Beklenmeyen misafir
Misafir yardım aramak için girdiği evde, karşısına kocasını öldürdüğünü iddaa eden, elinde silah tutan bir kadın çıkıyor. Şaşkın olması gerekirken bizim misafir olay karşısında gayet rahat. Hiç istifini bozmuyor.
Kadın: "Kocamı öldürdüm. "Beni ihbar etmeyecek misin?" diyor.
Bizimki ise soğukkanlılıkla "Hadi gel otur şuraya sana yardım edeyim, cinayeti nasıl ört pas edebiliriz onu konuşalım," diyor.
Anlamadım gitti.. Açıkçası burayı okurken misafirin tepkisini bayağ garipsemiştim.
Ne biliyim yani insanın böyle bir durum karşısında yapacağı ilk iş telefona sarılıp cinayet ihbarında bulunmak olur. Oysa Michael ile Laura bir köşeye sandalye çekip, cinayeti nasıl ört pas edebileceklerinin detaylarını konuşuyorlar.
Nitekim kitabın sonunda ise başından beridir sürüp giden "Katil kim?" sorusunun cevabı açığa çıkıyor ve kitabı şaşkınlıkla bitiriyorsunuz.
Sürükleyiciydi, tavsiye ederim..
Nereden başlasam, ne desem pek bilemiyorum ama dilim döndüğünce bir şeyler yazmak istedim. Christie yine döktürmüş. Her okuduğum yeni roman kafamda birinci sıraya yerleşiyor. Bu seferki katil tahmin edilmesi zor bir isim çıktı denilebilir. Kitap bitince bir sorgulama yaşadım resmen. Christie her kimin üzerinde katil olarak duruyorsa okur olarak bende o kişinin katil olduğuna inanıyordum, anlatımı insanı buna itiyordu. Muazzam betimlemeleri sayesinde sanki romanın bir karakteri gibi hissederek okunuyor, tam katili buldum diye kafada bir ampul yanacakken ters köşeler bitmiyor.
Christie okurlarının bir kez olsun şans vermesi gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu. Hatta polisiye sevenlerin kesinlikle okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Beklenmeyen misafir, beklenmeyen olaylar...
Kimse göründüğü gibi değildir, her daim tedbirli olmak gerekir..;)
Evde geçirdiğimiz şu günlerde keşfettiğim bir yazar Agatha C.
Ilk defa bir kitabını okudum ve açıkçası beni ülkenin şu zorlu sürecinden farklı bir dünyaya götürdü. Polisiye roman türünü çok sevmem ama galiba şuan ki psikolojime çok iyi geldi.Bunu itiraf etmeliyim
Beklenmeyen misafir sürükleyici,
Beklenmeyen misafir merak uyandıran,
Beklenmeyen misafir tek solukta ,
Beklenmeyen misafir yalın ve akıcı bir dile sahip.
Karantina günlerinize iyi gelir. Tavsiye ederim. Sonuçu bakalım tahmin edebilecekmisiniz? BOL KITAPLI GÜNLER .KALEMINIZE SAĞLIK.
Agatha Christie
O kadar güzel bir kurguydu ki her an herkesten şüphe duydum ancak her şeye rağmen ısrarla tahmin ettiğim olayın gerçekleştiği bir sonla karşılaştım. Katil tam olarak tahmin ettiğim kişi çıktı ama bu benim için problem değildi. Çünkü çok keyifli, diken üstünde bir okuma oldu.
Arabası yoğun bir siste bir hendeğe saplanan bay Michael Starkwedder yardım istemek için bir eve doğru yürümeye başlar ve pencereden içeri girdiğinde bir ceset ve elinde silah tutan bir kadınla karşılaşır. Kadın kocasını öldürdüğünü iddia etmektedir ancak gerçekler hiç de öyle değildir... Bundan sonrasında ne yazarsam spoiler vermiş olacağım bu yüzden bu beklenmeyen misafirin başına gelenleri kendiniz okuyun derim :)
simdi arkadaslar buraya cok fazla sey yazamam bu kitapla alakalı. öncelikle 1 günde bitti demek ki sürükleyici. sonralıkla sonunda bir baktım ki haydaa büyük plot twist. okunsun. cerezlik. güzel.
Beklenmeyen Misafir esrarengiz gibi görünmese de aslında esrarengiz bircinayet öyküsü olarak tanımlanabilir.
Güney Goller'de yoğun siste bir adam
yolunu kaybeder ve arabası bir çukura yuvarlanır.
Yardım aramak için girdiği evde,
kocasını öldürdüğünü iddia eden,
elinde silah bulunan bir kadınla karşılaşır...
Harika bir kitap,polisiye severlerin gözbebeği Agatha Cristie'den beklendiği gibi...
Kitaptaki ihtimallerin fazlalığına şaşıracak ve okurken hiç sıkılmayacaksınız (200 sayfa bile değil,uzun betimlemeler yok,olaylar hızlı gelişiyor ve her biri birbirine dokunuyor). Sadece karakter sayısı biraz fazla olduğu için çok karakter barındıran kitapları sevmeyen insanları biraz zorlayabilir
Eğer "bir kitap alayım elime okudukça film izler gibi hayal edebileyim ve çok da uzun olmasın ama basit de olmasın,düşündürsün" derseniz bu kitap tam size göre
Güzel kalın...
Heyecan dolu bir kitaptı desem az kalır. Olayları uzatmadan katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışmak kitabı daha okunur hale getirdi. Heyecan içerikli bir kitap okumak isterseniz kesinlikle önerebileceğim bir kitap.
Agatha Christie’den “Beklenmeyen Misafir”, klasik bir kapalı alan gizemi sevenler için tam anlamıyla akıp giden bir kitap. Sisler içindeki bir ev, işlenmiş bir cinayet ve olayların tam ortasına düşen gerçekten beklenmeyen bir misafir…
Hikâye daha ilk sayfalardan merak duygusunu diri tutuyor.
Roman, Richard Warwick’in evinde başlıyor. Richard’ın eşi Laura, evlilikleri pek de yolunda gitmeyen bir kadın. Derken fırtınalı bir gecede eve giren Michael Starkwedder, bir cesetle ve karmaşık bir durumla karşılaşıyor. Bundan sonrası ise tam bir Christie oyunu: Herkesin bir sırrı var, herkesin söylemediği bir şeyler…
Bu durumlarda hikâyeyi iyice düğümlüyor ve “acaba?” dedirtiyor.
Kitabı genel olarak beğendim ve keyifle okudum ama itiraf ediyorum, okurken Hercule Poirot amcamın eksikliğini hissettim. Yine de Christie’nin zekice kurduğu diyaloglar ve sahne sahne ilerleyen olay örgüsü bu eksikliği büyük ölçüde kapatıyor.
Bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim: Agatha Christie kitapları arasında ilk defa katili doğru tahmin ettiğim eser oldu. Yine de bu durum kitabın sürprizini kaçırmadı, aksine okuma keyfimi artırdı.
Kısacası; kısa, tempolu, tiyatro tadında ilerleyen, zekice kurgulanmış bir polisiye okumak isteyenler için Beklenmeyen Misafir kesinlikle güzel bir tercih.
Bu eser, okuyucularını beklenmedik olaylarla dolu bir geceye sürüklerken, aynı zamanda zekâ ve mantığın sınırlarını zorlayarak kararsız durumlar yaratmaktadır.
Hikaye, yağmurlu bir gecede yolda kalan bir adamın, evde bir cinayet işlenmiş olduğunu öğrenmesiyle başlar. Bu adam, cinayet mahalline sığınır ve olayın seyrini değiştirecek bir dizi olayla karşı karşıya kalır. Agatha Christie, okuyucunun sürekli düşünmesini ve tahminlerde bulunmasını sağlayacak kadar zeka dolu karakterler yaratmıştır.
Romanın en dikkat çekici yanı, her bir karakterin kendi içinde barındırdığı sırlar ve motivasyonlardır. Toplumda masum görünseler de, her biri karmaşık bir psikolojiye sahiptir. Christie, karakterlerin içsel çatışmalarını ve gerçekliklerini keşfettikçe, okuyucunun gerilim dolu atmosferde kaybolmasını sağlar.
Sürükleyici hikaye, zekice kurgulanmış bir yapı ve akıllıca döşenmiş ipuçlarıyla doludur. Okuyucular, gizemin çözümüne yaklaşırken oldukça şaşıracaklar, zira Christie’nin kalemi her zaman beklenmedik dönüşler yapma yeteneğine sahiptir.
Sonuç olarak, "Beklenmeyen Misafir" sadece bir cinayet romanı değil, aynı zamanda insan doğasının karmaşıklığını keşfeden bir karakter incelemesidir. Agatha Christie, her zamanki gibi ustalığını konuşturmuş ve okuyucuyu etkilemekte ustadır. Eğer gizem sever biriysen, bu eseri okumanı şiddetle tavsiye ederim!
Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.
Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.
Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.
Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.
1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.