Dilara

Hayatımızı düzenleyen güçler ne kadar da anlaşılmaz!
(...) uzun süre birbirini sevmiş iki insan; biri, diğerinin üzerine eğilip onu öpüyor, öteki de kendisine, yürüyen bir ölü değmişçesine irkiliyor. Dudakla alın, öpücükten hemen önceyle hemen sonra arasındaki kısa zamanda, pek çok şey için yer vardı; kızgınlıktan doğan bir kasılma, güvensizlikle kırışan bir alın, tokluğun verdiği solgun ve uykulu hali taşıyan burun...
Hayatta bazı şeyler tam olarak geri kazanılamaz, fakat kısmi geri kazanım mümkündür.
İnsan, bedeli ufak olan bir batıl inançla yaşayabilir, fakat böyle bir inanç insanın hayatından bir şey çalıyorsa artık katlanılır bir hali kalmamıştır.
Bir duygunun sürekliliği, hisseden kişiye iğrenç gelse bile dikkat çekici bir hadisedir.
Sayfa 156·Kitabı okudu