Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
"Kişinin toplumsal yüzü, ona toplum tarafından ödünç olarak verilmiş bir kredidir; bunun değerini bilecek şekilde hareket etmediği zaman geri alınacaktır."
Çağlayan şelale bir tutku gibi sardı onu: yüksek kayalar, Dağ, derin ve kasveli orman, renkleri ve biçimleri o zaman bir arzu; bir duygu ve aşk, başka çekime gerek olmayan, verile düşünceyle ya da biraz ilgiyle gözden ödünç alınmamış.
Reklam
"Çoğu zaman dünlerimize olan borçları ödemek için yarınlarımızdan ödünç alırız."
314 syf.
·
Puan vermedi
Harry'nin doğum günü yine Dursley'lerde kutlanmadan geçer. Yine de Dobby adındaki cin onu ziyaret etmiş ve okula dönmemesi için uyarmaya çalışmıştır. Dobby, evde hasar yarattıktan sonra Bayan Dursley Harry'yi odasına kilitler. Harry'yi uçan arabalarıyla gelen ve onu alıp evlerine götüren Weasley kardeşler kurtarır ve onu
Harry Potter ve Sırlar Odası
Harry Potter ve Sırlar OdasıJ. K. Rowling (Robert Galbraith) · Yapı Kredi Yayınları · 201939,6bin okunma
384 syf.
8/10 puan verdi
·
3 günde okudu
Öncelikle bu hikayenin ilk kitabı -ikinciyi henüz okumadim- fantastik değildir! Epik hikayedir. Bilinmeyen evren, antik zaman, güç savaşlari vs içeriyor. Kaotik bir olgu sözkonusu. Yani seri tamamen böyle mi bilmiyorum da niye bu protokol üyeleri ya da diğer okuyan kesim, fantastik fantastik oha çok iyi, diye tutturdu anlamış değilim. Üzgünüm, aşırı abarttiniz. Ha yaratıcı mi? Özgün mü? Kesinlikle evet! Karakter mükemmel, kusursuz mu? Hayır! Yani bu kısımda beklenilenin dışına çıkmış, dolayısıyla bu da bir farklılık, bir başarı. Yazarın başka kitaplarını okumadım. Bu kitabı da ödünç aldım kankam beğendim dediği için. Ama beni üzen insanların abartisi oldu. Böylece büyük bir beklentiye girmezdim. Kurguda gözüme çarpan bir iki şey oldu. Bana göre hata, başkalarını bilemem. belki de kimse fark etmemiştir. Misal çok önemli bir durum gibi gösterilen bi kedi vardı bi ara sonra o kedi unutuldu sayfalar sonra bi cümlede geçti. Ne amaçla oraya girdi, anlamadım. Ne amaçla hatırlatıldı, gereksizdi. Sonra esas oğlan başta dehşet bir korkutucu bir şey gibi bı izlenimi vardı oh dedim kaos. Ama sonra silikleşir gibi oldu sonra bi canlandı süt dökmüş kedicik moduna yavaşça yanaşir oldu o heybetli... Meraklandim mi? Yine meraklandim. 2yi okuyacak miyim? Kesinlikle okuyacağim. Yazarın merak uyandıran bir tarzı var sevdim. Belki 2de fikrim değişir.
Kaybolmuş Ruhlar Sarayı-1
Kaybolmuş Ruhlar Sarayı-1Dilara Keskin · Ephesus Yayınları · 20221,983 okunma
"Kalbini tam olarak elden çıkartmazsın hiçbir zaman; arada ödünç verirsin. Öyle olmasaydı sormadan nasıl geri alabilirdik?"
Sel yayıncılık
Reklam
Kişilik, bilgisayar biliminden ödünç aldığım bir metaforla yazılım (software) gibidir. Deneyim yoluyla yüklendiğimiz baş etme mekanizmaları ve savunmalardan oluşur. Ama bir de donanım (hardware) vardır ki; beden, mizaç, zekâ, sezgi/algı kapasitesi, duyarlılık, yeni deneyimlere/öğrenmelere açıklık, espri anlayışı, kavrayış gücü gibi unsurlardan oluşur. Bunlar ağırlıklı olarak doğuştan gelen özelliklerimizdir ve her kişilik yapısında bireye çekici gelebilirler. Dolayısıyla bazen donanıma çekim duyar ya da âşık olabiliriz; romansı, tutkuyu, fanteziyi donanım ile yaşayabiliriz. Ama ilişkiyi hemen her zaman yazılım ile sürdürürüz. Yani bizi ötekine bağlayıcı unsur onun doğuştan gelen çekici özellikleri olabilir ama ilişkiyi yürütücü unsur kişiliktir ve kişilik sorunluysa ilişki de sorunludur.
Sayfa 154 - Destek YayınlarıKitabı okudu
Ahlakın Soykütüğü
Felsefi ruh, işe her zaman kılık değiştirerek, kendini maskeleyerek başlamak zorunda kaldı; yalnızca varlığını bir ölçüde mümkün kılmak için, daha önceden biçimlendirilmiş temaşa eden insan tiplerini, rahibin, kâhinin ve genel olarak din adamının tipini ödünç aldı; çileci ideal uzun bir süre filozofa dış görünüşünü, var olma koşulunu sağladı felsefi ruh, filozof olabilmek için bu ideali temsil etmeye zorlandı ve temsil edebilmek için de bu ideale inanmak zorunda kaldı.
Sayfa 57 - Alfa YayınKitabı okudu
Göçümüzün artık ebediyen sona erdiğini düşünür olduk, hatta o pervasız sözcüğü kullanma cesareti gösterip, bu toprak bizim, dedik, yalnızca ödünç verilen topraklar sanki insana ait olabilirmiş gibi. Ancak insanoğlu haiz olmanın tutmak olmadığını ve malik olmanın korumak olmadığını unutur her zaman.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Çoğu zaman dünlerimize olan borçları ödemek için yarınlarımızdan ödünç alırız."
Reklam
Sizler; -her şeyi isimlendirenler-: Düş diyorsunuz gönlünüzce tasarladığınız ve işlediğiniz hiçliğe. (sizin için) görünmezliğin ve girift belirsizliğin doruğu olan gizli özneye zaman diyorsunuz, durmaksızın kötülüğü buyuran, susturulamayan iç seslerinize ve tereddütlerinize ise şeytan. Aşk diyorsunuz kısa süreli salgı sarhoşluğunuza, varlıklarınızla yokluğa düşürdüğünüz küçük dipnotlara varoluş dediğiniz gibi. Tek yönlü ve sürekli akan yokluktan eksilen küçük ve ödünç birer noktadır göreli mevcudiyetiniz, sizi sabırla bekleyen bir başka yokluğa katılacak olan, başladığınız ham ve artık yerine konamaz o ilk yokluğa dönüş olmaksızın.
336 syf.
·
Puan vermedi
Eğer konu sağlam değilse en iyi yazar bile bir şey yapamaz. Ama konu sağlamsa en kötü yazar bile işi batıramaz." Jake ilk kitabıyla dikkate değer bir çıkış yapmış, ancak ikinci kitabı kitabı tam bir fiyaskodur yazar tıkanıklığına girmiştir. yazım konusunda eski başarısı olmaz yazdığı kitaplar taslakları tam bir hayal kırıklığıdır. Geçimini
Hikaye Hırsızı
Hikaye HırsızıJean Hanff Korelitz · Altın Kitaplar · 2024280 okunma
“…hatta o pervasız sözcüğü kullanma cesareti gösterip, bu toprak bizim, dedik, yalnızca ödünç verilen topraklar sanki insana ait olabilirmiş gibi. Ancak insanoğlu haiz olmanın tutmak olmadığını ve malik olmanın korumak olmadığını unutur her zaman…”
MARE SERANİTATİS
Etinde, ağır metal taşıyan kör balık gibi geçiyorum sessizce sularmızdan. Kamaşıyor, dünyanın kadim yaralarındaki yırtık. Som zaman akıntıları... Fosilleşen arzular... Ah bütün kalplerin atışındaki o dağınıklık Kuyu, geceyi kustu. İri yapraklar altından, sabaha kadar bahçede yıldız topladık. Ellerimiz kanadı. Ve koptu, ruhu hâtıraya bağlayan aşinâlık. Ay... buruştu saflığımızdan. Rüzgârın iyi huylu arkadaşlığı. Ödünç tüyler bulduk ormanda. Kör balık bir imâ, gibi geçerken aramızdan, hepimiz birbirimizi bağışladık. Hem ne olabilirdi ki Öteki’nin tenhasmda? erken her dilde aynı kıstırılmışlık. Ah bütün kalplerin atışmdaki o dagınıklık! ...Ah bütün kalplerin atışmdaki o dağmıklık!
VURAL BAHADIR BAYRIL (1962, Manisa)Kitabı okudu
Çoğu zaman dünlerimize olan borçları ödemek için yarınlarımızdan ödünç alırız.
1.500 öğeden 16 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.