KÖRLEŞME "Körleşme" diyor telefondaki ses bakmadan yürüyüp gidiyoruz ırmak yanımızdan akıyor, dağıttığımız boşa gitti sandığımız sözcükleri bir bir derleyerek bir gün yeni bir yatak açmak için kendine umutlanıyoruz. büyücü değiliz, bir solukta değiştiremiyoruz akarken akarken yanımızdan ırmak değiştirir umuyoruz. "körleşme" diyor telefon gözlerimiz... ortaya anılar atıyoruz insanlar mı kuzular mı seçilemiyoruz ırmak yanımızdan akıyor yatağını zorlayarak, yıkarak bazan bakmadan geçip gittiğimiz o sislerin, pusların içindeki, ah geri dönüşlerle yürüyor kimimiz düşleri azaldıkça anıları artıyor onlar bizim delilerimiz mi kilitleyip unutuyoruz.
Sayfa 157 - YKB Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
"Bazen" diyor "İnsan aradığı için bulamaz. Aradığı en yakınında olsa da göremez onu.”
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"İnsanın araçları içinde hiç şüphesiz en şaşırtıcısı kitaptır. Diğerleri gövdesinin bir uzantısıdır. Mikroskop ve teleskop gözünün uzantısıdır; telefon sesinin uzantısıdır; sonra kolunun uzantısı olan saban ve kılıç vardır. Ama kitap bambaşka bir şeydir: Kitap belleğin ve hayal gücünün uzantısıdır."
Kitap
Sadece okumak değil, Yüzleşmek..
Okurken yalnızca bir yazarın düşüncelerine eşlik etmedim; aynı zamanda kendi alışkanlıklarım, zaaflarım, ertelemelerim ve mutluluk arayışımla da yüzleştim. Modern çağın görünmez bağımlılıklarını, sürekli uyarılma hâlimizi ve tatmin olamayan zihnimizi anlatan bu kitap, bunu didaktik bir dille değil; düşündüren, sorgulatan ve zaman zaman insanı kendisiyle baş başa bırakan bir üslupla yapıyor. Her sayfada “Evet, bu tam da benim yaşadığım şey” dediğim anlar oldu. Kitabın en güçlü yanı ise bölümlerinin birbirinden bağımsız gibi görünmesine rağmen aynı bütünün vazgeçilmez parçaları olması. Açıkçası tek bir bölümü bile gereksiz ya da sıradan bulmadım. Her bölümün içinde altı çizilecek, not alınacak, hatta dönüp dönüp okunacak cümleler vardı. Bazı kitaplarda birkaç etkileyici bölüm öne çıkar; bu kitapta ise her bölüm kendi başına bir alıntı kadar değerli, bir farkındalık kadar güçlüydü. Yazarın dopamin kavramını yalnızca bilimsel bir terim olmaktan çıkarıp günlük yaşamın merkezine yerleştirmesi oldukça etkileyiciydi. Telefon ekranlarında geçen saatlerden ertelenen hedeflere, anlık hazların uzun vadeli mutluluğu nasıl gölgelediğine kadar pek çok konu sade ama derinlikli bir şekilde ele alınmış. Bu nedenle kitap sadece bilgi veren değil, davranışlarımızı yeniden değerlendirmemizi sağlayan bir eser hâline geliyor. Okurken en çok hoşuma giden şeylerden biri de yazarın okuyucuya yukarıdan bakmaması oldu. Suçlayıcı bir dil yerine farkındalık oluşturan bir yaklaşım benimsemiş. Bu da kitabın samimiyetini artırıyor. Kendinizi eleştirilmiş değil, anlaşılmış hissediyorsunuz. Kalk Bir Dopamin Demle, günümüz insanının en büyük sorunlarından biri olan dikkat dağınıklığını, motivasyon eksikliğini ve sürekli tüketim döngüsünü anlamak isteyen herkes için değerli bir kaynak. Ancak bence bu
Bilmem neden, babamla konuştuğumu hayal ettiğim her sefer bu konuşma telefon aracılığıyla oluyor. Müthiş telefon sohbetleri yaptığımızdan değil, ama onun sesini fiziksel varlığından daha çok özlüyorum ve zihnim hiç unutmadığım numarasını çeviriyor.
Sayfa 94·Kitabı okudu
TEĞMEN — Öldür beni Yüzbaşım, dayanamıyorum! YÜZBAŞI — Dayanacaksın! Kimse dayanamasa, ikimiz dayanacağız! (Bir ân Teğmenin sarsılışını seyreder) Allahın emri!.. TEĞMEN — (Ağlamaklı) Allahın emri... ÜSTÇAVUŞ — Hiçbir ümit kalmadı mı, Yüzbaşım? Daha üç saatlik havamız var... YÜZBAŞI — (Üstçavuşa döner) Gelen telefonlara göre ümit yok... (Durak) Akıntı yerdeyiz. Çanı tutturamıyorlar. Ama belli olmaz, üç saniyelik de havamız kalsa... (Telefon sesi... Yüzbaşı kaplan gibi atılıp âhizeyi kavrar. Herkes kalas gibi gergin, gözler Yüzbaşıya mıhlı... Teğmen, sessiz sessiz ağlıyor.) YÜZBAŞI — (Telefonla) Evet!.. Benim, Kumandan... Evet... (Uzunca durak) Bekliyoruz!.. (Durak) İki üç saat yeter... (Durak) Kıç batarya arkasına inecekler... (Uzun durak) Maneviyatımız sapasağlam... İnşallah... (Yüzbaşı telefon âhizesini yerine bırakır) YÜZBAŞI — (Üsteğmene doğru) Üç dalgıç birden son bir tecrübeye girişmişler. Eğer tutturabilirlerse kurtulduk!
Hayata Dair