Onlar niteliksizliğin pazar kahyasıdir. Onlar özgürlüğün talihsizliği, halkın kireç tutmuş beynidir. Onlar bizim elimizle boynunuza astığımız taş, gözyaşımızdan içimize akan zehirdir. Onlar bir gün kendi çukurlarında boğulunca, ancak o zaman dünyamıza iyilikler ve güzellikler gelecektir.
Ne verdiysem senden aldım ben biliyor musun? Kendine güzden destek alan bu ayrılığı bile... Herkesin bir uzaklığı koruyarak kucaklaştığı plastik bir zamanda teninle tanıdım güven duygusunu. Yüzüm biraz çiçeklendiyse sesinin ılıman ikliminden aldı suyunu ve sıcaklığını.
Bir şairin, bir sanatçının ölümü, insanın ve doğanın açıklanıp aşılması eyleminin, bir başkası tarafından tamamlanamayacak olan güzelliklerin yarım kalması olduğundan mıdır daha bir etkili, daha acılı oluyor.