• 492 syf.
    ·22 günde·Puan vermedi
    Ayfer Tunç ile yıllar önce Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek kitabı ile tanışmıştım. O yılları bilmeyenler için neler ifade eder o kitap bilemiyorum ama, yetmişlerin, seksenlerin tam ortasında yetişmiş biri için, anlamını iki cümleyle anlatmak çok kolay değil. Dönem dönem okuduğum bir kaç kitabından sonra, geçtiğimiz yıl, Aziz Bey Hadisesi' ni okudum ve yazarın, 88 sayfalık bir kitaba sığdırdığı onlarca karakteri görünce Ayfer Tunç' a bir kez daha hayran oldum.
    Bu ay Nephren Ka ile Cem Єren ın birlikte başlattığı Ayfer Tunç Okuma Etkinliğine katılmamam mümkün değildi. Çünkü Nephren Ka cığım söz konusu olan :)
    Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi için,kırk beş tane birbirinden değerli inceleme yapılmış. O nedenle daha fazla delirmeden kitapla ilişkimi sonlandırmak en iyisi. 530 sayfalık, Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi romanının son on üç sayfası - kim, kimdir – diye açıklanan Karışık Dizin bölümüne ayrılmış. O dizin, kitapta hemen hemen kaç tane deli ile karşılaşacağınızın ipuçlarını veriyor size. Kitabın şanına yakışan bir okur olmak umuduyla saymak istedim kaç karakter var diye. Dördüncü sayfada sıkıldım. Sonra internette buldum. Tam 360 karakter. Mesela 3. sayfada tanıştığınız bir karakterle belki elli sayfa sonra tekrar karşılaşınca, ‘’Pardon çıkaramadım.’’ diye düşünmeniz yüksek olasılık. Ama bu romanı okumanızı zorlaştırmıyor. Karakteri nereden tanıdığınız bir şekilde çağrışım yapıyor zaten.
    Evet şaka değil, 360 tane karakter yaratmış ve hepsini ete kemiğe büründürmüş Ayfer Tunç. İyi bir yazar elbette ilginç kurgular üstüne oturtmalı romanını, elbette sağlam karakterler yaratmalı, elbette günceli yakalamalı vs. ama gerçekten zeki olmalı. Hele bunca karakterle hemhal olacaksa. İşte o nedenle, kurgusuna, diline hayran olsam da galiba en çok zekasına hayran oldum ben Ayfer Tunç' un bir kez daha. Beş yüz sayfa ve üç yüz altmış karakterle birlikte ülkenin yüz yıllık tarihini, riske girmiş diyebileceğimiz bir olay örgüsüyle yazması da yazarın kendi zekasına güvenini göstermekte.
    Okurun karşısına biri oturmuş, günlerce hiç durmadan konuşmuş, laf lafı açmış bir muhabbet tadında roman. O, karşınıza oturan birisi konuştukça, bazen sizin, bazen ülkenin başına gelenler, bir film şeridi gibi geçiyor gözünüzün önünden.
    Fakat, Ayfer Tunç' u ilk defa okuyacaklar için çok yanlış bir seçim olur bu kitap. Önce yazarı tanımak, Ayfer Tunç' un, aslında öykü ve romanlarındaki karakterlerini okuyucunun nasıl içselleştirebildiğini ve yazarın anlattığı dönemi nasıl etkileyici bir şekilde detaylandırdığını bilmek gerek.
    Aziz Bey hadisesi ile ilgili incelememi de buraya bırakayım. Belki okumak istersiniz. (#33265593)
  • ''Gençler de yaşlılar da aynı koşullarda terk ediyorlar hayatı. Herkes nasıl başladıysa öyle bitiriyor.''
  • 336 syf.
    ·4 günde·8/10
    GERÇEKLER KANIT İSTER
    .
    "Ben dahi değilim, sadece önyargısız bir şekilde gerçeklerin beni götürdüğü yere gitmeyi öğrendim." ~Sherlock HOLMES
    .
    Selam Nasılsınız? Yeni bir haftaya giriş yaptık. Umarım güzel bir hafta geçirirsiniz. Bugün ünlü dedektif Sherlock Holmes ile karşınızdayım.

    Kitabımızda Arthur Conan Doyle'nin yarattığı roman kahramanı ünlü dedektif Sherlock Holmes'in heyecanlı hikayeleri yer alıyor. Toplam 56 hikayenin yer aldığı serinin dördüncü kitabıdır.

    Hepimiz Sherlock Holmes'i biliriz. Kıvrak zekası, dikkati ve cesaretiyle ilginç vakaları büyük bir ustalıkla çözer. Bu kitabında da birbirinden ilginç vakaları nasıl çözdüğüne şahit oluyoruz. Sade bir dille yazılmış gayet akıcı bir kitap. Sherlock Holmes hayranlarının büyük bir zevkle okuyacağı bir kitap. Aynı zamanda ünlü dedektifimizin bir de dizisi var.
    .
    Kitapla kalın...
    https://www.instagram.com/...igshid=1f45a8sq56lfs
  • Hoşumuza gitmeyen kelimeler nasıl da çürüyor dudaklarımızda.
  • Şimdi düşünüyorum da, çok güzel buluyorum onu.
    Birini nasıl düşündüğünüze bağlıdır bu.
  • 486 syf.
    ·9/10
    Kitap Scarlet'in babaannesini aramak için açtığı soruşturma davasının kapanmasıyla ilgili bir mesaj gelmesiyle başlıyor.Scarlet,hepimizin bildiği Kırmızı Başlıklı Kız'ın ta kendisi ama gelecekteki versiyonu.

    -YÜKSEK DOZDA SPOILER İÇERİR-

    Scarlet,Rieux kasabasında babannesiyle yaşayan ve birlikte işlettikleri çiftliğe sahip olan kızdır.Çiftlikte yetiştirdiği sebzeleri sahip olduğu hava aracıyla beraber kasabadaki bir restauranta götürür.İşi de budur.

    Son günlerde restauranta çok sık gelen bir sokak dövüşçüsüyle karşılaşır.Onunla konuşurken temkinlidir ama yine de ondan etkilenmiştir.

    O gün çiftliğe geri döndüğünde onu yıllar önce terk etmiş babasıyla karşılaşır.Babası evi talan etmiştir.Scarlet,babasının sefil halini görünce acır ve ne olduğunu anlatmasını ister ve öğrenir ki babannesini kaçıranlar babasını da kaçırmışlardır.Babasının söylediğine göre babaannesi Dünya'yı etkileyecek bir sırra sahiptir ve bu sır Cinder'ın ta kendisidir ve babasının bu sırrı bulup onu kaçıranlara söylemesi gerekir yoksa ölecektir.

    Babası onu kaçıranlarla ilgili tek bir şey hatırlar o da kolundaki harflerden oluşan dövmelerdir.O anda Scarlet'in aklına sokak dövüşçüsünün kolunda gördüğü dövme aklına gelir.Onu bulur ve sorguya çeker.Sokak dövüşçüsü babaannesini kaçırdığını inkar eder.

    Sokak dövüşçüsünün adı Wolf'tur ve bir kurttur.

    Wolf Scarlet'e babannesini kaçıran kurt sürüsünden ayrıldığını ve o sürüde sadece getir götür işlerini yaptığını anlatır ama bunların hepsi yalandır.Wolf,Scarlet'e babaannesini bulmasında yardım edeceğini söyler.Scarlet zor da olsa ona güvendiğinde beraber kurtların karargahına Paris'e gitmeye karar verirler.Paris'e giden bu uzun yolculukta aralarında farklı şeyler olmaya başlar.Wolf,Scarlet'e aşık olur.Onu karargaha götürmekten vazgeçirtemez çünkü Scarlet babannesini kurtarmakta kararlıdır.

    Karargaha vardıklarında Wolf,başındaki sihirbazı Scarlet'in işe yaramaz olduğuna ikna edip onu serbest bırakmayı planlamaktadır.

    Bütün kurt sürüleri Kraliçe Levana'nın emrindedir.Kraliçe Levana,Prenses Selene'yi bulmak istemektedir.Michelle Benoit yani Scarlet'in babannesi prenses hakkında önemli bir sırra sahiptir ama bu sırrı açıklamaya niyeti yoktur.Kurt sürüsünün başındaki sihirbaz Scarlet'i kullanarak babannesini konuşturmayı düşünür.

    Tabi bu sırada Scarlet,Wolf'un onu kandırdığını anlar ama Wolf Scarlet'i korumak için elinden geleni yapacaktır çünkü artık onu seviyordur.Scarlet ilk baştan ondan nefret etse de karargahta onu attıkları hapisten Wolf kurtarmıştır ve ona tekrar güven duymaya başlamıştır.

    Levana,İmparator Kai'ye Cinder'ı bulması için 3 gün süre vermiştir çünkü Cinder hapishaneden başka bir suçluyla beraber kaçmıştır.Cinder'in amacı Michelle Benoit'i bulup hakkındaki gerçekleri öğrenmektir.

    Kai belirtilen sürede Cinder'ı bulamayınca Levana dünyaya yaklaşık 400 kurtla saldırmıştır.Wolf,Scarlet'i onu öldürmek isteyen kurtlardan korumuştur.Cinder Michelle Benoit'i bulmak için kurtların karargahına gelmiştir ve Michelle'nin torunundan haberi vardır.Wolf'ün Scarlet'i öldürmeye çalıştığını görünce ona dart atar.

    Scarlet ve Cinder'ın yolu ilk defa orada kesişir.Tüm dünya Cinder'dan nefret ediyordur ama kimse onun Prenses Selene olduğunu bilmiyordur.

    Cinder'ın hapishanedeki yoldaşının çaldığı uzay gemisiyle beraber Scarlet ve Wolf'u da alarak kaçmayı başarmıştır.

    Bu sırada İmparator Kai tüm halkının öldürüldüğünü ve dünyanın üzerinde olan bu kargaşadan endişelenmektedir ve aklına yapabilecek tek bir şey gelir.O da Levana'yla evlenmek.

    Yaptığı basın açıklamasını izleyen Cinder sinirlenir ve evlenmelerine asla izin vermeyeceğin söyler.

    Cinder Levana'dan daha güçlüdür ama daha çok pratik yapması gerekir.Wolf'un onu eğiteceğini,Dr.Erland'ı bulup ondan Levana'yı nasıl yeneceğini öğretmesini ve Levana'nın programcısını bulup Ay ülkesinin tüm güvenliğiyle ilgili bilgileri öğrenecektir.

    Bakalım Levana'yı alt edebilecekler mi?


    Uzun bir kitap özeti yaptım çünkü kitap çok güzeldi ve üşenmeden yazmak istedim.

    İlk kitap kadar akıcıydı ve etkilendiğimi söyleyebilirim ama bazı yerlerde kafam karıştı çünkü hem Cinder'ın kaçış macerasını,hem Scarlet ve Wolf'un hikayesini okumak hem de Kai'nin bölümlerini okumak kafamın karışmasına yol açtı.3 hikayeyi birden okuyormuşum gibi hissettim.Kitabın temposuna alışmam zaman aldı.

    Onun dışında kafama takılan şu vardı istese kurt sürüsünün başındaki sihirbaz Scarlet'i hemen kaçırabilirdi ama bunu özel bir görev görüp kurt sürüsündeki Alfa'yı görevlendirdi.

    Eğer Wolf Scarlet'e aşık olmasaydı sanırım çoktan ölmüş olurdu.Belki de Wolf'un içinde hala bir merhamet vardı.

    Prenses Selene'nin dünyayı ne zaman kurtaracağını merak ediyorum.Umarım Cinder bir prenses olduğuna artık inanır ve bir şeyler yapmaya başlar yoksa dünyanın sonu iyi yerlere gitmiyor

    Üçüncü kitabı okumayı sabırsızlıkla bekleyeceğim.
  • Eğer hiçbir şey yoksa ve herşey mantıken hiçliğe dönüyorsa, nasıl olur da meselâ bizlerin varoluşu izah edilebilir? Varlığımızı, başkalarınınkini ve kâinatınkini kabul edecek olursak, neticede hepsinin ebedi yaratıcısını, "en Üstün Varlık"ı da kabul zorunda kalırız. Varlık fikrini tahlil ediniz; ne demektir varlık? Devam etmek, şuurlu olmak. Ama biliyorsunuz ki, şahsiyetimiz her ân, maddî veya manevî olsun, değişiyor, geçiyor, başka şekle giriyor. Biz, bir saat evvel olduğumuz kimse değiliz; başka biri doğdu, ihtiyarı öldü. Ve tamamen ortadan kaldırılana kadar, bu böyle sürüp gidecektir...