The Stand

Stephen King
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·1216 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 00:00
Mahşer, beni hem yoran hem de içine çeken bir kitap oldu. Konu ilk bakışta basit görünmüştü: bir virüs yayılmış ve dünya neredeyse tamamen boşalmıştı. Stephen King bu felaketi anlatırken asıl odağını insanlara vermişti. Kitabı okurken hissedilen sessizlik çok etkileyiciydi. “Dünya sessizleşti.” cümlesi, yaşanan yıkımı tek başına anlatıyor gibiydi. Kitap ilerledikçe hayatta kalan insanların iki farklı yola ayrıldığı görülmüştü. Bir taraf umut, inanç ve dayanışmayı temsil ederken, diğer taraf korku ve gücü simgeliyordu. Mahşer'in en güçlü yönlerinden biri, karakterlerin iç dünyalarının ön planda olmasıydı. Benim için korkudan çok seçimlerle ilgili bir kitap oldu. Felaket, insanların içindeki iyi ve kötü yönleri daha görünür hale getirmişti. Bittiğinde aklımda kalan virüs değil, insanların hangi tarafı seçtiği oldu. "Gerçek sevgi bazen kör olduğu kadar dilsiz de." "Zor zamanlarda insanlar insanlıklarını daha çabuk unutuyor." "Anahtar, kurallara uymanın ödülüydü. Uy­mayanı bir hücreye kilitleyebiliyorlardı." "Medeniyetin anahtarı ve kanunsuzluğun yegane pan­zehiri toplumdur." "Geçmişe müdahale edilemeyeceğini kavramak, affetmeye giden yolu açardı." "Sırf korkunun olduğu yerde sevginin var olup gelişmesi pek mümkün değildi. Tıpkı bit­kilerin karanlıkta yeşeremeyeceği gibi."
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,924 okunma
Dünyanın Sonunu Değil, İnsanlığın Yeniden Doğuşunu Anlatan Destan
10/10
·1216 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Bazı kitaplar vardır, olay örgülerini hatırlarsınız. Bazıları vardır, karakterlerini unutmazsınız. Bir de çok az kitap vardır ki bitirdikten yıllar sonra bile size insanı düşündürmeye devam ettirir, olaylarını da karakterlerini de unutturmaz. Stephen King’in Mahşer’i benim için işte bu son gruba giriyor. Romanın yüzeyine baktığınızda bir salgın hikâyesi olduğunu görüyorsunuz. Laboratuvardan yayılan ölümcül bir virüs ve birkaç hafta içerisinde neredeyse tamamen yok olan bir dünya… Ancak sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki King’in anlatmak istediği şey salgının kendisi değil. Virüs sadece sahneyi boşaltıyor. Asıl oyun, sahneyi boşaltan virüsten kalan insanlar ortada kaldığında başlıyor. Mahşer’i okurken sık sık şunu düşündüm: Medeniyet dediğiniz şey gerçekten ne kadar sağlam? Elektrik, internet, devletler, yasalar ve milyonlarca insan ortadan kalktığında geriye ne kalır? King’in cevabı ise oldukça ilginç. İnsan kalır. Ve insan, ne kadar yıkım yaşarsa yaşasın yeniden bir düzen kurmaya çalışır. Romanın ilk bölümlerinde salgının yayılışını ve toplumun çöküşünü okuyoruz. Bu kısımlar o kadar gerçekçi yazılmış ki bazen bir roman okuduğunuzu unutuyorsunuz. Fakat beni asıl etkileyen, salgın sonrasında başlayan uzun yolculuklar oldu. Boşalmış otoyollar, terk edilmiş kasabalar, sessiz şehirler ve kilometreler boyunca tek bir insanın bile görünmediği yollar. King bu bölümlerde yalnızlığı öyle güçlü hissettiriyor ki bazen karakterlerle birlikte ben de o sessiz dünyanın içinde yürüyormuş gibi hissettim. Fakat Mahşer’in asıl büyüsü Boulder’da başlıyor. Dünyanın sonundan sonra kurulan bu yeni topluluk, romanın en etkileyici bölümlerinden birini oluşturuyor. Başlangıçta insanların kapılarını kilitlemeye ihtiyaç duymaması, insan sayısı artıkça insanın tekrardan insandan korkusunun
1000Kitap
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,924 okunma
Spoiler İçermez!!
5/10
·1216 syf.·
Beğendi
·
2018 103. kitabı
Kitabı okuduktan hemen sonra hissettiklerim ve şuan hissettiklerim o kadar farklı ki... Önceden , kitabı bitirdiğim gün, yazdığım bir inceleme vardı. Bazı eksikliklerden dolayı kaldırmıştım. Şimdi tekrardan ekliyorum ve kararı size bırakıyorum :) Mahşer'i okumamın üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra: Mahşer, uzun zamandır merak ettiğim ve King kitapları içinde beklentimin en yüksek olduğu kitaptı. Açıkcası kitabı okumamın üzerinden 10 gün geçti, olayları yeni yeni sindirmeye başlamam ve kitap hakkında görüşlerimi toparlayabilmem için incelemeyi biraz erteleyerek yazmanın daha mantıklı olduğunu düşündüm. Mahşer, King'in edebi değeri en yüksek ve en ağır kitabı. Ağır olmasını olumsuz yorumlamıyorum şahsen. Mahşer King'in bütün kitaplarının birleşimi gibi; aşk, dram, macera-aksiyon, gerilim(çok çok az da olsa), felsefe, edebiyat, bilim-kurgu, kıyamet senaryosu gibi birçok türün karışımından oluşuyor. King'in bu türlerden her birinin ön planda olduğu kitapları mevcut. Mesala dram için Yeşil Yol , macera-aksiyon için Doktor Uyku, korku için Hayvan Mezarlığı,gerilim için O'yu örnek verebilirim. Bu manyak niye şimdi bu örnekleri veriyor ? Arkadaşlar Mahşer'i okurken alacağınız tat, King'i tanıma düzeyinizle doğru orantılı ilerliyor; çünkü Mahşer bütün King kitaplarının karışımı. King hiç okumayıp, ilk Mahşer ile başlayayım dersen bunun intihardan bir farkı olmaz. Şahsen King'in çoğu kitabının okumadan Mahşer'i okuduğum için içimde bir nebze pişmanlık var, ama King'in kitaplarını sömürdükten sonra tekrardan Mahşer'e geri döneceğim. He, bu benim fikrim. ''2.kez kitaba geri dönmek istemem'' , derseniz eğer mümkün olduğunca King
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,924 okunma
Puan vermedi·1080 syf.··
2026 19. kitabı
·
127 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 17:48
Bu kitabı üniversitedeyken okuduğumda dört yüz küsur sayfaydı. Bu kadar yıl sonra kitapta neyi sansürlediklerini merak ettiğimden tekrar okudum. Tekrar okuma süresi 187 gün sürmüş olsa da sonunda bitti Biraz da Mahşer’den bahsedelim. Dünya salgınla yok olmuş, umut ile umutsuzluk arasında sıkışmış bir dünyanın ta kendisiydi. İnsanlığın büyük kısmını yok eden salgının ardından geriye kalanların hikâyesini okurken sık sık şu soruyu sordum: “Ben olsaydım hangi tarafta yer alırdım?” Mahşer’in en etkileyici yanı korkusunun canavarlardan ya da doğaüstü olaylardan gelmemesi. Asıl korku insanın kendisinden geliyor. Düzen ortadan kalktığında, kurallar yok olduğunda ve herkes yeniden başlamak zorunda kaldığında ortaya çıkan tablo insanı uzun süre düşündürüyor. Evet, kitap oldukça uzun. Hatta bazı bölümlerde “Acaba biraz hızlansa mı?” dediğim anlar oldu. Ama dönüp baktığımda bu uzunluğun hikâyenin ruhuna hizmet ettiğini düşünüyorum. Çünkü Stephen King bize yalnızca bir olay örgüsü sunmuyor; yaşayan, nefes alan bir dünya kuruyor. Mahşer’i okurken zaman zaman gerildim, zaman zaman duygulandım, bazı karakterlere öfkelendim, bazılarını ise korumak istedim. Bu kitapta en sevdiğim şey karakterlerin yalnızca iyi ya da kötü olmamasıydı. Stu Redman, sakinliği ve sağduyusuyla güven veren bir karakterdi. Frannie Goldsmith, yaşadığı tüm zorluklara rağmen umudunu korumaya çalışırken insanın içine dokunuyor. Larry Underwood başlangıçta çok sevilesi biri olmasa da yaşadığı değişimle beni en çok şaşırtan karakterlerden biri oldu. Ve elbette Nick Andros… Kitabı bitirdikten sonra bile aklımda kalmaya devam eden karakterlerden biri oldu. Bir tarafta iyiliğin sembolü gibi duran Abagail Ana, diğer tarafta karanlığın vücut bulmuş hali Randall Flagg… Aslında kitap yalnızca bir salgın sonrası
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20173,924 okunma
6/10
·1216 syf.·
2024 216. kitabı
Mahşer... Kasım ayının sonunda başladığım dün anca bitirdiğim kitap. Ne anladın derseniz hiçbir şey anlamadım açıkçası jdhwhdhwks 1200 sayfanın çoğu betimlemeydi ve bu okurken beni aşırı yordu. Yazardan başka kitaplarda okudum ama beni en zorlayan bu kitabı oldu. Bu tarz betimleme ağırlıklı kitaplar seviyorsanız mahşer kesinlikle tatmin edecektir. Ben uzun bir süre bu yazardan kalın bir kitap okumayacağım...
1000Kitap
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,924 okunma
İYİLİK VE KÖTÜLÜK.TARAFINI SEN SEÇ.
9/10
·1080 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2020 10:57
Bazı kitaplar vardır,hayatınıza adeta hükmederek hayatınızı ele geçirir.İşte Mahşer de böyle bir kitap. Önce kitap ile nasıl tanıştığımızı anlatmak istiyorum.Bundan tam 6 yıl önce kütüphanede çizgi roman bölümüne bakarken bu kitabın çizgi romanını gördüm ve hemen o dakika ne işim varsa bırakıp hırslı bir şekilde okudum.Sonra kitabını alıp okudum ama o zamanlar sadece bir grip virüsünün tüm dünyayı yok etmesi şeklinde yorumlamıştım.Hazır King okumak istiyorken ve Coronavirüs mevcutken tekrar okumak istedim. Mahşer kitabının konusu süpergrip adlı bir hastalığın dünyanın %99’unu öldürmesi sonucu geride kalan insanların toplumu yeniden inşa sürecini anlatıyor.Kitabın temel ve kilit noktası bu.Toplum diyoruz her toplumun bir lideri vardır ve iki kişi lider olmak için kendini öne sürüyor.Abigail Ana ve Randall Flagg.Konu bölümünün bu kadar yeterli olduğunu düşünüyorum. Kitap hakkındaki düşüncelerime gelecek olursak kitap size hayatın hiç görmediğiniz noktalarını gösteriyor bununla da kalmıyor insanların psikolojik yönlerini daha iyi anlamanızı sağlıyor.Özellikle etkilendiğim birkaç nokta var onlara değinmek istiyorum. Kitap aslında 3 bölümden oluşuyor.Gribin yayılması,İnsanların bir araya gelme süreci ve son diye adlandırdığım o değişik kısım var. Kitap aslınde hem apokaliptik hem post apokaliptik.Bu türde sanırım çok nadir rastlanan bir durum. Değinmek istediğim noktalardan biri sevgisizliğin bir insanı ne kadar canavarlaştırabileceği.Bizi var eden zaten çevremizdeki insanlar ve onların bizi sevmesi değil midir ? Bana bunu harika bir şekilde gösterdi bu kitap. Bazı insanlar vardır onlara altın testide istediğinizi sunun yaratılıştan gelen bir kötülüğü vardır ve bunu siz değiştiremezsiniz.Bu düşünceyi bana kitap öyle bir şekilde aşıladı ki ben bunu bir daha
Edebiyat
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20173,924 okunma
10/10
·1080 syf.··
2020 38. kitabı
"Sırf korkunun olduğu yerde sevginin var olup gelişmesi... mümkün değil." Mahşer, biz fanilerin de benzerini yaşadığımız bir süpergrip evreninde kötüyle iyinin, korkuyla sevginin çarpışmasının Eski Ahit'ten fırlamışçasına anlatıldığı bir süperroman. Bir saga. Yüzüklerin Efendisi'ne koşut giden bir yol hikayesine dönüşmeden önce bir mahşer hazırlığını anlatan romanda Stephen King, tüm yeteneklerini bir araya toplayıp onlardan bir ordu teşkil etmiş. Derin Hristiyanlık tarihi bilgisi, kötücül bir sembolizm kurgulama, karakter derinliği (kadınlar, deliler, çocuklar, sosyopatlar ve iblisler dahil) yaratma gücü ve tümdengelimci bir hikaye anlatma kapasitesi. King'in en önemli yeteneklerinden kurduğu ordusuyla ortaya çıkan Mahşer, Corona günlerinde okunması anayasal zorunluluk haline gelmesi gereken bir roman. Böylece finalde sorulan ders alınmış mıdır sorusu hakkında da uzun uzun düşünme imkanı bulmak için kendimizi ruhsal bir karantinaya alma fırsatını da yakalamış oluruz.
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20173,924 okunma
10/10
·1080 syf.··
Beğendi
·
2021 69. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 16:11
Ve uzun zamandır devam eden okumayı bitirdim. King'den okuduğum ilk kitap oldu #mahşer O kitabını okumak istemiş ama yarım bırakmıştım bu kitapta da pek ümidim yoktu ama King hakkını vermiş. Kitap çok akıcı ve konusu o panik hali bana yaşadığımız şimdi ki corona zamanının ilk yıllarını hatırlattı.
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20173,924 okunma
10/10
·1080 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2021 20:26
‘’İyi bir hikayenin ihtişamı, sınırsız ve akıcı oluşundan kaynaklanır; iyi bir hikaye, okuyucuda kendi özel tarzında iz bırakır.’’ -Stephen King Mahşer, uzun zamandır okumak istediğim bir romandı ve sonunda okuyabildim. Bu salgın döneminde okumak biraz garip gelmedi de değil. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde karakterlerin virüsün yayılmasından önceki yaşamlarından parçalar görüyor, onları yakından tanıyoruz. Virüs yayılırken ki korkularını, endişelerini ve çaresizliklerini iliklerimize kadar hissedebiliyoruz. İkinci bölüm benim en sevdiğim bölüm oldu diyebilirim. Kurulan komitedeki tartışmalar, Abigal Ana’nın yanına gelirken yaşadıkları, yolda karşılaştıkları zorluklar, sosyolog Glen’in toplum hakkındaki düşünceleri ve karakterlerin gelişimlerini okurken büyük zevk aldım. Dört büyük kahramanımızın batıya yolcukları sizce de eğik değil miydi? Nefes almadan okudum. Üçüncü bölümün biraz daha uzun olmasını beklerdim. Tatmin olmadığım tek şey Flagg’in sonuydu. Bunun dışında müthiş bir okuma serüveni geçirdim. Nick, Tom, Flagg, Harold, Larry ve Çöpçü Adam karakterleri uzun bir süre benimle kalacak. Kompleks karakter tanımına o kadar uygunlar ki.. Değinmeden geçmek istemiyorum, Harold, geçmişindeki güvensizlikleri ve travmaları bir kenara bırakabilmeyi başarabilseydi özgür bölge için vazgeçilemeyecek biri olurdu. Keskin zekası ve ağır işlerden kaçmayışı göz ardı edilecek şeyler değil. Uzun lafın kısası oldukça kalın bir kitap olmasına rağmen sizi içine alan çok akıcı bir roman. Bu kadar zamandır erteleyip okumadığım için pişmanım. İyiliğin ve kötülüğün bu destansı savaşını okumak isteyenler beklemesinler hemen başlasınlar.
1000Kitap
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20173,924 okunma
9/10
·1216 syf.··
2016 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2016 17:09
Bu tip kitapları bana empati duygusu hariç birşey katmayacağını bile bile, kafamı dağıtma amacıyla okumayı severim. En baştan diyeyim sen de böyleysen bu kitabı yüksek ihtimal seversin. Şuna bir bakıyım diye tekrar okuyarak başıma bela ettiğim kitap tekrarında bile bitmiyor, 1200 sayfa, özetle rahat iki haftan gider ama eğlenceli mi evet öyle. Kitabın konusu bizdeki covid benzeri bir virüs peydah olur ve halkın çoğu hakkın rahmetine kavuşur. Bağışıklığı olanlar yeni bir toplum kurar ama iyiler bir tarafta kötüler bir tarafta. Kitap; bu iki tarafın savaşını anlatıyor diyebiliriz. Tabi aralara bir sürü hikayeler serpiştirilmiş Kitapta gereksiz bazı ayrıntılar da var ama olsun o kadar da, özetle vakit geçirmek için iyi kitap
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,924 okunma

Yazar Hakkında

Stephen KingYazar · 124 kitap
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır. İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı. İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King