Türk-İslam Ülküsü 1. Cilt

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.454
Gösterim
Adı:
Türk-İslam Ülküsü 1. Cilt
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757645427
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Burak Yayınları
Baskılar:
Türk İslam Ülküsü 1
Türk-İslam Ülküsü 1. Cilt
Laik bir ahlak, teoride kaldığı ve cemiyetin vicdanından güç almadığı için müeyyidesizdir. (Yaptırım gücü yoktur) Hele, laik olmak iddiası ile ortaya konan, milletin din ve teorisine ters düşen, milli vicdanla zıtlaşan teorik hükümler, siyasi baskılarla kitlelere mal edilmeye kalkılsa bile başarısız kalır. Yeni bir ahlakın doğuşuna sebep olmak şöyle dursun cemiyette ahlaksızlığın yaygınlaşmasına yol açar.
444 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
• Bu kitap hakkında ‘’Dünyanın en gereksiz kitaplarından biri.’’ yorumunu yapan bir okuyucu gördüm,
kitabı okudum bitirdim ve şu yorumu yapmaya karar verdim:

‘’Bu yorumu yapan, dünyanın en gereksiz insanından biri.’’

Kitabın 1980 öncesi Türkiye’sinde yazıldığı ve yazarının 1988 yılında vefat ettiği gerçeği bilinmeli ve ona göre okunmalıdır.

Günümüz Türkiye’sinde sosyolojiye, felsefeye, psikolojiye bu kadar hakim, ülkenin içinde bulunduğu sosyolojik ve siyasal durumu analiz edip gelecek nesillerimiz için bu kadar net ve sağlam temellere dayalı çıkarımlarda bulunabilecek kaç tane mütefekkirimiz vardır? Bu sorunun cevabı düşünülmeli.

Evet, yazarımız eserini özellikle 80 öncesi Türkiye’sinin sosyal durumuna ve sorunlarına binaen yazmış ancak;
dikkatli bir okuyucu ve düşünücü, günümüz Türkiye’si için muazzam çıkarımlarda bulunacaktır.

Bu eser, Milliyetçiliği, özellikle Ülkücülüğü, tipik ırkçılık, kafatasçılık, etnik temellere dayalı dar kavmiyetçilik gibi göstermeye çalışan Kızıl ve Kara Emperyalistlere ve onların uşaklarına atılmış bir Osmanlı tokadıdır.

Ülke sorunlarına o günden, tam on ikiden isabet ettirmek suretiyle yapılmış müthiş atışlardan ibaret görüşleri ihtiva etmektedir.

Eseri okuduktan sonra siz de göreceksiniz ki, maalesef günümüzde bu sorunlar hâlâ çözülememiş, sorunlara ülke vicdanını huzura erdirecek kalıcı çözümler getirilememiştir.

Ülke sorunlarımıza yazarımızın defaatle belirttiği bir hususla; ’’Her işte Allah rızası için hareket etmek, Allah’tan başkasına kul olmamak, O’nun emir ve yasaklarına uyup O’nun çizdiği sınırlar içerisinde hareket etmek’’ düsturuyla yaklaşmazsak, dünya görüşümüzü bu düsturla şekillendirmezsek Türk Milleti olarak –üzülerek belirtebilirim ki- üzerimizde daha çok oyunlar oynanacaktır, biz kendi sorunlarımızla boğuşurken Kızıl ve Kara Emperyalistler bu milletin öz kaynaklarını sömürecek, Müslüman ülkeler daha çok zulüm ve yıkım görecektir.


Demem o ki: Bu kitabı okuyunuz, şiddetle, sindire sindire okuyunuz, özellikle milli ve dini hassasiyeti yüksek olan arkadaşlarımız ve dahi ülkesini seven ve ülke meseleleri zihnini meşgul eden arkadaşlarımız mutlaka okuyunuz.

Şiddetle tavsiye edilir. Mutlu okumalar.


02.03.2019 01:33 Erciş
444 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10 puan
Biraz ilmihal ağırlıklı bir kitap olmuş.

Yinede keskin ifadeler ile ülküyü de betimlemiş. Altını çizdiğim önemli gördüğüm yer sayısı oldukça fazla

Türk Milletinin neden milliyetçi neden müslüman olması gerektiğini neden ırkçı veya dinsiz olmaması gerektiğini uzun olarak anlatmış.

Sosylojik açı gibi çeşitli bakışlar ile de konuyu zenginleştirmiş.

Ülkü sahibi bireylerin okuması gereken bir kitap.
İnsan psikolojisi ve gelenekten geleceğe geçiş için benzersiz bir kitap. İnsanın günlük yaşamda psikolojisi için olumlu gelişim sağlayan ve günlük yaşamda ki cesareti, heyecanı arttıran ve olumlu-pozitif düşünceyi güncel tutan eşsiz bir eser...
444 syf.
·2 günde·10/10 puan
Mükemmel bir siyasi doktrindir; bütüncül ve sistematiktir, metafizik temeli olan, bilimsel, ve ideali savunan (normatif), birey-toplum arasındaki ahengi yakalamayı başarmış, pratik bir siyaset felsefesinden ibarettir.

Ahmed Arvasi, Türkçü tezler ile İslamcı tezler arasındaki "orta yolu" temsil eder. Ona göre, tarihte Türk kültürü ile bütünleşen İslâm kültürü, korunmalı ve geliştirilmelidir. Ahmed Arvasi, ne Türkçülerin "radikal etnosentrik" yorumlarını kabul eder, ne de İslamcıların "realiteye uymayan hilafet teorilerini" kabul eder; Ahmed Arvasi, bu ikisinin ortasında buluşmaya davet eder. Ona göre, makul ve gerçekçi olanı budur. O, tez-antitez-sentez ilişkisinden yola çıkarak, Müslüman Türklerin yeni bir medeniyet kuracağını inanır. Tez ve anti-tez diyalektiğinden yola çıktığı için, "Sentezciler" olarak bilinir. Sentezci görüşe gönül vermiş bireye "Türk-İslam Ülkücüsü" denir. Bu ülkücü birey, ilay-ı kelimetullah davasını diriltmeye çalışan bireydir. Yazar bu orta yolcu tavra "kültür milliyetçiliği" diyor. Yazar, antropolojiden ve sosyolojinden elde ettiği makaleleri yorumlarken, ona yeni bir şekil vermeye çalışır. Katmak istediği ruh, Anadolu ruhudur. Kitap, elli yıl önce yazılmasına rağmen güncelliğini koruması takdir edilmelidir.

Sentezci görüşe pek çok eleştri gelmekle beraber, bir okur olarak bu eleştirilere yanıt vermeyeceğim çünkü inceleme konusundan sapmayalım, konu dağılmasın. Son olarak şunu ifade edeyim; siyasi ideolojiler arasındaki en makul yol, "Türk-İslamcılık" doktrinidir. Kitaba 10/10 veriyorum. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
444 syf.
·8/10 puan
Bizler arasına nifak tohumu ekmek isteyenlere karşı,biz Türk gençliğine rehber olacak bir yapıt ve kişilik.Arvasi ' nin fikir dünyası incelenmeli.Muhakkak ki bir şeyler katacaktır.
444 syf.
·29 günde·Puan vermedi
İçerisinde bulunduğu toplum, bu toplumun gündemi insan hayatı üzerinde ufak ya da büyük bir çok etki oluşturur. Konuştuğu konudan tutun da okuduğu kitaba kadar pek çok alanda insanı etkiler, yönlendirir.
Ülkemizde ve dünyada yaşanan sosyo-politik meselelerde giderek yaygınlaşan milliyetçi kadroların etkinliği de temel duruşumuz İslam'da milliyetçiliğin yeri nedir ? diye düşünmeye sevk etti beni. Bir yerden başlamak için kavramları özelleştirdiğimde ise Türk - İslam, Türk - İslam deyince Arvasi çıktı karşıma.
Kitaba gelecek olursak yazar, Türk- İslam fikriyatının sosyolojik bakış acısını anlatmış genel olarak kitapta. Dine, insanlara, milletlere, devletlere,sosyal sınıflara... karşı Türk - İslam ülkücülerini duruşlarının ve bakış açılarının nasıl olması gerektiğine değinmiş.
İslamiyette milliyetçiliğin yerine değindiği kısımların benim açımdan tatmin ve ikna edici olduğunu söyleyebilirim. Bunun dışında bazı incelemelerde okuduğumun aksine eserin dili son derece açık ve anlaşılır evet bazı bölümler için temel bir sosyoloji birikimi gerekiyor ancak asla üst düzey değil.
Son olarak milliyetçiliği ırkçı söylemlerle kirletmeye çalışan kafatasçı zihniyete iyi bir cevap niteliğinde bu eser. Ancak nihai fikrim her düşüncesini İslam çerçevesinde çizmiş olmasına rağmen Arvasi'nin fikirlerinin bir yanıyla ham kaldığı yönünde. Doğru ama Ham. Kendisinin değimiyle <alemşümul> bir ideal etrafında yetirememiş sanki..
Biz ondan razıyız, Allah da razı olsun.
Her anlamda bütün türk gençlerimizin okumasını ve paylaşmasını temenni ederim. Büyük türk milletinin uyanış vakti gelmedimi . Biz bu vatan için hiç tereddüt yaşamadık
444 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Türk Milliyetçilerinin ve ülkücü gençliğin el kitabı. İçindekiler günümüzün problemlerine ışık tutan kitaplar.
444 syf.
·Puan vermedi
DÜNYANIN EN GEREKSİZ KİTAPLARINDAN BİRİ. BABAM MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR OLDUĞU İÇİN KİTAPLIĞINDA BULUNAN OKURKEN KEŞKE HEMEN BİR AN ÖNCE BİTSİN DEDİĞİM KİTAP. bence okumasanız da olur. tabii siz bilirsiniz
Gözleri kafaları ve gönülleri, gür ve berrak "tarihi kaynaklara" kapatılmış nesiller, ister istemez, "yad kaynaklara" yönelmiş, onlardan gelen ve getirilen değerlere intibaka zorlanmıştır.
" Biz hem Türk hem Müslüman hem de medeniyiz.
Büyük Türkiye'yi ancak, bu imana, bu aşka ve bu aksiyona inanan "ülkücü kadrolar" kuracaktır."
Seyyid Ahmet Arvasi
Sayfa 179 - Bilgeoğuz Yayınları
Eğitilmiş her insan, etkilenmiş ve bu etkileri şahsiyetinde yeni bir terkibe ulaştırmış kimsedir; dolayısı ile kendinden çok cemiyetin mahsulüdür, insanın, kendi şahsiyetinde çok az payı vardır. Hürriyet, yoksa bu payın adı mı?
İslamiyet, kendi inanç esaslarından asla taviz vermeksizin insanın ferdî ve içtimaî gerçeklerine değer verir. Ferdi ve toplumun kendi inanaç ve esaslarına ters düşmeyen değerlerini geliştirir. Milli ve mahallî değerleri örf ve adetleri, kendi prensipleri içinde nizama sokar. İslamiyet milli varlığı ve değeri inkar etmez, ondaki <küfrü> ayıklar milleti yıkmadan - bilakis güçlendirerek - Müslümanlaştırır.
Şeriat ve tasavvuf, İslâm dininin, bir mü'mini, dıştan kuşatması ve içten fethetmesidir. Şeriat ile disipline olan Müslüman tasavvuf ile vicdanîleşir. Bunlar zıt şeyler değildir. Birbirini tamamlayan <şekil> ve <muhtevadan> ibarettir. Bu sebepten Müslümanların <şeriatçı> ve <tarikatçı> adı altında bölünmesine çalışanlar, gaflet içinde değillerse ihanet halindedirler.
Kapitalist dünyanın öncülüğünü yapan ülkelerin, peyklerine yerleştirdikleri <astronotların> başarısında da başka insanların sefalet ve ızdırabını buluyoruz. Madde kaidesi üzerinde bir <mânâ ve fazilet abidesi> kuramayanların alkışlanmaya değer nesi bulunabilir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk-İslam Ülküsü 1. Cilt
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757645427
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Burak Yayınları
Baskılar:
Türk İslam Ülküsü 1
Türk-İslam Ülküsü 1. Cilt
Laik bir ahlak, teoride kaldığı ve cemiyetin vicdanından güç almadığı için müeyyidesizdir. (Yaptırım gücü yoktur) Hele, laik olmak iddiası ile ortaya konan, milletin din ve teorisine ters düşen, milli vicdanla zıtlaşan teorik hükümler, siyasi baskılarla kitlelere mal edilmeye kalkılsa bile başarısız kalır. Yeni bir ahlakın doğuşuna sebep olmak şöyle dursun cemiyette ahlaksızlığın yaygınlaşmasına yol açar.

Kitabı okuyanlar 186 okur

  • Elif PAMUK
  • Şeyda Nur
  • Güzide Demirhan
  • nazlı
  • Felsefe Doktoru
  • Mustafa Dündar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.6 (1)
9
%0
8
%1.6 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0