• Notre Dame’ın Kamburu
    Victor Hugo
    Hemşire Gudule 16 yıl önce bir kız çocuğu dünya’ya getirir. Çingeneler bu çocuğu beşiğinden çalarlar ve yerine de bir başka bebek bırakırlar. Bıraktıkları bebek anlatılamayacak derecede çirkin ve de kambur bir bebek olan Kuasimodo’ dur. Hemşire Gudule onu Nötre Dame Kilisesi’nin Kapısına bırakır. O günden sonra Kuasimodo’yu baş Rahip Frollo büyütür. Kuasimodo, Frollo’ya bir köpeğin sahibine sadık olduğu kadar sadıktır, insandan çok bir maymunu andıran uzun kolları; eğri, girintili çıkıntılı burnu, kambur bir sırtı vardır. Ayrıca gözlerinden biri iri bir yumrunun altında kaybolmuş gibidir. Kuasimodo bugün 20 yaşındadır.
    1482 yılındaki “Aptallar Festivali” Fransa kralı II. Louis’in oğlunun düğün hazırlıklarıyla aynı zamana rastlar. Bu festivalde yılın en çirkin adamı seçilecektir. Kuasimodo en çirkin adam seçilir. Görevi kilise çanlarını çalmak olan Kuasimodo’ nun kulakları çanların gürültüsünden sağır olmuştur. Halk yılın çirkin adamını omuzlarında taşımaya başlar. Paris sokaklarında dolaşırlarken geçimini dans ederek, eğittiği keçisiyle oyunlar yaparak sağlayan Esmeralda ile karşılaşırlar. Herkes Esmeralda’nın ince, kıvrak vücuduna, güzel dansına hayran olur. Herkes büyülenmiş gibidir.
    Çirkin olduğu kadar ince hassas, duygusal bir insan olan Kuasimodo bu kızı, Esmeralda’yı görünce ona aşık olur.
    Esmeralda vaktiyle hemşire Gudule’den çalınan kızdır. Esmeralda geçmişi hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildir. Geçmişiyle olan tek bağı, boynuna astığı bir bebek patiğidir. Onun yardımıyla annesini bir gün bulabileceğini umut etmektedir.
    O güne kadar dünya arzularından uzak, tam bir dini hayat yaşamış olan rahip Frollo, genç ve güzel bir bakire olan Esmeralda’yı görünce onu arzulamaya başlar. Ona şehvet dolu gözlerle bakar.
    Çirkin adam Kuasimodo, aşık olduğu güzel Esmeralda’yı kaçırmayı planlar. Rahip Frollo ona yardım edeceğini söyler. Aslında rahibin fikri başkadır. Çünkü Esmeralda’yı o da arzulamaktadır. Niyeti kızı bir odaya kapatmak ve boş vakitlerinde onunla vakit geçirmektir.
    Paris’in karanlık sokaklarından birinde Kuasimoda ve rahip Frollo Esmeralda’yı kaçırmaya çalışır. O sırada muhafız bölüğü yüzbaşısı gelir ve kızı kurtarır. Kuasimodo ve Frollo kaçar. Frollo’yu tanıyamazlar ama Kuasimodo’yu tanırlar. Kuasimodo ceza olarak çarmıha gerilir, kırbaçlanır. Sırtı kan içindedir. Susuz kalır. Kendisini seyredenlerden yalvarırcasına su ister. Herkes güler ve onunla alay eder. Kuasimodo’ya suyu güzel Esmeralda verir. Kuasimodo göz yaşlarını tutamaz.
    Rahip Frollo hala Esmeralda’yı arzulamaktadır, Esmeralda ise kendisini kurtaran yüzbaşıya aşıktır. Rahip Frollo yüzbaşıya sezdirmeden onu kullanır. Yüzbaşıyla Esmeralda’nın buluşmalarını sağlar. Bu sırada yüzbaşıya saldırır, onu bıçaklar. Rakibini öldürdüğünü sanan rahip oradan kaçar. Suç Esmeralda’ya kalır. Yüzbaşıyı öldürmeye kalkışmaktan idama mahkum edilir.
    İdam edilmek üzere kilise önüne getirilen Esmeralda’yı Kuasimodo, balkondan sarkıttığı bir iple kaçırır ve kilisedeki bir odaya saklar. O yıllarda inanışa göre kiliseye saklanmış olan bir kişi azılı katil de olsa tevkif edilemez.
    Rahip Frollo çingeneleri Esmeralda’yı kaçırmaları için kışkırtır. Çingenelerin Esmeralda’yı kurtarmak için geldiğini bilmeyen Kuasimodo tek başına onlarla çatışmaya girer. Bu kargaşayı fırsat bilen rahip Frollo arkadan dolaşıp Esmeralda’yı kaçırır. Onu idam edileceği Palace de Gröve’e götürür. Kıza, kendisine teslim olursa onu ölümden kurtaracağını söyler ama kız kabul etmez. Rahip kızı cezalandırmak için, yıllar önce çingeneler tarafından kızı kaçırılan hemşire Gudule’nin hücresine atıp, çingenelere kini olan Gudule’nin onu dövmesini sağlar. Hemşire’yle Esmeralda boğuşurken Hemşire kızın boynunda asılı patiği görür. Onun kendi kızı olduğunu anlar. Sonra onu kurtarmaya çalışır. Ne var ki iş işten geçmiştir. Esmeralda idam edilir.
    Kuasimodo öfkeyle rahip Frollo’yu tuttuğu gibi kilisenin balkonundan aşağı atar. Rahip ölür. O günden sonra Kuasimodo’yu gören olmaz.
    Sonraki kral 8. Charles döneminde, suçluların cesetlerinin atıldığı mahzen açılır. Mahzende bir kadına sarılmış halde kambur bir erkek cesedi vardır. Belli ki Kuasimodo burada Esmeralda’nın ölü bedenine sarılmış ve ölümü beklemiştir.
  • Bağırmaya kapı pencere kapatılır belki ama fısıltı bütün duvarlardan sızar. Çünkü, kim olursa olsun, kral bile, fısıldayanların ne dediğine kulak kesilir.
  • Kral da, dilenci de aynı iştahla acıkırlar.
  • İran Petrol Borsası (Farsça: بورس نفت ایران‎‎), İran'ın Kiş Adasında 20 Mart 2006'da açılması planlanan ancak açılışı 2007 Mart ertelenen ayına petrol borsası.

    İran'a Tahran'da bir Körfez Borsası kurulması fikrini aşılayan kişi Londra Uluslararası Petrol Borsası (London International Petroleum Exchange) başkanı Chris Cook'tur.

    İran, Dünyanın üçüncü büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi ve OPEC'in ikinci büyük üreticisi olan petrolün fiyatını belirleyebilen ender ülkelerden biri olup günde 4.4 milyon varil ham petrol üreten, bunun 3 milyonunu ihraç eden bir ülkedir. İran ayrıca Orta Asya ve Hazar petrol ve doğalgazının taşınması ve dünya pazarlarına ulaştırılması için (Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından sonra) en iyi seçenektir.

    İran petrol borsasının, şu anda petrol opsiyon işlemlerinde iki isim olan Londra Borsası (IPE) ve New York Borsası'nın oligopolünü kıracağı bildirilmektedir.

    ABD Doları ve Dünya petrol piyasası
    ABD Doları gücünü büyük oranda dünya petrol ticaretinin dolar cinsinden yürütülmesinden almaktadır.

    2001 yılı itibarıyla 77 milyon varile ulaşan günlük petrol tüketiminin %26’sı sadece ABD tarafından yapılmaktadır. Avrupa’nın toplam tüketimi ise genel toplamın %22’sini oluşturmaktadır.

    Tarih boyunca, vergiye tabi olan milletlerin vergilendirilmesi altın ve gümüşün toplanması şeklinde olmuştur. Ancak köle, ekin, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar gibi imparatorluğun ihtiyaç duyabileceği ve tebaanın sağlayabileceği diğer tarımsal ve doğal kaynaklar da vergi olarak alınmıştır. Tarihsel açıdan imparatorlukların vergilendirmesi daima doğrudan olmuştur, tebaa iktisadi malları doğrudan imparatorluğa vermiştir.

    Tarihte ilk kez, Amerika Birleşik Devletleri dünyayı enflasyon sayesinde doğrudan vergi koymak yerine malların karşılığı olarak maddi değeri olmayan Amerikan Dolarını dağıtmış ve böylelikle dolar fazlalığı oluşturmak, doların değerini düşürmek ve böylelikle her doların karşılığı olarak daha az mal verme suretiyle aradaki farkı Amerikan emperyal vergisi olarak elinde tutmuş, dolaylı olarak vergilendirmeye başlamıştır.

    1945 Bretton Woods kararıyla doğan Amerikan İmparatorluğu, Amerikan dolarını altına tam olarak çevrilemese de, yabancı devletler için doların altın karşılığının olduğunu ilan etmiştir.

    II. Dünya Savaşı'ndan sonraki yirmi beş yıl, dünyada, karşılığı altın olarak garanti edilen dolar kullanımı üzerine kurulu Bretton Woods finansal sistemi, Charles de Gaulle’un büyük miktarda doları bir uçağa atarak Amerika’ya götürüp altın karşılığını istemesine kadar sürmüş, 1970-71 yıllarında yabancılar ellerindeki doların karşılığı olarak altın istediklerinde 15 Ağustos 1971'de bunu yapamayacağını beyan eden Amerika bir imparator olduğunu ilan etti. Bu aslında Amerikan hükümetinin iflası anlamına geliyordu. Amerika dünyanın kalan kısmından, karşılığı olmayan çok büyük miktarda malı çekti ve dünyanın geri kalanı buna cevap verecek durumda değildi. Dünya vergiye bağlandı ve buna itiraz edemedi.

    1945 yılında, ABD Başkanı Roosevelt ve Suudi Kralı arasında imzalanan antlaşma ile Amerikan şirketlerinin Suudi petrolü üzerindei hakimiyetini başlatan adımı atılmıştır.

    Başkan Roosevelt, Yalta Konferansı’nın ardından Şubat 1945'te Suudi rejiminin kurucusu Kral Abdül Aziz Suud ile Süveyş Kanalı’nda bir ABD savaş gemisinde buluşmuştu. Görüşmede Roosevelt, Suudi petrolüne ayrıcalıklı erişim karşılığında Kral'a Amerikan koruması garanti etmişti. Görüşmede Kral ile Başkan Roosevelt arasında çevirmenlik görevini üstlenen Kudüs doğumlu Albay Willam Eddy, daha sonraki yıllarda Dahran’da Aramco danışmanı sıfatıyla bir CIA yetkilisi olarak çalışmaya devam etmişti. 1971 yılında Amerikan hükümetinin doların karşılığını altın olarak veremeyeceği anlaşılınca, 1972-1973 yıllarında Amerikan hükümeti Suudi kraliyet ailesiyle, kraliyet ailesinin hükümranlığını koruma karşılığında petrolü yalnız dolarla satmaları hususunda bir anlaşma yaptı. Diğer OPEC ülkeleri de bunu takip etti ve petrol karşılığı olarak sadece dolar kabul eder oldular.¹Veysel Ayhan, İmparatorluk yolu: Petrol Savaşalrının Odağında Orta Doğu, Nobel Yay, 2006.

    İmparatorluğun doğuşu
    1945 Bretton Woods kararıyla doğan Amerikan İmparatorluğu, Amerikan dolarını altına tam olarak çevrilemese de, yabancı devletler için doların altın karşılığının olduğunu ilan etmiştir.

    II. Dünya Savaşı'ndan sonraki yirmi beş yıl, dünyada, karşılığı altın olarak garanti edilen dolar kullanımı üzerine kurulu Bretton Woods finansal sistemi, Charles de Gaulle’un büyük miktarda doları bir uçağa atarak Amerika’ya götürüp altın karşılığını istemesine kadar sürmüş, 1970-71 yıllarında yabancılar ellerindeki doların karşılığı olarak altın istediklerinde 15 Ağustos 1971'de bunu yapamayacağını beyan eden Amerika bir imparator olduğunu ilan etti. Bu aslında Amerikan hükümetinin iflası anlamına geliyordu. Amerika dünyanın kalan kısmından, karşılığı olmayan çok büyük miktarda malı çekti ve dünyanın geri kalanı buna cevap verecek durumda değildi. Dünya vergiye bağlandı ve buna itiraz edemedi.

    Suudi petrolü
    1945 yılında, ABD Başkanı Roosevelt ve Suudi Kralı arasında imzalanan antlaşma ile Amerikan şirketlerinin Suudi petrolü üzerindei hakimiyetini başlatan adımı atılmıştır.

    Başkan Roosevelt, Yalta Konferansı’nın ardından Şubat 1945'te Suudi rejiminin kurucusu Kral Abdül Aziz Suud ile Süveyş Kanalı’nda bir ABD savaş gemisinde buluşmuştu. Görüşmede Roosevelt, Suudi petrolüne ayrıcalıklı erişim karşılığında Kral'a Amerikan koruması garanti etmişti. Görüşmede Kral ile Başkan Roosevelt arasında çevirmenlik görevini üstlenen Kudüs doğumlu Albay Willam Eddy, daha sonraki yıllarda Dahran’da Aramco danışmanı sıfatıyla bir CIA yetkilisi olarak çalışmaya devam etmişti. 1971 yılında Amerikan hükümetinin doların karşılığını altın olarak veremeyeceği anlaşılınca, 1972-1973 yıllarında Amerikan hükümeti Suudi kraliyet ailesiyle, kraliyet ailesinin hükümranlığını koruma karşılığında petrolü yalnız dolarla satmaları hususunda bir anlaşma yaptı. Diğer OPEC ülkeleri de bunu takip etti ve petrol karşılığı olarak sadece dolar kabul eder oldular.¹Veysel Ayhan, İmparatorluk yolu: Petrol Savaşalrının Odağında Orta Doğu, Nobel Yay, 2006.

    İran Petrol Borsası'nın etkileri
    ABD ile İran arasındaki sürtüşmenin asıl nedeninin İran'ın kurmakta kararlı olduğu avro-petrol borsası olduğu dile getirilmektedir.

    Dünya petrol piyasalarını yakından takip eden çevreler ABD'nin İran'a nükleer enerji araştırmalarından dolayı takındığı tutumun altındaki ana nedenin nükleer silah yapımı kaygısının değil İran'ın Mart ayında açmayı planladığı petrol borsası olduğunu dile getirmektedirler

    ABD'nin, ekonomisinin çarklarını çevirebilmek için, her yıl 500 milyar dolar taze paraya gereksinimi vardır. ABD ekonomisini büyük ölçüde finanse eden Çin ve Japonya, petrol gereksiniminin çok büyük bölümünü İran'dan sağlıyorlar. Çin, yakın bir geçmişte İran'la 70 milyar dolarlık bir petrol anlaşması imzaladı. İran düşlediği petrol borsasını hayata geçirir ve sattığı petrolün karşılığını avro olarak istemeye başlarsa, ABD ekonomisinin iki önemli finansörü ellerindeki dolarları satıp avro almaya başlayacaklarından dolar, dolayısıyla ABD büyük ölçüde saygınlıklarını yitireceklerdir. 80 trilyon dolar borcu olan ABD ekonomisinin, İran'ın avro bazında kurmak istediği petrol borsası şokundan çok olumsuz etkileneceği bilinmektedir.

    Dolar yerine avro'ya bağlı bir petrol borsası kurulması ile;

    Doların güvenilir para olma vasfını önemli ölçüde yitirmesine,
    Avroya olan talebin artmasına
    Buna bağlı olarak değer kazanmasına yol açacaktır.
    Ayrıca Petrol satışından elde edilen gelirler yani 'petro-dolarlar' güvenli piyasalar olarak görülen ABD mali piyasalarında değerlendirilemeyecek,
    Böylece ABD Hazinesi’nin daha az dolar basmasına
    Bu durum da ülkenin mali riskinin yükselmesine, faiz oranlarını ve borsasını olumsuz etkilenmesine yol açacaktır.
    İran, ihracatında önemli bir kısıntı yaptığında petrol fiyatlarında büyük bir sıçrama olmaktadır. Çünkü, dünyada yalnızca günlük 1.5 milyon varil kapasite fazlas
  • Herkes ülkede mafya bari bir sistem olduğunun farkındaydı; fakat kimse kral çıplak demeye cesaret edemiyordu.
  • "Hayallerinden asla vazgeçme.." demişti yaşlı kral.
    Paulo Coelho
    Sayfa 81 - Can Roman
  • Ederinden fazla değer soytarıyı kral eder