"...hayatımın yası,
solan mevsimim,
içimdeki mıh,
kalbimdeki har,
adam'dır kırılan boynum;
senindir, al.
bu bendeki kağıt kesiği,
bu bendeki gün batımı,
açamayan çiçek,
küskün çocuklar,
ve göğün bütün yağmurları;
hatırandır, al.
şimdi yetim bir dünyadır,
denizini özleyen martılar.
kök saldım yokluğuna,
beni ancak bi' ağaç anlar...
hasretle nasıl başa çıkar ağaçlar?
ya denizler, nasıl ağlar?
ah bu bendeki sonbahar,
bu bendeki kırık dal,
kanımda solan kırmızı,
kirpiklerimde kar,
hasretindir yar!
hiç olmazsa rüyalarda sar..."
"Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü. Kendini bulduğu her yere uyum sağlamış, işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle hakları için savaşma ve karşısındakine saygı gösterme konusunda başarılı olmuştu; ama hiçbir yere kök salamamıştı."