"Gurur Bey'le anlaşmak hiç kolay değil. Kendileri yoğun bir klinik geçmişe sahip ve on yedi raporu var." "İtiraz ediyorum, sayın hâkim!" "Bu kadın mahkeme huzurunda deli diyerek bana hakaret ediyor. Birkaç raporumuzun olması bizi deli yapmaz." "Sayın hâkim, bahsettiği o birkaç rapor, toplamda on yedi adetten olu- şuyor." "Raporumuz var diye toplumdan dışlanalım mı istiyorsunuz, Faral Hanım?" "Deliler kimseyi sevemez diye bir kararname mi var?" "Ben bu saldırgan kadını seviyorum ve ondan boşanmak istemiyorum."
Sayfa 467 - Gurur Kalender, Farah·Kitabı okudu
Alıntı
Arkadaşlık iki insanın birbirine günlük rapor vermesi, hayatlarının tüm ayrıntılarını paylaşması demek değildi. İki insanın birbirine iyi gelmesi yeterliydi bana kalırsa.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Elime sigara falan bastım, psikopat sansınlar da bıraksınlar diye. Şu elimdeki iz söndürdüğüm sigara izi, askerden kalma. Omzumu kırıp hava değişimine gelmek istedim. Çocuklara tekme attırıyordum, kemik kırılsın da hava değişimi alıp gideyim. Omuz kemiğim dışardadır, o olaydan sonra yirmi gün rapor verdiler, "Burada geçireceksin" dediler. Gönderilmeyince bu sefer içmeye başladım..
Sayfa 155 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
Bu araştirma şuan ülkemizde yapılsa %99 para der
Bir başka istatistiksel araştırma da kırk sekiz üniversitede, 7948 öğrenci üzerinde, Johns Hopkins Üniversitesinden sosyal bilimciler tarafından yürütülmüştür. Hazırladıkları ön rapor, Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü adına yapılan iki yıllık bir araştırmanın bir parçasıdır. Kendileri için neyin “çok önemli” olduğu sorulduğunda, öğrencilerin yüzde 16'si “çok para kazanmak”, buna karşılık yüzde 78'i “yaşamımda bir amaç ve anlam bulmak” şıkkını işaretlemiş.
Hayat, derbederlik ve tembellik için çok uzun; fakat hırsla, yağma ve haydutluk yapmaya değmeyecek kadar kısadır. Hayat duygularla çalışılacak ve resmedilecek bir kompozisyon, aynı zamanda mantıklı yazılacak bir rapor gibidir. Raporu yeniden üretim, yani gelecek misin ortaya koymak için önem veririz.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Pâdişahın son karar mercii ve veziriâzamın onun mutlak vekîli olması kuralı, Kanunî'den sonra gelen pâdişahlar döneminde ihmâl olunmuştur. İdarede düzensizlikler hakkında XVI. yüzyıl sonları XVII. yüzyıl başlarında lâyiha (rapor) veren bürokratlar tarafından, bu temel kuralın terk olunmuş bulunması idarede kargaşanın başlıca nedeni sayılmıştır. Onlar, devlet işlerinde önemli kararların sarayda pâdişaha yakın sorumsuz kişiler, musahib-nedîmler, vâlide sultanlar, müneccimler, pâdişah hocaları, şeyhler tarafından verildiğini; sonuçta hazinenin, hâs ve timarların, kadılıkların yağma edildiğini belirtirler. Bu gözlem tam gerçeği yansıtır; eski düzen, eski kanûn ve nizâm, Devlet-i 'Aliyye'nin temel direği yıkılmıştır. Kanunî'den sonra II. Selim (1566-1574) çoğu vaktini işret meсlislerinde, hamam âlemlerinde geçiren bir pâdişah olarak tanınır. Gelenekçi tarihçiler, Osmanlı Devleti'nin bu dönemde kargaşaya düşmesini III. Murad (1574-1595) döneminden başlatmakta haklı görünmektedirler. Modern tarihçi, anarşi ve çöküşün gelişinde genel ekonomik koşulları, özellikle Avrupa'da bilim ve teknolojide, taktik ve silâhlarda meydana gelen ilerlemeyi, Askerî Devrim'in yıkıcı etkilerini birinci derecede dikkate almak zorundadır. Osmanlı devlet sisteminde tek ve mutlak otorite kaynağı olan pâdişahlıkta meydana gelen bozulmayı, kötüye gidişin temel etkenlerinden biri olarak hesaba katmak gereği ortadadır. Özellikle, Avrupa Askerî Devrimi, Osmanlılarda halktan tüfekli askerî birliklerin, sekban ve sarıcaların ortaya çıkması yapısal değişiklikler getiren temel değişmelerden başlıcasıdır. Burada özellikle belirtmeye çalıştığımız nokta, pâdişahın mutlak otoritesi, tüm imparatorluk çatısını tutan kilit taşıdır; 1574-1623 döneminde bu temel kural etkisini yitirmiştir. Tek ve mutlak pâdişah
Sayfa 46 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih