Time Shelter

Georgi Gospodinov
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
2023
İlk Yayın Tarihi:
2022
Yayınevi:
W&N
ISBN:
9781474623070
Ülke:
Türkiye
Dil:
İngilizce
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gündelik hayat ne zaman tarih olur?
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 04:39
Bir düşünün bakalım. Geçmişe dönme imkanınız olsa yaşadığınız hangi on yıllık periyota gitmek isterdiniz? 60'lar, 70'ler, 80'ler, 90'lar... Hangisi? Zaman Sığınağı'nda sürekli geçmiş üreten insanı odağına alan Bulgar yazar Georgi Gospidinov; geçmiş, zaman, hafıza izleğinde çokça düşündüren, dünya için duyduğumuz kaygıları, gelecekle ilgili korkularımız nedeniyle geçmişle tekrar bağ kurmaya çalışma çabalarımızı gözler önüne seren harika bir romanla okuyucusuyla buluşuyor. Yazarla aynı ismi taşıyan kahramanımızın geriatri uzmanı olan Dr. Gaustin'le tanışması ile başlar her şey. Dr. Gaustin yetmiş yaş ve üstü Alzheimer, demans ve hafıza kaybı yaşayan hastaları için geçmiş odaları düzenler. İlk düzenlenen oda 60'lara aittir. Aslında bu fikrin çıkış noktası Alzheimer hastalarını kendilerini daha güvende hissettikleri zamanlarda, bildikleri dünyanın içinde yaşatmaktır. Zamanla kurulan bu geçmiş odaları artar. Her on yıl için önce odalar, sonrasında klinikler, yetmeyince yerleşkeler kurulur ve bir sektör oluşur. İşin ilginç tarafı bu oluşuma hafıza kaybı yaşayan insanlardan çok gelecek kaygısı taşıyan, korkuları yüzünden geçmişte yaşamak isteyen insanlar ilgi gösterir. İş büyür ve AB üyesi ülkelerin "Ülkemiz tarihinde hangi geçmiş on yıla dönmeliyiz?" konusunda referandumlar yapmasına kadar gider. Yazar kitabın Geçmiş Referandumu bölümünde adeta tüm AB ülkelerinin röntgenini çekerken kendi ülkesi Bulgaristan'ın toplumsal ve tarihsel hafızasına da ayrı bir pencere açar. Sonrası mı, sonrası tabii ki kitapta. Gospodinov gerek kullandığı anlatım, gerek kitabın içerisinde yer verdiği küçük öyküler ile yaratıcı ve oyunbaz, keyifli bir roman yazmış. Ben çok severek okudum. "Durum basit, geleceğin yoksa oyunu geçmişten yana kullanırsın." Siz olsanız ne yapardınız? Keyifle
Edebiyat
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
insanın Zaman ile Mücadelesi
9/10
·296 syf.·
2022 15. kitabı
“Geçmişin son kullanma tarihi olur mu?” “Eğer birinin hafızasında değilsek aslında var mıyız?” gibi daha birçok soruyla bizi düşündürtüyor roman. Zaman nedir? Bu soru belki de insanlık tarihinin açıklanması ve tanımlanması en zor sorudur. İnsan zamanı tanımlayabilmek, anlayabilmek, zaman karşısında yaşamını kolaylaştırabilmek için saat, takvim, gün, ay, mevsim gibi birçok şey oluşturmuştur. Peki tüm bunlara rağmen zamanı anlayabiliyor muyuz? En azından tüm insanlar için geçerli bir zaman kavramı oluyor mu bu? Söz gelimi hafızasının son on yılını kaybeden bir insan zamanın hangi evresini yaşamaktadır? Onun hafızası on yıl sonrasını yaşarken, bedeni tanımlanan şimdiki zamanda mıdır? İnsanlık tarihinde birçok sanatçı zaman kavramına değinmiştir. Einstein bunu ne kadarını açıklayabilmiştir. İnsanoğlunun uzay zaman ilişkisini ne ölçüde anlayabiliyoruz. Christoper Nolan’ın Intersteller (Yıldızlararası) filmini hatırlayalım. Orada uzaya çıkan insanlar yıllar sonra geri geldiklerinde kendi çocuklarının yaşlandığını görürler. Fakat kendileri hala gençtirler. Ya da film de zamanla ilgili geçen diyalogları düşünün? Salvador Dali’nin Belleğin Azmi tablosunu düşünelim, tabloda zamanı işleyişini. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü düşünelim. Bunun gibi daha birçok örnekle uzatabiliriz. Yani insan yaşadığı zamanda mıdır, yoksa geçmişinde kalmış bir anda ya da anlarda mıdır? Son örnek olarak After Life dizisini anımsayalım. Kahramanımız karsını kaybettiğinden dolayı sürekli geçmişteki anlarda kalmak istiyor. Bilgisayarında kaydettiği videoları izliyor her gün. Zihni sürekli geçmişte kalmış anlardadır. O zaman Toni’nin zamanı hangisidir? Gozpodinov çok sevdiğim bir yazar. Özellikle 2017 yılında ülkemizde yayımlanan Hüznün Fiziği romanındaki şu cümle ile hafızama
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
Eğer birinin hafızasında değilsek, aslında var mıyız?
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 258. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2023 22:03
“Bizler geçmiş fabrikalarıyız..Başka neyiz ki? Zaman yiyoruz ve geçmiş üretiyoruz.” Proust’un, Homeros’un, Thomas Mann’ın ve bu kitapta adı geçmeyen daha nice yazarın içine düştüğü kuyudan sesleniyor yazar bize. Hammadde, zaman..yedikçe tükendiğimiz..Üretilen, en afilisinden geçmiş. Gerçeğine tıpatıp uygun, paketlemesi kusursuz. Reklam şirketi, bellek..Geçmişe özlem duyma, ona mübarek anlamlar yükleme, methiyeler dizme konusunda bir profesyonel. O işinin en iyisi. “Bir toplum ne kadar çok unutursa, birileri o kadar çok yedek bellek üretir, satar ve boşalan nişleri onunla doldurur. Hafif bellek endüstrisi. Hafif malzemelerden üretilmiş geçmiş, 3D yazıcıdan çıkmış gibi plastik bellek. İhtiyaç ve talebe göre bellek.” Sığınaklar kuruluyor önce, zaman sığınakları. Geçmişte yaşama konusunda tercih hakkı olmayanlarla, Alzheimer, demans hastalarıyla birlikte her şeyin eskilerdeki gibi kurgulandığı özel kliniklerin koridorlarında dolaşıyoruz..Hafıza çekilip gitmiş, çocukluğun sonsuz tarlalarında son kez oynamaya bırakmış hepsini. Sakiniz, her şey az çok yolunda, güvendeyiz. Sonra ne oluyorsa, geçmiş önü alınamaz bir salgına dönüşüyor..Tıpkı İspanyol gribi gibi, geçmiş bulaştırıyor insanlar birbirlerine. Sanki biri size merhaba diyor, ertesi gün artık şimdiki zamanda yokluğunuz salınıyor. Çünkü geleceğin belirsizliğinin karşısında geçmişin garantili kolları sonuna kadar açık. Referandumlar yapılıyor, ülkeler seçtikleri onyıllara geri dönmeye başlıyor. Güven duygusunun kanımızdan yavaşça çekildiği bir distopyanın içine düşüyoruz. Tüm gerçek kişiler kurmaca, sadece kurmaca olanlar gerçek artık. Zamanda bir oraya bir buraya çekildiğimiz için belki, belki tanıştığımız herkesin yaşamına batıp orada biraz kaldığımız için, şimdiki zamana girift bir gömlek giydirildiği için ya da,
Edebiyat
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
6/10
·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 17:30
Hakkında ne düşüneceğimi bilemediğim kitaplardan biri oldu. Kendi görüşümü belirtmeden önce kısaca kitabın konusundan bahsedeyim. Kitap alzheimer ve demans hastaları için geçmiş klinikleri kurulmasıyla başlıyor, bu hastalar geçmişle tedavi ediliyor, kayıp zamanlarını bulmalarına yardımcı olunuyor. Daha sonra fikir giderek büyümeye başlıyor, 60’lar 70’ler gibi onlu yıllara bölünmüş zaman sığınağı adını verdikleri odalar kuruluyor, o da yetmiyor zaman sığınağı odaları hastalar aileleriyle birlikte yaşayabilsin diye mahallelere dönüştürülüyor. Artık hasta olmayan ama geçmişte yaşamak isteyen insanlar da bu mahallelerde yaşamak istiyorlar, iş çığırından çıkıyor. Fikir Avrupa’da yaygınlaşıyor her ülkede her şehirde zaman sığınakları kurulmaya başlanıyor ve artık öyle bir noktaya geliyor ki ülke çapında geçmişe gidilebilir mi tartışması başlıyor, hangi yılda yaşamak isterdiniz? Sorusuyla referanduma gidiliyor, halk oylama yapıyor ve ülkeler oy çoğunluğu ile seçilen yıllara geri dönüyor. Böyle anlatınca konu aslında oldukça ilgi çekici fakat bir yerden sonra tarihi bilgiler arasında sıkışıp kalıyorsunuz, kurmaca bir roman okuyorum zannederken kitap birden ülkelerin geçmişlerindeki önemli olayları, kişileri ve tarihleri anlatmaya başlıyor, bir romandan ziyade tarih kitabı okuyormuş hissine kapılıyorsunuz. O yüzden kitabın en akıcı kısmı geçmiş kliniklerinin geliştirildiği ikinci bölümdü. İlk bölüm kitabın ne anlattığını anlamakla geçti, ikinci bölümde kitap beni içine çekti, üçüncü bölümde referandum olaylarının başlaması ve bolca tarihi bilgiyle konudan koptum geri kalanı da zor bitirdim zaten. Bölümler arasında bir bütünlüğün olmaması beni çok zorladı, konudan konuya atlaması kopuk kopuk bir okuma yapmama neden oldu. Yazarın sonlara doğru kendisi hakkında verdiği
1000Kitap
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 19:33
Bu kitap bir hikâyeden çok bir “zihin yolculuğu”. İnsan sadece geçmişini hatırladığı kadar mı vardır, yoksa geçmişe saplanmak bir çöküş müdür ? Zaman burada düz bir çizgi değil. Parçalanmış, döngüsel ve manipüle edilebilir bir şey gibi anlatılıyor. İnsanların sürekli “Eskiden her şey daha iyiydi” demesi eleştiriliyor. Ama yazar bunu romantikleştirmiyor aksine tehlikeli buluyor. Yazarın parçalı ve biraz “dağınık” gibi görünen bir anlatım var. Yer yer deneme, yer yer hikâye gibi. Okurken düşünmeye zorlayan bir tarz. Bu yüzden: hızlı okunacak bir kitap değil sindirerek okunmalı. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
Geçmiş ve Kolektif Hafıza Üzerine
Puan vermedi·296 syf.·
2023 35. kitabı
DİPÇE : Alzheimer hastalığı olan insanlara yardım etmek için İsviçre'de bir klinik kuran Gaustin adlı psikiyatrist aracılığı ile hafıza ve geçmiş üzerine derinlikli bir dosya niteliği taşıyan bu eser kurgu içinde gerçeği, gerçek içindeki kurguyu muazzam bir şekilde bütünleştiriyor. Bahsi geçen "geçmiş kliniği" zamanla, demans hastalarıyla beraber sağlıklı kişilerin de uğrak yeri oluyor ve derken tüm Avrupa ülkelerine yayılıyor. Öyle bir noktaya geliyor ki alzheimer tehdidi olmaksızın her ülke geçmişte yaşamak istediği on yıllar için referandum yapıyor ve bu seçimler üzerine ülkelerin ruhsal tablosuna hınzır bir bakışla Avrupa'nın topoğrafyasını çıkarıyor. Kurgu böyle şekillenirken temel sorularla başbaşa kalıyor okur: Geleceğin bu denli belirsiz olduğu ve güven vermediği bu çağda, her şeyiyle bildiğimiz tanıdığımız elimizden çıkan bir zaman dilimi yani geçmiş gerçek bir sığınak olabilir mi? Peki, gelecek kaygısıyla sığınılan geçmişten, o bilindik hatıralar arasından şeytanlar canavarlar çıkagelmez mi? Geçmişi yeniden inşa edip orada yeniden var olmak apaçık bir tehlikeye davetiye çıkarmayı göze almak değil mi?.. Bu noktada kişisel bir geçmiş izleğini takip eden yazar kolektifin de tarihine bakmayı başarıyor. Ustalıklı bu geçiş eseri birey romanı olmaktan öteye taşıyor. Başrolde Bulgaristan'ın yer aldığı bir Avrupa geçmişi kurgu içre kurgulanıyor. Avrupa Bulgaristan için gelecek anlamı taşırken özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında ülkelerin ve kişilerin gelecekteki hafızalarına demans tohumları serpiştiriyor. Buna rağmen ilerleyen zaman, 50'lerden 90'ların sonuna kadar her on yılda bir değişen kalıbıyla, dünyanın yakın geçmişine selama duruyor. Geçmiş zaman, dünya ülkelerinin gönül bağlarını kökleştiren bir olguya dönüşüyor. İngiltere, Almanya, Fransa,
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
Zaman Sığınağı'nda Kayboldum İmdat!
5/10
·296 syf.··
2025 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 12:58
Roman olarak geçen bir kitap ama bence alakası yok. İçinde çok fazla tarihi bilgi, kişi ve yer isimleri var. Bunları küçük bölümler şeklinde hap bilgi gibi verip geçmiş. Tarihi deneme ya da eleştiri desem yeridir. Konusu ilgimi çektiği için almıştım. Ama çok karışık ve kopuk. Sürekli girip çıkan karakterler var. Bir kitapta bu kadar çok ilgimi asla çekmeyen tarihi bilgiye maruz kalmak okurken beni çok yordu. İlgisine hitap ediyordur lakin benim gibi ayağı yere sağlam basan karakterleri olan ve belli bir olay ya da durum etrafında şekillenen, okura eziyet etmeyen kitapları seviyorsanız uzak durun.
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
10/10
·296 syf.··
2023 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2023 13:52
Selam sevgili okur! Zaman Sığınağı tam bir zor dönemlerde okunabilecek kurtarıcı romanlardan. Bunun birçok nedeni var. Bunlardan ilki bölümlerin kısa kısa oluşu kolay bir okuma sağlıyor, bu özellikle odaklanmakta sorun yaşadığınız günlerde önemlidir. İkincisi sıradışı bir kurgusu var ve sonraki sayfada neler olacak bunu bilmenizin ihtimali yok, bu da merak duygunuzu sürekli taze tutuyor. Son olarak da şunu eklemek istiyorum bir çok roman gibi sizi olduğunuz zamandan ve çoğrafyadan alıp bambaşka bir döneme götürüyor. Sonuç olarak adından da anlaşılacağı gibi tam bir sığınak, üstelik oldukça da güvenli bir zamanda sığınmak gibi bu romanı okuyabilirsiniz. Kitap toplamda 284 sayfa 5 bölümden oluşuyor. Çok fazla karekter ve algıyı zorlaştıran bir anlatım tarzı yok. Oldukça kolay ve keyifli bir şekilde okunuyor. Ancak kurgusu oldukça farklı. Tek bir düzlemde ilerleyen ve tek bir olay çerçevesinde ilerleyen bir yapısı yok. Roman ilk önce hafızasını yitiren insanlara özel bir klinik oluşturma planı ile başlıyor. Bu kiliniklerin adı 'Geçmiş Klinikleri' burada hastalara vaad edilen geçmiş zamanalrda yaşayacakları zamanlar yaratmak. Kliniğin her katı farklı bir dönemi yansıtıyor. Kimi katta 1960 yılında yaşarken başka bir kat 1970 ve başka bir katta 1980 yılına ayrılıyor. Hastalar belirli zamanlarda buraya gelerek iyi hissetmeleri amaşlanıyor. Daha sonra talep çoğaldıkça klinikler de çoğalmak zorunda kalıyor ve gün geliyor her yıla bir mahalle kuruluyor. Zaman içerisinde bu normal insanların da hoşuna gidiyor ve iş çığrından çıkıyor. Tüm illerde ve dünyada zaman sığınakları kuruluyor. Kitap bu şekilde ilerliyor. Ben yarısında anlatmayı bıraktım ama romanda çok daha fazlasını okuma şansınız olacak. Tüm bunların yanı sıra insanların duygularını, sosyolojik durumlarını da
Roman
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
9/10
·296 syf.··
2022 19. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2022 14:56
Zaman Sığınağı insanın geçmişe dönme özleminden ilham alan bir kurgu. Özellikle bu günlerde nostalji böylesine modayken, kurgunun değindiği yer oldukça anlamlı bir yer buluyor kendine. Kim bilir kitabı bitirdikten aylar sonra bu incelemeyi yazmamın nedeni de belki bu histir... veya sitede paylaştığım son incelemeden neredeyse bir yıl sonra bu yazıyı kaleme almamın nedeni... Kitap insanların 'geçmiş' ile tedavi edilmesiyle başlıyor. Alzheimer hastalarını, 'geçmiş klinikleri' oluşturarak iyileştirmeyi amaçlayan iki karakter. Biri hayalperest, diğeri daha gerçekçi. Bunlardan biri -gerçekçi olan- ve kitabın ana karakteri yazarın kendisi. Postmodern anlatıyı kurgularına kendini yerleştirerek zenginleştiren Gospodinov, Hüznün Fiziği kitabında da benzer bir anlatı kullanıyordu. Bu şekilde gerçeklikle kurgu arasındaki sınıra sık sık göz kırpıyor ve okuyucuyu diri tutuyor. Aslında bir noktada da kendi tarzını oluşturuyor. Kitaba dönersek tedavi amaçlı kurulan klinikler zamanla kendine oldukça büyük bir kitle buluyor. Bugününden mutlu olmayan kitle, umudu dünde arıyor. Tanıdık geliyor mu? Bu noktada, yaşadığımız - hatta yaşamadığımız- geçmişi bu denli romantize etmemizin sebebini sorgulatıyor kitap. Ah o eski bayramlar diyoruz ya mesela, ah eski toprak... Plaklar, radyolar, kasetler... Dantel örtülü televizyonlar, fiskos masaları, permalı kabarık saçlar, pop müzik, ağdalı filmler... Nasıl? Duyguyu yakalayabildik mi? Nostalji yükleniyor mu? Devam edelim o zaman... Tüm bunların ardından kendine kitle bulan her şeyin nasıl politisize edildiğini görüyoruz, politik taraflarca geçmişin de farklı yönlendirildiğini... Ve her ülkeyi (ve bireyi) bugüne getiren geçmişin birbirinden farklı olduğunu. Kimilerinin bugünü kanlı bir geçmişin üzerine inşa ettiğini, emek verdiğini, ne
Edebiyat
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma
BOOKER ÖDÜLLÜ KİTAP, ZAMAN SIĞINAĞI, SIĞAMADIĞIZ GEÇMİŞ İLE...
10/10
·296 syf.·
2023 141. kitabı
"""...Insan, sahip olduğumuz tek zaman makinesidir...""" Georgi Gospodinov, Avrupa'nın en beğenilen yazarlarından biridir. Aslen Bulgaristan'dan olan romanları, ülkesinin en prestijli edebiyat ödülünü iki kez kazandı ve bir düzineden fazla uluslararası ödül için kısa listeye alındı - 2015 PEN Edebiyat Çeviri Ödülü, 2016 Jan Michalski Edebiyat Ödülü'nü, 2019 Angelus Edebiyat Orta Avrupa Ödülü'nü ve 2021 Premio Strega Europeo'yu kazandı. "Zaman Sığınağı" muhteşem ayrıntıları ve muazzam kurgusuyla bu yılın BOOKER ÖDÜLÜ'ne layık görüldü, iyi ki ödül almış, iyi ki okumuşum tüm ayrıntılarını... Gaustine ve anlatıcı, 10ar yaş aralıklarıyla oluşturulmuş, alzheimer hastaları için umut verici bir tedavi sunan bir "geçmiş yönelik klinik" açar. Her kat, hastaları zamanda geriye götürerek on yılı en ince ayrıntısına kadar yeniden üretir, kurguda muazzam ayrıntılar mevcut, on yıl aralıkları kurguda hayran bıraktı beni. Gaustine'in asistanı olarak, isimsiz anlatıcı, 1960'ların mobilyalarından ve 1940'ların gömlek düğmelerinden kokulara ve hatta öğleden sonra ışığına kadar geçmişin döküntülerini toplamakla görevlendirildi. Ancak odalar daha ikna edici hale geldikçe, artan sayıda sağlıklı insan kliniği dönüşümüne geçer ve bu gelişme, geçmiş bugünü işgal etmeye başladığında beklenmedik sonuçlara gebe olur zira bu sağlıklı insanlar günlük yaşamlarının çıkmazından kaçmak için kliniğe başvurur. Ayrıntılar ve detaylar, hastaların solmakta olan anılarından geriye kalanları ortaya çıkarmak için kendilerini zamanda geriye götürmelerine olanak tanır. Anlatıcı, öğleden sonra ışığının inceliklerindeki detayı okuyunca hakikaten dedirten cinstendi ben ikna oldum :))) ~~~Hafıza kaybı gittikçe daha genç insanları etkiliyordu, böylece 70'lere ait kat ihtiyacı da artıyordu, onun için dördüncü kat
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,696 okunma

Yazar Hakkında

Georgi GospodinovYazar · 3 kitap
Georgi Gospodinov Georgiev, Bulgar yazar, şair ve oyun yazarıdır. Romanı Zaman Sığınağı, çevirmen Angela Rodel ile birlikte 2023 Uluslararası Booker Ödülü'nü ve Strega Avrupa Ödülü'nü kazandı. Romanı Üzüntünün Fiziği, Jan Michalski Ödülü ve Angelus Ödülü'nü aldı. Eserleri 25 dile çevrilmiştir. Gospodinov, Doğu Avrupa'nın yakın geçmişine ve Avrupa ve dünya genelindeki mevcut kaygılara dayanan karmaşık anlatılar yazıyor. Eserleri sıklıkla şiiri kurgu ve ironiyle harmanlıyor. The New Yorker'a göre, "Georgi'nin Üzüntünün Fiziği'ndeki asıl arayışı, üzüntüyle yaşamanın, onun empati ve faydalı bir tereddüt kaynağı olmasına izin vermenin bir yolunu bulmaktır..." Kişisel yaşam ve eğitim; Gospodinov, 7 Ocak 1968'de Bulgaristan'ın Yambol kentinde doğdu. Sofya Üniversitesi'nde Bulgarca çalışmaları alanında yüksek lisans yaptı. Bulgaristan Bilimler Akademisi'nden Yeni Bulgar Edebiyatı alanında doktora derecesi aldı. Babası 20 Aralık 2023'te kanserden öldü; Gospodinov'un 2024 tarihli kitabı Bahçıvan ve Ölüm, bu deneyime dayanarak yazıldı.