Baskılar:
Kurtlara Söyle Eve Döndüm
Tell the Wolves I
There's only one person who has ever truly understood 14-year-old June Elbus, and that's her uncle, the renowned painter, Finn Weiss. Shy at school and distant from her once inseparable older sister, June can only be herself in Finn's company; he is her godfather, confident, and best friend.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 91 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları