Konusu, anlatımı, kurgusu, kısacası her şeyiyle müthiş bir roman Bıçak Sırtında! İspanyol yazar Rafael Chirbes, 2008 Küresel Ekonomik Krizi’nin İspanya’daki etkilerini, modern dünya düzenine eleştirileriyle beraber muazzam bir kurgu ve farklı sesleri büyük başarıyla bir araya getiren kendine has anlatımıyla işlemiş.
Arap bir göçmenin İspanya’nın küçük bir şehrinde bataklık kenarında bir ceset bulmasıyla açılıyor roman. Sonrasında bunun iki hafta öncesine dönüyoruz ve büyük ekonomik kriz sonrasında patlayan inşaat sektörü balonu sonucunda iflas eden bir marangozhane sahibi ve onun işten çıkarmak zorunda kaldığı çalışanlarının hikayesini okuyoruz. Ancak salt krize değinmemiş yazar; a’dan z’ye sistemi ele almış. Kaçak göçmenlerden doğaya ve hayvanlara verdiğimiz tahribata, toplumda artan şiddetten ahlaki yozlaşmaya kadar kapitalist düzenin tüm çarklarını, açmazlarını masaya yatırmış. Dinden ölüme, modern dünyanın ikiyüzlü ve kendisiyle çelişen kurallarından insan ilişkilerine kadar pek çok konuda oldukça derinlikli ve bütünlüklü argümanları da yine kurguya başarıyla yedirmiş. Bunun yanında, yirmi birinci yüzyılla da sınırlandırmamış bu meseleleri, karakterin aile hikayesi ekseninde de İspanya’nın iç savaş yıllarından Franco dönemini ve ardından demokrasiye geçişi de çok güzel yansıtmış.
Chirbes’e özellikle hayran kalmamın iki sebebi var: Birincisi, yazarın anlatımından çok etkilendim. Arap bir göçmen tarafından bir cesedin bulunmasının anlatıldığı kısa girişten sonra, ana karakterin bilinç akışıyla ilerliyor roman genel olarak. Ama bunu o kadar başarılı yapıyor ki yazar, bize zamanın farklı dilimlerinden olayları karışık bir sırada anlatmasına ve karakterlerleri okura alışılagelmiş bir şekilde tanıtmamasına rağmen, anlattıklarına kapılıp gidiyor insan okurken. Yine