"ölürken bile bir şekilde yaşamak istedim ama bunun tek nedeni sendin, Dam. Umutsuz bir dünyada yaşayabilirdim ama sensiz bir dünyada yaşamak istemedim. Ölüm sensiz bir dünyaydı ve bu yüzden gerçekten ölmek istemedim."
"Ben de seni çok uzun zamandan beri seviyorum... Aşkımı, sevgilimi kendi vatanımda bulacağımı biliyordum. Aradığım, düşlediğim sendin. Cemile'm, benim Cemile'm."
I
Yanlış, sen doğrunun korkususun.
II
Benim istemek istediğim sendin.
III
Bundan böyle, daha var yok.
IV
Olmayacak dediğin oluyor.
V
Bir gün, hiç bir şey olmayacak olacak.inst
VI
Duracak, dur'dan anlamayor.
VII
Yeni anlamlar önce yalnız, yeni sesler sonra yalnız.
Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek yıllar yılı unuttun onu yalnızca: Bunu da "koşullar" a, "hayatın akışı"na, "sorumlulukların'" a falan bağlamaya kalkışma bahane bulmağa çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden korkaklıkla işin kolayına kaçan
O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden. ne yaptın sen sana?!
Kadın hakları, adalet, herkes için eşit haklar, herkese eşit ödeme, kota düzenlemesi, hepsi güzel. Ama şiddete şiddetle karşılık verileceğini hesaba katmıyorsunuz. Laflarınızı önceden hazırlamışsınız: kadın en derin acılarıyla vurur, erkekse öfkeyle, siz karşı koyarsınız, biz saldırırız, siz önce olursunuz, biz bastırırız, siz kırıp dökersiniz, biz yok ederiz. Şiddet eken şiddet biçer, ilk vuran ben değil, sendin.