Ben hem oğul hem bir babayım, aynı zamanda birisine ağabey ve bir başkasına kardeş olabilirim, ayrıca birinin eşiyim de. Bu rollerin her biri farklı davranışlar ortaya koymamı gerektirir. Oyunculuk burada devreye girer. Bir Yunan tragedyası yani. Kendi kendime farkında olmadan üstlendiğim rollerden kurtulmak, takındığım maskelerden arınmak ve saf tertemiz bir hale dönmek Öz'ü açığa çıkarmakla mümkündür. Bu da genelde en yakınlarım, yani aile, dost veya akrabalarımın yanındayken söz konusu olabilir. Fakat bu en açık, en saf, en hassas ya da en çok kendim olduğum zamanlarda incinmem de kaçınılmaz oluyor. Onlara güvenip kendi aslımı, içimde uyuyan hassas oluşumu ortaya koyduğumda sadece beni görmelerini, anlamalarını beklerken karşımdaki kişi bir yargıca dönüşürse, beni eleştirmeye başlarsa kalbim kırılıyor, canım acıyor ve ağır bir darbe alıyorum. Öz'ü korumaya çalışarak yepyeni bir kılıf, farklı bir maske hatta değişik bir rol üstleniyorum. Tragedya bitmiyor. Bu roller birikip arttığında, sonunda kendini tanımayan hatta kendini sevmeyen birisine alelacele dönüşüyorum. Halbuki gerçekten kendim olmak insana göre davranmak yerine insan gibi davranmak demek oluyor. Söylediklerim doğrultusunda sizlerin de yorumlarınızı bekliyorum..." diye devam etti başkan.
Herkes tarafından bu şekilde yüzüstü bırakılmışken içimde hissettiğim şiddetli ve bilinmeyen sarsıntıları neden kendi kendime anlatmayi denemeyeceğim ki?
Bilmediğini bilmek en büyük bilgidir.Bilmediğini bilmemek bir kusurdur. Ermiş kişinin kusuru yoktur. Çünkü kusuru, kusur olarak teşhis edebilir. İşte bu yüzden kusurdan uzaktır.