Bireye, yoğun şefkat hissettiği kişi tarafından uygulanan şiddet sevgiyle kodlanır ve bu kod bilinçaltında ya sadist ya da mazoşist eğilimlerin tohumlarına dönüşürdü. Annesi tarafından bu kadar sevilirken birincil ihtiyacı olan yemek yemede anne şiddetine maruz kalan bir çocuğun,diğer birincil ihtiyaçlarında da şiddet arayışına girmesi kadar doğal ne olabilirdi ki! Beynimiz kodlamayla çalışıyordu, Merve’nin beyni sevildiğini ancak şiddet gördüğünde anlayacak kadar bu iki duyguyu birbirine bağlamıştı.
"Zargana" bir hayvanbilim terimi;gövdesi silindir biçiminde,ılık denizlerde yaşayabilen bir balık türü.Yazarın romanına neden bu ismi verdiği; acılarıyla iki büklüm olan bir çocuktan mı,yoksa o çocuğun rüyasında kendini balık olarak gördüğü gün kaybettiği çocukluğundan mı olduğunu okudukça çarpıcı bir biçimde anlayacağımız bir Hakan GÜNDAY romanı.
Yazarın bütün romanlarında olduğu gibi ağır depresif bir yazılım,hangi yaşta ve cinsiyette olursak olalım bütün insan yanlarımızı ağrıtacak bir olay örgüsü ve tamamiyle hayal dünyamıza bırakılmış bir son.Her Hakan GÜNDAY kitabında olduğu gibi,bu ağır melankolinin sizi içine alamayacağı bir noktada okunması uyarısı ile birlikte tavsiye ederim.
İktidarın ne olduğu ile değil, nasıl olduğu ile ilgilenen Foucault'ya göre, iktidar yeni bilgi nesneleri ve bilgi edinme sistemleri yaratır. İktidarı devlet egemenliğinde, yasalarda, baskının örgütlenmesinde ararsak boşuna çabalamış oluruz. Bunların yerine günlük sosyal ilişkilere, cinselliğe, akrabalık ilişkilerine, kullanılan teknolojiye, ritüellere vb. bakmalıyız. Ancak o zaman, iktidarın bir programlama, bir teknik, bir strateji olduğunu anlayabiliriz.