"Sana bir şey diyeceğim." Ses tonu biraz
çekingen çıkmıştı, aklındaki şeyi söylemek ve söylememek arasındaydı. Gözlerimi ona çevirip onu dinlediğimi belirttim. "Kısıtlama veya hesap sorma olarak algılama kesinlikle. Insanlar daralır, bunalır, uzaklaşmak ister ve uzaklaşırlar da." Konuyu nereye getireceğini bekliyordum. Biraz dolaylı yollardan girmişti söze. "Sadece, öylece gitme." Durdu, kelimelerini tarttı. "Yalnız kalmak istediğinde yalnız kalmanı sağlarım ama lütfen bir sonraki sefere haberim olsun 13.”
Açınca baharın dişi gülleri,
Bir başka rüzgâr eser bahçelerde.
Dinle çılgınca öten bülbülleri;
Sorma niçin düştüğünü bu derde.
De ki: -Aşktır şâdeden gönülleri;
Perişan, berbat eden gönülleri.
Aşk söyletir en yanık türküleri,
Ay buluta girdiği gecelerde.
Örneğin, çocuğuyla aynı odada TV seyreden baba, çocuk kendisine bir şey sorduğu zaman, "sus, bana bir şey sorma; görmüyor musun, televizyon seyrediyorum!" diyorsa, o kendi gereksinmesini birinci plana almış demektir ve aynı odada olsa dahi, gerçekte çocuğu ile beraber değildir.