9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:12
Selamûn aleyküm Bazı şahsiyetler vardır; adını zikrettiğinizde dahi gönlünüzde bir coşkuya, muhabbete sebep olur. İşte Emîr Sultan hazretleri (k.s) benim için öyledir. Nasıl olmasın? Buhara'yı Bursa'ya bağlayan bir köprü yapmak istesek hangi güç hangi teknoloji ile başarırız bunu! Ama Emîr Sultan gibi pîrler yapar biiznillah. Bu konuya bizim kalemimiz de ilmimiz de yetmez ondan sebep kitaptan bashedelip dostlar Yazarımız yine şaşırtan, duygulandıran, sürükleyen bir olay örgüsüyle tarihi bağlamdan kompadan okuyucuyla konuşmuş. Ama bu defa bir asanın arkasına saklanarak... Zira Fatih Duman bu işi seviyor ve dahi sevdiriyor Buhara'dan bir ağaç dalı Emîr Sultan hazretlerinin elinde asa oluverip Bursa'ya kadar bir yaren gibi ona eşlik ediyor. Lakin öyle bir kurgu ki yedi yüzyıl sonra yine aynı asa karşımıza çıkıyor. Şimdi burası çok heyecanlı dostlar. İki ayrı zaman dilimi kendi yolunda adım adım ilerlerken bir usta kalemin elinde öyle güzel cem oluyor ki... Ben spoiler vermek istemiyorum ama Allah dostlarına muhabbeti olanların keyifle okuyacağı bir kitap olduğunu söylemek istiyorum. Bu arada kitabın fotoğrafını Emîr Sultan hazretlerinin merkad-ı şerîfinde çekmek nasip olmuştu. Biz fatihamızı orada hediye etmiştik. Gelin bu vesileyle hep beraber bir daha edelim... Hasılı kitap, sevgi ve muhabbetle kalın instagram.com/p/DZ7xTVKMTUb/?...
Din
Âsa - Bir Emir Sultan RomanıFatih Duman · Nesil Yayınları · 2023845 okunma
Enformasyon çağında insan olmanın bedeli nedir?
8/10
·72 syf.·
2026 32. kitabı
Keyifli okumalar dilerim:) Enfokrasi puanım 8/10 instagram.com/p/DZkvAqsiLxV/?... Byung-Chul Han bu kitabında modern demokrasinin sessiz ama köklü bir dönüşüm geçirdiğini ileri sürer: artık iktidar kaba baskıyla değil, enformasyonun akışıyla çalışmaktadır. Bu yeni rejimin adı onun ifadesiyle *“enfokrasi”*dir. Enfokrasi nedir? Han’a göre enfokrasi, bilgilerin, verilerin ve algoritmaların siyaseti şekillendirdiği bir düzendir. Bu düzende gerçeklik, ortak bir hakikat etrafında değil; sürekli akan, parçalanmış ve hızlı tüketilen enformasyon parçaları üzerinden üretilir. Bu durum demokrasinin temel zemini olan “ortak tartışma alanını” zayıflatır. Çünkü düşünmek yavaş bir süreçtir; fakat dijital alan hız ister. Demokrasinin krizi: hız ve dikkat ekonomisi Han’ın en güçlü eleştirilerinden biri şudur: Demokrasi, yavaşlık ve müzakere gerektirir. Oysa dijital çağda: * dikkat dağınıktır * bilgi aşırı boldur * duygular hızlı tetiklenir * düşünce yerine tepki geçer Bu nedenle siyaset, fikirlerin çatıştığı bir alan olmaktan çıkar; en çok dikkat çeken içeriklerin kazandığı bir gösteriye dönüşür. Şeffaflık = özgürlük mü? Han burada kritik bir tersine çevirme yapar:
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1/10
·247 syf.··
2026 5. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:30
Haruki Murakaminin fare üçlemesi olarak adlandırılan serisinin sonuncusu. Bildiğim kadarıyla adam kitapların çevirisinin yapılmasına izin vermemiş ama nedense biz alıp da bu kitabı çevirmişiz. Haliyle insanlar da bu kitabı ilk kitap sanarak okumuşlar ama aslında serinin sonuncu kitabı ve en berbat kitabı. Eğer bir tavsiye almak için bunu okuyorsanız ilk ikisini( Rüzgarın Şarkısını Dinle ve Pinball 1973 ) okuyun üçüncüyü(bunu) okumayın. Ilk iki kitabı hayatımda okuduğum en iyi kitaplardı. p.s. (normalde hiç inceleme yazmam ama kitap o kadar sıkıcıydı ki, bir kişinin bile sıkılmasına engel olursam faydalı olacağımı düşündüm.) p.s.s.(tamamen kişisel görüşüm)
Yaban Koyununun İzindeHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20122,597 okunma
İvan osokin'in tuhaf hayatı- P. D. Uspenski
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:57
Hayatta pişmanlık duyduğum, şunu yapmasam yada bu yapsaydım dediğim çok anlar olmuştur.Geriye dönsem bu hataları yapmazdım hayatım daha güzel olurdu dediğim de çok olmuştur. Bende "osakin" gibi çok düşünmüşüm bunu. Şunu anladım sonuçta geriye dönsem yine aynı olurdu hayatım evet bu Nietzsche dediği gibi bir sonsuz döngü, geçmişte yaşanan geçmişte kaldı.peki hiç mi umut yok bence var. Önce Kendinimi değiştirmeliyim zamanın ve şartlar in lehime dönmesini beklemeden. Belki bu şansızlıklar benim kaderim,evet bir sürü dezavantajım var belki şartlar hep alehime işliyor. Belki kötülük hep beni buluyor. Ama içimdeki umut son anıma kadar devam edecek. Büyücünün dediği gibi yaşamaya devam edeceğiz. Kimse bu dünyanın bize cennet olduğunu söylemedi. Ağlayıp sızlayacak kadar güçsüz ve tembel değilim. Kitaba gelirsek şiddetle tavsiye ederim. #k:309879P P. D. Ouspensky
İvan Osokin’in Tuhaf HayatıP. D. Ouspensky · Olvido Kitap · 2021637 okunma
Ben yazayım da nasılsa okunur kitabı #2
4/10
·336 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
İncelememe başlarken sevgili Jack London bir yerlerden bunları okuyabiliyorsan bu zamana dek Martin Eden için yaptığım kötü yorumlardan dolayı senden çok özür dilemek istiyorum. 2025 BOOKER ÖDÜLÜ KAZANANI olduğu için çok merak etmiştim ama ödül jürisi/jürileri artık aklımızla alay etmekten hoşlanıyor sanırım bu kanaate vardım. Sırf ödül aldığı için kral çıplak demekten çekinip bir yere yamamaya çalışsın okurlar biz de bu çabalarını izleyip kıs kıs gülelim pisliği yapıyorlar. (Yemin edebilirim ama ispatlayamam). Macaristan'da Istvan diye bir çocuk var 15 yaşında, annesinin 42 yaşındaki arkadaşıyla ilişki yaşamaya başlıyor ve kitap bu minvalde ilerliyor. Zengin kız fakir oğlan hikayesi ama çokca gereksiz cinsellik barındıran versiyonu. Gereksiz cinsellikle kastettiğim şey hikayeye, karakter gelişimine hiçbir katkısı olmayan p*rnografik anlatı. Booker almasa işte Grinin Elli Tonu 'nunun laciverdi ama booker alınca "karanlık hikaye", "varoluşsal felsefe", vb vb etiketlerle oldurma uğraşı veriliyor. (Hatta 50ton'da bu kitaptan daha fazla duygu vardır.).. Sonrasında da hayatını bir "gold diger" olarak devam ettiriyor ve ne hikmetse hep evli kadınlar bu karaktere aşık oluyorlar bu da şaşırıyor ama kendisi öyle hissetmediğini düşünüyor ama yine de yasak ilişkiyi sürdürüyor. İncelemelerin çoğunda Martin Eden ile özdeşleştirilmiş kitap ama Martin Eden'da iyi kötü geçen bir duygu var okura bu kitapta bir sürü yapay diyaloğa maruz kalıyorsunuz. Ortalara doğru biraz Buddenbrooklar havası aldım kitaptan ama bu kitap hiç bir türlü olmamış. Benim için aşırı hayal kırıklığı oldu.
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026314 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 54. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 14:38
Kitap Yorumu : Rapunzel / L. P. SICARD Özet; Rob ve Paul uzun yıllardır birlikte avlanan iki yakın arkadaş. Ama çıktıkları bir av gününde işler tamamen değişiyor. Rob'un fazla miktarda aldığı k*kain ve bira, uzun süredir bastırdığı karanlık tarafını açığa çıkarmasına neden oluyor. Bir insanın — hatta bir canlının — ölümünden aldığı haz ve sonrasında yaptıkları gerçekten rahatsız ediciydi. Okurken "bu kadarını yapmaz" dediğim noktaları geçti resmen. Jacinthe ise küçük yaşta annesini kaybetmiş bir kız. Annesinin ölümünden sonra sürekli sarhoş olan babası Richard'la yaşamaya devam etmiş. Bir gece arkadaşlarıyla birlikte, yıllar once yüzlerce çocuğun öldüğü yanmış bir hastaneye giriyorlar. Ama o geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmuyor... Jacinthe gözlerini bir hücrede açıyor. Üstelik yalnız da değil.Bulunduğu yerde onun gibi tutsak edilmiş birçok kız var. Ve hepsinin korktuğu tek bir isim var: "Pite..." yani "Cadı." Yaşadığı dışlanmışlık ve travmalar yüzünden özellikle uzun saçlı kızlara korkunç şeyler yapan biri... Jacinthe kaçmaya çalışırken onu kurtaracağını düşündüğü Rob'la karşılaşıyor ama yolun sonunda kendisini, farkında olmadan Pite'nin bulunduğu karanlığın tam ortasında buluyor. • Yorum; Ben zaten normalde kısa saç insanıyımdır ama bu kitaptan sonra saç uzatma fikrinden tamamen uzaklaştım sanırım... 9° Pite'nin yaşadıkları için içimde bir noktada empati kurmaya çalıştım. Çünkü yaşadığı dışlanmışlık gerçekten ağırdı. Ama o kızlara yaptıklarını okumak...gerçekten mideme oturdu. Bazı sahnelerde tüylerim diken diken oldu. Uyuyan Güzel ve Külkedisi'nden sonra bunun da karanlık olacağını biliyordum ama bu kitapta beni en çok etkileyen şey; kötü karakterin doğrudan "kötü" olmamasıydı. Onun nasıl dönüştüğünü, nasıl kırıldığını, nasıl canavara dönüştüğünü okumak çok
RapunzelLouis-Pier Sicard · Dokuz Yayınları · 2025230 okunma