Benim için bu tahlilleri yapabilecek yakınlarım olsa bile içinde bulunduğum haleti ruhiyeden zarardan başka bir şey çıkmadığını abartılı bir şekilde düşündüğüm için uzak durmaya çalışıp bir de duramayıp şimdi de duramamanın başarısızlığına sanki gereği varmış gibi üzülüyorum, bu kadar derine inmek yerine, boşluğa inmeyi tercih ederdim. Hafif, tedirginlikten uzak, ihtimali seyrek , ferah boşluğa. Yine de tümüyle uzak ya da yakın durulamayacağından bundan da olabildiğince normal çıkabilmeyi planlanladım çünkü en ufak bir hareketim olduğundan çok daha yoğun anlamlar barındırır oldu.
İşte bana bunları yazdıran kitaptır.
Kitabımızın kullanım kılavuzu için yine ilgimi çeken notlar da şu şekildedir:
Katalepsi; uzuvların tutulması, vücudun kontrolünün kaybı, bedensel işlevlerin yavaşlaması, acıya duyarsızlık, bedenin dış etkenlere yanıt vermemesi şeklinde kendini gösteren, sınır sistemini ilgilendiren semptom grubu,katalepsi.
Fantazmagorik; büyülü fenerler yardımıyla iskelet, duman, hayalet gibi çeşitli imgelerin duvara yansıtıldığı bir çeşit korku gösterisine verilen fantazmagori aynı zamanda "iç içe geçen fantastik, tuhaf veya hayali görüntüler" anlamına da gelir.
Bürümcük; bükülmüş ham ipekten dokunmuş bir tür ince bez. Babannem yazma gibi başına aldığı ipekten beze derdi bürük diye, sanırım aynı şey.
Müphem; açık seçik olmayan, belirsiz. Bu kelimeyi muğlak olduğu için seviyorum. Estetik olarak da bana poison gibi gelen kusursuz bir harfler cümbüşü.
Füssli; İsviçre doğumlu ressam Johan Heinrich Füssli ürkütücü temaları işlediği Gotik tarzdaki tablolarıyla bilinir, en ünlü eseri, uyur gibi görünen beyazlar içindeki kadın ve göğsüne tünemiş şeytanı andıran yaratık ile "Kâbus" adlı çalışmasıdır. [Ç.N.]
Aegipanlar; Yunan mitolojisinde hem Satirler hem de bir türevi gibi anılan