(...) uzun süre birbirini sevmiş iki insan; biri, diğerinin üzerine eğilip onu öpüyor, öteki de kendisine, yürüyen bir ölü değmişçesine irkiliyor. Dudakla alın, öpücükten hemen önceyle hemen sonra arasındaki kısa zamanda, pek çok şey için yer vardı; kızgınlıktan doğan bir kasılma, güvensizlikle kırışan bir alın, tokluğun verdiği solgun ve uykulu hali taşıyan burun...
İnsan, bedeli ufak olan bir batıl inançla yaşayabilir, fakat böyle bir inanç insanın hayatından bir şey çalıyorsa artık katlanılır bir hali kalmamıştır.