Bu mektepte son akşamıydı. Galip bir ihtimalle şu parmaklığı, şu rıhtımı, şu yemekhanenin beyaz köşkünü bir daha görmeyecekti. Bu fikir ona tahmin etmediği bir hüzün verdi. Galiba istikbalin korkuları da bu duygunun içine karışıyordu.
"Gün içinde sahip olduğumuz zamanın miktarı esnektir; bizim hissettiğimiz tutkular bu zamanı genişletir, hissettirdiğimiz tutkular daraltır, alışkanlıksa doldurur."
"Şüphesiz, aşk denilen olgunun bütünüyle öznel yapısını ve aşkın fazladan bir kişi, bu dünyada aynı ismi taşıyan kişiden ayrı, özelliklerinin çoğunu bizden almış bir kişi yaratmak anlamına geldiğini çok az insan kavramıştır."
"... fikir yürütürken, mantığımızı çürütecek olan bu örneği göz ardı ederiz, tıpkı önsezilere inanan birinin, sezgilerinin doğru çıkmadığı bütün durumları göz ardı etmesi gibi."