Korkaklığımıza farklı bahaneler bularak başkalarını suçlamak bizi bir süre rahatlatır.
Bir kişinin tamamen suçlu oldugunu söylemek olanaksızdır, bundan dolayı mutlak cezaya karar vermek de olanaksızdır.
Sayfa 171 - PANELIER, 17 HAZİRAN 1947·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
şaştım, senin hançerin bu kadar mıydı varmadı yüreğime için suçlu bir deniz gibi dokunma yüreğime ...... sondur bu akşamlar, geceler diriltir beni bir kuşun sesinde
Sayfa 468 - BİR ŞEYLE MUKAYYETİZ SERBEST DEĞİLİZ EFENDİM·Kitabı okuyor
Önce kendin, sonrası sonra .. .
Sen kendini suçlu, günahkar, değersiz ilan edersen, başkası sana ne yapmaz?
Sayfa 325·Kitabı okuyor
Alıntı
sayfalarca beklediğim o paragraf... çok iyi
Gerçek şuydu ki, görecek kadar kamil, duyacak kadar dikkatliydim de, cevaplayacak kadar adil değildim. Her uzvum tamamdı fakat ben eksiktim. Kimsenin omzuna dokunmamıştı elim. Omuz vermeden, gözyaşı silmeden, kalp ısıtmadan, el uzatmadan, dünyaya da içindekilere de zerrece dokunmadan, çoktan sönmüş bir ruh gibi yaşayıp gitmiştim. Yalandan, sığ bir incelikti benimki; derinde küttüm, kötüydüm, korkağın tekiydim. Nice kabus akarken gözlerimin önünden, ben sadece uyanmayı dilemiştim. Hiçbir çığlığa yankı vermemiş, ne vakit bir yaraya denk gelsem, kabuk sandığım sessizliğin ardına gizlenmiştim. Sessizlik, susanların yükselttiği derin bir uçurumdu. Kıyısına geldiğimde, gücümü toplayıp da buradayım diye bile seslenememiştim. Bu yüzden suçlu, bu yüzden yenik, bu yüzden zayiydim.
Bana biçilmiş adalet bu muydu? Suçlu olan güçlüyse haklı mıydı yani?
Sayfa 338·Kitabı okudu
Alıntı