Günümüzde ise, ilk formülasyonuyla bu resmî tarih tezi, sadece üniversite öncesi ders kitaplarımızda, o da «ilkokuldan liseye çıktıkça... yumuşatılan, tevil edilmeye çalışılan» bir tarzda yaşıyor. İlgili fakültelerimizde ve Türk Tarih Kurumunda uygarlığın Orta Asya kökenliliği teorisi ile Güneş-Dil teorisini hâlâ savunanlar, daha doğrusu, bu teorilerin hatâsını kabullenmenin Atatürk devrimciliğine toz kondurmak demek olacağını düşünenler, öylesine azdır ki, Prof. Şerafettin Turan, «bunlar (aşırılıklar - H.B.) Atatürk’ün zaten sağlığında kısmen ortadan kalktı. Bugün ne Kurum olarak, ne öğretim müessesesi olarak bu görüşün içerisinde değiliz» diyebiliyor ve hem eski Anadolu uygarlıklarının, hem de Türk-İslâm uygarlıklarının mirasını benimsemek gibi «birleştirici, bütünleyici bir anlayış» üzerinde fikir birliği oluşuyor. Öte yandan, aradan geçen zamanda bütün bu kurumlar, üstelik de Orta Asyacı tezlerin aşırı biçimlerine yer veren belgelerin yönlendiriciliği altında,203 tarih, arkeoloji ve filolojide büyük atılımlar yapmışlardır.204