Pepuk Kuşunu bilir misiniz?
"Pepû... Kekû... Kam kerd? Mi kerd... Kam kişt? Mi kişt... Kam şut? Mi şut.. Ax! Ax! Ax!" Meğer sen Pepuk kuşunun ülkesinden koparılmış bir garip çocukmuşsun. Meğer sen bir felaketin biçâre kurbanıymışsın. Meğer sen bu küçük köyde, memleketini düşlemişsin. Düzgün baba diye şu zavallı kaya parçasına alnımı dayamışsın. Pesare diye yağlı ekmek istemişsin benden. Xızırı imdada çağırmışsın da ben anlamamışım. Birlikte Pepuk kuşunun şarkısını söylemişiz: Pepu... Keku... Kim yaptı? Ben yaptım... Kim öldürdü? Ben öldürdüm... Kim yıkadı? Ben yıkadım... Vah! Vah! Vah!
Alıntı
Bizde de Pepuk kuşu efsanesi vardır…
Dillerinden bir kuş düşmüyordu. Bu, sesi duyulup da kendi hiç gözükmeyen bir tansık kuştu. O kuşun sesini de yalnız ermişler gibi yüreği pirüpak olanlar duyardı. Kuşu görenler de ölümsüzlüğe kavuşurlardı. O kuşun sesini dünya kurulduğundan bu yana duyanlar onu aramaya çıkmışlar, ölünceye kadar aramış, bulamamışlardı.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Benim yaşadığım dönem, kimsenin tadına bakmadığı kaçak içkiydi. Ben o zamanın ismiyle bile kolayca sarhoş oldum"
Sayfa 34·Kitabı okudu
Ne yapalım ki, felek bizi pepuk kuşu yapmış. İşte Aziz okurlarım, ben bunun için Sulh istemiyorum. Kim benim için Sulh istemiş ki ben isteyeyim.
Sayfa 58 - Aram·Kitabı okudu
1000 Kitap
Pepuk Kuşu Ağıdı
Sabiha, senin gerçek adın değil, değil mi babaanne? Kim koydu bu adı? Kıyımı yapan komutanlardan biri mi? Nüfus memuru mu? Yoksa besleme diye Dersim'den koparıp Çanakkale'ye getiren subay mı koydu? Sabiha...Yalan değil mi? Senin adın yalan. Hesabını kimden, nasıl soracağımı bilemediğim bir kıyımın kurbanıyım ben de.Seni ömrün boyunca susturan korkunu devraldım.Senin yalan kimliğinin tanığı, gizli dünyanın sırdaşıyım ben.Ya Xizir, Birese imdada ma! Ah Hızır yetiş imdadıma! Söyle babaanne adın ne? Yüzünü bana dönüp en saf gülümsemenle mırıldanıyorsun... "Nameyê mi Xece."
Sayfa 99 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Öykü
Pepuk
söylesene hiç dağ ağırlığında olur mu bulut hiç taş sertliğinde suyu izah edebilirim, kolay hız ve ağırlık: en basiti biraz daha karmaşık: enerji ve molekül neticede beton kesiliyor işte de bulut neden hem böyle başımdan aşağıya ben böyle kıpırdayamazken dinle! konuşmak konuşmak konuşmak konuşmaktan yapılma bu çağda bu en zoru senden istiyorum inleyişine ara ver ve beni... dinle! bütün yakıştırmaları reddediyorum bilinsin artık güçlü değilim ben dillerim dolaşa dolaşa üstelik sulu gözlünün tekiyim ağlayarak hem de hatta yolarak böyle saçımı başımı sana konuşayım canıma değ korkumu bölüş utancımı... sussss ... içinde patlayan binlerce bombaya rağmen tek parça kalıyor ya beden en acısı buydu
Sayfa 44 - dilek kartal·Kitabı okudu
Şiir