Ölüm hangi yolla gelirse gelsin hızlı olur. Böylesine çarçabuk olup biten bir şeyden bunca zamandır korkup tir tir titrediğiniz için hiç utanmıyor musunuz? Seneca |
Felsefe-Düşünce
Sonradan üzülmektense tedbirli olmak iyidir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tekel öncesi kapitalizm çağında geçerli öngörü
Marks, “Barışçıl yollardan sosyalizme geçiş”i Kara Avrupa’sından tamamen farklı ve de çok değişik özelliklere sahip İngiltere ve Amerika için, bir ihtimal olarak öngörmüştür.
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Siyaset
Klasik anlayışa göre matematiksel ispat bir dizi aksiyomla, yani doğru oldukları varsayılan ya da besbelli olan bir dizi ifadeyle başlar. Sonra mantıksal çıkarsamalarla adım adım ilerleyerek bir vargıya ulaşılır. Aksiyomlar doğruysa ve mantık süreci de kusursuzsa, vargı da reddedilemez. İşte bu vargıya teorem denir. Matematik teoremleri bu mantık sürecine dayanır ve bir kez ispatlandılar mı, sonsuza kadar doğrudurlar. Matematiksel ispat mutlaktır. Böylesi ispatların değerini takdir edebilmek için en iyisi, onları daha zayıf ilişkilere dayanan bilimsel ispatlarla karşılaştırmaktır. Bilimde fiziksel bir görüngüyü açıklamak üzere bir hipotez öne sürülür. Eğer sözkonusu görüngüye yönelik gözlemler hipoteze yakın sonuçlar veriyorsa, bu, hipotezin lehine bir veridir. Ayrıca hipotez, sadece bilinen görüngüleri betimlemekle kalmamalı, başka görüngülerin sonuçlarını da öngörmelidir. Deneyler yapılarak hipotezin öngörü gücü sınanabilir. Eğer başarılı olmayı sürdürüyorsa hipotez daha da desteklenmiş demektir. Sonunda, hipotez karşı çıkılamayacak kadar çok veriyle desteklendiğinde, bir bilimsel kuram olarak kabul edilir. Ne var ki bir bilimsel kuram, hiçbir zaman bir matematiksel teoremle aynı mutlaklık düzeyinde kanıtlanamaz; sadece ulaşılan veriler temelinde çok muhtemel olarak görülebilir. Bilimsel adı verilen ispat, gözlem ve algılamaya dayanır; bunların ikisi de yanılmaya açıktır ve doğruya sadece bir yaklaşma sağlarlar. Bertrand Russell'ın da belirttiği gibi: “Bu bir paradoks gibi gözükse de, bütün kesin bilimler yaklaşma fikrine dayanır." En yaygın kabul gören bilimsel “ispatlar” bile küçük bir şüphe payı içerir. Bazen bu şüphe iyice küçülür belki, ama hiçbir zaman tamamıyla yok olmaz, çünkü bir başka zaman, yanlış olduğu kesin şekilde gösterilebilir. Bilimsel ispatın bu
Sayfa 44 - 46·Kitabı okuyor
Yine de, kopyalandığımız kişiyi gördüğümüzde kim olduğumuza dair farklı derecelerde öngörü sahibi olacaktık ve belki de hayatımızda bizi nelerin beklediğini görebilecektik.
Sayfa 153
Bununla birlikte, teknoloji insan zihninin yeniden yapılandırılmasını sağladığında Homo sapiens türü ortadan kalkacak, insan tarihi nihayet sona erecek ve bizim gibi insanların kavrayamayacağı yepyeni bir süreç başlayacak. Birçok düşünür 2100 ya da 2200 yılında dünyanın neye benzeyeceğini öngörmeye çalışıyor. Bu tam anlamıyla bir zaman kaybı. Kayda değer her öngörü, insan zihninin yeniden yapılandırılmasını hesaba katmak durumunda ve bunu da hakkıyla yapmak mümkün değil. “Bizimki gibi zihinler biyoteknolojiyle ne yapabilir?” gibi bir soruya pek çok akıllıca cevap verilebilir. Ancak, “Başka türlü zihinlere sahip varlıklar biyoteknolojiyle neler yapabilir?” sorusuna pek de akıllıca bir cevap bulamazsınız. Söyleyebileceğimiz tek şey, bize benzeyen insanlar biyoteknolojiyi kullanarak kendi zihinlerini yeniden yaratabilir ve bizim bugünkü zihnimizin, olabilecekleri kavramasına imkan yoktur.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Alıntı