Adı:
Üç Gine
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
203
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750507335
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Three Guineas
Çeviri:
İlknur Güzel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
İkinci Dünya Savaşı'nın arifesinde Virginia Woolf, savaşı önlemek için yardım toplayan bir cemiyetten mektup alır. Nazik bir beyefendi, Woolf'a savaşın nasıl önlenebileceğiyle ilgili pratik önerilerde bulunur, Woolf'u kendisini barışı korumaya adamış bir topluluğa üye olmaya ve bağış yapmaya davet eder. Bu nazik ve aslında çok da düşünmeden kabul edilebilecek iyi niyetli davete, Woolf cevap olarak üç makale yazar ve savaşı önlemek adına basit bir bağışla aslında neler yapılabileceğini anlatır. Üç Gine'de bir araya gelen bu makalelerde, Woolf kadınların tarihsel dışlanışının, onlara faşizme ve savaş çığırtkanlığına karşı çıkacak politik ve kültürel bir kimlik inşa etme şansı verdiğini söyler.
Woolf'un temel amacı sadece cinsiyetler ya da ırklar arasında özgürlüğü ve eşitliği sağlamak değil, bir insanlık medeniyeti kurmak. Bildiklerimizin hepsinden daha iyi, daha emin, daha sağlam bir insanlık medeniyeti... Eğer insan ruhunun ve aklının bu dünyada korkusuzca var olmasını istiyorsak, bu geniş hedefe doğru ilerlememiz gerektiğini öğütlüyor bize. Virginia Woolf'un en tutkulu ilgi alanındaki en keskin görüşlerinin muhteşem bir özeti niteliğindeki bu çalışma, aynı zamanda bir tartışma edebiyatı klasiği.
203 syf.
·33 günde·Puan vermedi
"Bir kadın olarak benim aslında bir ülkem yok. Bir kadın olarak ülke istemiyorum. Bir kadın olarak benim ülkem tüm dünyadır."



Adettendir diyip yazarın bir sözünün vererek kitabın incelemesine başlamış bulunmaktayım. :)

Arkanıza yaslanın ve varsa elinize bir çay yahut kahve alın zira sizi biraz uzun bir inceleme bekliyor..

Hazırsanız buyrun :))))

Kitap, ismini tedavülden kalkmış İngiliz para birimi olan Gine'den almaktadır. II. Dünya savaşı sırasında Virginia savaşı önlemek için yardım toplayan bir cemiyetten mektup alır.
Kendine mektubu gönderen beyfendi savaşı nasıl önleyebileceği hakkında pratik önerilerde bulunur, barış destekçisi ve yanlısı cemiyetlerine bağış talebinde bulunmasını ister ve cemiyetlerine üye olmaya davet eder.

Virginia, üç sene boyunca mektubu cevaplamak için bekler ve nihayet:
"Eğitimli bir adamın daha önce bir kadına savaşın önlenebileceği hakkında fikrini sorduğu, muhtemelen insanoğlunun iletişimi tarihinde benzersiz bir mektubu cevapsız bırakmak istemez. O yüzden, başarısız olmaya mahkum olsa bile bir girişimde bulunayım." der ve başlangıcı yapmaya başlar.

Mektubu gönderen beyfendinin mektubunda çizdiği barışsever imajı altındaki maskeyi el yordamıyla kaldırır ve:
"Bugün dünya barışının önündeki en gerçek tehlike, barışseverlerdir." der ve ona şu soruyu yöneltir:

"Şayet kendisinin elinde bir Gine olsaydı kendisi nasıl bir davada bu Gine'yi harcardı?"

İşte kitabın temelini oluşturan harç bu sorudur.
Elinde üç Gine olan Virginia bunları bağışladığı yerleri üç ayrı başlık altında toplanmıştır.


>>>> İlk Gine <<<<

Virginia, kadın ile erkek arasındaki farkı göstererek, insanlık tarihi boyunca savaş çığırtkanlığı yapan cinsiyetin erkekler olduğunu, yeryüzünde savaşı her zaman erkeklerin başlattığını anlatır. Bunun nedenlerini de savaşı; bir meslek olarak görmeleri, onlar için heyecan ve kendilerini topluma kanıtlamanın bir yolu olarak görmeleridir.

Bütün bunların yanısıra belki de en etkili sebep erkeklerin 'erkekçe' niteliklere sahip olmasını sağlayan araç olarak görülmesinden kaynaklandığını söyler.

Burada çok uzağa gitmeden kendi toplumumuzda bunun bir yansıması olarak şu örnekler verilebiliriz:
Küçük erkek çocuklarına;
"Sus ağlama erkek adam ağlamaz!
Erkek adamın canı yanmaz!
Erkek dediğin vurdu mu oturtur!"
vb. günlük dilimize yerleşen bir çok söz bulunmaktadır. Bunlar küçük yaşta erkek çocuklarının zihniyetine yerleştirilmekte ve toplumun istediği erkek profilini, yavaş yavaş oluşturmakta.

#42362504

Virginia böylesi bir zihniyet karşısında var olan yetişkin erkekleri savaştan men etmenin imkansıza zar atmak olacağını bildiği için kökten çözüm olarak, erkekleri yetiştiren kadınların eğitilmesinde bulur çözümü. Savaşı önlemede en etkili yolun eğitim olduğunu dile getirir.

Kadınların evden tek başına dışarı çıkamadığı, bir lokantada tek başına yemek yiyemediği, o yıllarda kadın için tek meslek evlilikti. Genç kızların akılları ilmek ilmek evlilik düşüncesiyle işlenilmiş ve bunun için yetiştirilmişti.

#43152662

Kadın elinin , zekasının ve en önemlisi merhametinin değmediği bir ülkede elbette ki kaos ve savaşlar kaçınılmazdır.

İşte bu yüzden Virginia kusurlu da olsa elindeki ilk Gine'yi kadınların eğitimi için koleje bağışlamayı doğru bulur. Çünkü Virginia'ya göre aslında kadınların eğitimine harcanan her para savaşı kökten önlemeye yönelik paylaşılan para demektir.


>>>> İkinci Gine <<<<

Eğitimli bir kadın ne iş yapabilir ?

II. Dünya Savaş'ı yıllarını göz önüne alırsak savaşın getirdiği en büyük dezavantajlardan birisi iş imkanının oldukça azalması olduğunu görürüz. Erkeklerin iş imkanı için kadınların iş sahasından çekilmesi istenilmekteydi. Eğitimli bir kadın o yıllarda eşit eğitimdeki bir erkeğe göre çok çok az para almaktaydı.

Durum böyle olunca eğitimli kadınlar iş bulamamaktaydi. Virginia burda şöyle bir analiz yapar;
Kendisini gecindirecek ekonomik özgürlüğe sahip olmayan bir kadın kendisini geçindiren (eş, baba, erkek kardeş.. ) kişinin politik tercihlerine tabi olmasının kaçınılmaz bir gerçek olduğunu söyler.

#43778261

İşte tam da bu yüzden ikinci Gine'yi eğitimli adamların kızlarının iş sahibi olmasına yardımcı olan bir topluluğun fahri hazinesine gönderir.

#43748121


>>>> Üçüncü Gine <<<<

Virginia elindeki son Gine'yi gönderilen manifestoyu imzalamasa da, o derneğe üye olmayı kabul etmese de, parayı onlara vermeyi kabul eder.
Manifestoyu imzalamama sebebine gelince de cinsiyet ve eğitim bakımından farklı olmaktan kaynaklandığını dile getirir.

#43761873

Böyle bir topluluğun mükemmel bir ahengi yakalamasını mümkün görmediğini söyler.
Bir birey olarak topluluklarına saygı duyduklarını bunu bir Gine'yi vererek kanıtladıklarını ancak topluluklarına katılmayı reddettiklerini ve topluluğun dışındaki ortak amaçları olan adalet, özgürlük ve eşitlik için çalışarak daha etkin bir şekilde yardımcı olacaklarını dile getirir.

#43798815

Kendisinin böyle bir topluluğa katılmak yerine salt kadınlardan oluşan kendilerinin hayali olarak kurduğu ve adına 'Dışlanmışlar Topluluğu' adını verdiği kadınsal hareketi tercih ettiğini söyler.
Bu topluluğun bir ofisi, komitesi, sekreteri olmadığını ; konferans ve de toplantıya da ihtiyaç olmadığını söyler.

Bu topluluğun ihtiyaç duyduğu tek şeyin "Savaş için tek bir çorap dahi örmem" diyen belediye başkanın karısı gibi görevleri savaşmamak ve savaşa giden her yolu kapatmak olan kadınlardan oluşan militarist ruhlu kadınlar olduğunu ...

Erkek kardeşlerini, erkek çocuklarını savaşa kışkırtmamak ve onları caydırmak olan kadınlar olduğunu yani yeryüzündeki tüm kadın topluluğu olduğunu söyler..

Virginia bu üçüncü Gine'yi verirken kadın ve erkek arasındaki cinsiyetten kaynaklanan toplumsal eşitsizliği dönemin Hitler rejimini örnek vererek açıklar ki bu bence çok değerli bir örnektir.

Hitler, nasıl ki insanları ırkları yüzünden insan yerine koymayip ayrım yapıyor, nasıl yaşayacaklarını söylüyor, özgürlüklerine karışıyorsa; işte ataerkil toplumdaki kadınların sırf cinsiyetlerinden ötürü susturulduklarında Hitler dönemindeki Yahudiler gibi hissettiklerini söyler.

Virginia elindeki üç Gine'yi üç farklı haznedara verilmiş gibi gözükse de üçünün de aynı amaç için verildiğini üçünün de amaçlarının aynı ve ayrılmaz olduğunu tekrarlar ve mektubuna son verir.


Kitabın içeriği lahana yaprakları gibi sanki...
Her açılan sayfa da birden fazla konu mevcut.
Ben olabildiğince genel hatlarıyla incelemeye çalıştıysamda incelemem yine de çok yüzeysel kaldı. Savaş saptamaları, toplumsal düzen , okuyan kadınların durumu, ev hanımı olan kadınların durumu...vb daha birçok konu hakkında çok fazla bilgi içeriği mevcut.

Kesinlikle okunması gereken güncelliğini koruyan çok güzel bir eser. Benim için tek olumsuz tarafı dipnotların çok fazla olması oldu.

Kadınların fikirlerinin sorulmadığı, okutulmadığı okuyana iş verilmediği kadının "okumuş adamın kızı, kızkardeşi" şekilde hitap edildiği bir dönemde bir erkek topluluğunun bir kadının fikir ve parasına talip olmasının gururunu yaşayan, yaşatan Virginia'ya selamlar ....

Okuyacaklara keyifli okumalar :))
203 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İncelememe kitabın arka kapak sözleriyle başlamak istiyorum:

"İkinci Dünya Savaşı’nın arifesinde Virginia Woolf, savaşı önlemek için yardım toplayan bir cemiyetten mektup alır. Nazik bir beyefendi, Woolf’a savaşın nasıl önlenebileceğiyle ilgili pratik önerilerde bulunur, Woolf’u kendisini barışı korumaya adamış bir topluluğa üye olmaya ve bağış yapmaya davet eder.  Bu nazik ve aslında çok da düşünmeden kabul edilebilecek iyi niyetli davete, Woolf cevap olarak üç makale yazar ve savaşı önlemek adına basit bir bağışla aslında  neler yapılabileceğini anlatır. Üç Gine’de bir araya gelen bu makalelerde, Woolf kadınların tarihsel dışlanışının, onlara faşizme ve savaş çığırtkanlığına karşı çıkacak politik ve kültürel bir kimlik inşa etme şansı verdiğini söyler.

Woolf’un temel amacı sadece cinsiyetler ya da ırklar arasında özgürlüğü ve eşitliği sağlamak değil, bir insanlık medeniyeti kurmak. Bildiklerimizin hepsinden daha iyi, daha emin, daha sağlam bir insanlık medeniyeti... Eğer insan ruhunun ve aklının bu dünyada korkusuzca var olmasını istiyorsak, bu geniş hedefe doğru ilerlememiz gerektiğini öğütlüyor bize. Virginia Woolf’un en tutkulu ilgi alanındaki en keskin görüşlerinin muhteşem bir özeti niteliğindeki bu çalışma, aynı zamanda bir tartışma edebiyatı klasiği."

Eser Virginia Woolf'un diğer eserleriyle uyum içinde tek farkı belirli bir olay akışını anlatan öyküleme tarzında bir anlatımı yok. Genel anlamda kadının daha doğrusu en kötü durumda olan dışlanmış ve yanlız kadının yanında olma, onun özgürlükle veya kendi haklarını savunmayla nasıl başa çıkacağını ve bunu yaparken nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatan bir eser.

Virginia Woolf'un kadınlara olan bu sevgisi ve toplum içinde kadının artık kendi ayakları altında nasıl ayakta duracağı ve kadın dünyasıyla erkek dünyası arasındaki ilişkilerle nasıl başa çıkılması gerektiğini oldukça sade ve güzel bir dille ifade etmiş.

Genel anlamda kadınlar için yazılmış olsa da erkeklerin de okumasını tavsiye ederim. Çünkü Aziz Veysel'in dediği sözü unutmayın: "Senden olmayan da yaşasın ki, sende yaşa." O yüzden okuyun ve kadının yaşamasına biraz olsun destek çıkın. Kitabın bu anlamda bana çok şey kattığına inanıyorum.
Herkese keyifli okumalar dilerim...
"Sınavları geçebilen beyinler yaratıcı beyinler, sorumluluk alabilen ve daha yüksek ücretler kazanabilen beyinler değildi. Bu beyinler, pratik, detaycı ve bir üstün emri altında rutin iş yapmaya uygun beyinlerdi."
Virginia Woolf
Sayfa 197 - İletişim
Para için vücudunu satmak ne kadar yanlışsa para için aklını satmak daha da yanlıştır; çünkü insanların söylediği gibi akıl bedenden daha soyludur.
Virginia Woolf
Sayfa 118 - İletişim
...kolay olmayan şey, bir kişinin vicdanı denilen şeyi susturmanın ucuz bir yolunu bulmak.
Virginia Woolf
Sayfa 17 - İletişim
"Savaş, insan ruhunda hiçbir ameliyatın iyileştirmeyeceği yaralar açmaktadır."
Virginia Woolf
Sayfa 90 - İletişim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üç Gine
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
203
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750507335
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Three Guineas
Çeviri:
İlknur Güzel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
İkinci Dünya Savaşı'nın arifesinde Virginia Woolf, savaşı önlemek için yardım toplayan bir cemiyetten mektup alır. Nazik bir beyefendi, Woolf'a savaşın nasıl önlenebileceğiyle ilgili pratik önerilerde bulunur, Woolf'u kendisini barışı korumaya adamış bir topluluğa üye olmaya ve bağış yapmaya davet eder. Bu nazik ve aslında çok da düşünmeden kabul edilebilecek iyi niyetli davete, Woolf cevap olarak üç makale yazar ve savaşı önlemek adına basit bir bağışla aslında neler yapılabileceğini anlatır. Üç Gine'de bir araya gelen bu makalelerde, Woolf kadınların tarihsel dışlanışının, onlara faşizme ve savaş çığırtkanlığına karşı çıkacak politik ve kültürel bir kimlik inşa etme şansı verdiğini söyler.
Woolf'un temel amacı sadece cinsiyetler ya da ırklar arasında özgürlüğü ve eşitliği sağlamak değil, bir insanlık medeniyeti kurmak. Bildiklerimizin hepsinden daha iyi, daha emin, daha sağlam bir insanlık medeniyeti... Eğer insan ruhunun ve aklının bu dünyada korkusuzca var olmasını istiyorsak, bu geniş hedefe doğru ilerlememiz gerektiğini öğütlüyor bize. Virginia Woolf'un en tutkulu ilgi alanındaki en keskin görüşlerinin muhteşem bir özeti niteliğindeki bu çalışma, aynı zamanda bir tartışma edebiyatı klasiği.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Fatma Nur YETİŞKİN
  • Özlem Karagözoğlu
  • Fîlankes
  • Yunus
  • Kış Güneşi
  • Erdem Sivri
  • Hey.sevdalinka
  • Reina
  • Danyal kandal
  • edaece köktaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0