İnsanlığın İlk Felsefi Metinleri

Upanişadlar

Anonim
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

3/10
·335 syf.··
2017 10. kitabı
Kitabın geneli panteizm öğeleri ile dolu olmakla birlikte hemen tüm kitaplarda verilen ana fikir ile musevi kabalası, hristiyan mistisizmi ve islam tasavvufu arasındaki benzerlikler ve bunun hint mistizismindeki karşıtlarını fark etmemek mümkün değil. Upanisadlarda Tanrı 'nın tek olduğu ama aynı anda her şeyin icinde olduğu fikri kadim budist felsefeye dayanmakta imiş. Yazılardaki ana fikir "vahdet-i vücud" fikrine çok benziyor.
Felsefe
UpanişadlarAnonim · Okyanus Yayıncılık · 2011376 okunma
hint kültürüne aşina olmadan , felsefeye , teolojiye ilgi duymadan okunabilecek bir eser değil . yanlış olmazsa , gizli öğretiler diye türkçeye çevirebiliriz anlamca . fakat hint kültürüyle bizim kültürümüz birbirine benzemiyor , kavramlarımız , anlayışlarımız farklı . bir de üstüne gizli öğreti - felsefe plunca anlaşılması epeyce güçleşiyor. fakat ilgili olan ve bitirebilecek kadar sabırlı olan birisi için okunmaya değer. benim elimde bulunan çeviri Korhan Kaya'ya ait. faydalı notlarda eklemiş kitaba .
Felsefe
UpanişadlarAnonim · Okyanus Yayıncılık · 2011376 okunma
8/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2022 108. kitabı
#upanişadlar #okudumbitti ‍️Alman dil bilimci #maxmüller 'in derlediği bu kitap biraz tasavvufla ilgileniyorsanız okumanızı öneririm. MÖ. yaklaşık 800 yıllarında yazıldığı düşünülen Hint felsefesi ve dinsel Veda metinleri üzerine oluşturulan bu yazın, ilginç bir şekilde bizim coğrafyamızda tasavvuf motifleri içerisinde sık sık karşılaştığımız ayrıntılar içermekte. İşte birkaç alıntı: "Mutlak varlık, duyuları dışa dönük olarak yaratmıştır. Bu sebepten, insan iç âlemine değil, dış dünyaya bakar. Çok ender olarak ölümsüzlüğü arayan bir kimse çıkar, iç âlemine bakar ve kendisini bulur." ..... "Bütün evren, O'dur. Olmuş ve olacak herşey, O'dur. Ancak kendisi ebediyen değişmeden kalır ve ölümsüzlüğün sahibidir. O'nun elleri ve ayakları, her yerdedir; gözleri ve ağızları her yerdedir. Kulakları, her yerdedir. O, evrendeki her şeyin içine yayılır. O'nun duyu organları yoktur, lâkin duyu faaliyetlerini gösterir; O, herşeyin sahibi ve yöneticisidir. O, herkesin dostu ve sığınağıdır. O, dokuz kapılı bedenin içinde bulunur. Sayısız şekillere bürünerek dış dünyada görünür. Canlı ve cansız bütün âlemin, sahibi yöneticisidir." ...... «Benim ilâhi kudretlerimi hiç bir varlık anlayamaz. Benim elim veya ayağım yoktur. Ben, göz olmadan görür, kulak olmadan işitirim. Var olan herşeyi bilirim. Ben doğmadım, benim ne bir bedenim, ne bir zihnim ne de duyularım vardır. Kutsal metinlerde tanıtılan, eşi ve benzeri olmayan O saf Varlık benim. Benim yerim, kulumun kalbidir.» . . . #akilfikirgezegeni
UpanişadlarAnonim · Okyanus Yayıncılık · 2011376 okunma
uzak doğudan esen inanç rüzgarı
8/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2022 00:00
uzak doğu asyada yaşayan toplulukların büyük bir kısmının yaşam felsefesinin özünü yansıtan bir kitap. aslında dini inaçlarının temel taşı. tanrıyı ,yaratılışı, ölüm sonrasının hakkında fikir sahibi olmanızda bir fayda sağlayabilir.
Hayat ve İnsan
UpanişadlarAnonim · Okyanus Yayıncılık · 2011376 okunma
9/10
·354 syf.··
2017 483. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2017 19:00
Schopenhauer, Upanishadlar için: "İşte insan düşüncesinin en yüce ürünü" demişti. Hinduizmin temel kaynaklarından olan Upanishadların çıkış tarihleri M.Ö. 600 olarak tahmin edilmektedir. Orjinal dili Sanskritçe olup, gerek inanç gerekse felsefi açıdan insanlığı oldukça etkilemiş bir yazımlar bütünüdür. Upanishadlar, yüzyıllar boyu sır olarak saklanmış, Brahmanlar'ın yanlarında kalan talebeleri hariç dışarıya açılmamıştır. Bu sebeple Hintli dilbilimciler bazı Upanishad metinlerini sansürlemişlerdir. Çevirmen Doç. Dr. Korhan Kaya, bu eserde büyük bir hizmet vererek Sanskritçe metinleri orjinal dilinden çevirerek okuyucuya sansürsüz yazımları okuma ve inceleme imkanı vermiştir. Çevrimen, Sanskritçe dışında Max Müller'in İngilizce çevirileri ile Hintli Swami Gambhirananda ve Swami Şarvananda'nın çevirilerini kaynak kitap olarak kullanmıştır. Kitap, 13 temel Uphanishad'a yer vermiş olup, Türkçeye çevrilmiş Uphanishad'lar içerisinde en kapsamlı olanıdır. Bu Uphanishadlar: Brihadaranyaka, Çhandogya, lşa, Kena, Aitareya, Taittiriya, Kauşitaki, Katha, Mundaka, Şvetaşvatara, Praşna, Mandukya, ve Maitri'dir. Başta panteizm ve hümanizm olmak üzere pek çok fikri akımın da bu yazımlardan etkilenildiği görülmektedir. Özellikle Hinduizm'den sonraki halef görüşler (veya öğretiler) olarak kabul edebileceğimiz Mimamsa, Vedanta, Samkhya, Yoga, Nyaya ve Vaişeşikayı direk etkilemişlerdir. Fikri ve felsefi mecradan tanıdığımız başta Arthur Schopenhauer olmak üzere, Parmenides, Eflatun ve Kant'ın da bu metinlerden etkilendikleri söylenmektedir. Mevcut metinler konusunda tarihte ana üstad olarak kabul edilenler ise: Şandilya, Dadhyanç, Sanatkumara, Aruni ve Yacnavalkya'dır. Uphanishadlar içerik olarak; Tanrı olarak kabul edilen Brahma ile Atman kavramlarından ve niteliklerinden çokça
Felsefe
UpanishadlarAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017376 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Upanişadlar, sadece bir felsefe kitabı değil, ruhun derinlerine inen bir çağrıdır. Her satırında “Ben kimim?” sorusunu farklı bir yönden sorgulatan bu kadim metin, hem zihinle hem kalple okunmayı hak ediyor. Tanrı, evren, öz (Atman) ve hakikat (Brahman) arasındaki bağları çözerken, insanın kendi içsel sonsuzluğunu keşfetmesine rehber oluyor. Sessizlik, farkındalık ve teslimiyetin diliyle yazılmış bir bilgelik hazinesi…
1000Kitap
UpanişadlarAnonim · Satori Yayınevi · 2020376 okunma
Tohum: Upanişadlardan Yunan’a, Tasavvufa ve Öteye
Puan vermedi·180 syf.··
Beğendi
·
2025 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 20:51
Upanişadlar bir felsefe metni, öğretisi değildir ama felsefenin ve kutsal kitapların tohumu gibidir bana göre. İçinde öyle bir öz barındırır ki, bu öz zamanla dallanmış budaklanmış, farklı coğrafyalarda farklı isimlerle yeniden ortaya çıkmıştır. Batı çoğu zaman bu kaynağı görmezden gelmiş. “Biz akıl terazisinde ölçtük, siz duygularla anlamaya çalıştınız” diye doğuyu küçümseyen bir tavır geliştirmiş (Bana göre)... Ama o tohum olmasa sulanacak, büyütülecek bir şey de olmayacaktı. Evet, belki felsefe başka bir şekilde yine doğardı, ama bugünkü haliyle bu kadar derinlik kazanır mıydı, bilmiyorum. Önemli olan, her toplumun Tanrı’ya, öze, hakikate ulaşma isteğinde birleşmiş olması. Felsefenin merkezi olarak çoğu zaman Yunan düşünürleri gösteriliyor. Ama Upanişadlar Yunan’dan önce yazılmıştı. Yunan felsefesine baktığımızda, Thales’in suyu, Anaksimandros’un apeiron’u, Herakleitos’un ateşi, Demokritos’un atomları, Aristoteles’in varlık anlayışı… Hepsi bir şekilde Upanişadlar’da karşımıza çıkıyor. Tanrı’nın varlığı, evrenin oluşumu, cennete ulaşma arzusu, insanın özüyle Tanrı’ya kavuşması fikri—bunların hepsi Upanişadlar’ın attığı bir tohum gibi göründü bana. Herkes “neden”in peşinde: Neden kim? Ne? Madde mi? Hava mı? Belirsiz mi? Sonsuz mu? İlahi bir varlık mı? Hiçlik mi? İçimizde en derinde mi saklı? Cennet fikri, Upanişadlarda bir “cennete ulaşma”, “Tanrı’ya kavuşma” özlemiyle karşımıza çıkıyor. Semavi dinlerde ise bu fikir farklı bir biçimde işleniyor: Cennetten kovulma, Tanrı’ya yeniden dönme, kurtuluş, kıyamet… Yine de öz aynı: İnsan daima Tanrı’ya, asıl yurduna ulaşmak istiyor. Tasavvufta gördüğümüz “bir olmak”, “vahdet” düşüncesi ile Upanişadlarda geçen “Atman = Brahman” anlayışı neredeyse birebir örtüşüyor. Yunus Emre, Hallac-ı Mansur, İslam mutasavvıfları bu
UpanişadlarAnonim · Dergah Yayınları · 1976376 okunma
8/10
·354 syf.··
2023 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 20:09
Upanishadlar kökleri çok eskiye - neredeyse 3000 yıl - uzanan mistik ve felsefi metinler. Hinduizm'de Tanrı kavramı, evrenin ve varlıkların yaratılışı, ölüm ve ölümden sonrası, ibadet esasları ve dini pratikler gibi pek çok noktaya değinen bu tinsel metinler tasavvufa az biraz hakimseniz okurken çok da yabancılık çekmeyeceğiniz fikirler öne sürüyor. Ben tasavvufun doğu mistisizminin etkisiyle şekillendiğini biliyordum ancak bu kadar benzerlik de beklemiyordum. Kendi adıma bazı bölümlerde zorlandım. Özellikle etimolojik açıklamaların yapıldığı ve Sanskritçe terimlerin ayrıntılı olarak ele alındığı bölümler biraz yorucuydu. Ama temel felsefenin ele alındığı bölümler çok enteresan ve okuyanı düşünmeye iten kısımlar. Evren ve yaratılmış her şeyin tek varlık olan Brahma'nın bir tezahürü olduğu düşüncesi bu inancın temelini oluşturuyor. Her varlıkta Brahma'dan bir parça yani tanrısal bir parçacık olan Atman mevcut. Varlığı anlamlı yapan şey bu, bunun dışındaki tüm maddi unsurlar önemsiz ve Brahma'ya ulaşmada bir engel teşkil ediyor. Varlık, tekrar tekrar dünyaya gelerek olgunlaşmaya çabalıyor ve son aşamada Brahma'ya ulaşıp onunla bütünleşerek ebedi huzura ulaşıyor. Bu yolculuğun da çeşitli aşamaları var: sadece gördüklerinin farkında olma, rüyalarda gezme, derin uyku, derin uykunun ötesine geçme yani ebediyete ulaşma gibi. Çok boyutlu ve yoğun bir içeriğe sahip olduklarından öyle kısaca anlatılabilecek meselelerden söz etmiyoruz tabii bu noktada. Varlıkların birliği karma, meditasyon, reenkarnasyon, çilecilik gibi pek çok kavrama da dayanan bir inanç ve düşünce sistemi. Bu metinlerle ilgili en ilginç olansa bir bakıyorsunuz Panteizm'e yorabileceğiniz fikirler var bir bakıyorsunuz Nihilizm'e göz kırpan bölümler var. Felsefi açıdan çok doyurucu bir eser. "Sessiz olanı,
Felsefe-Düşünce
UpanishadlarAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017376 okunma
beyaz (bos ) sayfa
Puan vermedi·256 syf.··
2021 114. kitabı
Ne ak ne kara ne sebep sonuç ,ne geçmiş ne gelecek olarak gördüğün şeyi bana anlat. Kitap çok guzel yazanın yorumlaya nin ellerine sağlık faka bu kitap. Dunyanin ilk felsefesinin ilk ışığıdır. Upanisad felsefesinin metinlerinin hangi tarihte oluştuğunu saptamak zordur .hindistan topraklarının ürünü olan bu metinlerin i.ö 800 yıllarında tamamlanmış olduğu sanılıyor. Ama bu metinleri çeviren kişinin bir müslüman Dara şukuh timur oğulları soyundandır şah cihan anısına taç mahal türbesi yaptırmış olan mümtaz mahal ın en büyük ogludur . Fakat buda dikkat çeken bir nokta var hep (ben, benlik ) bahsediliyor Scheling, (doğa, özgürlük, mitoljoi.,) martin hedeger ,(varlık ve zamanı ) ,schopenhauer.( Isteme ve tasarım olarak dunya) .ben anlamıyorum kitap okumak çok guzel duyguları (ben,sen) ama saf ve temiz paylaşmak guzel insanın kendi fikri düşüncesi ve fazla abartmadan.800,600, 70 sayfa ,10 ,yada 5 olmasi hiç onemli degil onemli olan diğer kitaplarda alıntı yapmadan yazılan kitap daha guzel olacak diye düşünüyorum. Kitap yazan , kitaba kendi duygularını aktaran degil bence burda en fazla emeğe saygı duyması gereken ben ce o kitabı tercüme ederek bine bin katib yorum yapan kişiyi uyarmalidr. Anlamıyorum orada da 30 sayfalık bir kitap var 30 yıl sonra yada bilmem kaç yıl sonra o kıtap 3500 sayfa oluyor lutfen dikkat edilmesi gerekir teşekkür ederim . insan okuduğu sürece... geriler çünkü okumayan varlık ları görünce teşekkür ederim .
Felsefe-Düşünce
UpanişadlarAnonim · Satori Yayınevi · 2020376 okunma
Puan vermedi·354 syf.··
2020 22. kitabı
Upanishadlar, eski Hintlilerin yaşamı ve ölümü, ölümden sonrasını, tanrıyı ve evreni açıklamaya çalıştıkları, bu bağlamda birçok soruna el attıkları felsefe ve teoloji metinleridir.
UpanishadlarAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017376 okunma

Yazar Hakkında

AnonimYazar · 532 kitap
Anonim Fransızca kökenli bir kelimedir. Sıfat olarak adı sanı bilinmeyen anlamına gelir. Aynı zamanda kim tarafından yapıldı ya da ne zaman ortaya çıktı bilmeyen şeklinde de anlamak mümkündür. Kitaplar çeşitli nedenlerle "Anonim" olarak adlandırılabilir: * Resmi olarak bu isim altında yayınlanmış olabilirler * Belirli bir yazara atfedilmeyen geleneksel hikayelerdir * Genellikle belirli bir yazara atfedilmeyen dini metinlerdir