Hatice

Ah o andaki sesim! Nasıl tanıyordum bu sesi ve hıçkıran bütün vücudumu. Bütün ömrümde kaç defa rüyalarımdan kulaklarımda hep aynı gözyaşlarıyla ıslak bu sesle ve içimde bu korkunun ta kendisiyle uyanmıştım. Korku... Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu, o hiç yere düşmanlık. Fakat neyi aldatabilirdim, kime anlatabilirdim? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
Sayfa 112·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dünyada bir "misafir" gibi durmak, hayatın içinden "bir yolcu gibi" geçip gitmek nasıl olabilir? Güneşi ve gölgeyi birlikte kucaklayarak, iyi ve kötü günde "bu da geçer" diyerek.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Bir kuş cıvıltısı bize neyi hatırlatır? Herhalde topraktan geldiğimizi. Ağaçtan, yapraktan, tohumdan, çiçekten, meyveden, sudan, dağdan, denizden, buluttan, hayvandan, yağmurdan, böcekten, kırdan, bayırdan, Adem atamızdan geldiğimizi. Nerede durduğumuzu sarsılarak hatırlarız. Hatırlarız ki, biz, yani insanoğlu çeliğin, plastiğin, poşetin, motorun, betonun, antenin, ekranın, asfaltın çocuğu değiliz. Bir kuşun bir kuşa seslenişinde, patlayan tomurcuğun güneşe gülümseyişinde, yağmurun toprağa değişinde var olan sırrın şahidiyiz.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Gerçekten de ayak bastığımız, nefes aldığımız, yiyip içtiğimiz dünya değişiyor. Tabiatın içinde gayritabii bir ortam oluşuyor (tıpkı bir fanus gibi) ve biz farkında olamadan orada yaşamaya başlıyoruz. Kankırmızı bir karpuz mevsimini beklemeden kapımıza dayanıyor. Kara kışta domates, zemheride çilek yiyoruz. Çıplak ayakla toprağa basamadan ömür tükeniyor. Deniz suyundan içme suyu, türlü - çeşitli yapay gübrelerden yiyecek üretiyoruz. İnsan-tabiat ilişkileri böyle yapaylaşırken; insan-insan ilişkileri de aynı yolu takip ediyor. Gerçek bir kahkaha, içten bir gözyaşı, kalpten gelen bir "merhaba" bulamıyoruz. Geleceğin kaybolup imajların hakim olduğu bir ortamda, acaba diyorum şiirin, sanat ve kültürün yeri, hala bizim eskiden bildiğimiz yer midir?
Sayfa 81·Kitabı okudu
Günümüz teknomedyatik dünyasında hayata bir anlam, varoluşa bir neden biçmekte zorlanıyoruz. Anlam ve sahiciliği tüketicilikte yahut sanal İlişkilerde arıyoruz. Oysa her ikisi de ruhun o derin arzusuna cevap vermekten aciz.
Sayfa 298·Kitabı okudu