Yedek Parça

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.196
Gösterim
Adı:
Yedek Parça
Baskı tarihi:
Haziran 2005
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038328
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Baskılar:
Yedek Parça
Yedek Parça
Yedek Parça
Meret dağ gibi yatıyor. İki fincan benzin dedilerdi. Gaz tenekesiyle mazotu, yağı dayadılar. Oğlan çıktı üstüne. Hep bindik... Traktör tırısa kalktı. Maşallahı var. Üstüne bir eski babuç, bir baş sarmısak, bir mavi gözboncuğu, bir de maşallah astık, deh dedik... Akşamüzeri köye varınca dört döndük köyü, keyfine diyecek yok.
Bizden gören Donatım Kurumuna seğirtti. Gatırcının Yusuf var ya, köyün alt yanında on dönüm kıraç tarlası var, o bile borç harç edip gitti bir traktör aldı.
Akşam oldu mu, köy yolunda ver ediyorlar traktörleri. Bizim oğlanın şüförlüğüne laf yok. Vurup geçiyor. Memiş’in Hüsiin’in traktörüne bir gıç vurdu, vallaha bir vuruşta herifin traktörünü ıskartaya çıkardı. Goca meret, tosbağa gibi sırtüstü devrildi biyana.

“Medeniyetin Yedek Parçası” adlı öyküden
176 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Aziz Nesin,toplumumuzun yetiştirdiği en büyük aydınlarından biridir.Düşünmeden edemiyor insan bir Aziz Nesin daha yetişir mi diye? Ama yanından bile geçemez. Büyük yazarımızın kitaplarını tekrar okumaya başladım.Aziz Nesin'in kırsal kesimde ki yaşamlara ne kadar da hakim olduğunu görüyorsunuz.Okudukça Türkiye'de hiçbir şey değişmemiş yıllardır.Kesinlikle çağ ötesi bir mizah yapmış zamanında ve hâlâ geçerliliğini koruyor.
153 syf.
·2 günde
Artık okuduğum her kitap için birkaç cümle de olsa bir şeyler yazma ihtiyacı duyuyorum. Sonra rahatlayıp yeni bir kitaba başlayabiliyorum.

Aziz Nesin'in bu öykü kitabı bana Tuco Herrera arkadaşımızın hediyesi. Hangi dağda kurt öldü derseniz, bu bir site içi şakalaşmadan kaynaklı. Eski, kısa ve basit yazılmış incelemeleri hortlatıyorlardı, https://1000kitap.com/meleenk 'nin eski bir gönderisini beğenip paylaşan 100. kişi olarak hediyeyi kaptım.
https://hizliresim.com/r55pNN

Kitapta kısa kısa otuzüç öykü var. Toplumsal olaylar gerçekçi bir bakış açısıyla olduğu gibi verilmiş. Bazılarında kahkaha attım okurken.

Yazar kimi öyküsünde ailesinin ısrarına dayanamayarak traktör alan bir köylü olmuş, kimi öyküsünde gazetede çalışan bir yazar, yaşlanınca azmaya kalkıp tımarhaneye düşen bir avukat, yeğenleriyle başa çıkamayan bir dayı, işsizlikten ders vermeye kalkan genç bir adam...

Her hikayenin anlatmak istediği daha derin daha anlamlı konular. Mesela, Medeniyetin Yedek Parçası hikayesinde, alt yapısı hazırlanmadan medeniyetin insanlara dayatılması ve bunun elde patlaması anlatılıyor. Bir anda kimse değişemez, zaman ve alt yapı ister. Yoksa uyum sağlanamaz ve zorluklar yaşanır.  Tüm bunları bir sahnede, köy kahvesine nefes nefese gelen Hamit Ağa'nın traktörünün başına gelenleri oradaki köylülere kendi şivesiyle anlatmasından öğreniyoruz.

Mesela, Kendikendime hikâyesinde yolda kendi kendine konuşanları görünce gülen bir gazetecinin bir akşam yorgun, halsiz bitkin iş çıkışı kendisinin de o hale düşmesi anlatılıyor. Gülme komşuna gelir başına, bu hayat şartları herkesi kendi kendine konuşturur, delirtir diyoruz.

Yazıdan Karakter Tahlili en sevdiğim hikâyelerden biriydi. Gazete patronunun çalışanı sömürmesini, tiraj için yaptığı  sahtekârlığı okurken, bir yandan halkı kandırmanın kolaylığını ve geçim sıkıntısının insanı ne hâle düşürdüğünü görüyoruz.

Böyle böyle gülerken düşündürten üç beş sayfalık öyküler. Sevdim, tavsiye ederim.

Tuco bana Bir Sürgünün Anıları gönderecek sanıyordum aslında.... Duyurulur... :)))
176 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitabı okurken olaylara hiç yabancılık çekmedim. Sanki şu an yazılmış da günümüzün siyasi, ekonomik sorunlarından ve gündeminden bahsediliyor gibi. Kitabın ilk basım tarihi 1955: Bir ülkenin dertleri 65 yıldır hiç mi değişmez?.. Hep mi daha kötüye gider?.. Neyse daha fazla siyasete girmeden konuyu değiştireyim :D Ama konuyla ilgili kitaptan birkaç alıntıyı buraya bırakayım:
#90980693
#90984548
#90982717
#90948749

Öykülerde halkın yoksulluğu dile getirirken bir yandan da bizi güldürmeyi ihmal etmiyor, Aziz Nesin. Kendisinin de kitaptaki bir öyküde bahsettiği gibi; bu yoksullukları yok saymak, öyküleri mutlu bir sonla bitirmek kolay değil. O da araya mizah katarak öyküleri renklendirmek istemiş. Onun öykülerinde her ne kadar yaşamın talihsizlikleri ile karşılaşan bahtsızlara üzülsek de araya katılan mizahla bilikte öyküler daha sevimli hâle geliyor. Ağlayacak hâlimize gülüyoruz işte, yapacak başka bir şeyimiz olmadığı için...
153 syf.
·2 günde·10/10 puan
Yine gülümsemeye ihtiyaç duyduğum bir sırada raftan bir kitabını alarak Aziz Nesin'in o şahane bir eserini daha bitirdim. Birbirinden değerli hikâyelerle kendisine bağlayan bir yapısıyla zaman zaman sesli gülmemi sağlayan güzel bir kitaptı. Her hikayesi keşke skeçler hâlinde güzel oyunculuklarla sinemaya çekilse. Eğer siz de en içten şekilde gülmek istiyorsanız mutlaka bir kitabını alıp okuyun üstadın. Herkese iyi okumalar dilerim.
176 syf.
Hikayelerden oluşmuş sıcak ve samimi bir kitap. Aziz Nesin Vakfı yazarın kitaplarını gruplara göre ayırıp, baskılarını yapıp, set haline getirmişler. İs yerime gelip, faturaları ve belgeleriyle acıklama yaptılar. Çocuklar için yapılacak en güzel hareket bence. Tüm gelir vakıftaki kimsesiz çocuklara gidiyor. 12 kitaplık hikaye setini aldım ve zaman zaman ağır kitaplardan sonra iyi gidiyor. Bence yazarın kitapları mutlaka okunmalı. Hikayeler ders verir nitelikte ve çok etkileyici.
153 syf.
·Beğendi·7/10 puan
YORUM
Kitap 33 öyküden oluşuyor. 181 sayfa.Basım yılı 1974. (5.basım) İlk basım 1955'te (8 bin),2. basım 1956'da (10 bin),3. basım 1961'de (8 bin), 4. basım da 1972'de yapılmış.Aziz Nesin'in okuduğum ilk kitabı.Açıkçası neden daha önce okumadım diye hayıflandım.(Bilirsiniz, önyargılar işte.)

En beğendiğim öykü ile devam edeyim. Adı, 'Metro Ne Piçuke.'

İki eşkiya olan Hamido ile Sado dağları bölüşemiyorlardı.Onların anlaşmazlığı, dağların azlığından değil ,stratejik değeri olan dağları kimin ele geçireceğindendir.Sado'nun çetesi 11, Hamido'nun çetesi 8 kişidir.Bu anlaşmazlık öyle bir hal alır ki, neredeyse iki çete birbirlerine gireceklerdir.Sado eski arkadaşı, köylüsü Hamido'ya, 'gelsin de anlaşalım, uzlaşalım' diye haber gönderir. Sado'dan aşağı kalmak istemeyen Hamido haberi getirene, 'o bana gelsin, ben onun ayağına gitmem' diye cevap verir. Hangisinin hangisinin ayağına gideceği, iki çete başı arasında yeni bir anlaşmazlık konusu olur.Uzun çekişmelerden sonra Sado haber gönderir Hamido'ya, 'değil mi ki anlaşamıyoruz, öyleyse Şıh Sülo'ya soralım.!' O ne derse öyle yapalım der. Şıh Sülo'ya giderler.Şıh Sülo sakalını avuçlayıp bir süre dalgın düşündükten sonra, 'yaşı küçük olan yaşı büyük olana gitsin, doğrusu budur', der. Yaşı küçük olan Sado, 'evet ama benim çetem de 11 kişi var, onun 8 kişisi var.Benim çetem daha büyük, onun ayağına gitmem uygun mu', der.Şıh Sülo, 'o zaman başka,adamı az olan adamı çok ona gitsin' der. Uzlaşalım derken işler büsbütün karışır.O zaman Şıh Sülo 'şöyle yapalım' der. 'Sen yolun bir başından yürürsün, sen de öteki başından orta yerde buluşursunuz, böylece ikinizde birbirinizin ayağına gitmemiş olursunuz', der.Şıh'ın dediği olur.Efendime söyleyeyim, derken yüklü bir kamyon gelir. Bizimkiler (Sado ile Hamido canıııım...) hemen kamyonun önünü keser. Kamyonda ki iki kişiyi indirirler. Birini soyup soğana çevirdikten sonra diğerine, parasını sorarlar. O da manifaturacı olduğunu,bütün parasını kasadaki kumaşlara yatırdığını, hiç parasının olmadığını söyler.Eşkiyalar kumaşları indirmeye karar verirler ama, bir çetrefilli durumla daha karşı karşıyalardır.Eşkiyalar, kumaşları nasıl bölüşeceğiz diye düşünüp dururlar. Öyle ya pahalısı var, ucuzu var.Para olsa kolaydı, on sana on bana. Derken, Şıh Sülo'ya yine iş düşer. Birer adam gönderip, Şıh Sülo'ya kumaşları nasıl bölüşeceklerini sorarlar. O da ağaçtan düzgün bir dal keser, adamlara verir. İşte bununla kumaşları ölçer, bölüşürsünüz, der. Eşkıyalardan biri çubuğu alır ve kumaşı ölçüp ölçüp yıtmaya başlar.Bu size, bu bize diye.Haaa manifaturacıyı unuttum.Manifaturacı da ağaca bağlı vaziyette onları izliyor.Hamido, metrenin küçük olduğunu, kendilerine haksızlık yapıldığını söyler Sado'ya. Sado haksızlık olmadığını onların 8 kişi olduğunu söyler. Hamido "mağdurum da mağdurum" deyip, hemen silahına davranır.Çatışma başlar, silahlar konuşur.Bir taraftan 2 kişi, diğer taraftan da 3 kişi ölür. Kalanlardan, akıllının birisi, 'niye boşuna birbirimize vuruyoruz, gidip kumaşların sahibine soralım, metre küçük mü büyük mü?' der.Çubuğu, ağaçta bağlı duran tüccara götürüp sorarlar, 'bu metre küçük mü büyük mü?' diye.Eşkiyaların hiçbiri türkçe bilmediğinden hepsi de kürtçe konuşuyordu.Manifaturacı, şu cevabı verdi:
"Suk ev suke metro ne piçuke."
(Çarşı bu çarşı olduktan sonra, metre de ne küçüktür, ne büyük, tam size göredir!)

Bakmayın siz öykünün 64 yıl önce yazıldığına, her döneme hitap eden güncel bir çıkar- menfaat ilişkisi örneği.

xelas bû. (Bitti.)

Sevgiyle kalın.
176 syf.
·5 günde·8/10 puan
Aziz Nesinin her zaman ki gibi mizah içeren diğer kitapları gibi akıcı kitabı. Bu kitabında en çok kabadayı hikayesini beğendim.Bu hikayesini deyimle özetleyecek olursam “ipe un sermek “deyiminin tam karşılığını anlatmış.Aziz Nesinin tebessüm ettirirken düşündüren güzel hikayelerinden....
153 syf.
·2 günde
Birbirinden farklı,dönemin toplumunu yansıtan kısa öyküler var. Hatta günümüzü de yansıtıyor, diyebilirim. Okurken güleceksiniz. Hele Potinbağı Kralı İstanbul'da adlı öyküyü özellikle okumanızı tavsiye ederim.
153 syf.
·8/10 puan
Nesin kitaplarını aralara serpiştiriyorum ki yüzden fazla kitabı olmasına rağmen hemen bitirmeyeyim istiyorum. Ama o kadar üretmiş ki bitecek gibi de değil. Aziz Nesin'in kırsal kesimdeki yaşamlara ne kadar hakim olduğunu gösteren bir derleme bana göre. Her kitabında aynı yorumu yapıyorum gerçi. Türkiye'de hiçbir şey değişmemiş yıllardır. Çağ ötesi bir mizah yapmış zamanında ve hala geçerliliğini koruyor. Yazarlık yaparken yaşadığı anıları da sos gibi kullanmış, ülke meselelerinden kendi meselelerine de giriş yapmış bu sefer. Birçok yerde kahkaha attım. En iyilerinden biri olarak görebiliriz.
176 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Aziz Nesin'in 44 öykü kitabından biri olan Yedek Parça 1955 yılına ait bir kitap. İçinde 33 farklı öykü bulunuyor. Kitaba ismini veren Medeniyetin Yedek Parçası öyküsü, kitabın ilk ve iyi öykülerinden biri. Bunun yanında, Yazıdan Karakter Tahlili, Çapkın Hikâye, Zamane, Tarih Boyunca Düello, Suçlu Nasıl Bulunur?, İyi Adam Lafının Üstüne Gelir, Merhum Papel, Terbiyem Müsait Değil, Milletvekili Olacak Vali Nutkundan Bellidir ve Kabadayı isimli öyküler beğendiğim diğer öykülerden oldu. Farkındayım, Aziz Nesin kitaplarıyla tanışmam geç oldu ama bu durum hiç tanışmamaktan iyidir. Günümüzden 60 yıl önce yazılmış öyküleri okurken Türkiye'de pek de bir şeyin değişmediğini düşündüm. Öykülerin çift anlamlı yapısı, Nesin'in ince esprileri, kendine özgü kelimeleri, yine kendine özgü imla kullanımı okumamı güzelleştirdi. Merhumun sağlığına yetişip, bir selam da olsa verip almayı dilerdim.
176 syf.
·3 günde·8/10 puan
Bu ay Aziz Nesin okumaları yaptım. Her zaman memleket manzaralarını mizahi dille yazmış üstat ama olay şu o her ne kadar kendi dönemini yazmışken okurken hep şunu dedim. Ya cidden öyle... Bu kitapta şöyle bir yer vardı :

"- Sizde bir baş yazar kaç tane gazeteye yazar?
-Biz de her gazetenin bir baş yazarı vardır ama hepsi de aynı şeyi yazar.
-Ayrı ayrı insanlar nasıl olur da aynı şeyi yazarlar?
-Biz de ayrı gayrı yoktur."


Nasıl tanıdık değil mi? İstr üstat bence sadece bir döneme ait değildir. Aziz Nesin okumaya devam. Kesinlikle tavsiye ederim.
"İşten çıkarılmak,işsiz kalmak zor.Ama bundan daha çok zor olanı,bir işten çıkarıldıktan sonra,son derece meraklı arkadaşlara,hangi nedenle işten çıkarıldığını anlatmak"
- Sen insan değil misin? Şunun şurasında kaç günlük ömrün var, a sersem!... Sinemaya, tiyatroya, konsere git. Gazinolara git. Kırlara çık, gez, dolaş!..
-Sizde demokrasi var mı?
-Az bişey vardı ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz.
Aziz Nesin
Sayfa 51 - Nesin Yayınevi
-Benim yerime düello ettiğiniz için size on lira vereceğim!..
-Kabul etmem, madem iyilik edeceksin, şunu dolar olarak ver!..
Aziz Nesin
Sayfa 41 - Nesin Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedek Parça
Baskı tarihi:
Haziran 2005
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038328
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Baskılar:
Yedek Parça
Yedek Parça
Yedek Parça
Meret dağ gibi yatıyor. İki fincan benzin dedilerdi. Gaz tenekesiyle mazotu, yağı dayadılar. Oğlan çıktı üstüne. Hep bindik... Traktör tırısa kalktı. Maşallahı var. Üstüne bir eski babuç, bir baş sarmısak, bir mavi gözboncuğu, bir de maşallah astık, deh dedik... Akşamüzeri köye varınca dört döndük köyü, keyfine diyecek yok.
Bizden gören Donatım Kurumuna seğirtti. Gatırcının Yusuf var ya, köyün alt yanında on dönüm kıraç tarlası var, o bile borç harç edip gitti bir traktör aldı.
Akşam oldu mu, köy yolunda ver ediyorlar traktörleri. Bizim oğlanın şüförlüğüne laf yok. Vurup geçiyor. Memiş’in Hüsiin’in traktörüne bir gıç vurdu, vallaha bir vuruşta herifin traktörünü ıskartaya çıkardı. Goca meret, tosbağa gibi sırtüstü devrildi biyana.

“Medeniyetin Yedek Parçası” adlı öyküden

Kitabı okuyanlar 196 okur

  • Deniz Akgün
  • Melih
  • koray zafer tütüncü
  • Tolga Uzun
  • Berfin Ceren Önal
  • Elif Kaya
  • Eren Gevez
  • Buse Nur Kahveci
  • Doğa
  • Sıla Akgül

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3
13-17 Yaş
%6.1
18-24 Yaş
%3
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%15.2
55-64 Yaş
%9.1
65+ Yaş
%3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.1
Erkek
%44.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.7 (13)
9
%15 (9)
8
%20 (12)
7
%5 (3)
6
%6.7 (4)
5
%1.7 (1)
4
%1.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0