The Midnight Library

Matt Haig
Yazar:
Matt Haig
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
Eylül 2020
İlk Yayın Tarihi:
Ağustos 2020
Yayınevi:
Viking
Orijinal Adı:
The Midnight Library
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
ISBN:
9780525559474
Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
Dil:
İngilizce
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Kaybedenler"i buraya alalım! Hayata bakış açınız değişecek!
9/10
·282 syf.··
2022 99. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2022 06:48
"Keşke" diyen biriyseniz, Hayatın dönüm noktalarında hata yaptığınızı düşünüyorsanız, Pişmanlıklarla doluysanız işte sizin için biçilmiş bir kaftan: Gece Yarısı Kütüphanesi Esere dair daha önce olumlu, olumsuz birçok eleştiri aldım. Ama ben kimi eserlerin insan seçtiğine inananlardanım. Şimdi eser bitti ve kendi kendime kurduğum ilk cümle ne oldu biliyor musunuz: İyi ki şu anki hayatımı yaşıyorum... Evet bambaşka bir hayatım olabilirdi. Daha zengin olduğum, Daha popüler olduğum, Daha başarılı olduğum, Etrafımda daha fazla insanın olduğu, Yapmak istediğim her şeyi yapma imkanımın olduğu bir hayatım olabilirdi. Ama ben o hayatta şimdikinden mutlu olabilir miydim? Şunu kabul etmemiz gerek: Yaşadığımız hayat bizim! Doğrusuyla, yanlışıyla, pişmanlıklarıyla bizim hayatımız! Ve emin olun, dışarıdan ışıltılı görünen birçok hayat içine girdiğinizde o kadar parlak değil. Bunu olmak istediğiniz hayatın intihar oranlarını araştırarak deneyimleyebilirsiniz! Nora! Pişmanlıkların kadını... Veronika Ölmek İstiyor romanının, hayatının değerini kaybetmek üzereyken anlayan Veronika'sı... Hep öyle değil midir zaten! Bir şeyin değerini asıl onu kaybedince anlarsın. Beklendiği gibi gitmeyen bir hayat. Kaybediş üstüne kaybedişler. Sanki hayatın bize bir garezi vardır, diğer hayatlar yolundayken tüm sıkıntılar bizi buluyordur. Bir filmde duymuştum: "Rutine dönüşen her şey sıkıcıdır aslında. Bu yüzden komşunun bahçesindeki çimen bize hep daha yeşil gelir, her zaman." Sihirli bir kelime var ve her şeyin değerini o belirliyor: BEKLENTİ. Yaşadığınız hayat beklentinizi karşılamıyor olabilir. Bunun için bakış açınızı değiştirecek olan, çaba gösterecek olan yine sizsiniz. İçinde sevgi olmadan sahip olunan bütün hayatlar yetersiz gelecektir emin olun. İnsanlar küçük şeylerle daha mutlu. Sevdiğin zaman o küçük şeyler büyük
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2025 14. kitabı
Herkese selamlarrrr! Şu meşhur Gece Yarısı Kütüphanesi’ni nihayet bitirdim. ;) Kitap, son yıllarda gördüğüm en büyük beklenti ile geldi. Herkesin elinde, herkesin kalbinde. Ben de büyük bir merakla Nora Seed’in hikayesine daldım. Konu, hepimizin en derin korkusu. Hayatımızda verdiğimiz kritik kararlar. İntiharın eşiğindeki Nora, sonsuz bir kütüphanede şunu seçseydim ne olurdu? diye düşündüğü tüm hayatları yaşama imkanı buluyor. Düşünce olarak harika, değil mi? İnsanın içini cız ettiren cinsten. Kitap o kadar akıcı ki, elinizden bırakamıyorsunuz. Matt Haig, okuru yakalamayı iyi biliyor. Ama ne zaman ki o akıcılık bitiyor, geriye koca bir boşluk hissi kalıyor. Benim için bu kitap, büyük bir fikri alıp, onu çok sığ bir zeminde harcamış maalesef. Nora bir hayatı deniyor, bir iki sorunla karşılaşıyor ve hadi benden bu kadar! deyip bir sonrakine geçiyor. Bu, hayatı denemek değil, bir tiyatro oyununda kostüm değiştirmek gibi. Gerçek pişmanlık, insanın ruhunu sızlatan, yıllarca taşıdığı bir yüktür. Kitapta ise pişmanlıklar, hızlıca temizlenip rafa kaldırılan eski bir eşya muamelesi görüyor. Hiçbir hayatın zorluğu, Nora'ya gerçekten dokunmuyor. Kitabın tüm yapısı, okuru tek bir finale yönlendirmek için kurulmuş “Yaşadığın hayat en iyisi.” Bu mesaj doğru olsa bile, bu kadar zorlama bir yolla verilmesi beni rahatsız etti. Kitap okumak, yazarın sürekli parmağını sallayıp bize “Mutlu Olman Gerek!” dediği bir ders saati değildir. Hikaye, kendi dersini kendisi vermeliydi. Haig ise her fırsatta araya girip, bize pozitif düşünme dersi veriyor. Bu kitabın popülaritesinin sırrı, insanlara acil durum çözümü sunması. Zor zamanlardayız, bunalmış durumdayız. Haig geliyor ve diyor ki merak etme, o seçmediğin yolda da işler berbattı. Sen iyisin bu, ruhsal yorgunluktan kaçmak isteyen okur
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
3/10
·282 syf.··
2023 83. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2023 23:51
Gece Yarısı Kütüphanesi kendine has bir atmosfere sahip ve bir çok okuyucunun beğenisini kazanmış olsa da, son derece sıkıcı bir hikaye anlattı bana. Karakterlerin gelişimi yetersiz ve yüzeysel kalmıştı... Okurken kitabın bazı bölümlerine geldiğim de "Tamam işte bu... şimdi toparladı." diye düşündüğüm her an hüsranla bitti. Zaten hikaye bütünlüğüyle, tamamen hayali bir dünya da geçmesine rağmen, aşırı derecede sıkıcı ve tahmin edilebilirdi... Kitapta bir çok sorun var!!! -Hangi birinden bahsedeyim bilmiyorum- Bazı bölümler haddinden fazla karıştırılmaya çalışılmış ve bu da bir çok anlamsızlık getirmiş. Ana karakterin bir çok kez ne olduğunu anlamaya çalışması ve bunu haddiden fazla karışıklık içinde anlamaya çalışmakta bir hayli yorucu bir deneyim yaşattı bana. Bir çok sorunun içinde ki bir diğer sorun ise ana karakterimizin davranışları ve kararlarının son derece mantıksız ve tutarsız olmasıydı... Matt Haig'in dünyayı tasvir etmek için yapmaya çalıştığı ayrıntılı tasvirleri olmasına rağmen bir çoğu gereksiz ve ilgi dağıtıcıydı. Hatta kitabı daha akıcı hale getirecek bir etki yaratmaktan da uzaktı... -Dünya tasvirlerinin orantısı karakter tasvirleriyle doğru orantılı değildi- Sonuç olarak Gece Yarısı Kütüphanesi benim için başlarda merak uyandırıcı bir hikaye sunmasına rağmen, ilerledikçe sıkıcı karakterler, öylesine karmaşıklaştırılmaya çalışılmış bir anlatım ve tahmin edilebilir bir hikayeyle beklentilerimi karşılayamadı. Okumayı planlayanlar için, başka bir alternatif kitap arayışına girmelerini öneririm.
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
10/10
·296 syf.··
2021 97. kitabı
#kitapyorumu 5/5 ️️️️️️️️️️ 10/10 ️️️️️️️️️️ Gece Yarısı Kütüphanesi bana tür olarak birbirleriyle sıfır alakaları olsa da Evelyn Hardcastle’ın Yedi Ölümü kitabını anımsattı. Ya da onu okurken olan hislerimi demek daha doğru olur. Çünkü tamamen beklentisiz başladığım bir kitabın beni bu derece etkilemesi sürekli yaşadığım bir şey değil. Kitabın konusundan bahsederek başlayıp ilerleyelim. Kadın karakterimiz Nora Seed, hayatından nefret ediyor. Tüm yaşamı resmen pişmanlıklar kuyusu. Yapmadığı, son anda vazgeçtiği bir çok karar yüzünden yalnız kaldığını, kimsenin ona ihtiyacı olmadığını hatta onsuz daha iyi olacaklarını düşünüyor. Aynı gece intihar ediyor ve ölmek yerine kendisini gece yarısı kütüphanesi diye tuhaf bir yerde buluyor. Nora, yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgi olan araf boyutuna sıkışıp kalmışken, tüm hayatını emen pişmanlıklarını yeniden yaşama şansı buluyor. Ya abisiyle rock grubu kursaydı? Ya sevgilisiyle evlenseydi? Ya yüzmeye devam etseydi? Kendi yaşamında seçmediği her şeyi bir bir deneyimleme fırsatı karşısına çıkıyor. Kitabımız genel hatlarıyla bu şekilde. Okuması basit olmasına rağmen verdiği mesajlar inanılmaz anlamlı, sizi düşünmeye iten ve hayatınızda bir şeylerin pişmanlığını yaşamak yerine o anı en iyi şekilde değerlendirmenin önemini olabilecek en iyi şekilde vurguluyor. 280 sayfalık harika bir romandı ve her sayfasından keyif aldım. Eğlence tarzı bir keyif değil bu, yanlış anlaşılmasın. Bana verdiği mesajlar ve anlatmak istediği düşünceler mükemmeldi. Bu sene okuduğum en güzel ve tatlı hikayelerden biriydi. Sizi her anlamda düşünmeye itiyor diyebilirim. Not: Yaşadığı hayatlardan birinde ciddi anlamda kalbim kaldı, keşke gerçek hayatta da Nora o yaşama sahip olabilseydi dedim. Bunu not geçmek istedim.🥲 %100 tavsiyemdir. Gönül rahatlığı ile
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Sadece Bir Kare İleri
7/10
·296 syf.··
2026 9. kitabı
Bir seçim yapmak, aslında masadaki diğer tüm ihtimalleri kendi ellerinle öldürmektir. Sırf bu cinayetin suçluluğunu yüklenmemek için yıllarca masadan uzak durdum, kararsızlığı seçtim. Ama Nora’nın paralel hayatlar arasındaki o yorucu mesaisi bana şunu net bir şekilde yüzüme vurdu: Seçimsizliğin faturası, yanlış bir seçimin faturasından çok daha ağır. En azından bir seçimin sonucuna katlanmak, kendi yarattığın bir eylemsizlik cehenneminde yanmaktan daha onurlu. Eskiden kendimi görünmez bir cam fanusun içinde, hayatı sadece dışarıdan izleyen yalıtılmış bir seyirci sanıyordum. Bu "dışarıda kalma" halinin, o uyumsuzluğun sadece benim kusurlu doğama ait, bana özel bir lanet olduğuna inandığım koca bir kuluçka dönemi geçirdim. Edebiyat o camı çatlatan ilk şeydi, bana bu anlamsızlığın evrensel bir insanlık sorunu olduğunu gösterdi. Nora’nın hikayesi ise o camı iyice inceltti. Hepimiz bir gün o "kusursuz" hamleyi yapacağımızı ve hayatımızın sihirli bir şekilde değişeceğini sanarak o satranç tahtasının başında bekliyoruz. Kimseyi kırmayalım, her ihtimali hesaplayalım, mükemmel olalım derken kendi kaburgalarımızı kırıyoruz. Oysa hayatı ölümüne analiz etmek, yaşamanın getirdiği o kaotik riskten kaçmak için uydurduğumuz koca bir yalan. Kitap bana o çok unuttuğum, sıkıcı ama hayati kuralı hatırlattı: Hayatını kurtaracak o tek ve kusursuz hamle yok. Sadece ilerlemeye devam etmen gereken kareler var. Attığın adımların hepsi iyi olmayacak, saçmalayacaksın, zarar edeceksin; bu dünyanın kuralı bu. Önemli olan, o analiz felcinden kurtulup piyonu bir kare daha ileri itebilmek. Hayatı anlamaya çalışmaktan yorulanlar için, sadece "yaşamaya" başlamak adına iyi bir durak.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Toplaşın, yine bilgelik dağıtılıyor. Peh!
6/10
·296 syf.··
2021 143. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2021 22:31
“2020 Goodreads yılın en iyi romanı” seçilen kitabımızla merhaba.Çok okunmuş,çok sevilmiş kitapları sevmeye baştan yatkınlık duyduğunuz oluyor mu?Bana oluyor, ama bu yargıya rağmen sevemediğim kitaplar da oluyor.Bu da onlardan biri oldu. Herkesin hayatındaki kimi kararları sorguladığı, keşke farklı davransaydım dediği, pişmanlıklar yaşadığı yüzlerce deneyimi vardır kuşkusuz.Hayatından belli yanlarıyla ya da tümüyle memnun olmayan insanlar için,paralel evrenlerde yaşanan farklı hayatlara gidebilmek,istediğinde karar kılabilmek..Konu ilgi çekici, acayip cazip, kabul.Yazar hayatın anlamını sorgulamamız, kendimize dersler çıkarabilmemiz için altı çizilecek öyle güzel cümleler kurmuş ki! İyi güzel, ama bence sorun da buralarda. Sevenleri kusura bakmasın, ama Simyacı vol 2. Edebiyat bakış açısını gözden geçirmek için okurun eline illa ki bir şeyler tutuşturur.Her kitaptan bir şeyler koyarız cebimize.Ama ne zaman ki yazar beylik laflarla,mesaj verme kaygısıyla bunu yapıyor,o kitaptan koşarak kaçmak istiyorum.Birilerinin sürekli hayatın nasıl yaşanması gerektiğiyle ilgili akıl verdiği,bize doğruluğu tartışılmaz düşünce kalıpları sunduğu yazınların edebiyatta kolaya kaçan bir tarz olduğunu düşünüyorum. Ben bilgeyim,toplaşın etrafıma,size şimdi bilgeliğin sırrını açıklayacağım, aydınlanacaksınız!E biz sizi yazar biliyorduk efenim, madem öyle yazın bir kişisel gelişim kitabı, renginiz belli olsun diyesim geliyor. Oysa ben kurgunun,cümlelerin,varsa mesajların üstü kapalı durmasını isterim.Ben örtüleri kendim kaldırmak, her şeyi bu yolla keşfetmek isterim. Okur olarak yazardan beklentim bu mesafeli ilişki. Çok mu? Buyurunuz kitabın cümle kalıbı: “+Böylece görmüş oldun değil mi? -Neyi gördüm?” Aaa. Sen kafanı çok yorma Noracığım, cevapları sana şimdi verecekler. Cevabı tabi ki
Roman
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
"Bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır."
8/10
·282 syf.··
2024 40. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2024 22:59
Birçoğumuz farklı seçimler yapsak hayatımızın şu an nasıl olacağını merak etmiştir. Üniversitede farklı bir bölüm seçsek, farklı şehirleri tercih etsek, atamada tercih sıramız farklı olsaydı, farklı bir mesleğe yönelsek, şu an hayatımızda olan kişiyle değil de geçmişte kalan biriyle yola devam etsek ya da kimse olmasa da yalnızlığın ve özgürlüğün keyfini çıkarsaydık... Gibi çeşitli yol ayrımlarından birine sapmamıza sebep olan seçimlerimizden pişman olduklarımız olmuştur, "Keşke" dediklerimiz olmuştur. İşte bu kitap, "Keşke"leri fazla olanlar için yazılmış. Pişmanlıkları büyük olanlar, bu kitabı okuduğuna pişman olmayacaktır. Gece Yarısı Kütüphanesi, dört yıl önce yayımlanmış fakat kısa sürede popüler olup çok okunan kitaplardan. Kitabı beğenmemdeki kıstas bu değil elbette. Beğendiğim yönleri de var eksik gördüğüm yönleri de var. Önce beğendiğim yönü olan konusu hakkında yazayım. Gece Yarısı Kütüphanesi, hayatından memnun olmayan, kendini yalnız ve başarısız hisseden Nora'nın intihar etmesiyle başlıyor. Nora gözünü Gece Yarısı Kütüphanesi'nde açıyor. Sonsuz sayıda rafta sonsuz sayıda kitap var, bunlar Nora'nın farklı seçimler yaptığı paralel evrendeki hayatları. Nora kitabı seçip okumaya başladığında kendini o hayatta buluyor, bir hayatında müzisyen, bir hayatında olimpiyatlarda derece alan bir yüzücü, bir hayatında kutuplarda buzulları inceleyen bir bilim insanı oluyor, seçimlerini değiştirerek farklı hayatlar deniyor. Fakat gerçek yaşamında seçseydim diye pişman olduğu hayatları seçtiğinde de işlerin mükemmel ilerlemediğini görüyor, o hayatlarda acı ve dert var, küçük farklar büyük değişimlere sebep oluyor. Kitap konusu ve işleyişi bakımından "Kelebek Etkisi" filmine benziyor. "Bazı yolların daha kolay olacağını düşünmek işimize geliyor bence," dedi...“Ama belki
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Puan vermedi·282 syf.·
2024 60. kitabı
Alıntıları Güzel, Konusu çarpıcı, Kurgusu Berbat! Eserin konusu hayatın anlamı ve varoluşunu manaya kavuşturma çabasına yenip düşerek intihar eden baş karakter hastanede komada yatan Nora’nın pişmanlıklarıyla yüzleşmesi için Gece Yarısı Kütüphanesi adındaki mekanda pişmanlıklarının evrenleri arasındaki yolculuğunu anlatıyor. Kitap ilk girişte fazlasıyla çarpıcı bir konuyla giriş yapıyor. Sonrasında Konuyu işleyişi çok dağılıyor, çok dağınık toparlanmıyor, kurgusu savruk, çok fazla tekrara düşüyor yazar. Girişte konusu etkileyici olsa da Kuantum fiziği bu kadar acı çekmemiştir. Evrenler arasında geçişteki kopukluklarla karakter oradan oraya savruluyor. Karakter bulunduğu evreni Sorguluyor diyemiyorum çünkü bulunduğu mekan zaman diliminde sürekli çevresindekileri tanıma gayretinde oluyor. Kitabın ana fikri pişmanlıklarımız da olsa kararımızın arkasında durmamız gerektiği olsa da bunu vurgulayamıyor. Bir kaç nüansta sadece bunu alabiliyorsunuz. Kitaba dair güzel alıntılar olsa da yazara şu konu da teşekkür edebilirim. Kitaba Aldığı alıntıların kaynağını belirtmek olur. Okudum sadece kitapları yarım bırakmayı sevmediğim için bitirdim. Keyifli okumalar herkese..
Düşünce
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
kelebek etkisi
8/10
·282 syf.··
2024 92. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 20:49
Yaptığımız her seçim, senaryosu baştan yazılan bir film gibi. Her an değişen/değişebilen bir yaşamın senaryosu. Geçmişte yaptığımız seçimlerin bize sunduğu hayatı yaşıyoruz. Çoğu insan güncellenmez. Kadercilik yaklaşımıyla “e ne yapalım oldu bi kere” deyip, mutlu olmadığı hayatı yaşamak zorunda hisseder kendini. Dikkat edin! Bu da bir seçimdir. Geçmişin hatalarını, yanlışlarını bugün hala yaşamayı seçmek bir seçimdir. Hayat, mürekkebi bitmeyen ve duraksamayan bir hızla yazmaya devam eder. Sen nasıl istersen öyle yazar. Tembellik, iradesizlik, kabulleniş, eylemsizlik… bunlar her gün kişinin seçtiği seçimlerdir. Aynı seçimlerden farklı sonuçlar beklemek de salaklıktan başka bir şey değil. Değiştireceğin seçimler seni bir anda Steve Jobs yapacağını da bekleme yani. Yapacağın farklı seçimler binlerce olası bir sonuç çıkarır önüne - artısıyla eksisiyle-. Kitap Kelebek Etkisi filminin mantığında. Filmi sevdiyseniz kitabı da seversiniz. **Sonunu Netflix gibi bağlamasaydı iyiydi:))
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
7/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 22:47
Günümüz hayatını basit bir dille anlatmış bir eser. Olmak istediğimiz , yaşamak istediğimiz , yada istemeğimiz bir hayatı farklı tarzlarda olaylarla anlatmış . Her döngü her kitap farklı bir yaşam . Ee zaten bizim burda buna kader deriz . İnsanoğlu yetinmeyi pek bilmez , olanı yaşamak lazım olanı sevmek lazım… Şöyle olsaydı da böyle olurdu ile hayatı kendimize zindan ederiz zaten . Kendi hayatını kabullenmek sevmek ve daha da güzel görmek lazım…
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma

Yazar Hakkında

Matt HaigYazar · 17 kitap
1975'te Sheffield'de doğan Matt Haig, edebiyat kariyerine 2004 yılında yayımlanan The Last Family in England'la başladı. Hamlet esinli The Dead Fathers Club romanı 2008 yılında Ölü Babalar Kulübü adıyla Türkçeleştirilmişti.