Bayağı mi bu kitap
Puan vermedi·304 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabı yıllar önce okudum lisesi yıllarımdayken ,o zamanlar ne kadar duygulandırdım her sözüne, tam da ergenliğimdeki yoğun duygulara hitap ederdi . En çok hatırladığım söz : "Acıma sızdın , acımasızdın " gibi sözlerdi . Kelime oyunu mu denir bilmem bu sözlere lakin şimdi bakıyorum da bana komik ve bayağı geliyor ama işte o zamanlarda bana hitap ediyormuş demek ki . Kitap zaten olay örgüsü sen çok hislerini betimeemekle geçiyor , bir terkediliş hikâyesi . Yıllar sonra karşılaşınca bu kitapla inceleme yazmak istedim ergenlikte okuyan ama artık yetişkin birinin gözünden olsun istedim . Diğer eklemek istediğimse şu anım : Bir gün arkadaşımla (iyi bir okuyucu olur kendisi ) lise yıllarından bahsederken lisede okunan kitaplardan açılmıştı konu ,onun lise yıllarını dünya ve Türk klasiklerini okuyarak geçirdiğini duyunca çok şaşırıp benimse sadece bu tarz kitaplar okumuş olmam beni biraz kitap konusunda cahil hissetrimisti . Aradan zaman geçti ve simdi bakıyorum da aslında geride sayilmazmisim ,benim o zamanlarda o duygusallığa ihtiyacım varmış hatta belki de anlaşılmaya benim gibi yoğun duygular hissedenlerin de duygularıni betimlemesine tanık olma ihtiyacım varmış . Demek istediğim şu : bu kitabı belki bayağı bulanlar olabilir lakin henüz 14 -17 yaşındasınız ve yoğun duygularınizin anlaşılmaya ihtiyacı varsa bu kitabi okumakla geride veya bayağı olmuyorsunuz . ( tabi her yaşta serbestsiniz) . Farklı tarzlara da ihtiyacıniz olunca geçiyorsunuz.
Duygu ve Düşünce
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma
Spoiler yok.
9/10
·%27 (23/84 syf.)··
Beğendi
Kitap başlarda biraz zorluyor insanı, gerek dili gerekse akışı olsun biraz alışmak ve anlamak gerekiyor. Ancak 3-5 sayfa okuyunca tamamen hakim oluyorsunuz dile de olayın akış tarzına da. Hem güldüren hem şaşırtan en çokta günümüzde hala yaşanılan şeylere çok benzer bir hikayeye tanık oluyorsunuz. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın mizahı zaten çok güçlü bunu birçok defa okumuştum ama bu romanda toplumsal eleştiriyi mizahla birleştirme biçimini bizzat okuyarak hayran kaldım. Sahiden de çok büyük bir isimmiş, kıymetini bilememek benim ayıbım olsun... Sanırım Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kaleminden okuduğum ilk eseri bu ancak o kadar geç kalmış bir tanışıklık oldu ki kendime çok kızıyorum daha önce okumadığım için. PDF olarak okumuştum bu kitabı fakat kütüphanem için mutlaka alacağım bu ve diğer tüm eserlerini. Kısaca konuya değinirsem eğer: İnsanların batıl inançlara ve sözde doğaüstü güçlere ne kadar kolay inanabildiğini konu alan mizahi bir roman. Mahallede "efsuncu" olarak tanınan Ebulfazl Enveri'nin etrafında gelişen olaylar üzerinden hurafeler, aldatmacalar ve insan zaafları anlatılıyor. Aradan geçen onca yıla rağmen anlattığı insan tiplerinin hâlâ günümüzde karşımıza çıkabilmesi de kitabı şaşırtıcı derecede güncel hissettiriyor. Öyle güzel işlenmiş ki hikaye hayran kaldım gerçekten çok çok sevdim. Kısacık bir kitap ama insanda çok büyük etkiler bırakıyor. Özellikle son 5 sayfa falan inanılmazdı. Çok büyük keyifle okudum. Muhakkak okuyun.
1000Kitap
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 02:04
Gerçeğe Dönüşen Düşlerin İzinde: "Hayallerin Öyküsü 2" Bazı kitaplar sadece kelimelerden oluşmaz; içinde ter, inanç, uykusuz geceler ve her şeye rağmen geri adım atmayan bir irade barındırır. Genç bir kalbin kaleme aldığı "Hayallerin Öyküsü 2", tam olarak böyle bir eser. İlk sayfadan itibaren okuyucuya kurgusal bir dünya değil, bizzat hayatın içinden süzülmüş, yaşanmış ve kazanılmış bir zaferin haritasını sunuyor. Yazar, kendi hayatını ve hayallerini hayata geçirme serüvenini anlatırken, aslında her birimize şu evrensel soruyu soruyor: "Bir rüyayı gerçek kılmak için ne kadar ileri gidebilirsin?" Kitabın en büyüleyici yanı, yazarın kendi iç dünyasını açarken takındığı o samimi ve yalansız tavır. Edebi açıdan bakıldığında; ajitasyona kaçmadan, başarıyı bir gecede gelmiş bir mucize gibi göstermeden, sürecin getirdiği zorlukları ve güzellikleri estetik bir dille harmanlamayı başarmış. Anlatımındaki akıcılık, okuyucuyu sadece bir başarı hikayesine ortak etmiyor; aynı zamanda yazarın büyüme, olgunlaşma ve kendini bulma yolculuğuna da tanık ediyor. "Hayallerin Öyküsü 2", hayal kurmanın çocuksu hafifliği ile o hayali inşa etmenin yetişkin sorumluluğunu muazzam bir dengede buluşturuyor. Bu kitap, "imkansız" kelimesini lügatinden çıkaran bir gencin, hayata karşı dik duruşunun edebi bir vesikasıdır. Yazarın kendi hayat serüveni, sayfalar arasında ilerledikçe soyut birer umut kırıntısı olmaktan çıkıp, elle tutulur birer başarı kriterine dönüşüyor. "Bir hayal, ona inanıp onun için savaşmaya başladığınız an öyküye dönüşür." İşte bu kitap, o öykünün en parlak bölümü. Bu noktada, satırların arkasındaki o güçlü iradeye, yani sevgili Yazar Kaan Turhal'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Seni gerçek hayatta da tanıyan, o bitmek bilmeyen azmine ve başarılarına şahit biri olarak
Hayallerin Öyküsü 2Kaan Turhal · Fikir İzleri Yayınları · 202630 okunma
Bazı Vedalar Sessiz Yaşanır
Puan vermedi
9/10 ️️️️️ Bazı kitaplar sessizce gelir ve bittiğinde geride derin bir iz bırakır. Turnalar Güneye Uçarken benim için böyle bir kitaptı. Lisa Ridzén, yaşlılık, yalnızlık, sevgi ve vedalaşma üzerine oldukça dokunaklı bir hikâye anlatıyor. Bo karakteriyle birlikte geçmişe dönüyor, pişmanlıklara, söylenemeyen sözlere ve insanın hayatının son döneminde yaptığı iç hesaplaşmalara tanık oluyoruz. Özellikle köpeği Sixten ile olan bağı ve Alzheimer hastası eşine duyduğu sevgi beni çok etkiledi. Kitabı okurken sık sık durup düşündüm. Hayatın ne kadar hızlı geçtiğini, sevdiklerimizin bir gün yanımızda olmayabileceğini ve çoğu zaman duygularımızı ifade etmek için geç kaldığımızı hatırlattı bana. Yazar bunu büyük olaylarla değil, sade ama güçlü bir anlatımla başarıyor. Bu kitapta yüksek tempo ya da şaşırtıcı olaylar arayanlar aradığını bulamayabilir. Ancak insan ruhuna dokunan, karakterlerin duygularını hissettiren ve okuduktan sonra uzun süre akılda kalan hikâyeleri sevenler için çok özel bir eser. Kitabı bitirdiğimde içimde hem bir hüzün hem de garip bir huzur vardı. Tıpkı gökyüzünde güneye doğru süzülen turnaları izliyormuşum gibi... Sessiz, sakin ama unutulmaz bir yolculuktu
Edebiyat
Turnalar Güneye UçarkenLisa Ridzén · Timaş Yayınları · 2025317 okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:22
Neva hanimın serileri her hikayede cok guzel kalemini seviyorum... Farkli bir hikaye baya bir ters köse yapti. Irıs okuyanlar bilir (zahara ve massimo) arasindaki mektup alısverisine yardim eden kiz evdeki hizmetli mafya ile hic bir baglatisi olmayan sadece o dunyada büyüyen her seyi bilen ama gormedim duymadim bilmiyorum seklinde masum bir cicek ama icten ice onunda kalbinde biri yatiyor.Asla onun olamayacak ve ulasilmaz bir buz dagı, Mayfanin tum lojistik islerine bakan adrianoya ilgisi var onu herkesden iyi taniyan surekli onu gozlemleyen ve sezgilerinde yanilmayan bir gözlemci annesi hasta ve buyuk cikmazda bir hafta icerisinde 5 tane farkli işde calisan yardimsever gözü kara ama aslinda asırı ürkek kizimiz bir davette adrianonun işledigi bir cinayete tanik olur ve o an islenen sucami yoksa yaşadigi şokami şaşirmaliydi ve bu gorgü tanikligi onu nerelere sürukleyecektı büyük bir belirsizlik burada artik oda bu dünyanın gercek ve acimasiz yuzuyle tanisir. ADRIANO güclü soguk ve aşiri maskeli bir adam kimse o maskede gercegi cözemedi o buzdan duvarlari eritemezdi.onun tek istegi bir varisi olmasi evliligi bir iş anlasmasi gibiydi ve süresi dolmak üzereydi bu hayatta artik paradan ve isinden baska tutunacak dali yoktu ta ki kendisinden farkli bir sekilde davranan irisile karsilasana kdr bir yere kadar o hala mafyanin her isine hakim ama hep disardaki adam gecmisi ve simdiki zamanda bosluklari cok vardi.Kendisini taniyacak kabullenme baslayacak ve ancak o zaman teslim olacakti. Iris ona birde bu maskedeki adami tanitacak sadece onu sevdirecek.
Frozen HeartNeva Altaj · Neva Altaj · 202610 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 33. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 18:32
Erika Foster serisinin şimdilik son durağı olan Ölümcül Tanık da bitti. Kitabı okurken bir ara durup düşündüm; serinin ilk kitabı Buzdaki Kız‘ı 2017 yılında okumuşum. Dile kolay, yıllardır Erika’nın peşinden gidiyorum Bu kez Erika’nın karşısına Vicky Clarke cinayeti çıkıyor. İlk bakışta sıradan görünen dosya, araştırma derinleştikçe çok daha karmaşık ve karanlık bir hale bürünüyor. Robert Bryndza yine merakı diri tutmayı başarıyor; her ipucunda fikriniz değişiyor, her yeni bilgiyle taşlar yeniden dağılıyor. Erika’yı yıllardır sevmemin nedeni sadece çözdüğü vakalar değil. Güçlü duruşuna rağmen kırılgan yanlarını da görebildiğimiz, zaman zaman öfkelenip hata yapabilen gerçek bir karakter hissi vermesi. Belki de bu yüzden aradan geçen bunca yıldan sonra bile yeni bir Erika Foster kitabı çıktığında heyecanlanıyorum. Bu kitapla vedalaşmıyoruz aslında. Bildiğim kadarıyla serinin dilimize çevrilmemiş iki kitabı daha var ve onları da büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Umarım çok fazla bekletmezler. Çünkü 2017’den beri hayatımda olan Erika’nın hikayesini bırakmaya henüz hiç niyetim yok.
Ölümcül TanıkRobert Bryndza · Yabancı Yayınları · 028 okunma