Ben de senin gibiyim meyvesi çiçeğinden değerli olan erik ağacı.
Ufacık güneş ışığında çiçekler açıp ilk rüzgarda savrulan.
Sen en azından bir yere kök saldın
Ben hâlâ kökünü arayan…
Bu uçurumların ve bu tepelerin tam ortasına düşmüş, yaşamaktan çok, yönü belli olmayan günlere ve kuru anılara kendilerini bırakmış, acılarının toprağında kök salmayı kabul etmedikçe gücünü toplayamayacak serseri gölgeler gibi akıp gidiyorlardı.
Ne var ki Üniversite'de geçirdiğim yaklaşık bir senenin sonunda buraya aitmişim gibi hissetmeye başlıyordum. Bir mekândan hoşlanmak tuhal bir duyguydu. Bir açıdan huzur vericiydi de, fakat kıpır kıpır Edema Ruh yönüm bitkiler gibi tek bir yere kök salma fikrine isyan ediyordu.
Yaşasaydı babam hakkımda ne düşünürdü diye merak ederek uykuya daldım.