2/10
·160 syf.··
2026 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:43
#hypnotizingmaria Merhaba sevgili ceviz ve edgar sevenleri size bugün martının yazatlarındna biri olan #richardbach dan #hipnozcu ile geldim aynı zmaanda kitabı #cevizinseçkisi bitkiler etkinliği için seçtim. Malesef yazarın pek bilindik eseri değil. Yayınevlerinin çok az bilinen eserleri yayımlaması bazen iyi bazen kötü bana kalırsa özellikle dünyada çevrilecek öyle çok kitap varken sırf bir kitabı tuttu diye yazarın her kitabını çevirmek bence akıl karı değil. mutlaka okuma oranları gözönüne alınmalı her yayın için bu görüşüm ortak bu kitaba gelirsek; inanılmaz heyecanlı bir açılış yapıyoruz ama bu heyecan malesef çabuk sönüyor. jamie eski bir asker pilotu artık eğitmenlik yapıyor bir gün yine aldığı işlerden birinde uçarken telsizine bir kadının yardım isteği geliyor başka bir uçakta pilotun yerine geçmek zorunda kalan bir yolcu olan Maria, jamienin direktifleri ve kuleyle irtibatıyla birlikte uçağı indirebiliyor. Buraya kadar inanılmaz heyecanlı girişinden dolayı doğru kitapta olduğumu sandım ama işler çok farklı tarafa gitti. Maria, Jamie'nin resmen kendini hipnotize ettiğini söyler ve bunun üzerine hipnoza inanmayan Jamie geçmişte gittiği bir hipnoz gösterisinde yaşadıklarını hatırlar. Ardından hipnozcunun eşiyle ratlaşırlar ve hipnoz hakkındaki fikirleri değişir. Kolay okunan biraz felsefik biraz kişisel gelişim tarzı bir kitaptı. Herkesin duyduklarını öğrendiklerini bir önerme olarak kabul edip buna uymayı seçip seçmemesine göre hipnoza girmesini anlatıyordu. bana pek olası gelmeyen bir sürü şey vardı. Örneğin söylediğimiz şeyleri karşı taraf uygularsa hipnoz altına girdikleri gibi garip bir konuydu. Bu arada kitabın bazı fikirleri bazı beyinlere çok kolay sokup tehlikeli hale gelebileceğini düşünüyorum bu anlamda önermiyorum. Etrafımdaki dünyanın duvarların
HipnozcuRichard Bach · April Yayıncılık · 2009954 okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2026 68. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:03
Belinda Jack’ın Okumak (The Secret Life of Reading) kitabını okurken, bunun kitaplar hakkında yazılmış sıradan bir eser olmadığını fark ettim. Çünkü yazar bana ne okumam gerektiğini söylemiyor; daha çok neden okuduğumuzu, okumanın insan hayatındaki yerini ve yüzyıllar boyunca nasıl değiştiğini anlatıyor. Benim için kitabın en etkileyici tarafı, okuma eylemini yalnızca bireysel bir alışkanlık olarak değil, insanlık tarihini şekillendiren bir güç olarak ele almasıydı. Daha önce okumayı doğal ve sıradan bir uğraş olarak görüyordum. Ancak kitap, sessiz okumanın ortaya çıkışından romanların toplum üzerindeki etkisine kadar birçok konuyu ele alarak bu alışkanlığın aslında ne kadar büyük bir kültürel dönüşüm yarattığını gösteriyor. Kitap boyunca hoşuma giden şeylerden biri de Belinda Jack’in farklı dönemlerden ve farklı kültürlerden örnekler vermesiydi. Böylece okumanın yalnızca bilgi edinmek için değil; kendini keşfetmek, empati kurmak, hayal gücünü geliştirmek ve hatta toplumsal değişim yaratmak için de ne kadar önemli olduğunu görmek mümkün oluyor. Kendi adıma kitapta en çok düşündüğüm konu, insanların aynı kitabı okuyup neden farklı şeyler hissettiği oldu. Yazar, her okurun metinle kendi deneyimleri üzerinden ilişki kurduğunu anlatıyor. Bu fikir bana oldukça yakın geldi. Çünkü yıllardır okuduğum kitapların çoğunda aslında yalnızca yazarı değil, biraz da kendimi okuduğumu fark ettim. Kitabın sevdiğim bir diğer yönü ise okumanın her zaman elit bir uğraş olmadığını göstermesiydi. Tarih boyunca kitaplara erişimin, okuryazarlığın ve okuma alışkanlıklarının nasıl değiştiğini görmek, okumanın bugünkü hâline farklı bir gözle bakmamı sağladı. Belinda Jack’in dili akademik olmasına rağmen ulaşılmaz değil. Kitap yer yer araştırma kitabı gibi ilerlese de anlatılan örnekler ve
1000Kitap
OkumakBelinda Jack · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202487 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·160 syf.··
2026 13. kitabı
“Fante was my god.” Romanın önsözünde John Fante için Charles Bukowski bu sözleri söylüyor. Bukowski’nin alter egosu olan Henry Chinaski karakterinin edebi öncülü olarak görülebilecek Arturo Bandini’yi okudukça, bu hayranlığın sebebi de daha anlaşılır hale geliyor. Bandini de tıpkı Chinaski gibi yoksulluğun, yalnızlığın, başarısızlığın ve Los Angeles’ın kenarında yaşamanın içinden konuşan bir karakter. Fakat Chinaski’nin küfür, alkol ve umursamazlıkla örttüğü yara, Bandini’de çok daha genç, çok daha açık ve çok daha utanç yüklü bir biçimde karşımıza çıkıyor. Bu nedenle romanı okurken, özellikle son yıllarda sık sık karşımıza çıkan “incel” (involuntarily celibate) kavramı ister istemez akla geliyor. Elbette 1939 yılında yayımlanan bir romanda anlatılan Arturo Bandini karakterini, 21. yüzyılın internet alt kültürleri ve bugün incel kavramının etrafında oluşmuş amiyane tabirle kadın düşmanı bakışıyla açıklamak eksik kalır. Ama, hem de büyük bir ama, Bandini’nin kadınlar karşısındaki utancı, cinsel deneyimsizliğini bir erkeklik meselesi haline getirmesi ve arzulanma ihtiyacını kibirle, hatta kadınlara yönelttiği öfkeyle örtmeye çalışması, bu kavramla şaşırtıcı derecede güçlü bir bağ kuruyor bana göre. Bu bağı da en açık biçimde romanın merkezindeki Camilla ile olan ilişkisinde görüyorum. Bandini, Camilla’yı çılgınlar gibi arzuluyor, fakat ona duyduğu bu arzuyu olduğu gibi yaşayabilecek kadar kendisiyle barışık değil. Camilla tarafından beğenilmeyi, seçilmeyi kendi değerinin ve erkekliğinin kanıtı gibi görüyor. Bundan emin olamadığı her anda ise arzusu kolayca aşağılamaya, hakarete ve üstünlük kurma isteğine dönüşüyor. Üstelik mesele yalnızca kadın-erkek ilişkisi de değil. İtalyan asıllı Amerikalı kökeni ve yoksulluğu nedeniyle kendisini zaten aşağıda hisseden Bandini, bu
Toza SorJohn Fante · Parantez Yayınları · 20245,9bin okunma
5/10
·576 syf.··
2025 2. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 00:00
özür dilerim ama sonunu kabullenemiyorum, bu kadar özgün bir kitap anca bu denli mahvedilebilirdi. yine de, güz dönemlerimi farklı gözden görmemi sağladığın için teşekkür ederim.
Edebiyat
The Secret HistoryDonna Tartt · Alfred A Knopf · 19922,923 okunma
6/10
·172 syf.··
2026 29. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 19:42
Edebiyat ve Psikoloji, edebiyat eserleri ile psikoloji bilimi arasındaki ilişkiyi inceleyen; karakter çözümlemeleri, bilinçdışı, travma, kişilik yapıları ve yazarın psikolojisi gibi konulara odaklanan akademik bir çalışmadır. Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Türkçe Bölümler: 1. Sigmund Freud, Psikanaliz, Psikobiyografi, Rüyalar ve Edebiyat 2. Jacques Lacan'ın Psikanalitik Kuramı Perspektifinden Bir İnceleme: Georges Perec 'ten Uyuyan Adam 3. Pozitif Psikoloji Perspektifinde Pollyanna: Pollyanna Haklı mıydı? 4. Carl Gustav Jung'un Arketip Kuramı Bağlamında Geoffrey Chaucer'ın Canterbury Hikayeleri: "Baht'lı Kadın" İngilizce Bölümler: 5. Haunting the (Psychic) Crypt? Unearthing the Family Secret in Christa Wolf's Madea 6. Mnemonic Shadow: A Jungian Reading of "The Song of Hyndla" 7. What Caused Ernest Hemingway's Decline and Death? A Behavioral Neuroscience Exploration Güçlü Yönler Edebiyat ile psikolojiyi bir araya getirmesi ilgi çekici. Sigmund Freud, Carl Gustav Jung ve psikanalitik eleştiri gibi temel yaklaşımlara değinmesi faydalı. Bazı edebi örnekler üzerinden yapılan analizler düşündürücü. Alanlar arası bağlantıyı görmek açısından yararlı. Zayıf Yönler Konular geniş ama derinlik sınırlı; birçok başlık kısa geçiliyor. Yer yer ders notu hissi veriyor. Daha fazla roman/karakter incelemesi olsaydı daha etkileyici olabilirdi. Okuma deneyiminden çok teorik bilgi aktarımına yaslanıyor. Kimler Okumalı? Psikoloji ve edebiyat öğrencileri Psikanalitik edebiyat eleştirisine giriş yapmak isteyenler Karakter analiziyle ilgilenen okurlar Edebiyatın insan psikolojisini nasıl yansıttığını merak edenler
Edebiyat ve PsikolojiGülşen Sayın · Nobel Akademik Yayıncılık · 20251 okunma
Puan vermedi·426 syf.··
2026 158. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 19:19
Merhabalar dostlar Victoria Secret hakkında ne biliyorsunuz? Ben açıkçası bu kitabı okuyana kadar özellikle erkeklerin bayılarak izledigi şovlarını (ki Adirana Lima,Aleksandra Ambrossa ,Gisele Bundchen gibi insan olduklarına inanması zor olan melekleriyle yapıyorlardı bu şovları) biliyordum sadece . Okuyucu ? ndan bu kitabı görünce merak ettim . İlginç bir kuruluş hikayesi var . Hikaye, Stanford mezunu Roy Raymond'un 1970'lerin ortasında eşine iç çamaşırı almak için bir mağazaya gitmesiyle başlıyor .Aynı zamanda eşi Gaye fizyoterapist .Hastalarına sırt masajını vibratorle yapıyor ve eşinden istiyor Gaye . Raymond, o dönemki mağazalarda kadınların arasında tek erkek olmaktan büyük bir rahatsızlık duyar ve personelin ona "röntgenci" gibi baktığını hissediyor .Ve böyle mağazaların şehrin tehlikeli bölgesinde satılmasından rahatsız oluyor . Bu deneyimden yola çıkarak, erkeklerin de rahatça alışveriş yapabileceği, şık ve zarif bir iç giyim mağazası hayal ediyor. 1977 yılında, 80 bin dolarlık bir krediyle ilk mağazasını California'daki Stanford Shopping Center'da açıyor . İngiltere'nin Victoria döneminden esinlenerek, o dönemin zarafetini ve sofistike tarzını yansıtması için bu isim seçilmiş. Ama bununla ilgili bir de hikaye uyduruyorlar . Raymond, markayı hızla büyütse de finansal zorluklar yaşamaya başlıyor .1982 yılında, 6 mağazası ve bir katalog işi olan şirketi, Leslie Wexner'a yaklaşık 1 milyon dolar gibi düşük bir fiyata satar. Wexner, stratejiyi değiştirerek markayı erkeklerden ziyade kadınlara hitap eden küresel bir imparatorluğa dönüştürüyor. Ray Raymond un sonu hazin .İşleri kötüye gidince intihar ediyor. Markanın seveni oldugu kadar sevmeyeni de çok .Marka, yıllarca sadece "sıfır beden" ve "kusursuz" kadınları ön plana çıkardığı için yoğun tepki çekt Eski
Seksiyi SatmakChantal Fernando · The Kitap Yayınları · 20261 okunma