Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 18:59
Bir kitabı anlayabilmek için yazarın hayatına, düşüncelerine bakmak ve üzerine düşünmek gerekir. Yazılanların kağıt üstünde ki mürekkepten ziyade, insanların mevcut hayatlarının yansımaları olduğunu unutmamak gerekir. Thomas More bir sosyalist ve hümanistti hatta Karl Kautsky onun dünyanın ilk sosyalisti olduğunu söyler. More Utopia da savunduğu düşünceleri ile ölüme mahkum edildi, birçok kez kurtarılma fırsatı sunulsa da o doğru bildiği şey için tıpkı Sokrates gibi ölmeyi seçti. Thomas More aslında gerçek hayatında kendi ütopyasını kurmuştu. Ailesini tam anlamıyla kitapta resmettiği şehirdeki gibi düzenlemiş ve hayatı boyunca böyle yaşamıştı. Gelin görün ki mevcut çağın paraya, din sömürüsüne ve eşitsizliğe bulanmış o kirli insanları bu düşüncelerin toplumda getirebileceklerinden korktu. Çünkü bir yazar ve düşünür olarak ondan istenen krala kusursuz sadakat, ulus üstünlüğü ve belki de onlara göre en dayanılmaz ve hassas olanı din üstünlüğüydü. Fakat o insanların mevcut ekonominin bir ürünü olduğunu bildiğinden eşitliğe, özgürlüğe ve birleştirici düşüncelere inandı. Bizler üstünden kaç yüz yıl geçmiş olmasına rağmen kralın yaptığını değil de Thomas More'un Utopiasını okuyup imreniyorsak, boşuna ölmüş olamaz değil mi? Ve şuna inanıyorum; mevcut düzen, inanan insanları ekonomik çıkmazlara ve eşitsiz yaşama sürüklemeye devam ettiği sürece, sistem yıkılmaya mahkumdur.
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 16:43
Çağlar boyunca sırf dürüstlükleri yüzünden ölüme mahkum edilen yüzlerce insandan biridir Thomas More.Yaklaşık 500 yıl önce yazılmasına rağmen hala günümüze ışık tutmaktadır Ütopya kitabı.Ütopya kitabı aslında bir yeryüzü cenneti,bir toplumsal mutluluk örneğidir.Thomas More ideal toplum düzeninin olduğu yaşamı anlatırken aslında dönemin İngilteresi'ne baş kaldırır.Yıllar içinde kitap çok eleştiri almıştır.Kitabın bir şakadan ibaret olduğunu söyleyenlerin sayısı ise hiçte az değildir.Ne var ki insanlar yaşamları boyunca çıkarlarına uymayan konuları yadsımayı çok iyi becermişlerdir. Kitabın duru bir dille yazılması ve sonunda Mina Urgan'ın yazarı ve yapıtını derinlemesine inceleme fırsatı olarak sunulması kitabı ve yazarını daha da çok özümlememizi sağlıyor. Ben kitaptan kişisel ve toplumsal olarak birçok sonuç ve kazanım çıkardım.Umuyorum ki sizler de okursunuz. Keyifli okumalar:)
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
4/10
·208 syf.··
2021 13. kitabı
İlk defa bir kitap hakkında amacına çok uygunsuz olduğunu düşündürdü bu eser bana. Asıl hissettirilmek istenen daha güzel bir dünya iken bambaşka ve olumsuz bulduğum yönlere sahip içeriğine karşı ironik bir kahkaha eşliğinde okudum bazı bölümlerini. Bunu kendi içimde telafi etmek adına yazıldığı döneme ve yazarın felsefi kimliğine veriyorum.
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 00:00
Okurken hep artı eksi tablosu oluşturdum kafamda. Ütopyanın birçok özelliği aslında distopik olmaya daha yatkın geldi. ancak yazıldığı dönemi ve More'un etkilendiği fikirleri düşündüğümde çok daha farklı bir pencereden bakarak yaklaşabiliyorum. Yine de ütopyanın var olma düşüncesi ve ihitmali bana hiçbir zaman yakın gelmeyecek sanırım.
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
Ütopya -168 sayfa Thomas More Yazar, Dünya'yı gezip görmüş olan Ferdinand'la tanıştığında onun görüşlerine hayranlık duyar. Ferdinand kendini oldukça geliştirmiştir. Yazar, Ferdinand'a neden bir krala bağlanmadığını sorar. Ferdinand, sebeplerini açıkladıktan sonra olması gerektiğine inandığı ülkeyi Ütopya Adası üzerinden anlatır. Anlaşıldığı üzere kitap iki bölümden oluşuyor. 1. Kitap Ferdinand'ın krallara bağlanmama sebeplerini 2. Kitap olması gereken ülkeyi anlatıyor. More, eserini yazarken politik gözlemlerini aktararak doğrusunun nasıl olması gerektiğini açıklıyor. Çevirmenin notlarından anlaşıldığı üzere bu ülke İngiltere'dir. İngiltere yelpazesinden çıkarımlar yapmamaktadır. Kitabın dilinin akıcı olduğunu düşünüyorum. Politika ilginizi çekiyorsa okuyun derim.
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2023 1364. kitabı
Çağdaş bir bir eser Ütopya. Beş asır önce yayımlanan Ütopya ile Sir Thomas More, "ütopya" kavramini Ilk kez dünya sahnesine çıkarmış, Hümanizm ve Rönesans fikirlerinin orta yerinde hayat bulan bu kavram kendisinden sonraki beş asırda Gandhi'nin fikirlerinden Silikon Vadisi'nin teknoloji devlerine kadar dünyanın şekillenmesinde büyük bir rol oynamış ve oynamaya da devam ediyor. Platon'un devlet anlayışını tüm topluma uygulayan More'un elli dört şehirden oluşan, halkı refah içinde yaşayan ve sınıfsız bir adayı anlattığı eseri, dönemin Ingiltere'sine sert bir eleştiri niteliğindedir. More, Ütopya adasının siyasal ve sosyal yapılarını ayrıntılarıyla anlatıp ideal toplum ve ideal devletin tanımını yaparken adaletli yönetim ve evrensel barış konularını da masaya yatırır.
1000Kitap
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
Okumakta bu kadar geç kaldığım için kendime ne kadar kızsam az. Herkesin okuması gereken bir başyapıt. Aradan geçen 500 yıla rağmen insalığın değişmemesi gerçeğiyle yüzleşmek acı verici olsa da okuyun.
Duygu ve Düşünce
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
Kendime Notlar
8/10
·208 syf.·
2022 6. kitabı
Deliliğe Övgü kitabı Thomas More’a ithafen yazılmış çok şaşırdım okuduğumda. Çeviriyi yapan Kıymet Erzincan Kına kitabın en arkasında çok güzel bilgiler paylaşmış o notları okurken dünya tarihinin ne kadar uzun bir zaman dilimine sahip olduğu ama kendimin bu tarihin sadece ucundan birazını bilebilcek kadar zamanımın olduğunu fark ettim. Kıymet Erzincan Kına, Erasmus’un 1509’da dostu Thomas More’a adadığı Deliliğe Övgü adlı eserinde, More’un yunancası olan ve delilik anlamına gelen Morus kelimesini kullandığını ve bilgelikle deliliği iç içe geçirdiğini söylemiş. Thomas More’un ütopyasındaki deli ise Raphael Hytlodeus. Kitabın kurgusu öyle güzel ki ilk başta gerçekten böyle bir yerin olduğunu düşündüm söylev şeklinde yazılmış kitap. Refah içinde yaşayan, sınıfsız, özel mülkiyetin olmadığı, hemen hemen her şeyin ortaklaşa yapıldığı bir ada. Kitabı okurken çok fazla not aldım her bir paragrafı cümlesi ayrı ders verir nitelikteydi. 21. yüzyıldayken bile Thomas More’un dedikleri fazlasıyla geçerli, asırlar öncesinden bugünün tablosunu görmek gerçekten üzücü hep aynıymış, umarım bir gün bir şeyler değişir ve buna tanık oluruz. Raphael alıntı yapıyor “Platon bilgelerin devlet yönetimine neden karışmamaları gerektiğinin doğru bir şey olduğunu çok güzel bir benzetmeyle şöyle açıklıyor. Bilge insanlar, diğer insanların akın akın dışarıya koşup sağanak yağmurun altında iliklerine kadar ıslandıklarını görseler bile, yağmurdan kaçmaları ve içeriye girmeleri için onları ikna etmeye kalkışmazlar. Bilirler ki dışarıya çıkıp onları uyaracak olsalar, onlarla birlikte ıslanmaktan öte bir şey yapamayacaklar. İşte bu yüzden ki, başkalarının budalalıklarına çare olmayacaklarına göre, en azından kendileri evde kalıp ıslanmadıklarına sevinirler.”
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 58. kitabı
Ütopya Thomas More 1516 yılında basılan Sir Thomas More'un Ütopya eseri Rönesans'ın bir yansıması olarak çıkıyor karşımıza. Thomas More, bugün sıkça karşılaştığımız ve kullandığımız Ütopya kavramını ortaya çıkaran kişi. More, kitapta başkarakterlerden biri. Bir gün arkadaşı ile birlikte Portekizli bir gezgin olan Raphael isminde biriyle tanışırlar ve bu adam onlara Ütopya Adası denilen bir ülkeyi ziyaret ettiğinden bahseder. Bu ülke dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bir devlet düzeni ve toplum yapısına sahiptir. Raphael bu ülkedeki gördüklerini başlar anlatmaya ve kitabın sonuna kadar bunları okuruz. More'un ütopyası olmayan bir ülkedir. Kafasındaki ideal devlet ve toplum düzenini zihninde kurduğu var olmayan bir ülke üzerinden anlatır. "Bir devlet ve içinde yaşayan toplum nasıl olmalıdır?" sorusunun cevabıdır kitap. Tabi ki kitabı bugünden okuyoruz, yazıldığı döneme göre düşünmeden okumak çoğu şeyi kaçırmaya veya anlamamaya itebilir. More'un Ütopya üzerinden anlattığı bu düzen ne yazık ki günümüzde mevcut değildir ve muhtemelen de olamaz. Ütopya halkı idealize edilmiş toplumdur. Yedikleri yemeklerden giydikleri giysilere kadar her şey anlatılır ve hayatları mümkün olduğunca minimalizedir. Bu idealize düzenin ilk şartlarından biri olarak More, özel mülkiyetin olmamasını dile getirir. Altın ve gümüş değerli değildir ve diğer madenlerden bir farkı yoktur zira altın ve gümüşe değer atfeden insanın kendisidir. Bunun gibi günümüz toplumunda da hala var olan durumları, var olan toplumun ahlak ve ilkelerinin dışından bakan bir gözmüş gibi anlatır More. More, kitabın içindeki kurguda yer yer Raphael'in anlattıklarını algılayamaz çünkü hali hazırda yaşadığı toplumun içinden biridir ve bu gözle yaklaşır olaylara. Bugün de içinde yaşadığımız toplumun etkisinden dolayı bazı
Devlet-Toplum
ÜtopyaThomas More · İthaki Yayınları · 202024,6bin okunma
Kendi Ütopyasının Şehidi
10/10
·249 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 19:01
Utopia kelimesi hem “hiçbir yer” hem de “iyi yer” anlamına gelen bir kelime oyunu. Bu küçük ayrıntı, kitabın bütün ironisini taşıyor. Yazara baktığımızda bu oyun daha da anlam kazanıyor. Thomas More devletin tam içinde yer alan bir hukukçu, bir siyasetçi ve sonunda idam edilen bir adam. İktidarı içeriden tanıyan birinin böyle bir ada tasarlaması tesadüf gibi görünmüyor bana; bilinçli bir meydan okuma gibi duruyor. Hiçbir yerde olan o memleket, ada, kıyılar elbette kurgu. Ama eleştirilen zihniyet son derece gerçek. Edebiyatın sevdiğim tarafı tam da bu: Harita sahte ama insan doğası fazlasıyla tanıdık. Ütopya artık yalnızca bir kitap adı değil; bir yazın türünün adı. Thomas More’u değerli kılan şeylerden biri de bu kavramı literatüre kazandırmış olması. Eğer Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısını okursanız, kitap bittikten sonra Mina Urgan’ın kapsamlı incelemesiyle karşılaşıyorsunuz. More’dan sonra yazılan ütopyalar, daha önce Platon (Eflatun)’un Devlet eseriyle yapılan karşılaştırmalar ve ilginç anekdotlar metni genişletiyor. O noktada şunu fark ediyorsunuz: Thomas More kolay çözümlenebilecek bir karakter değil. Ruhunda ve hayatında ütopyasını bir şekilde yaşamış bir adam. İnsanların inanmadıkları şeylere yalan yere yemin etmemeleri, vicdan özgürlüğü uğruna kendini feda etmiş biri. Kitabın bir yerinde, Ütopyalıların savaş sistemlerini, dinlerini, törenlerini, yasalarını ve törelerini düşündüğünü; çoğunun gerçekleşmesi zor şeyler gibi göründüğünü söyler. Asıl şaşırtıcı olanın ise bu garip devletin parasız ve ortak yaşam düzeni olduğunu belirtir. Bu fikir daha sonra farklı düşünürler tarafından genişletildi. Karl Marx’ın sistematikleştirdiği kolektif mülkiyet anlayışının 20. yüzyıldaki uygulamalarına, örneğin Sovyet deneyimine baktığımızda, ideal ile pratiğin ne kadar
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma

Yazar Hakkında

Thomas MoreYazar · 4 kitap
Thomas More, (7 Şubat 1478 - 6 Temmuz 1535) İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu. Yaşamında önde gelen bir hümanist bilgin ünvanına kavuşup bir çok kamu görevi üstlendi. Eseri Ütopya ile edebiyatta yeni bir nesil yarattı. 1516'da yazdığı Ütopya'da ideal hayali bir ada ülkenin siyasi sistemini tarif ediyordu. More'un Kral Henry VIII'in İngiliz kilisesinin başına geçme niyetine ilke olarak karşı çıkması, kendi siyasi kariyerinin sonunu hazırlayıp hain olarak idam edilmesine sebep oldu. Ölümünden 400 yıl sonra, 1935'de Papa Pius XI tarafından aziz ilan edildi. 7 Şubat 1478'de, Londra'da doğmuştur. Babası dönemin önemli bir yargıcı olan Sir John More'dur. Eğitim için Oxford Üniversitesi'ne girdi. Oxford'da geçirdiği 2 yılda yazmaya başladı. Antik Yunan ve Latin edebiyatına ilgisi de bu dönemde oldu. Daha sonra Londra'ya geri döndü ve 1496 yılında hukuk öğrenimi görmeye başladı. 1501 yılında avukat oldu. Hukuk öğrenimi gördüğü yıllarda manastır yaşamı yaşamakta ve bir rahip olmak isteğiyle yanıp tutuşmaktaydı. Yine de zamanla bu duygusu söndü ve ruhu ülkesine hizmet etmek isteğiyle doldu. Bunun üzerine 1504 yılında parlementoya girdi. Bu sıralarda ünlü Hollandalı yazar Erasmus ile olan arkadaşlığı iyice gelişti ve Erasmus 1509'da basılan ünlü eseri Encomium Moriae`yi (Deliliğe Övgü) Thomas More'a adadı. 1517'de Kral'ın hizmetine girdi. Giriştiği başarılı bir diplomatik görev ardından şövalye unvanı verildi ve yardımcı veznedar ilan edildi. Kralın kişisel danışmanı olarak kariyeri parlamaya devam etti. 1525'de Lancaster Düklüğü'nün bakanı oldu. Kral Henry VIII'in evlilikleriyle ilgili konularda ona yeterince yardım edemeyen Lordlar Kamarası başkanı Kardinal Wolsey'i istifaya zorladıktan sonra yerine Thomas More'u Lordlar Kamarası başkanı ilan etti. Başlarda Kralın düşüncelerini paylaşan More, zamanla Kralın protestanlığa olan artan ilgisi ve kiliseye olan negatif düşüncelerinden rahatsız oldu. Kişisel olarak protestanlığı sevmiyor ve doğru bulmuyor, dönemin katolik kilisesini benimsiyor ve önemsiyordu. Protestanlığı eleştiren kitaplarıyla Kral ile olan ilişkisini gerdikten sonra 1531'de Krala bağlılık yemini etmeyi reddetti. Daha sonra hastalığı bahane ederek 1532'de görevlerinden ayrıldı. 1533'de Anne Boleyn'in İngiltere Kraliçesi olarak ilan edildiği taç giydirme törenine katılmayı reddedince şimşekleri üzerine çekti. Yalan davalar ve dedikodular başladı. Parlementonun Anne Boleyn'i İngiltere'nin kraliçesi olarak ilan edebileceğini kabul etmesine rağmen, bağlılık yemini etmeyi reddetti zira bu Papa'ya karşı bir davranış olurdu. Bu yüzden tutuklandı. Daha sonraları Kralı kilisenin başı olarak görmediği için ölüm cezasına çarptırıldı. 6 Temmuz 1535'de idam edildi.