R.K.

R.K.
@rmznkync06
"Uçmayı öğrenmeden göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz."
Menemen ve ekmek ikilisi iyi ikilisiniz sevdim sizi😁💕
R.K.
Makarna daha zahmetsiz oda olabilir 😅😅
Lâtin harflerinin isti'mâline taraftar olanlardan bazıla­rı, lisanımız Lâtin harfleriyle yazılacak olursa ecnebilerin kolay kolay Türkçe öğreneceklerini iddia ederler. Bü iddia­nın mahiyet ve isâbetini tetkik etmezden evvel şunu söyle­mek isterim ki, dünyada hiç bir millet yoktur ki, lisanını ec­nebilere kolaylıkla öğretmek için lisanının herhangi bir şu­besinde tadilat yapmağa kıyâm etsin ve hatta o tadilâtı yap­mağı bile düşünsün. Acaba Fransa ecnebilerin hâtırı için Fransızca'da on harf ile yazılan "ilsavaient" kelimelerinin telaffuzunu, aynı telaffuzu muhafaza eden altı harfli "ils ave" sürerinde değiştirmeği düşünmüş mü? Kezalik İngiliz­ce'de "Shakespeare" yazılan ve fakat Fransızca telaffuzuyla ''Chekspire" telaffuz olunan kelimeyi ecnebilere sühûlet ol­sun diye "Shekspire" hâline ifrağ etmeyi acaba tasavvur et­miş mi? Asla!
1000Kitap
R.K.
Osmanlıca dökümanlarının latin harflerine dönüştürülmesine gerek bile görülmemiş çuvallarla romanya ya bile satılmış
Lâtin harflerinin isti'mâline taraftar olanlardan bazıla­rı, lisanımız Lâtin harfleriyle yazılacak olursa ecnebilerin kolay kolay Türkçe öğreneceklerini iddia ederler. Bü iddia­nın mahiyet ve isâbetini tetkik etmezden evvel şunu söyle­mek isterim ki, dünyada hiç bir millet yoktur ki, lisanını ec­nebilere kolaylıkla öğretmek için lisanının herhangi bir şu­besinde tadilat yapmağa kıyâm etsin ve hatta o tadilâtı yap­mağı bile düşünsün. Acaba Fransa ecnebilerin hâtırı için Fransızca'da on harf ile yazılan "ilsavaient" kelimelerinin telaffuzunu, aynı telaffuzu muhafaza eden altı harfli "ils ave" sürerinde değiştirmeği düşünmüş mü? Kezalik İngiliz­ce'de "Shakespeare" yazılan ve fakat Fransızca telaffuzuyla ''Chekspire" telaffuz olunan kelimeyi ecnebilere sühûlet ol­sun diye "Shekspire" hâline ifrağ etmeyi acaba tasavvur et­miş mi? Asla!
1000Kitap
R.K.
Günümüzde ise, ilk formülasyonuyla bu resmî tarih tezi, sadece üniversite öncesi ders kitaplarımızda, o da «ilkokuldan liseye çıktıkça... yumuşatılan, tevil edilmeye çalışılan» bir tarzda yaşıyor. İlgili fakültelerimizde ve Türk Tarih Kurumunda uygarlığın Orta Asya kökenliliği teorisi ile Güneş-Dil teorisini hâlâ savunanlar, daha doğrusu, bu teorilerin hatâsını kabullenmenin Atatürk devrimciliğine toz kondurmak demek olacağını düşünenler, öylesine azdır ki, Prof. Şerafettin Turan, «bunlar (aşırılıklar - H.B.) Atatürk’ün zaten sağlığında kısmen ortadan kalktı. Bugün ne Kurum olarak, ne öğretim müessesesi olarak bu görüşün içerisinde değiliz» diyebiliyor ve hem eski Anadolu uygarlıklarının, hem de Türk-İslâm uygarlıklarının mirasını benimsemek gibi «birleştirici, bütünleyici bir anlayış» üzerinde fikir birliği oluşuyor. Öte yandan, aradan geçen zamanda bütün bu kurumlar, üstelik de Orta Asyacı tezlerin aşırı biçimlerine yer veren belgelerin yönlendiriciliği altında,203 tarih, arkeoloji ve filolojide büyük atılımlar yapmışlardır.204
Şimdi sallama zamanı
Hiç unutmam, 1935 yazında, bir gün, Ada vapurunda, rahmetli Eskişehir mebusu Yusuf Ziya Hoca ile buluştuktu. Ankara'dan geldiğini ve beş yüz sahifelik bir eser hazırlamakta olduğunu söyledi. Neye dâir diye sordum. Arapça'nın Türkçe'den çıkma olduğuna dâirmiş... Bir de misâl verdi meselâ Firavun kelimesi Arapça sanılır, halbuki Türkçe'dir ve “burun” kelimesinden çıkmadır. Burun, İnsanın önünde giden bir şahsiyet olduğu için, Mısır'da buna burun denilmiş, kelime zamanlar içinde kullanılarak nihâyet Firavun olmuş, dedi. Altmışından sonra, Esasiye hocalığından dil canbazlığına dökülen üstâdı, çıldırıyor mu diye merak etmiştim. Üstâd hakikaten uydurmacılık hastalığından kurtulamayarak Allah'ın rahmetine kavuştu.
1000Kitap
R.K.
mahmut goloğlu nu öneririm objektif geldi bana biraz eric jan zurher var onlarin kitaplarını okuyorum simdikik