Eksiksiz, artdüşüncesiz bağlılık duygusunun yoksul insanlarda daha çok bulunduğuna önceleri tanık olmuştum; onları kibar insanlara yeğlerim, çünkü onlarda kibarların bencilliği, küçük hesapları yoktur.
Sayfa 24 - Türkiye İş Bankası Yayınları 2.Basım·Kitabı okuyor
O sırada, yetkililerin işletmesini yabancı bankalara vermek için demiryollarını kamulaştırmayı hedefleyen tasarısına karşı, birçok eyalette gürültülü protestolara tanık olunuyordu. Hazine yabancı bankalara çok borçlandığı ve bu borçları geri ödeme olanağına sahip olmadığı için, yetkililerin aklına gelen çözüm demiryolu hatlarının işletmesini bir alacaklılar konsorsiyumuna vermek olmuştu. Alacaklıların önde gelenleri, Hong Kong Shangai Banking Corporation (HSBC), Banque d'Indochine, First National City Bank ve J. P. Morgan'dı. Çin halkı, hem yabancıların bir kez daha ülkenin hükümranlık haklarını çiğnemesinden hem de tarifelere yüklü bir zam gelmesi olasılığından ötürü çok öfkeliydi. Hemen her yerde, özellikle de büyük kentlerde miting çağrıları yapıldı.
(...) Kitab yayınlandıktan bir yıl sonra, 2004 yılında, daha büyük bir tantanayla basında yer etmeye başladı. Çünkü kitabın “şah mat” adını taşıyan ilk bölümünde yer alan İ.G. rumuzlu emekli binbaşı İhsan Güven öldürülmüştü. Suikasti düzenlediği iddia edilen 5 kişi basına teşhir edildi ve hapse atıldı. Bunların uzun süren yargılamasında, emekli binbaşı Güven‘in müridi şarkıcı Çelik de “tanık” sıfatıyla konuya katıldı ve basına bununla ilgili bol bol malzeme çıkmış oldu. […]
Her neyse, bu öldürme olayından sonra, kitab üzerinde basının büyük bir alâkası oldu. Gazetelerde günlerce iktibaslar yapılarak yayınlandı. Dikkat çekilen mesele şuydu özellikle: Kitabta geçen bir sürü isim arasından İ.G.’ye (İhsan Güven) sıra gelince -hatırladığım kadarıyla- isminin yanında şöyle bir ibare yer alıyordu:“Talihsizliği bana denk gelmesi oldu!” Buna benzer bir şey; “harcandı”, “diğerleri kadar şanslı değildi” anlamında…Ve kitab yayınlandıktan bir yıl sonra da malûm olay…
...Sözgelimi:"Tanık olduğum bir kaza sırasında çok şiddetli bir duygu hissediyorum ve bu duygu durumu gerçek kazayla hiç ilgisi olmayan ama bende benzer bir duygu durumunu belirleyen anıların yeniden canlanmasını tetikliyor."
Polisle çatışırken bitti galiba
çocukluğum ve ilkgençliğim
Yoldaşlık günleriydi; "Kardeşler!" diyordu içimizden biri
"Dağın geyiği, dilin şiiri tanık olsun;
anamızın ak sütü
tanık olsun ki haklıyız, kazanacağız!"
Barikat günleriydi.
Yaralı bir kardeşi taşırken omzumda, cesaret diyordum
Sesimde tereddütsüz geziniyordu en delişmen tay
Vahşi bir vadiden akıyorduk toynaklarımız kan içinde
Alev bir nida idik ve arkadaşlık günleriydi bu.
‘Bir insanın böylesi bir yıkıma adım adım ilerleyişine şahit olmak nadir bir doğa olayına tanık olmak gibiydi. Suyu çekilmiş salon bitkisi gibi hızla soldu ’