Herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği bir kitap. Bizler güçlü kalmasını başarabilenler hayatın benzer yüzlerine bakabilme cesaretini kendimizde bulabiliyoruz, olgunlaşıyoruz, tecrübe diyoruz. Kitapta bu mücadeleyle baş edemeyip kendine yeni bir dünya kurmuş bir kızın hayatını görüyoruz. Her sıkıntıda gerçekliklerden kaçıp kendi inşa ettiği bu dünyaya sığınıyor. Ne var ki ne orada ne de gerçek dünyada mutlu olamıyor ve birinden vazgeçmesi gerekiyor.
Boğazımda düğüm olup kalan bir kitaptır. Seneler geçse de okurken hissettiklerimi hala hatırlar, ağırlığını hissederim, kitabı elime aldığımda hala o çocuğu düşünür merhamet duyarım.
Bir insanin hayatını diğer insandan üstün kılan şey neydi? Güçlü olmak mı? Fırsatçılık mı, yoksa içinde bir parça dahi olsa büyümeyi bekleyen kötülük tohumlarının mevcut olması mi? İnsanın gözünü kör eden hastalık kalbine de bulaşır mıydı?
Bu kitap hakkında bir çok şey söylenmiştir ve ben inanıyorum ki bunların her biri de övgü dolu sözlerdir. Peki nedir bu kitabı bu kadar önde kılan?
İnsan hani kendinde olmayan ne var ise onu ister ya. İste bu kitapta o var. Bizde olmayan sevgi, bizde olmayan sabır ve bizde olmayan bütünleşme var. Hem de tüm gerçekliğiyle, tüm yalınlığı ve bir o kadar yoğunluğu ile.