Puan vermedi·272 syf.··
2026 93. kitabı
#mürşidimdoğa #nazımtanrıkulu "Bitkileri izleyerek, doğayı gözleyerek, rüzgarın şarkısını duyarak, o dağ senin bu dere benim demeden tefekkür ettiğim yaşam seyrimde, bitkilerin dilinden konuşmaya, onların yolundan giderek yaşamı ve kendimi anlamaya çalıştım. Doğayı mürşit bildim; bazen bir ağaçtan aldım nasihatimi, bazen bir karıncadan aldım umudumu. Bitki dili diyerek bitkinin dilinden seslendiğim metinlerdeki bitkiler hem kendimle yakınlık hissettiğim hem de çoğu zaman görünür olmayan türlerdi. Bu yüzden onların sesi olmak, varlıklarını duyurmak niyetiyle yazdım." Bu eserde yazarımız iki bölümde bizleri doğada tefekküre çıkartıyor. Kendi yaşamından bolca izler barındıran ve bitkilerin dünyasıyla aslında ne kadar güzel bir yaşamın bize bahşedildiği gerçeğine tanık olmak mutluluk. Bitki dilinden kısmı özellikle bitkileri tanıma onlar penceresinden bakma açısından farklı bir deneyim oldu benim için. Zamana yayarak ve hissederek okunan @dogannovus ile biz okuyuculara ulaşan eser ilgisi olanlara gönülden tavsiye. Reklam değil. "Yokluk ya da hayal alemi denen şu dünya, duymak isteyene sessizce seslenir: "Siz de göçüp gideceksiniz ey yolcular, gidenlerin gittiği gibi. Kalıcı olma çabası niye?" ~ "Doğanın döngüsü bize sabrı öğretir. Bir tohum acele etmez. Bir ağaç meyvesini vakti gelmeden vermez. Kışın ortasında bahar aramaz çünkü her şey kendi zamanına bağlıdır. Zamanla, ışıkla, suyla ve toprağın içindeki görünmeyen hayatla birlikte yürür." @dogankitap_etkinlik @dogan_kitap Oktay Volkan Alkaya
Mürşidim DoğaNazım Tanrıkulu · Doğan Novus Yayınları · 20263 okunma
Ey Ölüm Seni Yendik Yoksa Tam Tersi mi!?
7/10
·236 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:52
İsimsiz bir ülkede yeni yılda yeni bir hayat başlar. Ölümsüzlük hükmünü sürmeye karar verir ve artık kimse ölümün soğuk yüzü ile tanışmayacaktır. Bu durum başlangıçta bir festival havasında karşılanır oysa hayat döngüsünün çarkının bozulması düzenin ritminin bozulmasına neden olur. Ölümsüzlük sanıldığı gibi sonsuz mutluluk sunacak bir durum olmadığı gibi kaosa neden olmuştur. İnsanların inanışlarından, ahlaki yaklaşımlarına, toplumun değer yargılarından ekonomik krize kadar bir sürü kavram konusunda karmaşaya neden olur. Önce kilise damgayı yer ölümsüzlük hakimse artık insan neden dine sığınsın? Din adamları panikler. Sonra cenaze levazımatçıları. Ortada kaldırılacak bir cenaze olmayınca işsizliğin eşiğinde bulurlar kendilerini. Bir taraftan hastanelerin kapasitesi dolmaktayken diğer taraftan huzurevleri 'huzur' evi olmaktan çıkar. Devlet yaşa bağlı olarak artan nüfus ile nasıl cebelleşecegini düşünürken Bankacılık ve sigorta işlemleri de kaosa dönüşür. Ülke koskocaman bir bilinmezlik çukuruna düşmüş debelenirken bir de bu krizi fırsata çeviren mafya üyeleri peydah olur. Yani ülke gerçekten de bir kaosun içindedir. Jose SARAMAGO inanılmaz güzel bu kurgusu ile hayatımızın rutininde varolan durumların yokluğunu sorgulatıyor. Yazı dili, basit anlaşılır bir de yazarı okuyanların bildiği bir tarzı var: nokta ve virgül dışında noktalama işareti kullanmaması. Çokça atasözü ve deyim kullanmış, bu da anlatımı kuvvetlendirmiş. Kitabın ana karakteri ölüm. Bence kitap 3 bölümden oluşuyor. Ilk bölümde ölüm ortadan kayboluyor bahsettiğimiz o kaos ortamında toplumun ahlaki olarak da çöküşü çok güzel resmedilmiş. 2. Bölümde ise ölüm insanlığa verdi dersi yeterli bulup görevini yapmaya başlar tek bir farkla bu kez insanlara öleceklerini bir hafta önceden eflatun zarflı bir mektupla
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2026 28. kitabı
Jack London'ın Martin Eden romanı; hayallerinin peşinden giden, kendini geliştirmek için büyük mücadele veren genç bir adamın etkileyici hikâyesini anlatıyor. Roman; aşk, sınıf farklılıkları, başarı, bireysellik ve hayatın anlamı üzerine derin sorgulamalar içeriyor. Martin'in bilgiye ve edebiyata duyduğu tutku onu zirveye taşısa da, başarı her zaman mutluluk getirmiyor. Düşündüren anlatımı ve güçlü karakteriyle okuru uzun süre etkisi altında bırakan, klasikler arasında özel bir yere sahip bir eser.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Puan vermedi·1062 syf.··
2026 26. kitabı
​Herkes Anna Karenina'yı bitirdiğinde ya Anna'nın trajedisine ağlar ya da Vronski'ye öfkelenir. Ama gelin bugün madalyonun diğer yüzünü, yani madalyonun en dürüst yüzünü konuşalım. ​Anna, dışarıdan bakıldığında her şeye sahip bir kadının, sadece kendi hislerini ve bencilce dürtülerini merkeze alarak, yaşadığı tutkunun bedelini ödemek istemeyen, işler sarpa sardığında ise hep çevresini suçlayıp "sıvı yağ gibi üste çıkmaya" çalışan bir karakter. Ama hayatın çok net bir kuralı var: Mutsuz bırakılan bir yüreğin üzerine asla kalıcı bir mutluluk inşa edilemez. ​Tolstoy ise bize sütten çıkmış ak kaşık bir kurban sunmuyor; bencil, kıskanç ve kendi felaketini kendi elleriyle hazırlayan çok gerçekçi bir insan bırakıyor avuçlarımıza. ​Peki romandaki gerçek kazanan kim? Tabii ki pırıltılı salonlardan uzak, taşrada birbirini sabırla, saygıyla büyüten Levin ve Kiti. Onların ilişkisi bize zamansız bir hayat dersi veriyor: Emek vermediğin hiçbir şeyin kıymeti olmaz. Anlık hevesler sabun köpüğü gibi sönerken, iniş çıkışları doğru iletişimle göğüsleyenler kalıcı bir limana ulaşıyor.
Duygu ve Düşünce
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Evrenden mutluluk dilenen tarikatlar=alfalar betalar
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Günümüzde adına "kişisel gelişim", "çekim yasası" ya da "pozitif düşünce" denilen o popüler kültür endüstrisi, insanlara modern birer dünya devleti vatandaşı olmayı öğütlüyor. İnsanlara sürekli şu fısıldanıyor: "Eğer mutsuzsan bu senin suçun, evrene yanlış enerji veriyorsun, hemen bir soma (olumlama) yut ve gülümse." Çevremde toplumsal olaylara duyarsız, sabahtan akşama kadar evrenden mutluluk dilenen, tabiri caizse 'ılık popolu' insanları eleştirirken bu kitabı okumam düşüncelerimi güçlendirdi. İstikrar ve mutlak mutluluk o kadar 'pürüzsüzdür' ki içinde sanata, trajediye ve edebiyata yer kalmaz. İnsanı insan yapan şey,şanssızlığa karşı verilen mücadelenin ihtişamı'dır. Acı çekme hakkı elinden alınan bir insan, aslında insanlığını kaybetmiş bir robottur. Özellikle kitabın bu bölümü tam da istediğim cümleleri bana verdi. Biz insanız; sinirleniriz, üzülürüz ve mutlak mutluluk diye bir şey yoktur."
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,4bin okunma
2026 yılının altıncı kitabı - Ben Sen ve O
Puan vermedi·200 syf.··
2026 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:39
Halis Aydemir, bir süredir sohbetlerini ve Kur’an’a dair açıklamalarını dinlemekten büyük mutluluk duyduğum biri… Kıymetli Kur’an hocam da, Halis Hoca’yı dinlememi tavsiye edince bu kitabı okumaya karar verdim. Kitapta isminin de kaynağı olan ben, sen ve o ilişkisinden bahsediliyor. Yani, insanların birbiriyle olan ilişkilerine yalnızca ben ve senden ibaret ilişkiler dersek, Halis Hoca bu ilişkileri parazit ilişkiler olarak tanımlıyor. Ancak ve ancak Allah-u Teala’nın var olduğu, ben ve sen ilişkisinde yatay değil dikey düzlemde O’nun varlığının bilinciyle kurulan ilişkilerin doğru olduğunun altı çiziliyor. Yatay değil, dikey ilişki, diyor. Bunu bir metafor ve hayat düsturu olarak çok beğendim. Kitapta bahsedilen bütün meseleler ayetlerle temellendirilmiş. İnsanın şuurlu bir kulluk bilinci ve iradeyle hareket etmesinin ancak fıtrat ve İslam üzere yaşamasıyla mümkün olduğunun kitabın temel mesajı olduğunu söyleyebilirim. Sırasıyla Ramazan’ın okul oluşu, Rabbini bilmenin kendini bilmekten geçtiği, İslam dininin asla artırmaya da eksilme yapılabilecek bir din olmadığı, Kuran’ı Kerim’de ümmeti vasatan yani dengeli ne aşırı ne az yaşayan bir ümmet olmamızın salık verildiği, fanatizm, aşırıya gitmenin zararları ve Gazze’nin izzetinden bahsedilen bölümler benim için kıymetliydi. Ayrıca Allah’ın hayır gördüğü kişileri İslam yoluna aldığını anlattığı bölüm zihnimde epey bir yeri aydınlattı. Hicri sekizinci senede Haris b. Umeyr’in şehit edilmesiyle başlanan olayı da utanarak söylüyorum ilk burada okudum… Sözün özü, kitabı çok beğendim. Redaksiyon anlamında ciddi sıkıntılar vardı, yayınevi keşke daha dikkatli olsaymış… Halis Hoca’yı dinlemeye ve okumaya devam edeceğim. Kur’an ve iman yolunda daim olmak duasıyla… Amin.
Ben, Sen ve OHalis Aydemir · İnsan Yayınları · 202621 okunma