Ufak şeylerden zevk alabilmek,
lüks yerine zarafet aramak,
saygı beklemek yerine değerli olmak,
zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak,
sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüstçe konuşmak.
Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgileri açık kalple dinlemek.
İşte benim senfonim.
William Ellery Channing
Camus, “duyguyu değil duygunun yokluğunu” anlattığı bu kitabında insanın dünyaya atılmışlığını, hayatın büyük bir anlam taşımadığını ve toplumun dayattığı sahte duyguları sorgulatıyor. Meursault’un duygu göstermemesi aslında bir duyarsızlık değil; toplumun ondan beklediği rolü oynamayı reddetmesidir. Annesinin cenazesinde ağlamamasını herkes suç sayar ama Camus’nün asıl gösterdiği şudur: Toplum seni davranışlarınla değil, o davranışları ne kadar iyi sahnelediğinle yargılar. Bu da bize şu soruyu düşündürüyor: “Sen yaşadığın hayatı gerçekten kendin mi seçtin, yoksa toplumun kuklası mısın?”
Sonuç olarak okunabilecek güzel bir tirat.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma