"Artık otuz üç yaşına geldin, Charles. Daha dikkatli olmalısın. İsa bile otuz üç yaşında öldü," demişti.
"Ben İsa'dan da zekiyim. Yaşlı bir adam olarak öleceğim."
Tekrar üç kez intihar girişiminde bulunup sonunda başarılı olmuş bir yazar ile birlikteyiz. Fakat bu kez Japon değil, bir İranlı.
Söylemek zorundayım ki ilk kez bir Sadık Hidayet kitabı okuyorum. Ve ''İNANILMAZ'' beğendim. Çok aykırı ve farklı bir yazar olduğunu daha kitabın ilk cümlesinden kendini belli ediyordu zaten.
Kitap, bir anlığına görünen ve hayal mi gerçek mi olduğu anlaşılamayan güzel bir kadının, kahramanın varoluşunu altüst ederek onu zaman ve mekanın dışına savurması ile başlıyor.
Şimdi arkadaşlar benim burada yaptığım incelemeler daha çok bir ön gösterim kıvamında. Yani ben karakterleri olayları anlatıp sizin ilk okuma zevkinizi kaçırmak istemiyorum dolayısı ile pek fazla bilgi vermiyorum. Gerçi anlatmak istesem de bu kitabı nasıl anlatabilirim ondan da pek emin değilim.
Baştan aşağı sembolizm ile dolu bir kitap. Zaman ve mekan sürekliliği yok ve mistik, gerçekdışı bir olay örgüsü var. Zaman zaman bir korku filmi izliyormuş hissiyatı alıyorsunuz, zaman zaman ise bir hint filmi. Bir şeyler oluyor ama aslında olmuyor. Bir kaç kişi var ama aslında hepsi aynı kişi. Bir arayış var ama aslında çoktan bulunmuş..
Çok nadiren verdiğim 10 puanı veriyorum.
Kesinlikle okumalısınız.