Çok okunan distopya tarzı kitaplardan 1984. Yazarın diğer kitabı Hayvan Çiftliği gibi bu da sol karşıtı propagandalarda kullanılmış. Halbuki yazar sol karşıtı değil tam aksine solcudur. Yazarın kitaplarında eleştirdiği şey Stalinizm ve sol içi eleştirilerdir. Bildiğiniz gibi sol kendi içinde birçok fraksiyona da ayrılmış bir görüş.
Herneyse totaliterliği, bağnazlığı eleştiren bir kitap. Yazdığı şey bir bakıma günümüzde de olan bir olay. Özellikle teknoloji geliştikçe daha da beteri olabilir. Bugün elinizde tuttuğunuz cihazlar herşeyinizi izleyebiliyor. Nerede olduğunuzdan, ne yaptığınıza kadar. Şuan için bu teknoloji şirketleri kendilerini devletlerden korumaya çalışsa da bunu ne kadar başarabilirler bilinmez. Yani geçmişden gelen bir uyarı gibi kitap. Yazılalı 70-75 yıl kadar oluyor. Teknolojik öngörü açısından zayıf kitap. Bugün ulaşılan teknoloji kitaptakinden çok daha ileri.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,5bin okunma
Kitabı yarıda mı bıraktınız arkadaşlar? O zaman tutunanlardansınız.
Gerçek tutunamayanlar kitabı bitirirler. Fikrimce kitabı bitirebilmek için yalnız olabilmeyi göze almak durumundasınız dostlar.
Tabi tabi en önemlisi de Oğuz Atay 'ın hayatını bilmek zorundasınız.
Size maddeler halinde kitabı anlayabilmeniz için yapmanız gerekenleri anlatacağım.
- Ben Buradayım...Yıldız Ecevit kitabını okumak sizin için iyi bir başlangıç olabilir.
- Fyodor Dostoyevski, James Joyce, Albert Camus, Robert Musil, William Shakespeare, Franz Kafkaİvan Gonçarov hakkında bilgi sahibi olup, kitaplarını da okumak durumundasınız. sebebi de Tutunamayanlar kitabında bir sürü izler taşımasıdır.
- Kitap okuma alışkanlığınız yoksa ağır kitaplarla başlamamanızı öneriyorum. Daha hafif, daha alışkanlık kazandırabilecek eserlerden başlamanız iyi olacaktır.
- Bilinç akışı tekniği hakkında eserler okuyup bu teknik hakkında bilgi sahibi olursanız kitap daha rahat bitecektir.
- Yazarın annesi ve babası hakkında bilgi sahibi olmak zorundasınız. Oğuz Atay kitapta annesi ve babasına çok fazla gönderme yapmaktadır.
Görüyorsunuz değil mi arkadaşlar? Bir kitabı okumak için çok fazla emek harcamak zorundayız. Hiç kitap yüzü görmemiş insanlar Tutunamayanlar hakkında boş beleş yorum yapmaktadır. Ve bu durumdan çok ama çok fazla nefret ediyorum diyebilirim. Bir insan hiç Fyodor Dostoyevski okumamışsa kusura bakmayın ama Oğuz Atay ı Asla anlayamayacaktır. Sonra da diyeceksiniz, "Ben hiçbir şey anlamadım, yazar kötü." Hayır, yazarımız sadece çok ama çok yalnız ve anlaşılabilmesi için de belli başlı kuralların bilinmesi gerekiyor. Döneminde olan siyasi olayları bilmek mi dersiniz
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çoğularının sol, komünizm eleştirisi zannettiği kitap. Halbuki Stalinizmi ve Stalini eleştiren kitap. Bu iki şeyi ayırt edememiş insanlar. Kaldı ki yazarın kendisi de solcudur. Okuyun.
Celâl Şengör siyasi olarak ne sağcıdır ne solcudur. O, Atatürkçüdür. Atatürkçülüğü ise, Atatürk’ü kör bir şekilde taklit ve takip etmek olarak değil, akılcı davranmak olarak algılar. Celâl Şengör’ün ailesi ve yakın çevresi de onunla aynı siyasi görüşü paylaşır.
Bazı kitaplar vardır sırf ismiyle bile çeker insanı kendisine. Okuyucu merak duygusuyla kaldırır kitabın kapağını. Ne var ki bu kitaplardan çok azı aynı merak duygusuyla çevirtir her bir sayfayı okuyucusuna.Hele bir de iyi bir şairin kaleminden çıkmışsa bu kitap, merak duygusuna hayranlık da eşlik eder son sayfasına kadar. Çünkü şair duygu adamıdır, söz üstadıdır. Dertlidir şair, bütün dünyanın yükü omuzlarındadır adeta. Bu yüzden sözleri yürekten gelir, yüreğe değer. Üstüne üstlük bu şair İsmet Özel gibi İki dünyalı ve tek yüzlü bir hayatın sahibiyse, kelimeler daha bir yanık çıkar yürekten ve daha bir yakar değdiği yürekleri. Bazen utandırır, nadiren güldürür ama çoğu zaman düşündürür, hayatını sorgulatır insana .
"Taşları Yemek Yasak" kitabı da böyledir.
İsmet Özel, tuttukları yolun sonunun nereye varacağını gösterir kitabında insanlara. Zira yol önemlidir ve beşerin gönlü tutturduğu istikametle şekil alır. Üzerinde yürümeye değer tek yol ise İslam'dır. İslam, doğru düşünmenin yoludur. İslam, yeni bir düşünme yoludur. Hz Adem'den beri mensuplarına hayat vererek onları arındıran, her dem taptaze olup hiç eskimeyen bir yoldur. İslam'ı yeni bir düşünme yolu kılan ise onun her daim apaçık muhkem Nass'ları ve ihmal edildiğinde bütün felaketlerin peş peşe üzerimize yığıldığı Sünnet-i Seniyyedir.
Kur'an ve Sünnet aynı zamanda özgürlüğün de teminatıdır. Çünkü gerçek özgürlük, bu Nass'lara sıkı sıkıya bağlı kalarak Rasulullah'ın sünnetine sarılmakla mümkündür. Bu bağlamda İslam, gerçek özgürlüğü vaadeden tek sistemdir. Ne var ki İslam kelimesinin kayıtsız şartsız teslimiyet anlamına gelmesi sebebiyle, İslam ve özgürlük kelimelerinin yan yana gelişi, özgürlük kavramının içini boşaltanlar tarafından tuhaf karşılanmaktadır.
Halbuki kulluk
Kitap, Damla KARAKOÇ’un Prof. Dr. Celâl ŞENGÖR’le yaptığı nehir söyleşiyi içermektedir. Bu söyleşilerin konusu temel olarak Celâl ŞENGÖR’ün hayatı, fikirleri ve tavsiyeleridir. Kitap, Celâl ŞENGÖR’ün ailesi, kökeni, çocukluğu ve ilk eğitimi üzerine bahislerle başlar. Ardından onun jeolojiye olan merakı, üniversite eğitimi, hocalığı, akademiye katkısı ve entelektüel duruşuna dair konularla ilerler.Celâl ŞENGÖR psikoloji ve sosyolojiyi birer bilim olarak kabul etmediğini belirtir. Tarihin ise tıpkı pozitif bilim gibi kaynaklara dayanması sebebiyle bilim olduğunu söyler. Bence bu düşünce de kitapta ayrıntılı bir şekilde anlatılmalıydı. siyasi olarak ne sağcıdır ne solcudur. O, Atatürkçüdür. Atatürkçülüğü ise, Atatürk’ü kör bir şekilde taklit ve takip etmek olarak değil, akılcı davranmak olarak algılar.Egosu olmayan tonton bi adam sevdim Celal hocayi.