Bizi bir kim sever? Bizi bir tek belediyeler sever. Valla, pek severler bizi. Oy atıyoruz ya onlara, bayılırlar bize. İhtiyarlara o bedava, bu bedava diye sayıp dururlar. Hani şey yapıyorlar ya; neydi adı? Etkinlik mi, neyse işte... Ben bir kere gittim.
Bir şey sandım da gittim. Kapımıza kadar gelip de çağırdılar. “Mutlaka gelin teyzedm" dedi gelen kız. E, ayağımıza kadar gelmiş, gitmemek olmaz, dedim. Gittim. Altmış beş yaş üstü için şiir yazma günüymüş. Boş kâğıt verdiler, şiir yazacakmışız. Oldu. Hiç işimiz yoktu. Tamam işimiz gücümüz yok ama o kadar da aylak değiliz. Neyse yazdık bir şeyler. Ben mani yazdım. Mani mi türkü mü bilmem... Şiir gibi bir şey işte.
“Laleler safa safa,
lale koydum mushafa,
akranların evlendi,
evde kaldın Mustafa.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karanlıkta kavga olmaz.
İdeolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri. İstemesek de onlara muhtacız.
Kaosu kosmos yapan insan zekâsı, tecrübelerini ideolojilerde sergilemiş.
İdeolojiye düşmanlık, tek izm'e teslimiyettir: Obskürantizme.
İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları.
Haritasız denize açılınır mı?
Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz.
Pusulaya da ihtiyaç var.
Pusula: Şuur.
Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru. İdeolojilerin peşine takılanlar pusulasızdırlar.
Gemi ya kayalara çarptı, ya batağa saplandı. İdeolojilerin ışığına göz yumanları sloganlar yönetir.
Karanlık kinlerin birbirine saldırttığı çılgın sürülerin savaş çığlığıdır, slogan.
İlkelin, budalanın, papağanın ideolojisidir. Düşünce ile çığlık bağdaşmaz.
Şuurun sesi çığlık değildir.
Yabani bağırır, medenî insan konuşur.
Bu çocuklar yıllarca konuşturulmadı.
Hınçlarını üç-beş kelime ile suratımıza tükürüyorlar.
İdeolojileri yasakladığımız için hışımlarına uğradık.
Demokrasinin demopedi olduğunu kimse düşünmedi.
Aczin hürriyetperverliği yalanların en namussuzu.
Bahşedilen hürriyet, ölmek ve öldürmek hürriyeti.
“İsmim Savaş Ali ama ben Savaş denmesini tercih ediyorum.”
“Ben Ali desem olmaz mı?”
“Savaş ismini kullanıyorum aslında.” Niye olduğunu bilmiyorum ama suratım düştü. Benim asılan yüzümle onun da kaşları çatıldı.
“Sen Ali de o zaman.”